{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2024/3062 <br>KARAR NO\t: 2024/2824<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN DOSYANIN  <br>MAHKEMESİ\t: İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t: 2024/474 Esas - 2024/457 Karar<br>KARAR TARİHİ\t: 04/06/2024<br><br>DAVA\t: TAZMİNAT<br>İSTİNAF TARİHİ\t: 05/07/2024 Davacı  (Süresinde ve harç yatırılmış)<br>KARAR TARİHİ     : 26/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ  : 26/12/2024<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br><br>G E R E Ğ İ     D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br><br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Almanya'da mukim müvekkilinin üzerine kayıtlı ... Alman plakalı araç 13/08/2023 tarihinde İzmir ili Çeşme ilçesi Ilıca Mahallesi 5123 Sokak'ta park halinde iken ... Şirketi’nin maliki olduğu, Alman Vatandaşı ... 'un sevk ve idaresinde bulundurduğu ...  plakalı aracı ile park yerinden geri geri çıkmaya çalışırken müvekkilinin aracına ön taraftan çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, zarar nedeniyle ...  plakalı aracın ZMMS'si konumunda bulunan davalı ...  AŞ.'ye uğranılan zararların tazmini amacıyla 23.01.2024 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, ancak yapılan başvuruya herhangi bir yanıt verilmediğini, arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını, araç maliki ... Şirketi'nden haricen öğrenildiği üzere aracın ... tarafından uzun süreli olarak kiralandığından bahisle   2.499,27   € maddi hasar   hasar bedelinin ve 50,00 € değer kaybının 3095 Sayılı Kanun 4/a uyarınca işletilecek faizi ile birlikte tahsili; aracın pert kabul edilmesi halinde zararın rayiç bedel üzerinden tazminata dönüşmek üzere davalılardan 3095 Sayılı Kanun 4/a uyarınca işletilecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalı  ...  A. Ş. Süresinde davaya yanıt vermemiştir. <br>DELİLLER                                :<br> Davacı  yeşil kartı, sürücü belgesi ve aracın ruhsatnamesi ile Türkçe tercümeleri, 23/01/2024 tarihli hasar başvurusu ve tebliğ mazbatası, arabuluculuk son tutanağı ,  araç fotoğrafları ve kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu ve Türkçe tercümeleri, ekspertiz raporu faturası ve Türkçe tercümeleri, ...  Şirketi'nden hasar dosyaları, ...  Şirketi ile ...  arasındaki sözleşme, ...  ile ...  arasındaki sözleşme  tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; davanın, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı, araç değer kaybı bedeli, eksper ücreti istemine ilişkin  olduğu, davacının davalı ...  A.Ş. yönünden arabulucuya başvurmadan ve başvuruya ilişkin son tutanağı ibraz etmeden dava açtığı, 6325 sy yasanın 18/A-2. Bendi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden  reddedileceğinden bahisle   davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2.son, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/2, 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin hukuki sorumluluğunun , uzun süreli araç kiralamada, kiracının sorumluğunun işleten gibi olması nedeniyle; 2918 sayılı karayolları trafik kanunu’nun 85. maddesi uyarınca, bir motorlu aracın işletilmesinden doğan tehlike sorumluluğu kapsamında bir tür kusursuz sorumluluk hali olduğunu  ve asliye hukuk kapsamında borç ilişkisi doğurduğunu , yerel mahkemenin huzurdaki davalıya karşı ikame edilen davayı \"ticari dava\" olarak nitelendirmesi ve evleviyetle dava şartı olarak arabuluculuk kapsamında olduğun yönünde kanaatinin hatalı ve hukuka aykırı  olduğundan bahisle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ...  plakalı aracın yalnızca ticari işlere konu edildiğini , hususi bir araç  olmadığını ,  tacir sıfatını haiz ve ticari iş yürüten davalıya karşı  konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinden önce arabulucuya başvurulması gerektiğini , yerel mahkeme kararının onanması gerektiğinden bahisle istinaf isteminin reddine karar verilmesini  talep etmiştir. <br><br>G E R E K Ç E<br><br>   Uyuşmazlık,  trafik kazası nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. <br>İlk Derece Mahkemesi'nin 2024/215 Esas  sayılı  davacı ...  tarafından davalılar ...  AŞ , davalı ...  AŞ ve davalı ...  aleyhine açılan davada,  04/06/2024 tarihli ara karar ile   davanın ...  A.Ş. yönünden  tefrik edilen davada davanın , dava özel şartlarından olan arabulucuğa başvuru yapılamadan açıldığı gerekçesi ile  6325 Sayılı yasanın 18/A-2 fıkrası ve HMK m115/2 fıkrası uyarınca, dava şartı yokluğundan  usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı taraf istinaf  isteminde bulunmuştur. <br>6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesi, \"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine verilir. Arabulucuya başvurulmadan   dava   açıldığının   anlaşılması   halinde   herhangi   bir  işlem  yapılmaksızın  davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir\" düzenlemesini,   <br>\t6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrası, “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;<br>a)  Bu Kanunda,<br>b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,<br>c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,<br>d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,<br>e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,<br>f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, <br>öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır” düzenlemesini,<br>6102 Sayılı Kanun’un 5/A maddesi, (Ek:6/12/2018-7155/20 md.)  \"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir” düzenlemesini içermektedir. <br>Somut olayda ; haksız fiil teşkil eden trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat isteklerine ilişkin olarak, sigorta şirketi ve ... Şirketi, yönünden arabuluculuk  tutanağı dosyaya eklenmiştir. Bilahare  araç sürücüsü ,uzun süreli olarak kiralama sureti ile işleten  ...  ve  sigorta şirketlerine karşı birlikte dava açılmıştır. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında görevli mahkeme, genel hukuk mahkemesi olan asliye hukuk mahkemesi ise de; dava, gerçek kişiler ile birlikte karşı tarafın ZMMS yaptırdığı sigorta şirketine karşı da açıldığı için, davalı sigorta şirketi sigorta poliçesi nedeniyle sorumlu tutulmuş olup, zorunlu sigortalar TTK'nın 1483 ve devamı maddelerinde düzenlendiğinden, TTK'nın 4/1-a ve 5. maddeleri gereğince başlangıçta açılan bu davada Asliye Ticaret mahkemesi görevli olacaktır.  Aynı davada; bir kısım davalılar  hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa, söz konusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında yargılama usulüne ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla, bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yapılarak uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Bu husus, hukukun öngörülebilir olmasının, usul ekonomisinin ve davaların makul süre içinde bitirilmesi yükümlülüğünün de gereğidir.<br>O halde; gerek davalı araç sürücüsü ve maliki, gerekse de davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğu aynı maddi olaydan kaynaklandığından  ve taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte olmasından dolayı  davaların birlikte görülmesi zorunlu olduğundan uyuşmazlık  özel mahkeme olan asliye ticaret mahkemesince görülmekte ise de, davada taraf olan işleten yönünden dava ticari dava olmadığından arabuluculuğa başvurulması zorunluluğu bulunmamaktadır. <br>Anlatılan ilke ve düzenlemeler kapsamında somut olayda; davacı vekili tarafından, davalı ZMMS Sigorta'ya karşı açılan davanın zorunlu arabulucuya tabi ticari dava olduğu, zorunlu arabuluculuğa tabi ticari davada, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğuna dair son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir suretinin sunulmasının dava şartı olduğu, davalı  sigorta şirketlerine arabuluculuk başvurusu yapıldığı  anlaşılmıştır. Davalı işletene  karşı arabuluculuğa başvurulmadığı sabit olsa dahi, davacı tarafından zararın tahsili için müteselsilen dava açıldığı ve davalıların zorunlu dava arkadaşı olmadıkları, diğer ihtiyari dava arkadaşı   işleten yönünden  zorunlu arabulucuğa başvurunun gerekmediği halde, bu davalı için de zorunlu arabuluculuk şartı aranarak,  dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır. Davacının istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre ; ilk derece mahkemesi'nce  uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmadan ve  değerlendirilmeden davanın özel dava şartı yönünden usulden reddine  karar verilmiş olması  usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (a-6) bendi gereğince esası incelenmeden kaldırılmasına ve davanın tefrik edildiği dosya ile birleştirilerek yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M  :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>2-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2024/474 Esas - 2024/457 Karar sayılı, 04/06/2024 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA, <br>3-Davanın tefrik edildiği dosya ile birleştirilerek yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne  GÖNDERİLMESİNE, <br>4-Davacının peşin yatırdığı 855,20 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 1.169,40 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına,<br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 26/12/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3982ecc84fb2679d","SID":"989309f85b9e39e5"}}