{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 02/10/2024<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 11/12/2024<br><br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında çamaşır yıkama ve temizlik hizmeti konusunda bir süredir devam eden akdi ilişki bulunduğunu, ticari ilişki, her iki tarafında faturalar ve tarafların ticari defterleri ile sabit olduğunu, hiçbir faturaya itiraz edilmediğini, davalı şirketin, akdi ilişkiden kaynaklanan borçları ödemediğini, bu nedenle Alanya İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin, borca, faize, faturalara ve icra takibine itiraz ettiğini, davalı tarafın akdi ilişkiye ise bir itirazı bulunmadığını, davalı tarafın itirazlarının tamamen haksız olduğunu, davalı tarafın, sırf kötüniyetli şekilde borçlarını ödemediğini, daha önce kendileri ile görüşüldüğünü, ödeme yapmadıklarını, icra takibi başlatıldığını itiraz ettiklerini, itiraz üzerine arabuluculuk yapıldığını, anlaşma sağlanamadığnı, borçlunun birden çok kişiye borçlu olduğunu ve alacaklılarının haklarının muhtel olmasına sebep olacak şekilde hareket ettiğini öğrenmiş bulunduklarını, turizm sezonu sona ermekle, bu şekilde itirazlar ile borçları ve işlemleri durdurup bu şekilde bir ticareti terk veya borçtan kaçma şüphesinin de öğrenildiğini, buna göre turizm sezonunun tamamen sona ermesi halinde müvekkillerinin alacağına kavuşma ihtimali kalmayacağını ifade ederek, ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile 93.336,09 TL tutarındaki alacağımız için borçlunun gerek elindeki, gerekse üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmazlarıyla hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, davalının icra takibine yaptığı haksız itirazın 93.336,09 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...  davacı fatura ve cari hesap alacağın tahsili için başlatılan ilamsız takiplere mahsus icra takibine yapılan itirazın iptali istemli davada ihtiyati haciz talep etmiştir. Tek yanlı düzenlenen fatura ve cari hesap ekstresi, tek başına bir alacağın varlığını ve borcun ödenmediğini göstermez. Bununla birlikte fatura ve cari hesaba konu mal veya hizmetin sunulduğunun da yaklaşık ispat kurallarına göre, ispatına ilişkin delil ve belgelerin sunulması gerekir. Alacağın var olup olmadığı, varsa borçtan kimin sorumlu olduğu, alacağın muaccel hale gelip gelmediği konusunda ihtiyati haciz kararı vermeye yetecek nitelikte mahkememizde vicdani kanaat oluşmadığından varsa alacağın yargılamayı gerektirmesi nedenleri ile talebin reddine  ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın borç ilişkisine  herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi e-arşiv faturalarına da yasal süresi içerisinde hiçbir itiraz ileri sürmediğini, BA formlarına da faturaları işlediğini, taraflarınca sunulan belgelerin yaklaşık ispatı sağlamasına rağmen ilk derece mahkemesince içtihatlara aykırı olarak ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>İstinafa konu ara karar, ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin 02/10/2024 tarihli karardır. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, sunulan belgelerle yaklaşık ispatın sağlanmadığı hususları dikkate alındığında ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından  davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. <br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"08a0321614005b83","SID":"879af41ab1f4b7a8"}}