{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2022/183 <br>KARAR NO\t: 2024/2776<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t : 2021/836 Esas 2021/919 Karar<br>KARAR TARİHİ\t : 16/11/2021 <br><br>DAVA                     : Trafik Kazası/ Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ     : 24/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ  :  24/12/2024<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br><br>G E R E Ğ İ     D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br><br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 27/12/2019 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı bulunan ...  plakalı otomobil sürücüsü davalı ...'nın olay tarihinde ...  plakalı motosiklet ile ilerleyen müvekkilin önüne kavşakta çıkması sonucu  meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, davalı sürücü ...'nın asli, kendi yolunda ilerleyen müvekkilinin tali kusurlu olarak belirlendiğini, kaza sonrası müvekkilin sol elinde kırık meydana geldiğini, geçici bir süre çalışamadığını, bakıcıya ihtiyaç duyduğunu, sigorta şirketine yaptıkları başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, İzmir arabuluculuk bürosunun 2021/2893 Büro sayılı dosyasından anlaşmaya varılamadığını,  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL güç ve efor, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL tedavi, iyileştirme ve bakıcı giderinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 40.000,00 TL manevi tazminatın 2 nolu davalı ... , 3. nolu davalı ... 'den kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen karar verilmesini talep etmiştir. <br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br> Davalı ...  ve ...  vekili cevap dilekçesinde özetle; ZMMS sigortalarının manevi tazminatı kapsamadığını, dolayısı ile müvekkilleri ile sigorta şirketi arasında dava arkadaşlığı bulunmadığını, müvekkilleri yönünden görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, yetkili mahkemenin HMK'nun 16. maddesi gereğince Salihli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı tarafın kavşağa yaklaşırken hızını azaltmadığını, kazanın bu sebeple meydana geldiğini, istenen tazminatın fahiş olduğunu, müvekkillerinden ... 'in dava dışı ...  AŞ. nezdinde kasko poliçesi bulunduğunu, müvekkillerin sorumlulukları kabul edilse dahi kasko poliçesi kapsamında karşılanması gerektiğinden davanın ihbarını talep ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLER                                :<br>Asıl dava dosyası, tefrik kararı, sigorta poliçesi , tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; Dava İDM'nin 2021/506 esasına kayıtlı iken, 11/11/2021 tarihli ara karar ile maddi tazminat davasının yalnızca sigorta şirketine yöneltilip diğer davalılardan maddi tazminat isteğinin bulunmadığı, manevi tazminat isteğinin ise yalnızca sürücü ve malik olan davalı gerçek kişilerden talep edildiği bu sebep ile davalı sigorta ile diğer davalılar arasında ihtiyari ya da zorunlu dava arkadaşlığının bulunmadığı  ve manevi tazminat davasının ticari dava niteliğinde olmadığı  gerekçesiyle tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydına, yeni esas üzerinden davalıların görev itirazının değerlendirilmesine karar verilmiştir.<br>Tefrik ara kararı gereğince dava dosyası İDM'nin 2021/836 Esasına kaydedilmiş, manevi tazminat istemi bakımından davalı gerçek kişiler hakkındaki dava dosyasının yapılan yargılaması sonucunda tefrik ara kararında gösterilen gerekçelerle ve özellikle manevi tazminat davasının ticari dava niteliğinde olmadığı ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle HMK'nun 115/2. fıkrası gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Zararın tek ve taleplerden biri yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirdiğinden iki dava arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürerek mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davalılar  istinafa cevap vermemiştir.<br><br>G E R E K Ç E<br><br>Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle manevi tazminat isteminden kaynaklanmaktadır. <br>İDM'nce manevi tazminat istemi asıl dava dosyasından tefrik edildikten sonra Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br> 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. <br>6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir;  aynı Kanunun  357. maddesine göre de İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemeyeceği ve istinafta yeni delillere dayanılamayacağına ilişkin maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.<br>6102 Sayılı TTK'nun 1483/1. maddesinde, sigortacıların diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları belirtilmiş; aynı Kanunun 4/1-a maddesinde, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, TTK'da öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. TTK'nın 5. maddesi ise aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemelerinin, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu hükmüne yer verilmiştir.<br>Somut olayda; davacı tarafından, haksız fiil teşkil eden trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak, ... Plaka sayılı aracın ZMMS sigortacısı sigorta şirketine, manevi tazminat istemi ise,  zarara neden olduğu iddia edilen araç sürücüsü ile işleten karşı açtığı anlaşılmaktadır. Davalı gerçek kişiler görev itirazı yanında manevi tazminat isteminin kasko poliçe kapsamında karşılanması gerektiğinden bahisle  davanın ...  AŞ.'ne ihbarının talep etmişlerdir.<br>Kural olarak; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında görevli mahkeme, istemin maddi veya manevi tazminat olup olmadığına bakılmaksızın 6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesi gereğince genel görevli  asliye hukuk mahkemesidir.Ancak, sigorta hukuku kapsamında  sigorta şirketine de dava açılmış olması halinde zorunlu sigortalar, TTK'nın 1483 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup 6102 Sayılı TTK'nın 4/1-(a) ve 5. maddeleri gereğince mutlak ticari nitelikteki bu davada tüm davalılar bakımından  asliye ticaret mahkemesi görevli bulunmaktadır.<br>Sigorta şirketinden manevi tazminat talep edilip edilmediğine bakılmaksızın aynı davada sürücü, işletene karşı birlikte ihtiyari dava arkadaşlığına dayalı olarak maddi ve manevi tazminat davası açılması halinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davanın esasına ilişkin bir karar olup, görev incelemesinde dikkate alınmamalıdır.<br>Aynı davada, bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında ise uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa; sözkonusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında “Yargılama usûlüne” ilişkin  esaslı  farklılıklar  bulunmaması  kaydıyla,  bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yaparak uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Bu husus, hukukun öngörülebilir olmasının, usul ekonomisinin ve davaların makul süre içinde bitirilmesi yükümlülüğünün de gereğidir. <br> Hemen belirtmek gerekir ki,  mahkemece birlikte görülmesi gereken davaların sonradan tefrik edilmesi, göreve ilişkin kuralları değiştirmez. (Yargıtay 20. HD 2017/10685 E  - 2017/10685 K sayılı 18/12/2017 tarihli, 2017/9248 E - 2017/7849 K sayılı 16/10/2017 tarihli yargı yerinin belirlenmesine ilişkin kararları).<br>İDM'ce müteselsil sorumluluğa ilişkin 6098 Sayılı TBK'nun 61, usül ekonomisine ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 30, ihtiyari dava arkadaşlığına ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 57 ve 58. maddeleri, davaların ayrılmasına ilişkin 167. maddesi, 6102 Sayılı TTK 4/1 - (a) ve 5. maddelerine aykırı biçimde önce tefrik sonra görevsizlik kararı verilmesi usül ve yasaya aykırı görülmüştür. <br>O halde, gerek davalı araç sürücüsü ile işleten ve gerekse de davalı  sigorta şirketinin sorumluluğu aynı olaydan kaynaklanmış  olmakla, davaların birlikte görülmesi zorunlu olup Sigorta Şirketinden manevi tazminat talep edilmemiş olması bu zorunluluğu ortadan kaldıracak bir neden değildir. Mahkemece, birlikte görülmesi gereken davaların sonradan tefrik edilmesi, göreve ilişkin kuralları değiştirmeyeceğinden davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre, tüm davalılar hakkındaki davaya bakmaya asliye ticaret  mahkemesinin görevli olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile aynı 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 inci fıkrasının (a-3) üncü bendi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için kararı veren mahkemeye gönderilmesine ilişkin karar verilmesi gerektiği  kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M  :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Tüm davalılar hakkındaki davaya bakmaya asliye ticaret  mahkemesinin görevli olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun  KABULÜNE, <br>2-6100 Sayılı HMK'nun 353/1 inci fıkrasının (a-3) üncü bendi uyarınca İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/836 Esas - 2021/919 Karar sayılı, 16/11/2021 tarihli kararının ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne  GÖNDERİLMESİNE, <br>4-Davacının peşin yatırdığı  59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 162,10 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına,<br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 24/12/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d542d73e9a89d68","SID":"e50e60ffe953d253"}}