{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/699 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1795<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/10/2020 (Dava) - 31/01/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2020/536 Esas - 2022/65 Karar<br>DAVA             \t\t: İtirazın İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 05/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/12/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/01/2022 tarih ve 2020/536 Esas - 2022/65 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Bankası A.Ş. ile ... San. Ve Tic. Ltd.Şti. arasında kredi imzalandığını, davacı müvekkili ile davalının söz konusu kredi sözleşmesine kefil olduklarını, davacı müvekkili tarafından ... Bankası A.Ş. hesabına 30/12/2019 tarihinde 15.455,00 TL, 15/01/2020 tarihinde 9.420,00 TL, 28/01/2020-14.455,00 TL, 17/02/2020-9.425,00 TL, 28/02/2020-15.360,00 TL, 16/03/2020-9.430,00 TL, 30/03/2020-15.470,00 TL, 02/04/2020-200.000,00 TL,  02/04/2020-84.850,00 TL, 15/04/2020-9.432,00 TL olmak üzere toplam 384.300,00 TL ödeme yaptığını, davalı ile birlikte müteselsil kefil konumunda bulunup borcun tamamından sorumlu tutulabilen müvekkilinin kendi hissesine isabet eden kısmın fazlası olacak şekilde yaptığı ödeme nedeniyle diğer müteselsil kefile payı oranında rücu hakkı bulunduğundan dolayı müvekkilinin kendi payına isabet eden kısmın fazlası olarak ödediği ve davalının sorumluluğunda bulunan toplamda 134.300,00 TL'lik bedelin davalıdan tahsili amacıyla Torbalı İcra Müdürlüğünün 2020/3012 e. Sayılı dosyası ile takibe başlanıldığını, davalı vekili tarafından borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, yapılan itirazın yasal dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, haklı davanın kabulü ile davalının yapmış olduğu itirazdan 134.300,00 TL asıl alacak ve asıl alacağa bağlı olarak ortaya çıkan ferilere ilişkin yapmış olduğu itirazın iptaline, Torbalı İcra Müdürlüğünün 2020/3012 e. Sayılı icra takibinin asıl alacak ve asıl alacağa bağlı ortaya çıkan feriler yönünden yasal faiz de uygulanmak suretiyle devamına, davalının yapmış olduğu haksız ve dayanaksız itiraz nedeniyle asıl alacağın %20'sinden  aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak başlatmış olduğu takip dolayısı ile açılan itirazın iptali davasının görev ve yetki yönünden reddi gerektiğini, müvekkilinin tacir olmayıp davacı ile aralarında herhangi bir ticari iş ilişkisi söz konusu olmadığını, davaya görevli olarak Asliye Hukuk Mahkemelerinin bakması gerektiğini, karşı tarafın Torbalı İcra müdürlüğünün 2020/3012 sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, icra takibine yasal süresinde itiraz edilerek takibin durdurulmasına karar verildiğini, icra takibinin ve işbu itirazın iptali davasının hukuka aykırı olduğu, kötü niyetli açılan işbu davanın reddi gerektiğini, davacı yanın 134.300,00 TL'nin tahsili talebi ile takip başlattığını, ancak davacının mahkemeye sunmuş olduğu banka ödeme dekontlarından işbu ödemelerin ... San. Tic. Ltd.Şti.'nin bizzat kendi hesabına yapılan ödemeler olduğunu, davacının davaya konu olan ödemeleri asıl borçlu olan şirkete yapmış olması sebebi ile asıl borçlunun yaptığı ödemeler neticesinde müvekkilinin kefil sorumluluğunun sona erdiğini, ... Bankasından çekilmiş olan kredide müvekkilinin asıl borçlu olmayıp kefil olduğunu, kredi sözleşmesinde asıl borçlu ... ....Ltd.Şti. olduğunu, kredi borcunu da ... ....Ltd.Şti. tarafından ödendiği ve kredi borcunun bittiğini, borç ilişkisi sona erdiğinden, müvekkilinin kefilliğinin sona erdiğini beyan ederek davacının müvekkiline karşı açmış olduğu davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddine, sayın mahkemece göreve ilişkin itirazlarının kabul edilmediği takdirde müvekkili aleyhine açılmış olan haksız ve yersiz davanın esas yönünden reddine, davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak açılmış olan takip ve dava dolayısıyla kendisinin dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesince; \".... Bankası A.Ş. ... şubesi ile dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd.Şti. arasında 10/10/2018 tarihinde ... Sözleşme numarası, ... müşteri numarası ile 500.000,00 TL kredi limitli sözleşme imzalandığı ve  kefillerin davalı ... ve davacı ... olduğu, mahkememizce alınan kök rapora göre;  dava dışı ... ... Ltd.Şti tarafından yapılan ödemeler toplamı 570.731,30 TL, davacı ... tarafından yapılan ödemeler toplamı 107,607.45 TL, davalı ... tarafından yapılan ödemeler toplamı 65.307,83 TL, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd.Şti. tarafından yapılan ödemelerin toplamının davacı ...'in 02/04/2020 tarihinde kredi kapatma açıklaması ile toplam 284.850,00 TL dava dışı ... ... Ltd.Şti'ye ödeme yaptığı, ... Bankası A.Ş.'den gelen cevabi yazı ve eklerinde 02/04/2020 tarihinde 284.849,92 TL ödeme yapıldığının tespitinin yapıldığı, mahkeme tarafından yapılan bu ödemenin de davacı ... tarafından yapıldığı kanaatine varıldığı takdirde, davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu tüm dekontlara ait olan 384.300,00 TL tutarındaki ödemelerin kredi borcuna istinaden ödendiği, ancak davacı ... tarafından yapılan ödemeler ......Ltd.Şti hesabına yapılmış olduğundan dolayı ve diğer kefil olan davalıdan talep edilip edilmeyeceği hukuki değerlendirme gerektirdiği ve davacının talep ettiği tutarın kimden talep edebileceği hususu mahkemenin takdirine bıraktığı, davacı vekilinin itirazı üzerine bilirkişiden alınan ek raporda,  davacı vekili tarafından sunulan tüm dekontlara ait olan 384.300,00 TL tutarındaki ödemelerin kredi borcuna istinaden ödendiği, bu yapılan tespitler neticesinde davacı tarafın dava konusu kredi borcu geri ödemesi olarak toplam(107.607,454284.850,005392.457,45 TL) 392.457,45 TL ödeme yaptığı, toplam kredi borcu geri ödeme tutarının 570.761,30 TL olduğu, kefillik miktarı bakımından davacı ve davalının 1/2 kefillik oranına isabet eden tutarın 285.380,65 TL olduğu, davacının (392.457,45-285.380,65) 107.076,80 TL fazladan ödemesinin bulunduğu, davacının ödemiş olduğu fazladan kredi borcu olan (384.300,00-250.000,00=134.300,00 TL) 134.300,00 TL'nin veya toplam kredi borcu geri ödemesi olarak tespit edildiği anlaşılmakla ve  davacının alacaklı olduğu ve  mahkememizce hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunde tespit edilen tutarı davalıdan talep etme hakkının bulunduğu ...\" gerekçesiyle 1-Davacının davasının KABULÜ ile; Davacı tarafından davalı aleyhine Torbalı İcra Dairesinin 2020/3012 Esas sayılı  sayılı dosyası ile yapılan takibe davalının vaki itirazının 134.300,00 TL alacak yönünden iptali ile takibin devamına, 2-Davalı tarafından yapılan itirazın haksız ve alacağın likit olduğu kabul edildiğinden hüküm altına alınan 134.300,00 TL alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının  davalıdan tahsili ile davacıya  verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece davayı kabul gerekçesinin kararda belirtilmediğini, kararın gerekçesiz olduğunu, bilirkişi raporunda davacının yaptığı ödemeleri dava dışı asıl borçlu ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti. Hesabına yaptığı ve diğer kefil davalıdan talep edilip edilmeyeceğinin hukuki değerlendirme gerektirdiğini ve bu hususu mahkemenin takdirine bıraktığını belirttiğini, yerel mahkemece itirazlarına itibar edilmediğini veya neden 570.000 TL'lik ödemenin yarısı üzerinden hesaplamaya itibar edilmediğini gerekçeli  kararda açıklamadığını, davacının, davaya konu ettiği ödemeleri bizzat dava dışı asıl borçlu şirketin kendi banka hesabına yaptığını, davacının ödemelerini ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin bizzat kendi hesabına yaptığını, davacının alacağı varsa dahi muhatabının ... Şirketi olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, davacı kefilin ödemiş olduğu kredi borcunun davalı kefilden rücuen tahsili istemi ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Dava konusu olayda davacı ve davalı genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil durumunda olduklarından, davacının hissesinden fazla ödediği ve davalının hissesine isabet eden borç miktarı kadar davalıya rücu hakkı mevcut olduğu tartışmasızdır. Uyuşmazlık davacının ödediği bedelin tespiti hususundadır.<br>Genel kredi sözleşmesindeki dava dışı bankanın gerçek alacak miktarı tespit edilerek, genel kredi sözleşmesinde bulunan kefil sayısına göre davacının ödediği miktarın kefil sayısına bölünmek suretiyle davacının kendi payına düşen ödemekle yükümlü olduğu borç miktarının tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece alınan asıl ve ek raporda davacının yaptığı ödemeler toplamının 392.547,45 TL olduğu anlaşılmaktadır. Davalı her ne kadar davacı tarafından yapılan ödemelerin bankaya değil de asıl borçlunun banka hesabına gönderildiğini, bu sebeple asıl borçlunun davanın muhatabı olduğunu savunması müteselsil kefil olan davalının yapılan ödemeden sorumlu olmadığı anlamına gelmez. Davacı kefil, her durumda kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara göre sorumludur (TBK'nun md.589/1).  Davacının kefalet limiti 500.000,00 TL olup kefil sayısına göre sorumlu olduğu azami miktarın 250.000,00 TL olduğu, fazla ödemenin bu bedelden mahsubu ile kalan kısımdan davalının sorumlu olduğuna yönelik mahkeme kararının doğru yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı vekilinin İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/536 Esas - 2022/65 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 9.174,03 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.294,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.880,03 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/12/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bcf81ac6465444a3","SID":"918009e450138515"}}