{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/740 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1722<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/01/2021 (Dava) - 11/02/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2021/30 Esas - 2022/109 Karar<br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 27/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/11/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/30 Esas-2022/109 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nin sevk ve idaresindeki, maliki ... olan ... plakalı araç ile müvekkiline ait ... plakalı araç arasında 16/06/2020 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, ekspertiz raporuna göre ... plakalı aracın asli ve tam kusurlu olduğunun açık olduğunu, müvekkiline ait aracın kaza nedeniyle ağır hasar gördüğünü, birçok parçasının değiştiğini ve birçok yerinden de onarım gördüğünü, ekspertiz raporunda görüleceği üzere söz konusu kaza sebebiyle müvekkilinin aracında 17.535,00 TL değer kaybı meydana geldiğini, davalı ... A.Ş'ye yapmış oldukları başvurunun aracın km'sinin 165.000 km üzerinde olduğu için reddedildiğini, Mart 2020 yılından itibaren araç değer kayıplarının hesaplanmasında 165.000 km şartının kaldırıldığını, işbu sebeple ret sebebinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin aracının toplam 27 gün serviste kaldığını, müvekkilinin ne yazık ki bu süre zarfında aracından mahrum kaldığını belirterek, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla, 100,00 TL değer kaybının düzenlenecek bilirkişi raporuyla müddeabihin arttırılması suretiyle belirsiz alacak davası olarak 30,00 TL müvekkilinin aracını kullanamamasından kaynaklı ikame araç bedelinin belirsiz alacak davası olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle -davalı sigorta şirketi yönünden ise reeskont faiziyle- birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile 17.500-TL değer kaybı ve 2.750-TL ikame araç bedeli olarak talebin arttırıldığı anlaşılmıştır.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf öncesinde arabuluculuk yoluna başvurmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davanın mutlak ticari dava niteliğinde olduğunu, ... plakalı aracın ... A.Ş nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi (trafik poliçesi) ile sigortalı bulunmakta olup kaza tarihi itibariyle teminat limitinin araç başına 41.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının sorumluluğu ve poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın aracında meydana gelen değer kaybı miktarının tespit edilebilmesi için Trafik Sigortası Genel Şartları Ek-1'de yer alan hesaplama yönteminin esas alınmasını, aracın güncel kilometresine ilişkin ekran görüntüsü sunulmakla birlikte işbu değer kaybı alacağı talebine itirazlarının bulunduğunu, davaya konu aracın güncel kilometresinin 165.000 km üzeri olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple davanın reddi gerektiğinin izahtan vareste olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartları Ek-1'de yer alan hesaplama yöntemi uyarınca 165.000 km'nin üzerindeki araçlar için ayrı bir formül düzenlendiğini, bu formül uyarınca 165.000 km'nin üzerindeki araçlar için değer kaybı hesaplaması yapılmadığını, Trafik Poliçesi Genel Şartlarının A.6 Teminat Dışında Kalan Haller \"k\" bendi hükmüne göre yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinin teminat dışı bırakıldığını, bu nedenle davacı tarafın aracının tamirde kaldığı süre boyunca araçsız kalması nedeniyle uğradığı zararlardan müvekkili sigorta şirketinin sorumlu olmayacağını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini,  ruhsatta görüleceği üzere aracın hususi olduğunu, avans faizine hükmedilmesinin mümkün olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Diğer davalıların davaya cevap vermedikleri, ancak duruşmalara katıldıkları ve raporlara yönelik de itiraz dilekçeleri sundukları anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"...Tüm deliller bir arada değerlendirildiğinde; 16/06/2020 tarihinde ... ve ... plakalı araçların karıştığı çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, taraflarca kaza tespit tutanağı düzenlendiği, otomotiv bilirkişiden alınan kusur ve hesap bilirkişi kök ve ek  raporuna göre; meydana gelen kazada davalı sürücünün etken ve kusurlu olduğu, davacı sürücüsünün ise kusursuz olduğu, aracın sağ ön ve arka kapıları,  sağ arka çamurluk, sağ ön çamurluk ve sağ orta direk  kısımlarının hasar gördüğü ve kaza sonrası bu parçalara ilişkin onarım yapıldığı, aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi gibi unsurlar dikkate alınarak kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile dava konusu kaza nedeniyle oluşan hasarının miktarı ve onarım giderleri bir arada değerlendirildiğinde meydana gelen hasarın trafik kazası ile uyumlu, değer kaybının serbest piyasa rayiçlerine göre 17.500,00 TL, aracın makul tamir süresinin 11 iş günü olduğu, aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli olan bedel ve davacının aracını kullanamadığı döneme ilişkin olarak bakım giderleri, amortisman vs. gibi tasarruf ettiği miktarlar da düşülmek suretiyle araç mahrumiyet bedelinin-ikame araç bedelinin 2.750,00 TL olduğu (11x250= 2.750,00TL) yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, her ne kadar davalı sigorta tarafından Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarihli ilamının geçmişe etkili olmadığı savunulmuş ve değer kaybına ilişkin hesaplamanın genel şartlara  göre yapılması istenilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunlu olduğu, Yargıtayın genel şartlarının yürürlüğe girmesinden önceki yerleşmiş içtihatları doğrultusunda uygulama yapılması gerektiği, buna göre işbu davada tazminat hesaplamasında davacının değer kaybına ilişkin talebinin genel hükümlere ve serbest piyasa rayiçlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca aracı hasara uğrayan kimsenin tamir süresince aracını kullanamayacağı ve bu nedenle zarara uğrayacağı, uğradığı bu zararı haksız fiil fail ve diğer sorumlulardan talep edebileceğinin kabulü gerektiği, davacıya ait aracın  dava konusu kaza dışında 12/11/2018 tarihinde karıştığı başka bir kaza bulunmakta ise de bu kazada davacı aracının hasar gördüğüne dair herhangi bir tramer kaydı bulunmadığı, sağ taraftan darbe alan ve sağ ön ve arka çamurluk, sağ ön ve arka kapı ve direk kısımları zarar gören davacıya ait mercedes marka aracın değer kaybı ve ikame araç bedeline ilişkin hesaplama yapan bilirkişi kök ve ek raporunun kaza tarihi itibariyle serbest piyasa rayiçleri ile dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu, davalı ...'nın işleten, diğer davalı ...'ın ise araç sürücüsü ve haksız fiil faili olarak ikame araç bedeli ile değer kaybına ilişkin zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı sigorta nezdinde ZMMS poliçesinin olduğu, davaya konu kazanın poliçe dönemi içerisinde meydana geldiği, davalı sigortanın kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olarak kaza tarihinde geçerli olan poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olarak davacının değer kaybına ilişkin zararından diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davacının dava öncesinde 01/10/2020 tarihinde davalı sigortaya başvuruda bulunduğu, davalı sigortanın 8 iş günlük yasal sürenin sonu olan 14/10/2020 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, diğer davalılar sürücü ve işletenin ise kaza tarihinde temerrüde düştüğü, dava konusu aracın niteliğine göre somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğu, davacının belirsiz olarak ikame ettiği  işbu davada dava değerini 11/01/2022 tarihli dilekçesi ile arttırdığı, davacının dava dilekçesinde davalı sigorta şirketinden de ikame araç bedeli talebinde bulunduğu, değer arttırım dilekçesinde bu talebinden vazgeçtiği ikame araç bedeline ilişkin zararın ZMMS poliçesi kapsamındaki teminatlardan biri olmadığı, davacının değer kaybı talebinin kabulüne, ikame araç bedelinin ise kısmen kabul kısmen reddine karar verilmekle, sonuç olarak; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE, davacının DEĞER KAYBI TALEBİNİN KABULÜ ile, 17.500,00 TL'NİN davalılar Hava ve ... yönünden 16/06/2020, davalı ... A.Ş yönünden ise 14/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı ... A.Ş kaza tarihi olan 2020 yılı itibariyle geçerli ve yürürlükte olan poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak üzere) davacıya ödenmesine, davacının İKAME ARAÇ BEDELİ TALEBİNİN KISMEN KABULÜ ile, 2.750,00 TL'NİN 16/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Hava ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile  davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı ... A.Ş vekili tarafından, \"...Davaya konu aracın güncel kilometresi 212,041 km olmakla 165.000 km üzeri olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple, davanın reddi gerektiği halde kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartları Ek-1'de yer alan hesaplama yöntemi uyarınca 165.000 km'nin üzerindeki araçlar için ayrı bir formül düzenlendiğini, bu formül uyarınca 165.000 km'nin üzerindeki araçlar için değer kaybı hesaplaması yapılmadığını, dolayısıyla mağdura ait araca ilişkin bir ödeme yapılmayacağını, Trafik Poliçesi Genel Şartlarının A.6 Teminat Dışında Kalan Haller 'k' bendi hükmüne göre yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat taleplerinin teminat dışı bırakıldığını, davacı tarafın aracının tamirde kaldığı süre boyunca araçsız kalması nedeniyle uğradığı zararlardan müvekkili sigorta şirketinin sorumlu olmayacağını, bununla birlikte davayı kabul anlamına gelmemek üzere değer kaybı miktarının tespit edilebilmesi için Trafik Sigortası Genel Şartları Ek-1'de yer alan hesaplama yönteminin esas alınması gerektiğini, ayrıca Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 Esas-2020/40 Karar sayılı kararı ile KTK'de yer alan birtakım hükümlerin iptaline karar verildiğini, ancak işbu dosyada ilgili kararın uygulama alanı bulamayacağını, şöyle ki, iptal kararlarının geriye yürümeyeceği gözetilerek karar tarihinden önce düzenlenen poliçeler ve meydana gelen kazalar bakımından etkisi bulunmadığının gözetilmesi gerektiğini, kaldı ki sigortalı ile sigortacının sorumluluğunun aynı kabul edilmesi ve buna göre tazminat hesaplanmasının kabul edilemez olduğunu, işletenin sorumluluğunun haksız fiilden kaynaklanan sorumluluk olup sigorta şirketinin tazminat sorumluluğunun ise sözleşmeden doğan sorumluluk olduğunu, mahkemece aksi görüşte olunması halinde ise iptal edilen KTK hükümleri nedeniyle ortaya çıkan kanun boşluğunun 19/06/2021 tarihli Resmi Gazete ile yürürlüğe giren 7327 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 18.ve 19.maddeleri ile Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan değişiklikler ile belirli hale gelmiş olduğu ve söz konusu kanun hükümlerinin işbu tarihte devam eden yargılama süreçlerinde de dikkate alınması gerektiği gözetilerek karar verilmesi gerektiğini, nitekim söz konusu düzenlemelerin yürürlük tarihinden itibaren mevcut tüm uyuşmazlıklar için esas kabul edilmesi gerektiğini, bu anlamda dosya hesaplamasında Karayolları Trafik Kanunu'nun 90.maddesinin güncel halinin dikkate alınması gerektiğini, kabul manasına gelmemek üzere, araç rayiç bedeli hatalı ve fahiş olup riziko tarihi olan 16/06/2020 tarihine göre belirlenmemiş olduğundan rapora bu yönüyle de itiraz ettiklerini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle karşı yan işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısından değer kaybı ve ikame araç bedelinin tazmini istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı ... A.Ş vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; AVM otopark çıkışında meydana gelen dava konusu kazaya ilişkin olarak mahkemece konusunda uzman bilirkişiden hasar ve kusur raporları alındığı, Yargıtay uygulamasına da uygun şekilde davacı aracının kaza öncesindeki hasarsız hali ile onarımı sonrasındaki rayici arasındaki fark tutarının değer kaybı olarak hesaplandığı, raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğunun görüldüğü, rayiç bedellerin de piyasa araştırması sonucunda, galeri ve internet ikinci el satışları da gözetilerek kaza öncesi ve sonrası duruma göre usulünce belirlenmiş olduğu, davalı sigorta şirketi bakımından ikame araç bedeline dair herhangi bir hüküm tesis edilmediği anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>\t1-Davalı ... A.Ş vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/30 Esas - 2022/109 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gereken 1.195,42 TL istinaf karar harcından peşin alınan 345,81-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 849,61‬-TL'nin davalı ... A.Ş'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davalı ... A.Ş tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>4-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan avansdan kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  27/11/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07f9196b47703488","SID":"65f507c4bf383a8c"}}