{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/726 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1699<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ                               \t: 25/11/2021 <br>NUMARASI\t\t: 2019/891 Esas - 2021/1068 Karar<br>DAVA             \t\t: Trafik Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t\t: 22/10/2019<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 20/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2021 tarihli 2019/891 Esas ve 2021/1068 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...’a ait kendi idaresinde bulunan ve davalı sigorta şirketine 04.04.2018/2019 tarihleri arasında 35109421 sayılı ZMS (Trafik) poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç ile 19.07.2018 tarihinde kontrolsüz çıkış yaparak, seyretmekte olan müvekkili ...’e ait kendi idaresindeki  ... plakalı araca 2918 sayılı yasanın 57/1-B ve 84/1-H  kurallarını ihlal ederek asli tam kusuru ile müvekkilinin aracına çarparak hasarına sebebiyet verdiğini, müvekkiline ait Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafı, Almanya da bulunan  ... adlı bilirkişilik bürosu tarafından düzenlenen 22.08.2018 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dahil 4.661,19 EUR olarak tespit edildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından 11.06.2019 tarihinde  yapılan 309,27 EUR tutarında kısmi ödeme düşüldükten sonra bakiye zararın 4.351,92 EUR olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.351,92 EUR maddi tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 05.09.2019 tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki MB efektif satış kurulu karşılığı Türk lirası olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde 35109421 sayılı ZMS (Trafik) poliçesiyle 04.04.2018/2019  tarihleri arasında  sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin poliçe gereği dava konusu zararlara ilişkin olarak sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, kusur ve zararın ispata muhtaç olduğunu, trafik sigortası genel şartları Ek-1 de yer alan kriterlere göre değer kaybı hesaplaması yapılmasının gerektiğini, müvekkili şirket hasar aşamasında 10.06.2019 tarihinde 2.100-TL ödeme yapmış olması nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, yapılan ödemenin davacının da kabulünde olduğunu, mahkemece bilirkişi raporu alınması durumunda söz konusu tutar güncellenerek tazminattan indirilmesinin gerektiğini, davacı taraf yurt dışında tamirat yaptırarak hasar miktarının artmasına kendisinin neden olduğunu, bu yüzden tazminat hesaplaması yapılacaksa gerçek zarar miktarının belirlenmesinin gerektiğini, dava konusu tazminatın ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte talep edilebileceğini belirterek açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.  <br>İLK  DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR:<br>Mahkemece;  \"...Davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...’un kazanın oluşumunda kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davacı ...’ün kazanın oluşumunda kusursuz olduğu,  aracın hasarının giderilmesi bedelinin; hasarlı olan parçaların değişimi Orijinal parçalarla yapıldığında, Almanya piyasa koşullarına göre hasar giderme masraf bedelinin 4.661,19 EUR olduğu davalı sigorta şirketi tarafından 309,27 Euro tutarında kısmi ödeme yapıldığı, bakiye hasar bedelinin 4.351,92 Euro olduğu, davanın kabulü ile; 4.351,92 Euro bakiye hasar bedeli maddi tazminatının davalı sigorta şirketinden poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla 05/09/2019 tarihinden itibaren 6098 sayılı TBK nın 99. Md si gereği 3095 Sayılı Kanuni  faiz ve temerrüt faizi hakkında kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki  TCMB efektif satış kuru TL karşılığının alınarak davacıya ödenmesine,..\" gerekçesiyle \"...Davanın kabulü ile; 4.351,92 Euro bakiye hasar bedeli maddi tazminatının davalı sigorta şirketinden poliçe limitiyle sınırlı kalmak kaydıyla 05/09/2019 tarihinden itibaren 6098 sayılı TBK nın 99. Md si gereği 3095 Sayılı Kanuni  faiz ve temerrüt faizi hakkında kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki  TCMB efektif satış kuru TL karşılığının alınarak davacıya ödenmesine...\" şeklinde hüküm kurulmuştur. <br>Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin sorumlululuğu Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. ve Trafik Poliçesi Genel Şartlarının 1. maddesi gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigorta şirketi davacı yana 17.06.2019 tarihinde 2.110,00-TL ödeme yaptığını, ZMMS poliçesi limitlerinin üzerinde tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 1 Ocak 2018 sonrası için  ZMMS Limitleri, Araç Başına 36.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, yapılan ödeme tenzil edildiğinde kalan poliçe limiti 33.890-TL iken; poliçe limitlerinin üzerinde tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece müvekkili sigorta şirketi aleyhine hükmedilen tazminat tutarında yalnızca poliçe limitleri ile sınırlı tutulması yeterli olmayıp;  müvekkili sigorta şirketinin sorumlu tutulduğu limit şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirtilmesi gerekirken poliçe limiti ile sınırlı olması şeklinde hüküm kurulmasının yönüyle de hatalı olduğunu, araçta meydana gelen hasarın sigortalının kusuruna nispet eden kısmı olan 2.110.00-TL, 17.06.2019 tarihinde ödendiğini, yapılan bu ödeme ile müvekkili sigorta şirketinin başkaca bir sorumluluğunun kalmadığını, müvekkili şirketin yaptığı ödeme ile başkaca bir sorumluluğu kalmadığından davanın reddi gerekirken hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hiçbir suretle kabul anlamına gelmemek üzere; bakiye tazminata hükmedilse dahi; yabancı para cinsinden ve yabancı ülke şartlarına göre değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının zararı kazanın meydana geldiği ülkemiz koşullarına göre belirlenmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin -eğer varsa- sorumluluğu poliçe teminatları ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunu doğması için rizikonun (poliçe olay esaslı olduğundan riziko sayılan olayın) poliçe vadesi içinde gerçekleşmiş olmasının gerektiğini, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, poliçeye müstenit sorumlulukları poliçe limitiyle sınırlı olmakla beraber; masraf, vekâlet ücreti sorumluluklarını da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, sigorta tazminatı zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, bu nedenle poliçe kapsamında ancak sigortalının gerçek zararın ödenebileceğini, gerçek zararı aşan talepler ile dolaylı ve yansıma zararlar poliçe teminatı dışında olduğunu, iskontosuz bir şekilde hesaplanma yapılmasının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere; talep edilen hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerekmekte olup davacının talebinin fahiş olduğunu, davacı vekilinin talep etmiş olduğu meblağ fahiş olup müvekkili şirket tarafından talep edilen miktarın kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bu tür sigortalarda asıl amaç zarar görenin uğradığı “gerçek zararın” giderilmesi olduğunu, gerçek zararın tespitine ilişkin hiçbir belgenin sunulmamış olması nedeniyle gerçek zararın ispatlanamadığını, başvuru sahibinin aracın hasarlanması hadisesinin iddia edildiği şekilde olduğunu ve bilirkişi raporunda tespit edilen şekilde değişim/onarım yapıldığının ispatlanmasının gerektiğini, dosyaya ibraz edilen tüm evraklar birlikte incelendiğinde araç onarımının tamamlandığını ve başvuru sahibine teslim edildiği tarafların kabulünde olduğunu, onarımın ödenen tutardan daha yüksek bir bedelle gerçekleştirildiğine dair somut belgenin (fatura v.b), aracın orijinal parçalarla başvuru sahibi tarafından onarıldığına dair onarım faturası ve onarım yerine ilişkin belgelerin davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilmediği görüldüğünden bakiye tazminat talebinin reddine karar verilmesinin gerektiğini, ayrıca; fatura ibraz edilmediği ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı yahut KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan KDV hariç hesaplama yapılmasının gerektiğini, davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabi olduğunu, bu nedenle, mağdur tarafından KDV’nin ödendiğinin yahut ödeneceğinin kanıtlanmasının gerektiğini, kusur raporunda sigortalı araç sürücüsüne yönelik atfedilen kusur değerlendirmesine katılmadıklarını, bilirkişi raporunda; hukuka ve hakkaniyete aykırı, afaki bir kusur oranının belirlendiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden dava tarihinden önce faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, faize hükmedilmesi durumunda uygulanacak faiz dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu, resen gözetilecek nedenlerle; ilamın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, yabancı plakalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>1-Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Almanya'da ikamet eden davacı tarafından Alman plakalı aracının tamirinin Almanya'da yaptırılacağı belirtilerek, eksper raporunun ve çevirilerinin dosyaya sunulduğu görülmüştür. Davalı vekili, tazminat hesabında Almanya piyasasının esas alınmasının hatalı olduğunu ve poliçede teminat Türk Lirası olarak belirlendiğinden Euro'ya göre hesap yapılamayacağını ileri sürmüşse de, davacının kendi koşulları uyarınca aracını, yaşadığı yer olan Almanya'da, oradaki piyasa şartlarına göre tamir ettirme hakkı bulunduğu ve gerçek zararının giderilmesi gerekliliği dikkate alınarak davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.<br>2-Davalıya sigortalı aracın sürücüsü olan dava dışı ...'un kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş olup, belirlenen kusur oranlarının dosya kapsamındaki belgeler ve kaza tespit tutanağı ile uyumlu olmasına göre davalı vekilinin kusur oranlarına yönelik istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.<br>3-Mahkemece tercüme belgeler ve dava dosyasındaki fotoğraflar ile kaza tutanağı uyarınca yeniden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, heyetten kök rapor ve itirazlar üzerine alınan ek raporun incelenmesinde; kaza tespit tutanağı ile hasarın uyumlu olduğu, yabancı araç olmasından dolayı yurtdışında yaptırılan tamirata göre gerçek hasar tutarının ayrıntılı ve gerekçeli olarak hesaplandığı, bu haliyle hükme esas alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, davalı sigorta şirketi, poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, bilirkişi heyeti tarafından hasar bedelinin hesaplanmasında iskonto uygulanmadan, orjinal parça değerinin esas alınmasında bir usulsuzlük bulunmadığı gibi davalı sigorta şirketi aracın  onarımı  yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olduğundan davalı vekilinin rapora yönelik istinaf itirazlarlarının reddi gerekmiştir.<br>4-Davalı vekili, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, dava tarihinden önce faiz işletilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, 2918 sayılı KTK'nın 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta  Poliçesi Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Somut olayda davacının ihtarnamesinin davalı sigorta şirketine 22/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, 8 iş günü sonrası olan 05/09/2019 tarihinde temerrüdün oluştuğu anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi reddedilmiştir.<br>5-Davalı sigorta şirketi kural olarak; davadaki harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden, sorumlu olunan poliçe limitinin toplam hükmedilen maddi tazminata oranı dahilinde sorumludur. Ancak, somut olayda, hükmedilen tazminat tutarı bakiye poliçe limitinin altında kaldığından oranlama yapılmasına gerek görülmemiş olup, davalının bu istinaf itirazının da reddine karar vermek gerekmiştir. (bkz. Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14/06/2017 tarihli ve 2016/12075 esas - 2017/5498 karar sayılı ilamı). <br>6-Davalı vekili ekspertiz ücreti yönünden kararı istinaf etmiş ise de; davacı tarafça ekspertiz ücreti talep edilmediği gibi mahkemece ekspertiz ücretine de hükmedilmediğinden ileri sürülen istinaf itirazının dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu husustaki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>7-Bununla birlikte, davalı sigorta şirketi tarafından dava tarihinden önce ödenen 2.100,00 TL kısmi ödeme, kaza tarihinde geçerli olan araç başına ZMMS teminat limiti 36.000,00 TL'den mahsup edilerek davalı sigorta şirketinin bakiye teminat limiti olan 33.900,00 TL ile sınırlı olarak sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken hükümde miktar gösterilmeden yalnızca teminat limiti sınırlı olarak sorumluluğa karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu yönden Dairemizce 353/1-b-2. madde uyarınca kaldırılıp düzeltilerek yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.  <br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, HMK’nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yeniden hüküm tesisine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/11/2021 tarihli, 2019/891 Esas ve 2021/1068 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"a-Davanın KABULÜ İLE;<br>4.351,92 Euro maddi tazminatın (davalı sigorta şirketi bakiye teminat limiti olan 33.900,00 TL ile sınırlı sorumlu olması kaydıyla) 05/09/2019 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işletilecek faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,<br>b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan alınması gerekli 1.935,52-TL harçtan peşin olarak alınan 483,89-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.451,63-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,  <br>c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2.maddesi gereğince hesap ve takdir edilen 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>d-Davacı tarafça yapılan 528,29-TL peşin ve başvurma harcı, 13 tebligat gideri 152,50-TL, 2 müzekkere gideri 38,40-TL, bilirkişi ücretleri 1.000,00-TL olmak üzere toplam 1.719,19-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,<br>e-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,<br>f-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, \",<br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>2-Davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının REDDİNE,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA; istinaf başvurusu sırasında davalıdan alınan 483,88 TL istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,<br>4-İstinaf incelemesi esnasında davalı tarafça yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 20/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b2d9f63a5ea6ff36","SID":"7b28af80662872ca"}}