{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/706 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1687<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/12/2019 (Dava) - 18/01/2022 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2019/554 Esas - 2022/40 Karar<br>DAVA\t\t: Maddi Tazminat (Trafik Kazası Kaynaklı)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 20/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/11/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/554 Esas-2022/40 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18/08/2019 tarihinde davalılar ...'a ait ve ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkili ...'a ait ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca kavşaklarda geçiş önceliğine uymamanın asli kusurlu hallerden sayıldığını, sigortalı araç sürücüsü ...'in, müvekkilinin aracında meydana gelen hasara tam kusuru ile sebebiyet vermiş olup bu durumun taraflarca tutulan kaza tespit tutanağındaki çizimle de sabit olduğunu, davalı ... şirketinin ZMMS poliçesi nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusuru ile neden olduğu maddi hasardan sorumlu olduğunu, davaya konu trafik kazasının 18/08/2019 tarihinde meydana geldiğini, davalı ... şirketinin 11/11/2019 tarihinde temerrüde düştüğünü, kendisine yapılan başvuruya rağmen tazminatı ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olan ve davanın açılmasına sebebiyet veren ZMMS sigortasının yabancı para borcuna ilişkin borç yükümlülüğünün sonucuna katlanmak zorunda olduğunun izahtan vareste olduğunu, aksi düşüncenin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı tarafın mükafatlandırılması anlamına geleceğini, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve dava şartının yerine getirildiğini, müvekkiline ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafının Almanya'da bulanan motorlu araç bilirkişisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile KDV dahil tamir maliyetinin 12.399,76 Euro, müvekkilinin aracının rayiç değerinin 18.000,00 Euro, hurda değerinin ise 7.000,00 Euro olarak tespit edildiğini, bu durumda aracın total pert olduğu kabul edilerek, müvekkili nezdinde gerçekleşen gerçek zararın, aracın rayiç değerinden hurda değerinin düşülmesi sonucu 11.000,00 Euro olarak belirlendiğini, kaza tarihi itibariyle sigorta teminat limitinin 39.000,00 TL olduğunu, davalı ... şirketinin işbu bedelin temerrüt tarihindeki kur karşılığı tutarınca doğan zarardan sorumlu olduğunu, buna göre 39.000,00 TL'lik teminat tutarının davalının temerrüdü olan 11/11/2019 tarihindeki karşılığının 6.129,96 Euro olduğunu, davalı sigortanın 6.129,96 Euro'luk kısmından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yabancı faizi ile birlikte sorumlu olduğunu, ayrıca, müvekkiline ait araçta meydana gelen zararın tespiti amacıyla alınması zorunlu bilirkişi raporunun tanzimi için müvekkili tarafından 1.657,08 Euro ödemede bulunulduğunu, işbu meblağın fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden yargılama giderlerine dahil edilerek hüküm altına alınması gerektiğini, nitekim Yargıtay'ın görüşünün de bu yönde olduğunu, müvekkilinin aracı yabancı plakalı olup yurt dışında tamir edileceğinden zararın plakasının kayıtlı olduğu Alman rayiç değerlerine göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin daimi ikametgahının ve aracın Almanya plakalı olduğu dikkate alındığında müvekkilinin zararı gidermek için yabancı para Euro üzerinden harcama yapacağını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin aracının pert olması sebebiyle 11.000,00 Euro maddi tazminatın şahıs davalılar bakımından kaza tarihi olan 18/08/2019'dan, davalı ... şirketinden (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitinin temerrüt tarihindeki karşılığı olan 6.129,96 Euro ile sınırlı olarak) ise temerrüt tarihi olan 11/11/2019 tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bilirkişi ücreti olarak ödenen 1.657,08 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dahili ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalılara usulüne uygun olarak tebligat çıkarıldığı, ancak davalıların davaya cevap vermedikleri anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"....Yasal düzenlemeler ve hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; 18.08.2019 tarihinde, ZMMS ile sigortalı aracın sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halinde iken, 'T' şeklindeki kavşakta düz seyreden sürücü ... idaresindeki ... plakalı (davacıya ait) aracın sağ yan kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, sigortalı aracın sürücüsü ...'in tali yoldan anayola çıkarken 'DUR' işaret levhasına uymadan kavşağa kontrolsüz ve dikkatsiz girmesi ve kavşağa yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamaması, geçiş hakkı olan araçların önce geçmesine imkan vermemesi neticesinde kazaya etken olduğundan %100 asli ve tam kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsü ... geçiş hakkının kendisinde olması nedeniyle kazayı önlemek adına alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığı gibi kurallara aykırı olumsuz davranış faktörü de olmadığı görülmediğinden kusursuz olduğu, davaya konu aracın onarım masrafının Almanya koşullarında hazırlanan ekspertiz raporuna göre; orjinal parça ve işçilik dahil olmak üzere KDV dahil 12.420,28 EUR olduğu, yapılan piyasa araştırması neticesinde rayiç değerinin 18.000,00 EUR olması, aracın sovtaj değerinin 7.000,00 EUR olması nedenleriyle, onarımının ekonomik olmayacağı, bu nedenle pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği, pert-total işlemine tabi tutulduğunda gerçek zararının rayiç değeri (18.000 eur) ile sovtaj değeri (7.000 eur) farkı miktarı 11.000,00 eur  olduğu, mahkemece alınan raporda Almanya’ daki bu bilirkişi ... Motorlu Araç Bilirkişi Bürosunun 13.10.2019 tarihli bilirkişi ekspertiz raporuna -kaza ile aracın hasarının uyumu ile değişecek yedek parça açısından ve sovtaj değeri açısından- itibar edilmediği, ekspertiz raporunda tespit edilen; alt takım, tüm lastik, jant, hareket kontrol sistemi, amortisör gibi parçalarda hasar olsa idi, aracın Almanya’ya kadar yol yapamayacağı, aynı zamanda kazanın oluş şekli ve şiddetine göre, bu parçaların hasarlanmayacağı, bu yönden bu rapordaki bazı hasarların uyumsuz olduğu kanaati bildirildiği, davaya konu aracın onarım masrafının Almanya koşullarında orjinal parça ve işçilik dahil olmak üzere KDV dahil 7.349,72 EUR olduğu,  Almanya koşullarında hasar tespit/ekspertiz/bilirkişi rapor ücretlerinin genel olarak 400 EUR ile 1100 EUR arasında olduğu, davaya konu istenen bilirkişi ekspertiz ücretinin Almanya koşullarında 1.657,08 EUR olarak yüksek bir değer olduğu, 850,00 EUR ücretin  makul olduğunun tespit edildiği, dava dilekçesinde, 11.000,00 Euro hasar bedeli isteğinde bulunulduğu, davalı  kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, davalı ... vekilinin 10.01.2022 tarihli dilekçesinde poliçe teminat limitinin 39.000,00- TL olduğunu beyan ettiği, meydana gelen zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı ... şirketinin poliçe kapsamında doğan hasar zararından sorumlu olduğu, davalı ...' ın işleten olarak KTK hükümlerine, ...' in TBK haksız fiil hükümlerine göre zarardan sorumlu oldukları, bu davalıların kaza tarihi 18.08.2019' de, davalı ... şirketinin 11.11.2019 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla, sonuç olarak; DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 7.349,72 Euro tazminatın, davalı ... ve ... yönünden kaza tarihi 18.08.2019 tarihinden, davalı ...Ş yönünden temerrüt tarihi olan 11.11.2019 tarihinden itibaren (teminat limiti olan 39.000,00-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla), 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre uygulanacak değişken faiziyle birlikte, fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 850,00 Euro ekspertiz giderinin fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili tarafından, \"....Mahkeme ilamında sigortanın sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle geçerli teminat limiti üzerinden TL cinsinden belirlenmesinin doğru olmadığını, sorumluluğunun; dava ile talep edilen yabancı para üzerinden doğan tazminat borcu için kaza tarihi itibariyle geçerli sigorta limitinin temerrüt tarihindeki yabancı para üzerinden karşılığı olduğunun kabulünün gerektiğini, aksi düşüncenin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı tarafın mükafatlandırılması anlamına geleceğini (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/16817 Esas-2017/10706 Karar), kaza sebebiyle müvekkilinde oluşan zararın yabancı para üzerinden doğduğunu, sigortanın sorumluluğunun da işletenle eşdeğer olduğunu, yine hükmolunan tazminatın tamamının kaza tarihinde geçerli ZMMS teminatları dahilinde kaldığını, kısaca ve özetle, tazminatın yabancı para cinsinden doğması ve sigortanın da geçerli poliçe teminat limitinin yabancı para cinsinden doğan tazminatın TL karşılığı olarak temerrüde düştüğü durumlarda, mahkemelerce gerekçeli kararın gerekçe kısmında bu hususların açıklanması ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında tazminatın kaza tarihinde geçerli ZMMS teminatı dahilinde kalan kısmı hesaplanarak bu bedel üzerinden sigortanın tazminat sorumlusu olduğuna hükmedilmesi gerektiğini, zarar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin de doğru olmadığını, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; Alman ekspertiz raporunda aracın dingil ölçümü neticesinde, aracın dingil geometrisinin ayarlanamaz şekilde değişmiş olduğu tespiti bulunmasından dolayı aracın o hali ile Türkiye'den Almanya'ya yürüyerek/sürülerek götürülmesinin pek imkan dahilinde olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığını, fakat Alman ekspertiz raporunun 5.sayfasında aracın, incelendiği sıradaki durumu başlığı altında aracın sürülebilir durumda olduğu, ancak yürüyen aksam hasarları nedeniyle trafik güvenliğinin bulunmadığı şeklinde açıklandığını, mahkemece işbu itirazlarına rağmen raporun dayanak alınarak hüküm kurulmasının doğru olmadığını, müvekkilinin aracında kaza sebebiyle meydana gelen hasarın tamamının giderilmesini talep hakkı olduğunun dikkate alınması gerektiğini, yine hasarın daha net bir şekilde görülebilmesi için hasara dair renkli fotoğrafların dosyaya sunulmasına rağmen bilirkişinin tespitinde değişiklik yapılmamasının ve bu raporun hükme dayanak yapılmasının doğru olmadığını, Alman ekspertiz raporunun 6.sayfasında 'hasarın tamamlanması' başlığı altında hasar tespitinde bulunulmuş olup, bu inceleme kazadan sonra ve çıplak gözle yapıldığından işbu ekspertiz raporuna itibar edilmesi gerektiği hususunun izahtan vareste olduğunu, bazı hasarların fotoğraflarda görünmesi olanağının bulunmamasının, bu hasarların gerçek olmayıp çıplak gözle de görülemediği anlamına gelmediğini, dolayısıyla bu parçaların hasarlanması ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunun ortada olduğunu, bahsedilen parça ve işçilik ücretlerinin Alman ekspertiz raporunda belirlenen bedelden düşülmesi hakkaniyete ve hukuka aykırılık oluşturacağından, ekspertiz raporundaki hasar miktarının Yargıtay kararlarına uygun şekilde Alman rayicine ve standardına göre hesaplandığından, bilirkişinin yapmış olduğu hasar tespitinin kabulünün mümkün olmadığını, aracın onarımı Almanya'da yapıldığından hasar tespitinde Alman rayiçlerinin uygulanması gerektiğini, yurt dışı ekspertiz giderine ilişkin faturanın dosyaya ibraz edildiğini, bu tutardan kesinti yapılarak bu bedelin kısmen kabulünün doğru olmadığını, Alman ekspertiz raporu için 1.657,08 Euro harcama yapılmış olup bu bedelin de fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığına hükmedilmesi gerektiğini, Almanya koşullarına uygun olmasının yanı sıra yargılama gideri sayılan ve faturası ibraz edilen yurt dışı bilirkişi ücretinden kesintiye gidilmesinin kabulünün mümkün olmayıp hukuki mahiyette olan bu hususun mahkemece re'sen takdir edilmesi taleplerinin olduğunu, yine mahkeme ilamının 2 nolu hüküm fıkrasında ekspertiz giderinin fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalılardan alınmasına karar verilmesine rağmen 9 nolu fıkrada dava tarihinden Türk Lirasına çevrilerek davalılardan tahsiline karar verilmesinin de doğru olmadığını, bu iki fıkranın çelişki içinde olup 9.maddenin kendi içerisinde dahi çelişkili olduğunu, bir yandan Euro'nun fiili ödeme tarihindeki TL karşılığına hükmedildiğini, bir yandan ise Euro'nun dava tarihinden Türk Lirasına çevrildiğini, bu sebeple hükmün 9 nolu fıkrasının da kaldırılarak yurt dışı ekspertiz giderinin yargılama gideri niteliğinde sayılarak fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, sigorta bakımından reddedilen tutar olmadığından vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını, davalı ... yönünden poliçe teminat tutarında sorumluluğuna hükmedilmesine rağmen müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazası sonucunda yabancı aracın uğradığı zararın karşı yandan tazmini istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>1-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacıya ait Almanya plakalı aracın Türkiye'de karıştığı kaza sonrasında hasarlı olarak Almanya'ya götürülüp orada tamir edilerek ekspertiz raporu alındığı, mahkemece konusunda uzman otomotiv bilirkişiden bahse konu aracın kaza ve eksper fotoğrafları ile ekspertiz raporu da incelenmek suretiyle kök ve ek raporlar alındığı, buna göre aracın sağ ön taraftan aldığı darbeye bağlı olarak arka tekerler ve jantların değişiminin gerekli olmaması gibi hususlar ayrıntılı ve gerekçeli olarak açıklanmak suretiyle gerçek hasar tespiti yapılarak maddi tazminatın hesaplandığı, hesaplamaya dahil edilmiş olan hasarlı yedek parçalar ve işçilik bakımından Alman rayicinin esas alındığı, yine eksper ücreti bakımından da Alman rayicine uygun olarak değerlendirme yapıldığı, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm tesisine ve denetime elverişli olduğu görülmekle, davacı vekilinin bu yöndeki tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.<br>2-Ne var ki, mahkemece kurulan hükümde bulunan birtakım hatalar nedeniyle mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir. Bu kapsamda; mahkeme hükmünün 2.bendinde eksper ücretine dair Euro üzerinden hüküm tesis edildiği halde, 9.benttte bu konuda yeniden ve TL'ye çevirmek suretiyle (ancak bir taraftan da ödeme tarihindeki kur karşılığı denilerek) çelişkili bir hüküm tesis edildiği görülmekle, oluşturulan bu çelişkinin giderilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Esasen, yargılama gideri niteliğindeki sözkonusu ekspertiz giderinin kabul-red oranına göre yargılama gideri olarak hüküm altına alınması gerekmekle birlikte, mahkemece davacı yararına tamamına hükmedildiği halde, bu husus davalı tarafça istinafa getirilmediğinden, usuli kazanılmış haklar gözetilerek, Dairemizce yeniden hüküm tesisinde, 850 Euro ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınması(sigorta şirketinin kabul edilen tutar ile poliçe limitine oranla sorumlu tutulmak kaydıyla) şeklinde karar verilmesi gerekmiştir.<br>3-Davalı ... bakımından davada reddedilen bir tutar bulunmadığından, anılan davalı ... yararına vekalet ücreti verilmemesi gerektiğine dair davacı vekili itirazı da yerinde görülmekle, hükümden bu kısmın da çıkartılması gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, mahkeme kararının HMK 353/1-b-2. madde uyarınca kaldırılıp, Dairemizce yeniden hüküm tesisine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>I-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/554 Esas - 2022/40 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 7.349,72 Euro tazminatın, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi 18.08.2019'dan, davalı ...Ş yönünden temerrüt tarihi olan 11.11.2019'dan itibaren (sigorta şirketi teminat limiti olan 39.000,00-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla), 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre uygulanacak değişkin faiziyle birlikte, fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, <br>2-850,00 Euro ekspertiz (yargılama) giderinin fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketinin sorumluluğu, hükmedilen tutarın yukarıda belirtilen poliçe limitine oranlanması suretiyle olacak şekilde) davacıya verilmesine, fazlaya dair kısmın reddine,<br>3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.249,13-TL harçtan peşin alınan 1.215,71-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.033,42‬-TLharcın davalılardan (davalı ...Ş bu tutarın 1.114,01-TL' sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 6.983,38-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ...Ş bu tutarın 3.825,83-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre, 881,97-TL'lik kısmının davalılardan (davalı ...Ş bu tutarın 483,18-TL'sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak, 438,03‬TL'likkısmının ise davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>6-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 318,80-TL davetiye ve posta gideri, 600,00-TL bilirkişi ücreti, 50,00-TL tanıklık ücreti olmak üzere 968,80-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 647,31-TL yargılama gideri İLE yine davacı tarafın karşıladığı 44,40-TL başvurma harcı, 1.215,71-TL peşin alınan harç olmak üzere toplam 1.907,42‬-TL’nindavalılardan (davalı ...Ş bu tutarın 1.044,98-TL sinden sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>7-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine\",<br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>II-Davacı vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ REDDİNE,<br>III-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından karşılanan 80,70 TL istinaf karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine,<br>IV-İstinaf incelemesi esnasında davacı tarafından yapılan 154,50 TL posta masrafı ve 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin toplam 375,20 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>VI-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  20/11/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7966aeaa1c1492e0","SID":"1a8cdffec3418b0c"}}