{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>7. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/3967 <br>KARAR NO:2024/2487<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/07/2021<br>NUMARASI:2020/698  Esas, 2021/448 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İpoteğin Kaldırılması<br>KARAR TARİHİ:20/11/2024<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dava dosyası incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İ D D İ A:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin, üçüncü şahıs ...'a 28.04.2017 tarihinde Beşiktaş.... Noterliği ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Vekaletname ile üçüncü şahısların borcu için ipotek verme hususunda vekaletname verdiğini, ..., davacının vekalet verdiği tarihte nişanlısı olduğunu, kendisine nişanlısı olması hasebiyle büyük bir güveni olduğunu, müvekkiline vekaletnameyi para borcu için değil, bir ihale aldıklarını, ihalede yüklenilen işin yapılacağının teminatı olarak sadece bankadan teminat mektubu alacaklarını söylediklerini, ancak vekilinin kendisine duyulan güveni müvekkili aleyhine ve onun bilgisi dışında kötüye kullandığını, bilahare evlendiklerini ve davalı bankanın bahse konu ipotek işleminden alacağı için icra takibi yapmasıyla müvekkilinin konudan haberdar olduğunu, önce iki küçük çocukları olması ve aile birliğini devam ettirmek, çocuklarını babasız büyütmemek için nasıl bir tutum ve davranış sergileyeceği konusunda müvekkilinin tereddüte düştüğünü, fakat ikamet ettiği ve halihazırda aile konutları olan bahse konu taşınmazın, haberi olmaksızın iradesine aykırı bu borçlanma nedeniyle kaybedilmesi ihtimali nedeniyle işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu,  İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, ... arsa paylı, ... Kat ... numaralı taşınmazın üzerinde vekalet kullanılarak tesis edilen ipoteğin, vekaletin detaylandırılarak borç miktarı belli olmaksızın eksik, kanuna ve usulüne aykırı şekilde verilmiş olması, taşınmazın değeri ile kullanılan kredi miktarının aşırı nispetsizlik içinde olması, müvekkilinin vermiş olduğu vekaletin kötüye kullanımından ve iradesinin sakatlanmış olmasından  dolayı fekkine,  ... Sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin ve satış işlemlerinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini belirterek ... Sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilemesi yoluyla takibin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, ... arsa paylı, ... Kat ... numarada kayıtlı bulunan taşınmaz üzerindeki ipoteğin fek edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>SAVUNMA:Davalı  Türkiye ... Bankası ... Ortaklığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin itirazda bulunarak davaya bakmakla yetkili mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, ayrıca fekki istenen toplam tutarın 2.600.000. TL olup davacının bu bedel üzerinden ipotek fekki harç bedelini yatırmadığını, eksik ödenen harç tamamlanmaksızın huzurdaki davanın görülemeyeceğini,  esası ilişkin beyanında ise davacının dava dilekçesinde vekaletnamenin doğru şekilde düzenlenmediğini ve ipotek tesisi için yeterli olmadığını ileri sürdüğünü, ancak dava konusu ipotek tesisi davacının dava dilekçesinde belirtiği vekaletname ile yapılmadığını, müvekkili bankanın ipotek tesisi için ayrı bir vekaletname çıkardığını ve işleme esas olan vekaletnamede taşınmaz bilgileri, ipotek limitinin vekil olanca dilediğince belirlenmesine kadar açık rıza içeren beyanlar bulunduğunu, iş bu davada dikkate edilmesi gereken hususun vekaletnamenin gerçekliği ve içerisinde barındırdığı  yetkiler olduğunu, müvekkili bankanın somut olayda özen gösterdiği durumların vekaletnamenin sahte olup olmadığı, kredi kullanım aşamasında azil durumunun bulunup bulunmadığını ve en önemlisi vekaletnamede ipotek verme yetkisinin usule uygun şekilde bulunup bulunmadığı olduğunu,  müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, müvekkili bankanın hiçbir kusuru bulunmadığını, kaldı ki vekalet verenin ayrıca bilgilendirilmesi ve iradesinin sorgulanmasının gerektiren herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığını, ipotek işleminin dayanağı vekaletnamede ipotek tesisi için kanunun aradığı özel yetkinin mevcut olduğunu ve vekaletnameye istinaden tesis edilen ipotek işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını, beyan ederek davanın müvekkil banka yönünden reddine, haksız ve kötü niyetli açılan iş davada davacı yanın aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı... Şti vekili  cevap dilekçesinde özetle; davalı banka ile ipotek tarihinden önce, kredi ilişkisinin bulunduğunu, söz konusu ipoteğin ise ipotek tarihinden hemen önce yada hemen sonra imzalanan kredi sözleşmesine istinaden verildiğini, ub kapsamda teminat mektubu almak amacı ile ipoteğin tesis edildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:Yerel mahkemece\"Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.Davacı vekili, davacınn üçüncü şahıs ...'a 28.04.2017 tarihinde Beşiktaş ... Noterliği... yevmiye numaralı 'Düzenleme Şeklinde Vekaletname' ile üçüncü şahısların borcu için ipotek verme hususunda vekaletname verdiğini, vekaletnamenin genel bir düzenlemeye sahip olduğunu, borç ipotekleri için verilen vekaletnamelerde borç miktarının ya da ipoteğin üst sınırın belli olması gerektiğini, vekaletname özel şartları barındırmadığından eksik ve ipotek tesisi için gerçek iradesini yansıtmaya  elverişli olmadığını, taşınmazın değerinin çok üzerinde kredi kullanımı neticesinde vekil ... tarafından  üçüncü şahıs ... Şti.'nin borcuna ipotek verilmesine müvekkilinin açık bir rızası ve talimatı olmadığından tesis edilen ipotek işleminin Medeni Kanun madde 2'de düzenlenmiş dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu açıklamıştır.Cevaba cevap dilekçesinde İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, ... arsa paylı, ... Kat ... numaralı taşınmazın üzerinde vekalet kullanılarak tesis edilen ipoteğin, vekaletin detaylandırılarak borç miktarı belli olmaksızın eksik, kanuna ve usulüne aykırı şekilde verilmiş olduğunu, taşınmazın değeri ile kullanılan kredi miktarının aşırı nispetsizlik içinde olması, müvekkilin vermiş olduğu vekaletin kötüye kullanımından ve iradesinin sakatlanmış olmasından dolayı fekkine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı banka işlem yapılan vekaletnamenin yevmiye numarasının ... olmayıp ...olduğunu ve ileri sürülen iddialardan bankanın sorumluluğunun bulunmadığını açıklamıştır.Davacı vekili, dava dilekçesinde üçüncü Beşiktaş ... Noterliği 28.04.2017 tarihli, ... yevmiye numaralı vekaletnameye dayanmış ise de, ipotek senedinin incelenmesinde işlemin Beşiktaş.... Noterliği 18.05.2017 tarihli,... yevmiye numaralı vekaletname ile yapıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık ...yevmiye numaralı vekaletname içeriği dikkate alınarak sonuçlandırılmıştır. Vekaletname içeriğinin incelenmesinde;  İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi ... Köyünde kayıtlı, ... pafta ... ada ... parselde kayıtlı ... arsa paylı, 3 nolu mesken niteliğindeki gayrimenkulüm üzerinde ... Bankası .... Lehine dilediği bedelle, dilediği vade...dilediği şartlarla her türlü ipotek tesis ettirmeye... ... vekil tayin edildi, ifadelerinin yer aldığı, bu hali ile vekaletnamenin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.Niteliği gereği noter belgeleri aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerdir. Davacıda vekaletnameyi verdiğini zaten kabul etmekte ancak vekaletnamenin kötüye kullanıldığını ve iradesinin sakatlandığını,  verilen vekaletnamelerde borç miktarının ya da ipoteğin üst sınırın belli olması gerektiğini, vekaletname özel şartları barındırmadığını ileri sürmüştür. Ancak Beşiktaş ... Noterliği 18.05.2017 tarihli, ... yevmiye numaralı vekaletnamede ile ipotek verilen taşınmaz bilgileri açıkça belirtilmiş ve vekile dilediği bedelle, dilediği vade ve dilediği şartlarla her türlü ipotek tesis ettirme yetkisi verilmiştir. Aksi ispatlanıncaya kadar geçerli bir vekaletname ile işlem yapıldığından vekaletnameye yönelik iddialar yerinde görülmemeiştir.İrade sakatlığı ve vekalet görevinin kötüye kullanılması iddialarının ise bankaya karşı ileri sürmesi mümkün değildir. Bu iddialar ancak vekile karşı ileri sürülebilecek iddialardır. Bankanın ve ... şirketinin irade sakatlığı ve  vekalet görevinin kötüye kullanılmasında vekil ile birlikte hareket ettiğine ilişkin bir iddiada ileri sürülmediğinden ve bu iddiaların bankaya karşı ileri sürülemeyecek iddialar olması\"gerekçesiyle;1-Davanın REDDİNE karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; geçersiz vekaletname ile yapılan işlemler de geçersiz olduğunu, Müvekkilinin hamile olması sebebiyle yaşadığı aile ve toplum baskısı, gelecek kaygısı, doğacak çocuğunun üzerinde yarattığı psikoloji, vekaleti vermekten imtina etmesi halinde kendi ve çocuğunun hayatı için yaratacağı riskler durumu doğru değerlendirmesini engellemiş ve müvekkilinin iradesi sakatlandığını,   müvekkili ile eşi ... 02.05.2019 tarihinde yani vekaletname verilmesinden iki yıl sonra evlendiklerini, müvekkilinin esaslı bir sıkıntı -müzayaka- içinde bulunduğu şüphesizdir. Müvekkil burada manevi bir sıkıntı -müzayaka- içinde bulunduğu için vekaletnameleri vermekten imtina edemediğini, nişanlısının evlenmekten vazgeçmesinden, çocuğunu babasız büyütmekten ve/veya tek başına büyütmekten  korkarak olağan sayılmayacak bir fedakarlığa katlandığını, davacı bu vekaletnamenin kendisine neye mal olacağını ve sonuçlarını yeteri kadar düşünüp tartışma olanaklarından -içinde bulunduğu hiffet ve müzayaka halleri nedeniyle- yoksun bulunduğundan talebi geri çeviremediğini, gabin ve müzayaka halinde verilen vekaletnamenin geçerli olamayacağı ortada olup,  geçersiz  bir vekaletname ile tesis edilen ipotek işleminin de geçersiz olacağı izahtan vareste olduğunu, geçersiz vekaletnameye dayalı işlemin sonuç doğurması mümkün olmadığını, yerel mahkeme tarafından da bu durum dikkate alınmamış, 2021/448 K. Sayılı karar müvekkilin mahvına sebep olduğunu,  müvekkilinin malik sıfatıyla lehine ipotek tesis edilen 2.600.000 TL için  ipotek tesisi yönünde özel yetkisi ve talimatı ile bir muvafakati bulunmadığını açıklanan nedenlerle İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 2020/698 E. ve 2021/448 K. Sayılı kararın  bozularak dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine, hükmün bozulması yerine davanın Bölge Adliye Mahkemesinde yeniden görülmesine karar verilmesi halinde; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 2020/698 E. ve 2021/448 K. Sayılı kararın kaldırılarak yeniden yapılacak inceleme sonucu İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, ... Mahallesi, ... arsa paylı, ... Kat ... numarada kayıtlı bulunan taşınmaz üzerindeki ipoteğin fek edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER:İpoteğin tesisine dayanak davacı tarafından dava dışı ...'ın vekil tayin edildiğine ilişkin düzenleme şeklinde vekaletname, resmi senet, delil listeleri sunulan ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı,<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.Davalı banka ile diğer davalı şirket arasındaki kredi sözleşmesi ve diğer bankacılık işlemlerinin teminatı olarak tesis edilen ipoteğin fekki istemli davada kredi sözleşmeleri ve bankacılık işlemleri 6102 Sayılı TTK'nun 4/1-f maddesinde düzenlenen işlemlerden olduğundan bu sözleşmeleri teminen tesis edilen ipotek işlemlerinin de anılan yasa hükme kapsamında ticari dava olduğunun kabulü gerekir. Uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesi görevlidir.Davacının maliki bulunduğu taşınmaz üzerindeki ipoteğin davacı malik ... adına vekaleten vekil ... tarafından tesis edildiği, ipoteğin tesisinin dayanağı düzenleme şeklinde vekaletnamenin incelenmesinde davacı ... tarafından ...'ın  davalı ... Şirketi'nin  ... Bankası ... ŞUBESİ Şube nezdinde imzaladığı ve imzalayacağı Kredi Genel Sözleşmeleri kapsamında doğmuş/doğacak her türlü borçları ile ... Bankası... ŞUBESİ ile tüm MERKEZ VE ŞUBELERİNDEN kullandığı/kullanacağı her türlü kredilere karşılık olmak üzere ve bununla sınırlı olmaksızın ... ŞİRKETİ Türkiye ... Bankası ... Merkez ve tüm Şubeleri nezdinde her ne sebeple olursa olsun asaleten ve/veya kefaleten doğmuş ve doğacak her türlü borçlarının teminatını teşkil ötmek üzere Türkiye Cumhuriyeti hudutları dahilinde sahibi bulunduğum ve/veya bulunacağım bilumum gayrimenkullerim ve özellikle İSTANBUL İLİ BEŞİKTAŞ İLÇESİ ... MAHALLESİ ... KÖYÜNDE KAYITLI ... PAFTA ... ADA ... PARSEL'DE KAYITLI ... ARSA PAYLI ... NOLU MESKEN NİTELİĞİNDEKİ Gayrimenkülüm üzerinde ... BANKASI ... Lehine dilediği bedelle, dilediği vade,sıra ve derecede, dilediği şartlarla her türlü ipotek tesis ettirmeye, ipotekle ilgili resmi senet, sözleşme taahhütname,beyanname ve bilcümle evrakları tanzim ve imzalamaya, serbest dereceden istifade hakkı tanımaya ve şerh ettirmeye, gerek Banka nezdinde ve gerekse ilgili tapu Müdürlüğü nezdinde ve bilumum resmi merciiler önünde beni temsil ve ilzama, her türlü işlemi benim adıma yapımya,a vekilimin tarafımdan azledildiği hususu tebliğ edilinceye kadar belirtilen tüm işlemlerde takip ve neticelendirmeye münferiden vekil tayin edildiği anlaşılmaktadır. İpotek işleminin dayanağı genel vekaletnamede ipotek tesisi için kanunun aradığı özel yetkinin mevcut olduğu ve vekaletnameye istinaden tesis edilen dava konusu ipotek işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Niteliği gereği noter belgelerinin aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgeler olduğu, davacının da vekaletnameyi verdiğini kabul ettiği, ancak ...'a vermiş olduğu düzenleme şeklinde vekaletnamede, vekaletnamede  yazılı yetkilerin hiçbirisinin verilmediğini, ipotek tesis edilen 2.600.000,00 TL için ipotek tesisi yönünde özel yetki ve talimatı ile muvafakati bulunmadığını, müvekkilinin vekaletnameyi para borcu için değil, ihalede yüklenilen işin teminatı olarak sadece bankadan teminat mektubu alacaklarını söylediğinden verildiğini ileri sürmüştür. Ancak davacının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan noter belgesi karşısında iddia ettiği yetkilerin ve ipotek tesis yetkisi verildiğini bilmediği iddiasını bankaya karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığı davacının dayanak vekaletnamede açıkça yazılan hususlarda dava dışı ...'ı vekil tayin ettiği, ipotek resmi senedin ve sözleşmenin  yetkili vekil tarafından imzalandığı, davalıya bankaya atfedilecek bir kusurun bulunmadığı, davacının ileri sürdüğü iddiaların resmi belgeler karşısında soyut iddialar olup ispatlanamadığından ...'nin davanın reddine ilişkin kararı ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup doğru görülmüştür. Davacı vekilinin istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde görülmediğinden reddi gerekir.İlk derece mahkemesince tüm delillerin toplandığı, değerlendirilip tartışıldığı, kabul ve reddediliş sebeplerinin gerekçeleriyle açıklandığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bir hususa da rastlanmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi gereğince esastan reddine  temyiz yasa yolu açık olarak karar verilmesi gerektiği  kanısına varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  01/07/2021 tarih ve   2020/698 esas 2021/448 karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf maktu red karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile arta kalan 368,3‬0 TL harcın davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,İlişkin dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1. bendi ile aynı Kanun'un 361 ve 362. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3c57266ba0d69bac","SID":"7519ec9fd4e9492e"}}