{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2140 - 2024/1585<br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 24. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2140 <br>KARAR NO\t: 2024/1585<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>   K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/637 E.-  2022/502 K. <br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İTİRAZIN İPTALİ  <br>İSTİNAF TALEBİNDE<br>BULUNAN\t\t: DAVACI VEKİLİ <br>KARAR TARİHİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 28/11/2024<br>KARAR YAZMA TARİHİ\t:28/11/2024<br>\tMahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü:<br>\tTALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında  elektrik abonelik sözleşmesi imzalandığını, davalının elektrik enerjisi kullandığı halde elektrik tüketimine ilişkin borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2016/23494 E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını belirterek, takibe vaki itirazın iptali ile  alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tCEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı defi ile hak düşürücü süre itirazında bulunmuş, esas yönünden ise; davalının kullandığı elektriğe ilişkin fatura bedellerini düzenli olarak ödediğini, aksi durumda davacının davalının elektriğini keseceğini, icra takip dosyasına herhangi bir fatura ve abonelik sözleşmesi sunulmadığını belirterek, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tMAHKEME KARARI : Mahkemece, davalının 20 yıldır aynı adreste ikamet ettiği, halen abonelik sözleşmesinin devam ettiği, elektrik enerji akışının devam ettiği, davalının ticari defter kayıtlarına göre davacıya borcunun olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, verilen hükme karşı süresi içinde içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna gidilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2022 tarih ve 2021/637 E, 2022/502 K. sayılı karar gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin 2012 Ağustos ve Eylül faturalarını ödemediğini, anılan tarihlerde yürürlükte olan mevzuata göre kesme işlemi yapılabilmesi için peş peşe iki faturanın ödenmemesi gerektiğini, nitekim davacı  şirketçe  anılan tarihte yürürlükte olan mevzuata göre 22.09.2012 tarihli faturada \"Değerli Müşterimiz 11.470,60 TL ödenmemiş borcunuz bulunmaktadır. Borcunuzu beş iş günü içerisinde ödemediğiniz takdirde, elektrik arzınız durdurulacaktır. Ödenmeyen borç protokole bağlanmış veya borca ilişkin daha önce ihbarname bırakılmışsa önceki ihbarname tarihi veya protokolde düzenlenen vade tarihi dikkate alınarak kesme işlemi gerçekleştirilebilir.\" şeklindeki ihtarname ile kesme ihtarında bulunulduğunu, abonenin söz konusu 15 günlük süre dolmadan 01.10.2012 tarihinde serbest tüketici statüsünde tedarikçisini değiştirdiğini, akabinde de davacı şirket tarafından 02.10.20121 tarihinde kapanış faturası kesildiğini, söz konusu fatura incelendiğinde de kapanış faturası olduğunun açıkça görüleceğini, davalı şirket gibi serbest tüketici statüsünde bulunan abonelerin, yürürlükte bulunan mevzuat gereğince ödenmemiş faturalardan kaynaklı olarak elektriğin kesilmediğini, ödenmemiş faturalarda yapılacak elektrik kesintilerinden serbest tüketicilerin istisna olarak  tutulduğunu ve kararın haksız olduğunu savunarak Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/06/2022 tarih ve 2021/637 E, 2022/502 K. sayılı kararının kaldırılarak  davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki elektrik abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura bedelinin tahsili için davacı tarafından davalı aleyhine yapılan icra takibine vâki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı talebine ilişkindir.<br>\tUyuşmazlık, dava konusu fatura bedellerinin davalı abone tarafından ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.<br>\tTürk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça,  taraflardan  her  biri  hakkını   dayandırdığı  olguların  varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay İçtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK madde 190). Senede karşı ispat kuralı gereği iddia ancak yazılı delil ile ispat edebilir. Yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Yazılı delil veya yazılı delil başlangıcı yoksa davanın, ikrar (HUMK. md.236-HMK.md.188) yemin (HUMK.md.344-HMK.md227) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. <br>HMK'nın ispat yükünü düzenleyen 190.maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.<br>\tSomut olayda; dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi incelemesinde davacı tarafın ticari defterlerinin sunulmadığı gerekçesiyle inceleme yapılamadığı, yapılan tespitlerin davalı tarafından sunulan ticari defterlere göre yapıldığı anlaşılmıştır. <br>Bu durumda, mahkemece; yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alınmak suretiyle, davacı tarafa dava konusu alacağını ispata yarar tüm delillerini dosyaya sunmak üzere usulüne uygun şekilde süre verilerek,  yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine ilişkin hüküm tesisi doğru görülmemiştir. <br>\tBelirtilen nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.\t<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK.'nun 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>\tDavacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,\t<br>\t1-)Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin,  17/06/2022 tarih, 2021/637 E. ve  2022/502 K.   sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>\t2-)Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,\t\t\t<br>\t3-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\t4-)Davacı tarafından yatırılan peşin harcın talep halinde iadesine, <br>\t5-)İstinaf kararının ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a- maddesi gereğince KESİN olmak üzere 28/11/2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> e-imzalıdır<br><br>Üye<br><br>e-imzalıdır <br><br>Üye<br><br>e-imzalıdır <br><br>Katip<br><br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"78662831a5bd583f","SID":"7bb81f26ef4ad5ad"}}