{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2024/264 <br>KARAR NO: 2024/1540 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 07/11/2023<br>NUMARASI: 2023/176 (E) - 2023/873 (K) <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 31/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline Taşımacılık Sigorta Poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç içerisinde yolcu olarak bulunduğu sırada meydana gelen kazada dava dışı ...'ün yaralandığını, dava dışı ...'e 63.847 TL sakatlık tazminatı ödendiğini, asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile icra takibinin 63.847,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, haksız itiraz nedeniyle %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesinin 17/11/2020 tarih ve 2017/1142 (E) - 2020/759 (K) sayılı kararıyla, davanın reddine, şartları bulunmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine ilişkin kararına karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizin 31/01/2023 tarih ve 2021/150 (E) - 2023/197 (K) sayılı ilamıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... (E) sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlarla aynen devamına, icra inkâr tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde değişiklik yapıldığı ve bu nedenle davalının sorumluluğunun bulunmadığı iddiasının hukuka aykırı olup hem 4925 sayılı Kanun hem de genel şartlar uyarınca davalının sorumlu olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 18. maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanunun 17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Anılan Kanun'un 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre, meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için, sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulabilir.Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesinde de \"Bu sigorta ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10/07/2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'ndan doğan sorumluluğunu, poliçede yazılı sigorta tutarlarına karar temin eder.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Somut olayda bedensel zarara uğrayan dava dışı kişi yolcu değil, aracın yardımcı sürücüsüdür. Bu durumda dava dışı sürücünün taleplerinin ZKTMS sigorta poliçesinin teminatı kapsamında olmadığı açık olduğundan ve davalı sigorta şirketi vekilinin ileri sürdüğü düzenlemelerin, yolcu taşımacılarına yüklenen genel sorumlulukla ilgili bulunduğu, ZKTMS sigortacısının sorumluluğu kapsamını genişleten bir düzenleme niteliği taşımadığından mahkemece davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu yönündeki kabulünde isabetsizlik yoktur.Mahkemece hükme esas alınan 14/04/2023 tarihli PMF-1931 tablosu ve progressive rant yöntemine göre hesaplanan aktüerya raporunda; dava dışı davacı ve davalıya sigortalı aracın sürücüsü  ...'ün sürekli iş göremezlik maddi zararı 108.514,21 TL olarak hesaplanmıştır.Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları) Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosu yöntemi esas alınarak tazminat belirlenmesi gerekmesine rağmen, PMF-1931 tablosu ve progressive rant yöntemine göre hesaplama içeren bilirkişi raporunun  hükme esas alınması hatalıdır. Ancak istinaf eden davalı yönünden TRH 2010 yaşam tablosu, PMF 1931 tablosuna karşılık daha uzun yaşam süresi öngördüğünden davalı sigorta şirketinin daha lehine olan yaşam tablosuna esas alınarak tazminat hesaplandığına göre, davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf itirazında hukuki yararı yoktur.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.361,39 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 1.091 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 3.270,39‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalının istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ff412985a5554185","SID":"4734c3f9bfb0540c"}}