{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1996 - 2024/2092<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/1996 <br>KARAR NO\t: 2024/2092<br>KARAR TARİHİ\t: 11/12/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/06/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, Ara Karar <br><br>DAVACI\t: ... - TCK NO: <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: ... - TCK NO: <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi tespit<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                  : 11/12/2024<br>YAZIM TARİHİ                   : 11/12/2024<br><br>... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve 26/06/2024 tarihli ara karar sayılı  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin üzüm ve yaş, kuru meyve ticareti yaptığını, davalı ... ile çalışmaya başladığını, ...'ın isteği üzerine ileri tarihli çekler düzenleyerek kendisine verdiğini, bu kişinin çekleri çiftçiye vereceğini bildiği için verdiğini, ...'in bağlantılarını yaptığını ve üretici/çiftçiye vermek üzere bu çekleri aldığını, ancak çekleri çiftçiye vermediğini, ...'in bu çekleri, çiftçiye vermek yerine diğer suç ortakları olan tefecilere verdiğini ve henüz üzümlerin mevsimi gelmediği için, ürününü alamadığını, ayrıca ...'in çekleri başkalarına ciro etmesi ve hamiline olanları ise vermesi sebebiyle hiçbir ürün bağlantısı yapmamış olduğunu ve bu sebeple anlaştığı büyük firmalara da ürün veremeyeceğini ve bu sebeplerle çok mağdur olduğunu, davalıya muhtelif zamanlarda ileri tarihli 76 adet ayrı çeki keşide ederek teslim ettiğini, ticari itibarının zedelenmemesi ve ciddi mağduriyetlere maruz kalmaması için çeklerin bankaya ibraz edilmeden ve müvekkili şirket hakkında herhangi bir icra takibi başlatılmadan önce menfi tespit davasını açmak zorunda olduğunu, açmış olduğu davanın tek başına çeklerin bankaya ibrazına ve devamında başlatılacak icra takibini durdurmaya yeterli olamdığını, bu nedenle davaya konu tüm çekler yönünden öncelikle ivedi olarak bankaya ibraz edilmesi halinde ödenmemesi ve karşılıksız kaşesi vurulmaması için ve sonrasında icra takibi başlatılmaması için, icra takibi başlatılması halinde ise takibin durması için mümkünse teminatsız olarak, aksi halde mağdur etmeyecek miktarda teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacı tarafın keşide edilen 76 çek nedeniyle müvekkilin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi'nin 26/06/2024 tarihli ara kararında özetle; davacı vekili her ne kadar davaya konu çekler yönünden bankaya ibraz edilmesi halinde ödenmemesi ve karşılıksız kaşesi vurulmaması ve sonrasında icra takibi başlatılmaması, icra takibi başlatılması halinde ise takibin durması için ihtiyati tedbir kararı isteminde bulunmuş ise de;  talep konusu çekler nedeniyle ihtiyati tedbir talep edenin borçlu olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği,  İİK'nin 72/2 maddesi ve 6100 sayılı HMK'nin 390/3 maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delillerin dosyaya sunulmadığı gerekçesi ile talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin çok sayıda çekinin kayıp olduğunu, tefecilerin ve kötü niyetli kişilerin elinde olduğunu, bundan dolayı bir an önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, çekten kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin olup, istinafa konu uyuşmazlık, mahkemece verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir.<br> Davacı tarafından, dava konusu çeklerin bedelsiz olduğu belirtilerek dava konusu çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile icra takibi yapılmasının  durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş, mahkemece verilen ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, iş bu ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>6100 sayılı HMK'nın 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklanmıştır. Ayrıca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir. <br>2004 sayılı İİK'nin 72/2 maddesinde \"İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir\" hükmü yer almaktadır.<br>İhtiyati tedbirler, geçici hukuki koruma niteliğinde olup esasın varlığına karine oluşturmazlar. Bu nedenle mevcut durumda bir değişiklik olduğu takdirde hakim edindiği kanaate göre kararı da değiştirebilir. Kural olarak bir davada tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaların ispatı için tahkikat yapılması ve delillerin toplanması gerekir. Hakim tüm delilleri inceleyip değerlendirdikten ve tam bir karara ulaştıktan sonra nihai kararını verir. Bu husus asıl davanın kabulü için geçerli olup, bu nedenle tam ispat aranır. İhtiyati tedbirlerde ise tam değil yaklaşık ispatın yeterli olacağı HMK'nin 390/3 maddesinde düzenlenmiştir. Değişik ifade ile ihtiyati tedbire karar verebilmek için iddia olunan vakıanın subutu yönünde gerçeğe yakın bir ispatın başarılması yeterlidir. <br>Somut olayda, dosya kapsamından 2004 sayılı İİK'nin 72/2 maddesi ve 6100 sayılı HMK 390/3 maddesi gereğince, davacı tarafından davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edecek nitelikte delillerin dosyaya sunulmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL  maktu istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.11/12/2024<br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d7fa623e3cf7df64","SID":"1ae8be931f3d4d85"}}