{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/857 - 2024/1359<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/857 <br>KARAR NO\t: 2024/1359<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 07/02/2023<br>NUMARASI\t: 2022/515 Esas - 2023/99 Karar<br><br>DAVACI\t: QUİCK SİGORTA A.Ş. - ...........<br><br>VEKİLİ\t: Av. ...................<br>DAVALI\t: .........................<br>VEKİLİ\t: Av. ...................<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 01/11/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 10/10/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 17/10/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/09/2020 tarihinde ... idaresindeki ... plakalı araç Kocaeli ili Kandıra ilçesinde seyir halinde iken davalıya ait ... plakalı tırın kayarak ... plakalı araca çarptığını, durmaksızın yola devam ettiğini, tutanaklarda da bu şekilde belirtildiğini, aracın sol tarafının tamamen hasarlandığını, Kandıra Trafik Tim Komutanlığınca düzenlenen 29/09/2020 tarihli kaza tespit tutanağında da ... plakalı çekicinin sürücüsünün ... olduğunun tespit edildiğini, kural ihlalinde bulunduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının belirtildiğini, dava dışı sürücü ...'ın Kandıra Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadede çarpıp kaçtığını itiraz ettiğini, kaçtığından dolayı alkol raporu da alınamadığını, araçta oluşan hasar ve zararın ... plakalı aracın sigortalı olduğu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında davacı şirket tarafından karşılandığını, bedelin 34.800,00 TL olduğunu, hal böyle iken sigortanın rücu hakkının bulunduğunu, Sakarya 2. İcra Dairesinin 2021/1176 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yetkisizlikten dolayı Akyazı İcra Müdürlüğünün 2021/411 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, borçlunun haksız olarak itiraz ettiğini, açıklanan durumlar sebebiyle kötü niyetli ve asılsız olarak itiraz edildiğini belirterek, davalının icra takibine itirazının iptalini, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"... Davanın Reddine ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ZMMS Genel Şartları'nın \"Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı\" başlığını taşıyan B.4. maddesinin (f) bendinde, Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller- belirtilmiş ve bu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmek veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hususlarını rücu nedeni olarak saydığını, Kanun maddesi ile kastedilen ve olay yeri terk durumunda rücu nedenlerinden hariç tutulmak istenen husus; bedeni bir hasar olduğunda tedavi veya yardım amaçlı olarak sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma halleri olup Kanun maddesi eksik ve hatalı şekilde yorumlanarak, olay yeri terk durumunun sadece bedeni hasar olan durumlarda rücu nedeni olabileceğini iddia etmek, kanunun açık hükmü karşısında bunu kabul etmek mümkün olmadığını, Mevzuat bu konuda açık olup, mahkemece kanun maddesinin bir bütün olarak yorumlanmaması, hatta baştan sona eksik ve hatalı şekilde yorumlanması ve bu doğrultuda hukuka ve hakkaniyete aykırı ve hatalı şekilde red kararı verildiğini, Mahkemece emsal olarak sunulan kararlar ile verilen kararın bir ilgisi olmayıp, emsal kararları da kabul etmediklerini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme gerekçesinde her ne kadar; söz konusu trafik kazasının maddi hasarla neticelendiği, yani bedeni hasara neden olmadığı uyuşmazlık dışı olup, rücu için öncelikli koşulun gerçekleşmediği, buna göre, ZMSS Genel Şartları B.4. maddesinin (f) bendinin somut olayda uygulanma imkanı olmadığı ve bu itibarla davanın reddine karar  verilmesi gerektiği anlaşılmış olup aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir gerekçesini oluşturarak karar vermiş  ise de; davalı yanca davanın başından beri iddia edilen olay tespit tutanağı ve savcılık takipsizlik kararında görüldüğü üzere dava dışı araç kullanıcısı ..., kazanın varlığına ilişkin hiçbir şey hissetmeden yoluna devam etti ve kazanın meydana geldiğinden daha sonradan bilgi sahibi olduğunu, şoför ... bilinçli olarak kaza yerini terk etmediğini, olaydan bihaber bir şekilde yoluna devam ettiğini, bu bağlamda davalılara herhangi bir kusur atfı mümkün olmadığını, bu husus kaza tespit  tutanakları ve savcılık takipsizlik kararı ile de sabit bulunduğunu, bu itibarla; yerel mahkeme bilinçli olarak olay yerini terk etmeme sebebini gerekçesinde belirtmemesi hatalı ise de ret gerekçesinin düzeltilerek aynen yerel mahkeme kararı ret sonucu oluşturulması gerektiğini, Yerel mahkeme başka gerekçe ile davanın reddine karar verdiğinden mahkeme sadece gerekçenin değiştirilerek davanın reddine karar vermesini talep ettiklerini,<br>Yerel mahkeme kararına; Sakarya Tüketici Mahkemesi 2021/500 Esas 2022/54 Karar ile ''-HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, kararı uyarınca; yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmetmeli iken bu hususta karar vermediğini, bu yönüyle de yerel mahkeme kararının kaldırılarak talebimize uygun HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına kararının uygulanması gerektiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının gerekçesinin düzeltilmesine ve taraflarına uygun vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.<br>Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının istinaf talebinde ileri sürdüğü hususlar haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu kaza, davalı yana ait araçta sürücü olan ...’ın, dikkatsiz ve ağır kusurlu şekilde araç kullanması nedeniyle meydana geldiğini, davalı, araç maliki olup, gerçekleşen hasardan araç maliki sıfatıyla kusursuz sorumlu olduğunu beyan ederek, davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/02/2023 tarih, 2022/515 Esas - 2023/99 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; itirazı iptali  istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine  karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davacı tarafından davalı hakkında Akyazı İcra Müdürlüğünün 2021/411 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, anılan takipteki ödeme emrinin davalıya 03.06.2021 tarihinde tebliğ ediliği, ödeme emrine davalı tarafından 2004 sayılı yasanın 62.maddesindeki yedi günlük yasal sürede itiraz edildiği, anılan itirazın davacıya tebliğ edilmediği, davanın ise 01.11.2021 tarihinde, 2004 sayılı yasanın 67.maddesindeki bir yıllık sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davadan önce arabuluculuk şartının da yerine getirildiği görülmektedir.<br>Uyuşmazlık, ZMMS sigortacısının sigortalısına rücu koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.<br>Sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; \"Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir\" düzenlemesine yer verilmiştir.  <br>Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde sigorta ettirene rücu halleri düzenlenmiş olup, buna göre; <br>\"-Tazminatı gerektiren olayın, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş olması,  <br>-Tazminatı gerektiren olayın, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş olması,  <br>-Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelmiş olması,<br>-Tazminatı gerektiren olayın, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş olması, <br>-Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olması,  <br>-Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğunun tespit edilmesi, <br>-Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halleri\" rücu sebebi olarak kabul edilmiştir. <br>Bu hükümden, maddi hasarlı trafik kazalarında sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi halinde rücu edilemeyeceğine dair bir düzenleme olmadığı gibi, böyle bir anlam çıkarılması da mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın kaldırılması gerekmiştir.<br><br>Bu durumda mahkemece yapılacak iş; tarafların dilekçelerinde dayandıkları ancak henüz getirtilmeyen delillerini getirtmek, gerektiği takdirde rücuun kapsamının belirlenmesi içim bilirkişi raporu almak, anılan hükümler uyarınca davacının rücu koşullarının oluşup oluşmadığını değerlendirmek ve oluşacak sonuca göre  bir karar vermek olmalıdır.<br>Gerekçeli karar başlığında; davacı ile vekilinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.  <br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; mahkemece deliller toplanıp değerlendirilerek bir karar verilmek üzere taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, diğer istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Tarafların ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,<br>2-SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 07/02/2023 tarih, 2022/515 Esas ve 2023/99 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine,<br>5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi. 10/10/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"30b62866e502a3cc","SID":"8eeee719d257c73b"}}