{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/774 Esas<br>KARAR NO: 2024/1489<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2020<br>NUMARASI: 2019/156 Esas, 2020/784 Karar<br>DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden<br>Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 05/12/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ve ...’ın birlikte ortak oldukları ... Emlak Danışmanlığı ile davalı şirket arasında 02.04.2018 tarihinde danışmanlık sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 2. maddesinde, müvekkillerinin ... Sitesi’nin 24 ay boyunca tek yetkili satış ve pazarlama faaliyetlerinin yapılması, reklam ve tanıtım faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi, danışmanlık hizmeti sunulması konusunda yetkili kılındığını, davalı şirketin sözleşmenin 4. maddesi gereğince müvekkillerinin anılan hizmetlerine karşılık olarak yapılan satış miktarının peşin ve nakit olarak %3’ünü ödemeyi ve her ay 10.000,00 USD danışmanlık ücretini ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkillerinin sözleşme şartları gereği taahhüt ettikleri hususları eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, davalı şirketin 12.07.2018 tarihli e-maille sözleşmeyi feshettiğini, bu e-maile 23.07.2018 tarihinde e-mail yoluyla cevap verdiklerini, davalı şirket tarafından 07.09.2018 tarihinde e-mail ile  gönderilen 03.09.2018 tarihli ihtarda, 26.07.2018 tarihli sözleşmenin feshedildiğinin ve bu feshin 26.10.2018 tarihinden itibaren geçerli olacağının belirtildiğini, 27.11.2018 tarihli Beşiktaş ... Noterliği’nin ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile eksik ödenen aylık danışmanlık ücreti ile haksız fesihten kaynaklanan cezai şart alacağının talep edildiğini, davalı şirkete gerekli sürenin verildiğini, ancak davalının ödeme yapmayarak temerrüde düştüğünü, müvekkillerinin müspet zararının karşılanması noktasında taraflar arasındaki sözleşmenin sonuna kadar beklenen yararın borçlarını eksiksiz yerine getiren müvekkillerine ödenmesi gerektiğini, davalı tarafın 193.000,00 USD’yi ödemede temerrüde düştüğünü kabul etmesine rağmen sözleşmeye aykırı olarak bu  bedeli ödemediğini, anılan tutarın sözleşme kapsamında belirlenen 100.000,00 USD cezai şart alacağının karşılamadığını, bu nedenle bu miktarı aşan kısım olan 93.000,00 USD’nin taraflarına cezai şart alacağına ek olarak ayrıca ödenmesini, 100.000,00 USD cezai şartın fiili ödeme tarihindeki Dolar kurunun Türk Lirası karşılığının temerrüt tarihinden (27.11.2018) itibaren dövize verilen en yüksek faizi ile tahsilini, cezai şart ile karşılanamayan miktar olan 93.000,00 USD’ın fiili ödeme tarihindeki Dolar kurunun Türk Lirası karşılığından olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren dövize verilen en yüksek faizi ile tahsilini, sözleşmeye konu tüm gayrimenkullerin sözleşme süresi zarfında satılması halinde elde edilecek %3 komisyon gelirinin temerrüt tarihi olan 27.11.2018'den itibaren ticari faizi ile birlikte şimdilik belirsiz alacak davası olarak 50.000,00 TL’sinin tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin fesih ihbar sürelerine uyularak olağan yolla hiçbir sebep göstermek zorunda kalmaksızın feshedilmesi imkanının sözleşmede açıkça düzenlendiğini, bu hakkın her iki tarafa da sözleşme ile verildiğini, müvekkili şirketin sözleşmenin 5.1 maddesi gereğince 3 ay önceden bildirerek ve fesih ihbar sürelerine uyarak sözleşmeyi feshettiğini ve sözleşmenin 12/10/2018 tarihinde sona ereceğini davacılara 12/07/2018 tarihinde yazılı olarak bildirdiğini, ancak sözleşmenin haklı nedenle sözleşmenin 5.1. maddesine göre fesih ihbar sürelerine uyularak müvekkili şirket tarafından olağan yolla feshedildiğini, davacıların taleplerinin taraflar arasındaki 02/04/2018 tarihli danışmanlık sözleşmesinin hükümlerine aykırı olduğunu, ileri sürdükleri sebeplerin de geçerli hukuki bir dayanağının bulunmadığını, davacıların dava konusu ile ilgili olmayan bir çok hususa dilekçelerinde yer vererek taleplerine hukuki bir dayanak yaratma çabasında olduklarını, ancak sözleşme hükümlerinin açık olduğunu, feshin ne şekilde gerçekleştirileceğinin ve sonuçlarının her iki taraf için sözleşmede belirlendiğini, sözleşme hükümlerine göre davacıların müvekkili şirketten bir alacağının bulunmadığını belirterek haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; sözleşmenin davalı tarafından 12/07/2018 tarihli fesih ihbarı ile üç aylık fesih ihbar süresine uyularak 12/10/2018 tarihinde feshedildiği, sözleşmenin feshi usulünde, sözleşmenin 5/1 maddesindeki fesih ihbar süresine uymak kaydıyla taraflara tanınan hakkın kullanıldığı, davacının feshinin sözleşmenin 5/1 maddesine uygun ve geçerli olduğu, bu nedenle davacı tarafından ceza-i şartın ve sözleşme devam etseydi ödenmesi gereken aylık danışmanlık ücretlerinin toplamı olan 83.000,00 USD'nin talep edilmesinin mümkün olmadığı, sözleşme feshedildikten sonra satışı yapılan dairelerden de davacıya komisyon ödenmesi gerektiğinin iddia edildiği, ek protokole göre ... Sitesi ... No:... ve No:... de bulunan dairelerin, dava dışı ... Ltd. Şti.'in dava dışı ... tarafından devralınacak hisselerinin karşılığında satılacağı, bu satış nedeniyle ...'e 200.000,00 EURO ödeneceği, bu satış nedeniyle ayrıca bir danışmanlık ve komisyon ücreti ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığı, 22/05/2018 tarihli makbuz ve ibraname ile ...'in bu satış nedeniyle 200.000,00 EURO'yu dava dışı ...'dan elden teslim aldığı, ...'ı ibra ettiği, bu nedenle anılan satışın dava konusu sözleşme kapsamında olmadığı, dava dışı ... ile ... arasındaki başka bir hukuki ilişkinin konusu olduğu, bu satışlar karşılığında ödenmesi gereken komisyon ücretinin ...'e ödendiği, bu nedenlerle 02/04/2018 tarihli sözleşmenin konusunu oluşturmayan bu satış işlemi için davacı tarafın davalıdan komisyon talep edemeyeceği, taraflar arasındaki sözleşmenin 5/2 fıkrası ile fesih ihbarından sonraki üç aylık süre ile sözleşmenin bitiminden itibaren bir aylık süre içerisinde daha önce ismi bildirilmiş müşterinin daire satın alması halinde danışmana komisyon ödeneceğinin kararlaştırıldığı, toplam dört aylık bu süre içerisinde herhangi bir satışın yapılmadığı hususunun tarafların kabulünde olduğu, nitekim davacı vekilinin 17/12/2019 tarihli celsedeki \"sözleşme feshedilinceye kadar 2 ayrı gayrimenkulün müvekkillerinin hizmetleri ile satıldığı, bu iki gayrimenkul dışında fesihten önce ya da sonra herhangi bir satışın söz konusu olmadığı\" şeklindeki beyanıyla bu durumu ikrar ettiği, satışı yapılan bu iki taşınmazın sözleşmenin konusu olmadığı, başkaca bir satış işlemi de olmadığına göre davacı tarafın sözleşmenin 5/2 maddesi kapsamında komisyon alacağının bulunmadığı, davalı tarafından davacıya üç aylık fesih ihbar süresi boyunca eksik danışmanlık ücreti ödemesi yapıldığının kabul edildiği, davalı tarafından davacı tarafa üç aylık danışmanlık ücreti alacağı olarak toplam 30.000,00 USD ödenmesi gerekirken 17.000,00 USD ödendiği, bu tutarın tarafların kabulünde olduğu, buna göre davacı tarafın sözleşmenin devam ettiği üç aylık ihbar süresi içerisinde eksik ödenen 13.000,00 USD danışmanlık ücreti alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 13.000,00 USD'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarınca USD cinsinden bir yıllık mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Davacılar vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkeme tarafından hatalı olarak sözleşme konusu dairelerin pazarlanması ve satışı konusunda müşteriler ile davalı arasında aracılık faaliyeti olduğundan bahisle taraflar arasında taşınmaz simsarlığı ilişkisi olduğu sonucuna varıldığını, ancak dava konusu sözleşmenin “Danışmanlık Sözleşmesi” olduğunu, uyuşmazlık konusu Danışmanlık Sözleşmesinde, müvekkillerinin 24 ay süre boyunca ... Sitesindeki taşınmazların pazarlanması ve satışı konusunda danışmanlık ve satışa aracılık edilmesi hususunda faaliyet yürüteceğinin öngörüldüğünü, bunun yanı sıra davalı tarafından davacıların ... Sitesindeki gayrimenkullerin satış ve danışmanlık işlerini yürütmesi için sözleşmenin 3.2. maddesi gereğince tek yetkili kılındığını, bu durumda tarafların irade serbestilerini kullanarak simsarlık sözleşmesinin dışında bazı hükümler getirdiklerini, özellikle tekel hakkının, tek satıcılık sözleşmesinin temel unsurlarından birisini oluşturduğunu, sözleşmenin TBK’de düzenlenen simsarlık sözleşmesinden farklı hükümler içerdiğini, bu nedenle TBK’de düzenlenmeyen bu hususlar hakkında tarafların iradesinin bu hükümlere en yakın olan tek yetkili satıcılık sözleşmesi hükümlerinin de uygulanması yönünde olacağının kabulünün gerekeceğini, davalı vekilinin cevap dilekçesinde fesihte haklı sebeplere dayanmadıklarını, sözleşmenin 5.1 nci maddesindeki 3 ay önceden haber verilerek sözleşmenin bildirimle feshi hükmüne dayandıklarını belirttiğini, ancak taraflar arasındaki sözleşme belirli süreli olduğundan haklı bir sebep gösterilmeksizin sözleşmenin bildirimle feshedilmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafından 2 personel vazifelendirildiğini, ilk üç ay 10.000,00 USD ücretin ödendiğini, bunun dışında 300.000,00 USD’nin %60’ı 180.000,00 USD tutarındaki reklam vs. için verilmesi gereken meblağın verilmediğini, davacıların ... Otel’de yapılan bir fuara katıldığını, bu fuarda stand açtıklarını, davalıların sadece stand kurulmasına ilişkin 2.000,00 USD masrafı karşıladıklarını, tanıtım faaliyetlerine yönelik birkaç cüz’i ödemede bulunduklarını, davalılar tarafından reklam harcamalarına yönelik yapılan toplam ödemenin 1.000,00 USD’yi geçmediğini, davalı şirketin masrafların fazlalığı sebebiyle reklam harcamalarını kıstığını, planlanan reklam ve tanıtım faaliyetinin yeterli ölçüde yapılamadığını, ilk yıl için öngörülen 180.000,00 USD’nin %1,6 sını verdiklerini, bu hale göre planlanan tanıtımın yapılamamasında davalının kusurlu olduğunu, ancak davalıların kusuru müvekkillerine yıkarak feshe sebep olarak satış yapılamamasını gösterdiklerini, bunun kötüniyetli bir davranış olduğunu, bundan başka örnek dairenin de yapılamadığını, bu konudaki pazarlama faaliyetinin sekteye uğratıldığını, feshin şarta bağlı ve haksız olarak yapıldığını, sözleşmenin fesih şekli başlıklı 5. maddesinin 3. bendinin “İşveren haksız fesih yaparsa veya sözleşme şartlarına uymaz ise cezai şart olarak 100.000,00 USD danışmana ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” şeklinde olduğunu, bunun haricinde tek taraflı olarak sözleşmeyi tadil eder şekilde 3 ay içinde satış olmadığı takdirde sözleşmenin feshedileceğini bildirdiğini, sözleşmeye aykırı olarak davacılardan birisi ofiste bulunduğundan bahisle aylık ödenmesi gereken 10.000,00 USD yerine 5.000,00 USD ödendiğini, sözleşmede aylık bazda satışın garanti edilmediğini, müvekkillerinin sitede devamlı bulunacaklarının öngörülmediğini, müşterileri karşılamak için 2 personelin görevlendirildiğini, bütün bunların davalının sözleşme şartlarına uymadığını açıkça gösterdiğini, bu sebeple davalının sözleşmeyi müspet olarak ihlal ettiğini, davalının 5. maddede öngörülen cezai şartı ödemesi gerektiğini, davalının müvekkillerine gönderdiği 12.07.2018 tarihli ihtarnamede feshin haklı sebeplere dayandığını belirttiğini, oysa ihtarnamede belirtilen tüm sebeplerin gerçek dışı olduğunu, zira davalının öngörülen reklam ve tanıtım bütçesi için ilk yıl bedeli 180.000,00 USD olmasına karşılık yaklaşık 3.000,00 USD verdiğini, buna karşılık müvekkillerinin kendi imkanları ile tanıtım yaparak tüm gayretlerini gösterdiklerini, davalıya her ay rapor verdiklerini, yapılan ve yapılması gereken işlerin belirtildiğini, bütçe istendiğini, örnek ev ve bahçe düzenlemelerinin yapılmasının istendiğini, davalının 12.07.2018 tarihli fesih ihtarnamesinde hiçbir gayrimenkulün satışının yapılmadığı belirtilmesine rağmen 17.05.2018 tarihinde A2 Blok 1 ve 2 no.lu iki dairenin ...’na satıldığını, mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadığı için bu hususların tespit edilemediğini, müvekkilleri tarafından davacı şirkete gönderilen bazı raporları ekte sunduklarını, sözleşmenin süresinden önce ancak haklı sebeplerle feshedilmenin mümkün olduğunu, sözleşmenin 5.3. maddesindeki haksız fesih halinde ceza-i şart öngörülmesinin bu durumu doğruladığını, müvekkillerinin sonuç taahhüdünün olmadığını, ... Sitesindeki tüm dairelerin 2 yılda satılacağının veya belli bir oranının satılacağının garanti edilmediğini, davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde \"fesihte haklı sebeplere dayanmadıkları, ayıplı ifaya yönelik sebeplerin sözleşmenin feshinde etkili olmadığı, sözleşmenin 5.1 nci maddesindeki 3 ay önceden haber verilerek sözleşmenin feshi hükmüne dayandıkları\" yönünde beyanda bulunulduğunu, oysa ihtarnamede müvekkillerinin işlerini iyi yapmadığı, hiçbir gayrimenkul satamadığı, şirkete herhangi bir menfaat sağlamadıkları, işe gelmedikleri ileri sürülerek şarta bağlı olarak (ihtarnameden sonra en az bir daire satılması) sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini, davalı vekili tarafından aynı dilekçede istenebilecek tek talebin ödenmeyen 15.000,00 USD bedel olacağının beyan edildiğini, bu açık kabule rağmen mahkemenin 13.000,00 USD’nin ödenmesine karar verdiğini, sözleşmenin 5. maddesinde tarafların yazılı haber vermesi kaydı ile sözleşmeyi feshedebileceklerinin hükme bağlandığını, ancak aynı maddenin 3. bendinde işverenin haksız feshi halinde 100.000,00 USD cezai şart ödeyeceğinin belirlendiğini, bu hale göre haklı sebep olsa dahi sözleşmenin 3 ay süre sonunda feshedilebileceğini, tarafların sözleşmeyi hiçbir sebep göstermeksizin feshedebileceğinin kabulü halinde, sözleşmede öngörülen cezai şartın uygulanabilirliğinin kalmayacağını, bunun sonucunun ise tarafların sözleşmenin kurulması sırasındaki iradeleriyle uyuşmadığını, davalının ihtarlarında davacıların hiçbir gayrimenkul satmadıklarına, pazarlamada yetersiz olduklarına ve devamlı sitede bulunmadıkları sebeplerine dayandığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte satış yapılamamasının haklı sebebin bulunduğu sonucunu doğurmayacağını, bu ihtimalde yalnızca sözleşme kapsamındaki komisyona hak kazanılamayacağına, davalının müvekkillerinin tek bir daire dahi satmadıklarını iddia ettilerini, oysa 17.05.2018 tarihinde ... Sitesinde iki dairenin ...’na 4.250.000,00 TL bedelle satıldığını, davalının bu satışta müvekkillerinin bir dahlinin olmadığını ileri sürdüğünü, oysa bu satışın yapılmasında müvekkillerinin aktif rol oynadığını, tek yetki verilen ahvalde iş sahibinin doğrudan veya dolaylı olarak sattığı dairelerden de komisyona hak kazanılacağına, müvekkillerinin Kıbrıs’ta bulunan bir otel ve arazisinin sahibi ... Ltd. nin satışında da aracı olduğunu, bu şirketin hisselerini ...’ndan 6.000.000,00 USD bedelle davalı şirketin ortağı ...'ın devraldığını, bu satıştan dolayı müvekkilinin ...’dan 200.000,00 Euro komisyon aldığını, bu satışın İstanbul Tarabya’da bulunan ... Sitesi ve dolayısı ile ... Tic. Limited Şirketi ile ilgisinin bulunmadığını, ancak ...'ın ... Ltd.'nin hisseleri karşılığında 3.000.000,00 USD nakden ödeme yaptığını, kalan 3.000.000,00 USD için ... Sitesindeki 2 daireyi vermeyi taahhüt ettiğini, bu doğrultuda müvekkillerinin davalı ... Ltd. Şti. ile arasındaki danışmanlık sözleşmesi gereğince bu iki daireyi ...’na 4.250.000,00 TL bedelle devrettiğini, Kıbrıs’taki otelin satışı ile ilgili müvekkiline 200.000,00 Euro ödeyen davalı şirket ortağı ...'ın, pazarlık yaparak satılan bu iki daireden komisyon alınmamasını istediğini, bu talebin müvekkillerince kabul edilerek 24.04.2018 tarihli ek protokolün yapıldığını, bu protokolde aynen “... Ltd. hisselerine karşılık satılacak/devir edilecek ... Blok ... ve ... no.lu dairelerin satışından dolayı ... İnşaat’tan komisyon ve danışmanlık ücreti talep edilmeyecektir” denildiğini, ek protokolde belirtildiği üzere satılacak/devir edilecek ibaresinin bulunduğunu, yani satılmış bir yerden değil satılacak bir yerden bahsedildiğini, müvekkilinin Kıbrıs’taki satışa da aracılık ederek komisyonunu aldığını, devir bedelinin bir kısmının ... Sitesindeki 2 dairenin devri ile ödendiğini, bu işleme de doğrudan aracılık ettiğini, ancak şirketin ortağı ...'ın, müvekkillerinin otel satışından aldığı yüksek komisyonu bahane ederek 2 dairenin komisyonundan vazgeçilmesini istediğini, tarafların bu konuda mutabakata vardıklarını, bu ilişkide müvekkillerinin söz konusu 2 dairenin satışında ilgilerinin olmadığını ileri sürmenin abesle iştigal olduğunu, delillerinin tümü toplanmadan, şahitleri dinlenmeden, mahkemece keşif ve bilirkişi tetkikatı yapılmadan, davalı şirket defterleri incelenmeden karar verilmesinin HMK’ya uygun olmadığını, adil yargılanmaya da aykırı olduğunu, mahkemece sadece dava ile doğrudan ilgisi olmayan Kıbrıs’ta bulunan otelin sahibi ... Ltd’nin hissedarı ...’ndan ...’ın devraldığı hisseler ile ilgili 22.05.2018 tarihli devir ile ilgili 200.000,00 Euro bedelli komisyon para makbuzu ile bu şirket hisselerine karşılık devredilen ... Sitesindeki 2 dairenin devrinden müvekkillerinin komisyon almayacaklarına dair 24 Nisan 2018 tarihli ek protokol nazara alınarak karar verildiğini, bunların müvekkilleri ile davalı şirket arasında yapılan sözleşmenin konusunu oluşturmadığını, 02.04.2018 tarihli “Danışmanlık Sözleşmesi” ile ilgisinin olmadığını, bu para makbuzu ile ek protokolün ... Ltd.’nin hisselerinin ...’ndan ...’a devrine ilişkin olduğunu, bu belgelere herhangi bir itirazlarının olmadığını, imza inkarı gibi bir konunun da olmadığını, bu belgelerin ... Sitesindeki 2 adet dairenin müvekkilleri tarafından satışının hazırlandığını ve satıldığını ispatladığını belirterek incelemenin duruşmalı yapılmasına, usul ve kanunu aykırı kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Davacılara sözleşme kapsamında 02.04.2018 tarihinden itibaren Haziran 2018’e kadar sözleşmede kararlaştırıldığı gibi aylık 10.000,00 USD danışmanlık ücreti ödendiğini, ancak müvekkili şirketin Haziran 2018 ayında yapmış olduğu tespitler neticesinde davacıların ayıplı hizmet verdiğini, her iki danışmanın satış ve pazarlama süreçlerinde birlikte çalışmadığını, ofiste bulunmadığını, bu nedenle eksik ve ayıplı hizmet verdikleri için 3 aylık fesih ihbar süresinde aylık ödenen 10.000,00 USD ücretin yarısının ödeneceğinin davacılara bildirildiğini, bu nedenle 3 aylık fesih ihbar süresinde ödenmesi gereken toplam 30.000,00 USD yerine davacıların da dilekçesinde belirttiği Ağustos 2018’de 5.000,00 USD, Eylül 2018’de 5.000,00 USD ve Ekim 2018’de 5.000,00 USD ve 2.000,00 USD olmak üzere toplam 17.000,00 USD bedelin davacılara ödendiğini, bakiye 13.000,00 USD nin ise ayıplı hizmet vermeleri sebebi ile davacılara ödenmediğini, davacıların sunduğu hizmetin eksik ve ayıplı olduğunu, bu nedenle tam ücreti hak etmediklerini, kendilerine de bu hususun önceden bildirilerek sözleşmede belirlenen danışmanlık ücretinden kesinti yapıldığını, davacıların da dava dilekçesinde Haziran ayında müvekkili şirketin satış ofisinde yaptığı tespiti kabul ettiklerini, bu durumu dışarıda pazarlama yapıldığı, ofiste durmalarının bir zorunluluk olmadığı gibi soyut bir cevapla açıkladıklarını, ancak satış ofisine gelen müşteri ile kimin ilgileneceği nasıl hizmet verileceği ile ilgili bir cevap veremediklerini, gayrimenkulü satın almak isteyen müşterilerin satış ofisini ziyaret ederek bilgi aldığını, satış ve danışmanlık hizmeti beklediklerini, reklam ve pazarlama faaliyetlerinin ise zaten davacıların da dilekçesinde belirttiği gibi başka firmalardan hizmet alınarak gerçekleştirildiğini, davacıların asıl işleri olan müşteri ile ilgilenmek, gayrimenkulleri gösterip gezdirmek, emlak danışmanlığı yapmak faaliyetlerini yapmadıklarını, satış ofisinde hazır bulunmayarak sözleşmeye aykırı davrandıklarını, ayıplı hizmet verdiklerini, bu nedenlerle 3 aylık fesih ihbar süresine ilişkin bakiye 13.000,00 USD’yi de talep etme haklarının bulunmadığını, yerel mahkemece ayıplı hizmet verilmesi nedeni ile eksik ödeme yapılması iddiaları yönünden bir değerlendirmenin yapılmadığını, gerekçeli kararda bu hususa hiç değinilmediğini, gerekçeli kararda sadece \"davalının 3 aylık fesih ihbar süresinde eksik ödeme yapıldığı kabulündedir\" denildiğini, ancak davalının eksik ödeme yapmasının gerekçesinin hukuken kabul edilebilir olup olmadığının tartışılmadığını, bununla ilgili bir karar da verilmediğini, dosya içeriğinden zaten davacıların da satış ofisinde aynı anda bulunmadıklarını ve birlikte çalışmadıklarını kabul ederek hizmetlerinin ayıplı olduğunu kabul ettiklerini, müvekkili şirketin yaptığı danışmanlık sözleşmesinde her iki davacının da satış ofisinde hazır olmasının ve taşınmazların satışı ile ilgilenmesinin beklendiğini, zaten bunun için davacılara ayda 10.000,00 USD ödenmesi konusunda anlaşıldığını, davacıların gayrimenkul satması halinde zaten sözleşmede belirtilen %3 oranında komisyon ödemesini alacakken aynı anda her zaman satış ofisinde bulunmaları için kendilerine aylık sabit bir ödemenin yapıldığını, davacıların her ikisinin satış ofisinde aynı anda bulunmamasının verdikleri hizmetin eksik olduğunu gösterdiğini, reklam pazarlama faaliyetleri için zaten dışarıdan firmalarla çalışıldığını, başka firmalardan hizmet alınmadığını, davacıların reklam ve pazarlama yapıyoruz bahanesi ile aynı anda satış ofisinde bulunmamaları ve sürekli tek kişi çalışmaları sebebi ile fesih ihbar süresinde davacılara ayıplı hizmetlerinden dolayı 13.000,00 USD bedelin eksik ödendiğini, bu bedelin müvekkili şirketten talep etme haklarının bulunmadığını, yerel mahkemenin kararının bu yönden hatalı olduğunu belirterek bu kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, danışmanlık sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına  dayalı müspet zarar kapsamında komisyon ücreti alacağının, danışmanlık ücreti alacağının ve cezai şart alacağının tahsiline dair açılan belirsiz alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları; 02/04/2018 tarihli danışmanlık sözleşmesinin haksız olarak feshedilip edilmediği, davacının haksız fesih nedeniyle ceza-i şart alacağının, ödenmemiş alacağının ve yoksun kaldığı alacağının olup olmadığı ile varsa miktarı noktalarında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki 02/04/2018 tarihli danışmanlık sözleşmesinin konusunun; davacıların 24 ay süre ile tek yetkili olarak ... Sitesi'ndeki konutların satışı ve pazarlanması için gerekli her türlü faaliyeti ve etkinliği yapması, medya aracılığıyla ve diğer reklam kanalları ile alıcı adaylarının belirlenmesi, alıcı adaylarına ulaşılması için randevuların sağlanması, gayrimenkullerin satılması için danışmalık hizmeti verilmesi, muhtemel alıcı adaylarıyla görüşmelerin sağlanması sonucunda satışın gerçekleşmesi halinde danışmana ödenecek hizmet ve komisyon bedelinin belirlenmesi olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin 3. ve 4. maddesinde tarafların yükümlülükleri düzenlenmiştir. Taraflarca karşılıklı ihtarlar çekilerek bu yükümlülüklere uyulmadığı iddia edilmiştir. Sözleşmeye göre davalı şirketin davacılara, aylık 10.000,00 USD pazarlama hizmet bedeli ücreti ile satış miktarının yüzde 3 ü oranında hizmet ve komisyon bedeli ödemesinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 5/1 maddesinde, tarafların üç ay önceden yazılı olarak haber vermeleri kaydıyla sözleşmeyi feshedebileceklerinin düzenlendiği, sözleşmenin 5/2 maddesinde iş verenin fesih ihbarından sonra danışmanın 3 aylık çalışma süresinde ve fesih ihbar süresinin bitiminden itibaren 1 ay içinde işverene ismi daha önce bildirilen müşterilerin daire satın alması halinde danışmana komisyon ödeyeceği, sözleşmenin 5/3 maddesinde işverenin sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi halinde veya sözleşme şartlarına uymaması halinde cezai şart olarak 100.000,00 USD bedeli danışmana ödemeyi kabul ve taahhüt edeceği kararlaştırılmıştır. Davacılar, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini iddia ederek  100.000,00 USD cezai şart alacağını, davalının sözleşme süresi boyunca eksik ödediği ve sözleşme devam etseydi davacılara ödeyeceği aylık 10.000,00 USD bedelden cezai şartla karşılanamayan zararlara karşılık 93.000,00 USD danışmanlık ücretini ve sözleşme süresi boyunca sözleşmeye konu satılacak taşınmazlara ait %3 oranındaki komisyon ücretlerini talep etmektedir. Davalı işveren tarafından sözleşmenin 5/1 maddesindeki imkan kullanılarak taraflar arasındaki sözleşme, 12/07/2018 tarihli fesih ihbarı ile davacılara üç aylık fesih ihbar süresi verilerek 12/10/2018 tarihinde feshedilmiştir. Davacılar sözleşmenin haksız feshedildiğini iddia etmektedir. Ancak aslolan sözleşmeye bağlılık ilkesidir. Sözleşmenin 5/1 maddesinde, her iki tarafın da 3 ay önceden yazılı olarak haber vermeleri kaydıyla sözleşmeyi feshedilebilecekleri kararlaştırılmıştır. Bu hükme göre, feshin haklı haksız olması tartışılamayacaktır. Önemli olan sözleşme hükmüne uygun şekilde sözleşmenin feshedilmesidir. Somut olayda, davalının sözleşmeyi feshi, sözleşmenin 5/1 maddesindeki usule uyularak yapıldığından geçerli bir fesih vardır. Dava konusu sözleşmenin davalı şirket tarafından,  sözleşme hükümlerine uygun olarak geçerli bir şekilde  fesh edildiğinden, davacılar, haksız fesih iddiasına dayalı olarak ceza-i şart alacağı ile sözleşme devam etse idi sözleşme süresince ödenmesi gereken aylık danışmanlık ücretlerinin cezai şartı aşan kısmı toplamı olan 93.000,00 USD bedel talep edilemeyecektir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 5/2 fıkrası ile fesih ihbarından sonraki üç aylık süre ile sözleşmenin bitiminden itibaren bir aylık süre içerisinde daha önce ismi bildirilmiş müşterilerin daire satın alması halinde danışmana komisyon ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bu toplam dört aylık süre içerisinde herhangi bir satış yapılmadığı tarafların kabulündedir. Nitekim davacılar vekili tarafından 17/12/2019 tarihli celsede,  sözleşme feshedilinceye kadar 2 ayrı gayrimenkulün müvekkillerinin hizmetleri ile satıldığı, bu iki gayrimenkul dışında fesihten önce ya da sonra herhangi bir satışın söz konusu olmadığı beyan edilmiştir. Kaldı ki belirtilen bu iki taşınmazın satışı işlemi, dava konusu uyuşmazlığın konusu değildir. Şöyle ki sunulan belgelerden davalı şirketin bu satışlar nedeniyle davacılara komisyon ücretini ödediği, davacıların da davalı şirketi ibra ettiği anlaşılmıştır. Bu süre zarfında başkaca bir satış işlemi de olmadığından davacıların sözleşmenin 5/2 maddesi gereğince sözleşmeden kaynaklanan bir komisyon alacağının da bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı şirket tarafından, ihtarnamelere konu sözleşmedeki edimlerin davacılar  tarafından eksik ve ayıplı olarak yerine getirildiği iddiasıyla davacıya üç aylık fesih ihbar süresi boyunca her ay 10.000,00 USD yerine 5.000,00 USD olarak eksik danışmanlık ücreti ödemesi yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı şirket vekili tarafından danışmanlık sözleşmesine konu hizmetin eksik ve ayıplı yapıldığı hususunun mahkemece değerlendirilmediği iddia edilmiş ise de, davalı vekili tarafından ihtarnamelere konu haziran ayında eksik işçi çalıştırılması nedeniyle eksik ödeme yapıldığı beyan edilmekle somut herhangi bir tespite dayanmayan gerekçeyle tek taraflı olarak sözleşmeye aykırı şekilde indirime gidilemeyeceğinden davalı şirket vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davalı şirket tarafından sözleşmeye göre, davacı tarafa üç aylık danışmanlık ücreti alacağı olarak toplam 30.000,00 USD ödenmesi gerekirken davacılara 17.000,00 USD ödeme yapıldığı anlaşılmakla davacıların sözleşmenin devam ettiği üç aylık ihbar süresi içerisinde eksik ödenen 13.000,00 USD danışmanlık ücret alacağının bulunduğu anlaşılmakla istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan denetim neticesinde ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu anlaşılmıştır Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/156 Esas, 2020/784 Karar sayılı ve 15/12/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan  taraf vekillerinin istinaf başvurularının  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince ayrı ayrı  427,60 TL olmak üzere alınması gereken toplam 855,20 TL istinaf karar harcından davacılar tarafından ayrı ayrı 59,30 TL olmak üzere peşin olarak yatırılan toplam 118,60 TL harcın mahsubu ile bakiye toplam 736,60 TL harcın davacılardan ayrı ayrı 368,30 TL olarak tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.218,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 790,9‬0 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE,4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"068e0563c1396ea8","SID":"cf4e61cb0e33ffa1"}}