{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/139 <br>KARAR NO\t: 2024/143<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 18/10/2024<br>NUMARASI\t: .... Esas (DERDEST)<br><br>İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN<br>DAVACI\t: <br>\t  <br>VEKİLİ\t: <br>KARŞI TARAF<br>DAVALI\t: <br>\t  <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 09/10/2024<br><br>KARAR TARİHİ \t: 25/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25/12/2024<br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen 'ihtiyati tedbir talebinin reddi'ne dair ara  karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A) TALEP:<br>Davacı vekili 10/11/2024 tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; Müvekkilinin, uzun yıllardır personel ve taşıma işiyle iştigal eden ve aile şirketi olan ........' de çalışmakta olduğunu, davalı ile 2018 yılında davalıdan araç satın alması ile tanıştığını, araç alım satım işiyle uğraşan davalı ile  aralarında 2018 yılında kurulan ticari ilişkinin aynı yıl sona erdiğini, davalı ile davalının yanında çalışan üç akrabasının müvekkili davacının ticari hayattaki basiretsizliğini, ticari anlamdaki saflığını anlayarak, bu durumdan faydalanmak isteyerek müvekkili ile arkadaşlık ilişkisi kurmaya çalıştıklarını ve müvekkilinden farklı tarihlerde farklı menlağlarda dava konusu yapılmayan  ticari karşılığı olmayan gelir elde ettiklerini, son olarak yakın tarihte müvekkilinden zorla tehdit ile ...... düzenlenme ve ......, ......., ........ ve ....... vade tarihli, her bir 1.000.000 TL bedelli olmak üzere toplam 4 milyonluk senet imzalattıklarını ve ...... Şubesine ait keşidecisi .......olan, ...... çek numaralı .......... vade tarihli 1.000.000  TL bedelli çeki zorla ciro ettirerek müvekkilimi toplamda 5.000.000 TL (Beş Milyon Lira) borçlandırdıklarını, dava konusu senetler müvekkilimden zorla, tehdit ve cebirle alındığından davalı.......davalının oğulları...... ve ...... ile kardeşi .... hakkında .... Cumhuriyet Başsavcılığına 18/09/2024 tarihinde suç duyurusunda bulunduklarını, ........ numaralı dosya ile soruşturma hâlen devam ettiğini, müvekkilim yukarıda da belirttiğimiz gibi aile şirketi olan ve uzun yıllardır piyasada tanınan ve itibarı olan  .......' de çalıştığını ve davalı tarafın da müvekkilimin bu senetleri ödeme gücünün olmadığını bilmekte fakat müvekkilimi borçlandırarak ailesi üzerinden, aile şirketi ......... üzerinden, senetleri  bir şekilde tahsil edeceği düşüncesiyle müvekkilini cebir ve tehdit ile borçlandırdığını, TTK 5/A maddesi uyarınca ..... Arabuluculuk Bürosuna ...... başvuru numarasıyla yaptığı başvurunun anlaşamama ile sonulandığını (....... nolu Arabuluculuk dosyası) ileri sürerek;......'ın lehtarı olduğu  ....... düzenlenme ve ........., ........., ........ve ......... vade tarihli, her bir 1.000.000 TL bedelli olmak üzere toplam 4 milyonluk senet ile ........ Şubesine ait keşidecisi ...... olan, ...... çek numaralı .......... vade tarihli 1.000.000  TL bedelli çekten dolayı, müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespiti ve davaya konu senetlerin ve çekin TTK'nin 763. Maddesi gereğince müvekkiline teslimi, davalının dava konusu senetlerin %20'si oranında kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesi talebi ile açtığı davada,  dava konsu çek üzerine ödeme yasağı konulması, dava konusu 4 adet senet ve 1 adet çek yönünden dava sonucu verilecek karar kesinleşinceye kadar müvekkili hakkında açılabilecek icra takibinin İİK'nin 72. Maddesi gereği durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.  <br>B) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>....... Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/10/2024 tarih ve ........ Esas sayılı ara kararı ile; <br>\"Taraflar arasında dava olup olmadığı hususunda Uyap sisteminden yapılan sorguda; aynı hususta mahkememiz ....... D.İş dosyasında da ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamına göre; davacı, tanzim borçlusu ...... tarafından karşı taraf ......'ın cebir ve tehdit yoluyla senet imzalatma eylemleri nedeniyle .........Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu beyan etmiş ise de mevcut aşamada soruşturma dosyasının yaklaşık ispata tek başına gerekçe olarak gösterilemeyeceği, davacı tarafından da sadece 03.10.2024 tarihli tutanak suretinin sunulduğu, ayrıca dava dilekçesinde bahsi geçen çekin davalı uhdesinde olup olmadığının anlaşılamadığı, bono tanzim tarihlerinin 21.05.2024 tarihi olduğu, senetlerin korkutma ve tehdit ile alındığına dair iddianın yargılamayı gerektirdiği, davacı tarafın iddialarını en azından yaklaşık ispat düzeyinde haklı gösterecek bir delilin de bulunmadığı, talepte bulunan tarafından yaklaşık ispata yarayacak herhangi bir belge ve delilin dosyaya sunulması halinde yargılama aşamasının her anında ihtiyati tedbir talep edilebileceği, dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre davacının iddialarını yaklaşık olarak ispat ettiğinin kabul edilemeyeceği dikkate alındığında; mevcut delil durumuna göre icra takibinin durdurulması ve çek üzerine ödeme yasağı konulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile; \"Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi ile ödeme yasağı konulması taleplerinin reddine\" karar verilmiştir.<br>C) DELİLLER:<br>....... Asliye Ticaret Mahkemesinin ......... Esas sayılı dosyası kapsamı, ........Cumhuriyet Başsavcılığının ...... soruşturma nolu dosyaları kapsamı.<br>D) İSTİNAF NEDENLERİ:<br>İnceleme konusu ara karara karşı ihtiyati tedbir talebinde bulunan davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Davacı vekili istinafında; ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair 18/10/2024 tarihli ara kararın usûl ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili davacının eldeki davayı açmadan önce Mahkemenin .......... Değişik iş sayılı dosyasında ihtiyati tedbir talebinde  bulunduklarını ancak bu<br> taleplerinin mahkemece kabul görmediğini, savcılık dosyası ve dava dilekçesinde ifade edildiği üzere davalı yanın senetleri  zorla, tehdit ve cebirle imzalatması sırasında onunla birlikte hareket eden akrabalarından ........'ın müvekkilinin elinden kiralamış olduğu aracı<br> \"senetleri öde arabanı gel al\" diyerek zorla  alıp gasp etmesi ve bu durumun savcılığa intikal etmesi üzerine emniyetin harekete geçerek müvekkilimin kiralamış olduğu ......... plakalı aracı ........'ın kullanımındayken yakalandığını, yakalamaya ilişkin tutanağın mahkemeye<br> sunulmuş olduğu hususları göz ardı edilerek, ihtiyati tedbir kurumunun amacı hiçe sayılarak  tedbir taleplerimizin reddine karar verildiğini,  Mahkemenin karar gerekçesinde \"davacı tarafın iddialarını en azından yaklaşık ispat düzeyinde haklı gösterecek bir delilin de<br> bulunmadığı\"  şeklinde  bir tespitle şimdiden davanın başında henüz deliller toplanmadan bir kanaat bildirerek ihtiyati tedbir kurumunun ruhuna aykırı karar verdiğini, dava konusu çekin ilgili bankadan dosyaya gelen yazı cevabından da anlaşılacağı üzere ödenmek<br> durumunda kalındığını, müvekkilimin daha fazla mağdur olmaması adına ve daha fazla zarara uğramaması adına en azından dava konusu senetler üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek, inceleme konusu 18/10/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasını ve  dava konusu 4 adet senet yönünden dava sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar müvekkil hakkında açılabilecek icra takibinin İİK 72/2. Maddesi uyarınca teminatsız olarak aksi hâlde % 15 teminat mukabilinde durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Talep, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında, dava konusu senetlerin icra takibine konu edilmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine yöneliktir. <br> Davacı vekili, davalının lehtarı olduğu  ......... düzenlenme ve ........, ........., ......... ve .......... vade tarihli, her bir 1.000.000 TL bedelli olmak üzere toplam 4 milyonluk senet ile .......... Şubesine ait keşidecisi ......... olan, ......... çek numaralı  ......... vade tarihli 1.000.000  TL bedelli çekin davalı tarafından müvekkilinden zorla cebir ve tehdit ile alındığını ileri sürerek açtığı, müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespiti, davaya konu senetlerin ve çekin TTK'nin 763. Maddesi gereğince müvekkiline teslimi, davalının dava konusu senetlerin %20'si oranında kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesi talepli davasında,  dava konusu çek üzerine ödeme yasağı konulması ve  henüz icra takibine konulmamış olan işbu senetler ve çek yönünden dava sonucu verilecek karar kesinleşinceye kadar müvekkil hakkında açılabilecek icra takibinin İİK 72. Md gereği durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.  <br>Mahkemece,  yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı yine davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf incelemesi, Dairemizce 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Öncelikle belirtmek gerekir ki;Ara karar başlığında; davacı ve davalının T.C. Kimlik numaralarının ve davacı vekilinin adresinin yazılmaması HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebileceğini değerlendiren Dairemiz anılan hususu eleştirmekle yetinmiştir.<br>Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir”  6100 Sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nin 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usûle yer verilmiştir. HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı ve HMK'nin 394/5. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında verilen karar karşı  kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir.<br>HMK'nin \"İhtiyati Tedbirin Şartları\" kenar başlıklı 389. maddesinde “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddede ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır.<br>HMK'nin ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, \"yaklaşık ispat\" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak veya onun ticari hayatını ya da yaşantısını zora sokacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>2004 sayılı icra iflas kanununun \"Menfi tesbit ve istirdat davaları\" kenar başlıklı 72. maddesine göre; \"(1) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. (2) İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.<br> (3) İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. ...\"<br>Tüm bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde; dosya mevcudunda, davacı tarafça sunulan belgelerin yaklaşık ispata elverişli olmadığı, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ilk derece mahkemesi ara kararında usûl ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı kanısına ulaşan Dairemiz davacının istinaf itirazlarını yerinde görmemiştir.<br>Bu itibarla, davacı vekilinin inceleme konusu ilk derece mahkemesi ara kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenler ile; <br>1-)  Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair inceleme konusu ara karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince   ESASTAN REDDİNE,<br>2-) Alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-) İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-) İstinaf eden tarafça yapılan  istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,\t<br>5-) Dairemizce verilen temyizi kabil olmayan işbu kararın HMK'nin 359/4 maddesi uyarınca taraflara tebliği, harç tahsil ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br>Başkan<br>e-imzalı<br><br><br>Üye<br>e-imzalı<br><br>Üye<br>e-imzalı<br><br>Katip<br>e-imzalı<br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"58a8b3c487b96a88","SID":"00d3a40d86dd7288"}}