{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>\t                      T.C.<br>\t                    BURSA\t\t\t\t\"Türk Milleti Adına\"<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t          KARAR\t<br>\t<br>Esas No\t: 2018<br>Karar No\t: 2019<br><br>Hakim \t: ... ... <br>Katip\t: ...  ...<br><br>Davacı\t: ... - <br>Vekili\t: Av. ... <br>\t  Av. ... -<br>Davalı\t:<br>Vekili\t: Av. ... <br>Dava\t: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Dava Tarihi\t: 11/08/2015<br>Karar Tarihi\t: 11/11/2019<br>Kararın Yazım Tarihi                       : 11/12/2019<br><br>Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekilinin 07/08/2015  dava dilekçesinde özetle; müvekkil davacı şirket davalı şirketten elektrik satın aldığnıı, davalı tağıtım firması ile arasında \"Abonelik Sözleşmesi\" imzalandığını, müvekkil şirketten 2014 yılında haksız olaraktahsil edilen kayıp-kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim sistemleri kullanım bedeli, perakende satış hizmet bedeli ev bu bedeller ile aktif kullanım bedelinin toplamı üzerinden fazla hesaplanan TRT payı ve KDV tutarının müvekkil davacı tarafından faturaların ödendiğini, bu ödediği faturalar içinde elektrik tüketimi ve kanunen tahsili mümkün diğer alacaklar dışında kayıp enreji debedil adı altında kayıp-kaçak bedeli tahakkuk ettirildiğini, davacının yaptığı araştırmada birçok firmaların faturalarına ekleme yapıldığını ve başkasının kullandığı iddia edilen kaçak enerji bedelinin abonelere dağıtıldığını e faturalara eklendiğini, ödemelerini yaptığı elektrik tüketimine ait 00006373670 abone numarası olan 2014 yılında faturalardaki haksız olarak kayıp-kaçak bedeli, dağıtım bedeli, iletim bedeli, perakende satış hizmet bedeli, TRT payı ve KDV adı altında tahsil edilen, her bir faturanın son ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve mahkeme masrafları ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili 04/09/2015  cevap dilekçesinde özetle; Türkiye genelinde elektrik dağıtım hizmeti yapılan piyasadaki şirketlerin uygulayacağı \" ulusal Elektrik Tarifeleri\" EPDK tarafından belirlenmekte olduğunu ve ülke genelinde bütün tüketicilere yansıtıldığnıı, kurul kararları ile belirlenerek tahsil edilen bu bedellerin iadesi için adli yargı yerlerine yapılan bavuruların kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davaya görev yönünden itiraz edildiğini, davanın uyuşmazlık konusu bedel tahsilatın mevzuata uygun olarak yapılıp yapılmadığı denetlemesi olduğunu, yasanın uygun olup olmadığının denetimi hukuk davalarında olmadığı Anayasa mahkemesinde yapıldığından esas yönünden itiraz edildiğini, kesintisiz bir elektrik hizmeti sağlanabilmesi için üretilen elektriğin maliyetinin tüketicilere yansıtılması faaliyetin doğal bir sonucu olduğunu, teknik ve teknik olmayan kayıplar elektrik maliyetinin bir unsuru olduğunu, söz konusu bedellere ilişkin \"Kurul Kararı\" yürürlükte olduğunu ve mevzuatın bir parçası olduğnuu, bu bedellerin tahsil edilmesinde hukuka aykırı herhangi bir durum bulunmadığını, davacının haksız davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinni davacıya yükletilmesini talep etmiştir. <br>İşbu dosya ile mahkememizin ...esas-... karar sayılı kararı ile, dosyaların taraflarının ve dava konusu abonelik ilişkisinin aynı olduğu delillerin ortak bulunduğu dikkate alınarak HMK 166. md gereğince davalar arasında irtibat bulunduğundan bahisle birleştime kararı verildiği ve davanın ...esas sayılı dosya üzerinden yürütülmesine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Dava, 2014 yılında ve 2013 yılında davalı tarafça tahsil edilen kayıp kaçak, dağıtım, iletim sistemleri, kullanım ve perakende satış bedelleri ile TRT payı, kdv tutarı adı altında yapılan kesintilerinin haksız olduğundan bahisle açılan alacak davasıdır. <br>Mahkememizce gerekli yargılama yapılmış abonenin tüketimine ilişkin fatura bedelleri ilgili şirketlerden celp edilmiş bilirkişi raporu aldırılmıştır. <br>Yapılan yargılama sonucu mahkememizin ...esas-... karar sayılı kararı ile, asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen ...esas sayılı dava yönünden davanın reddine dair karar verilmiş, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyanın Bursa BAM'a gönderildiği, Bursa Bam 7.HD'nin 10.01.2018 tarihli 2017756 esas-2018/2 karar sayılı kararı ile özetle;''...Davacı vekili, 6719 sayılı kanunla yapılan yasal düzenlemenin yürürlük tarihinin dava tarihinden sonraki bir tarih olması ve yasaya karşı Anayasa Mahkemesine iptal başvurusu yapıldığından bu başvurunun sonucunun beklenilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de Anayasa’nın 152.maddesi gereğince Anayasa Mahkemesi’nin, işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verip açıklayacağı hükmüne rağmen anayasaya aykırılık iddiaları bu süre içinde sonuçlanmadığı için mahkemeler yürürlükteki mevzuata göre görülmekte olan davaları inceleyip sonuçlandıracaklarından Anayasa Mahkemesi’nin kararının sonucunu beklemeyen mahkeme kararında bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Ancak davacı vekilinin talebinin farklı alacaklara ilişkin olmasına rağmen mahkemece verilen kararda sadece kayıp kaçak bedeli yönünden değerlendirme yapılmış, gerekçede davacının diğer talepleri için olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır. Dava konusu olan  dağıtım bedeli, iletim bedeli ile perakende satış hizmet bedeline ilişkin taleplerin 6719 sayılı kanun kapsamında konusuz kalıp kalmadığı, ayrıca KDV ve TRT payı tahsili sırasında yapılan hesaplamanın mevzuata uygun olarak yapılıp yapılmadığı, hatalı hesaplama yapılması halinde davacıya iadesi gereken miktar olup olmadığı hususları değerlendirilmemiştir.Mahkemece dava konusu yapılan taleplere ilişkin deliller tam olarak değerlendirilmeden karar verilmesi hatalı olduğundan KDV ve TRT payı tahsilinin ilgili mevzuata  uygun olup olmadığı hususunda gerekli deliller toplanıp gerektiğinde bilirkişilerden ek rapor alınıp birleşen dava da dikkate alınarak davacının tüm taleplerini karşılayacak şekilde hüküm kurulması gerektiğinden...'' gerekçesi ile kaldırılmasına dair karar verildiği, yeniden bir değerlendirme yapılmak üzere dosya mahkememizin 2018/208 esasına kaydedilmiştir.<br>Dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmek suretiyle BAM kararına göre bilirkişi raporu temin edilmiştir. <br>22/04/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirketin tüketici ( abone no 00006373670) ile, davalı şirketin Uludağ Perakende Eletrik Satış A.ş arasnıda 01/08/2013-31/07/2014 tarihleri arasında bir yıllık süreyi kapsayan ve feshedilmediği sürece birer yıllık sürelerle uzayan elektrik satış sözleşemsi san-g imzalandığı, davalı şirket tarafından davacı şirkete 2013 yılında düzenlenen aylık fautaralarda, fatura üzerinde kayıp kaçak bedeli tutarlarının gösterilmediği, fatura üzerinde aktif tüketim tutarlarının gösterildiği, aylık düzenlenen faturalarda  var ise kayıp kaçak bedeli tutarları ile ilgili net hesaplamayı Elektrik Mühendisinin yapabileceği, aylık düzenlenen faturalarda 2013 yılında toplam aşağıda dökümü yapılan bedellerin ve hesaplanan %18 KDV'nin davacı şirket tarafından ödendiği,  toplam bedelin 11.482,39 TL olduğunu, davacı şirket tarafından 2013 yılında toplam faturalarda gösterilen aktif tüketim bedeli üzerinden 63.595,11 TL  %2 =1.271,93 TL TRT payının ödendiği, 3093 sayılı yasaya göre oran ve hesaplanan tutarın mevzuata uygun olduğu,  davalı şirket tarafından davacı şirkete 2013 yılında düzenlenen faturalarda, ( aktif tüketin tutarı+perakende satış hizmet bedeli+ sayaç okuma bedeli+iletim bedeli+dağıtım bedeli+enerji +fonu+ trt payı+BTV) gösterildiğini, bunların bedelleri toplamı KDV matrahını oluşturduğunu, 2013 yılında toplam KDV matrahı 75.869,76 TL olup %18 KDV =13656,58 TL olduğunu, bu tutarın davacı tarafından ödendiğini, 3065 sayılı KDV kanununa göre KDV matrahının, oran ve hesaplanan KDV tutarının mevzuata uygun olduğu, davalı şirket tarafından, davacı şirkete 2014 yılında düzenlenen aylık faturalarda, fatura üzerinde, kayıp kaçak bedeli tutarlarının gösterilmediği, fatura üzerinde aktif tüketim tutarlarının gösterildiği,  aylık düzenlenen faturalarda 2014 yılında hesaplanan %18 KDV'nin davacı şirket tarafından ödendiği, toplam bedelin 13.814,75 TL olduğunu, davacı şirket tarafından 2014 yılında toplam faturalarda gös 64.860,81 TL %2 = 1.297,21 TL TRT Payının ödendiği, 3093 tutarın mevzuata uygun olduğu,terilen aktif tüketim bedeli üzerinden sayılı yasaya göre oran ve hesaplanan davalı şirket tarafından, davacı şirkete 2014 yılında düzenler} Perakende Satış Hizmet Bedeli+ Sayaç Okuma Bedeli + Fonu+TRT Payı+BTV) gösterilmiştir. Bunların bedelleri toplam yılında toplam KDV Matrahı 79.779,32 TL olup %18 KDV =14.306,31 TL  ödenmiştir. 3065 sayılı KDV Kanununa göre KDV matrahının  mevzuata uygun olduğunu bildirmiştir. <br> 6719 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklerin Kanunun 17.06.2016 yürürlük tarihinden önceki dönemde geçerli olan EPDK kararlarına dayanılarak tahsil edilmiş dava konusu dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılan ve halen devam eden alacak davalarında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. <br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun \t2013/10-1350 Esas  ve  2013/1740 Karar sayılı Kararı, yine  2013/10-1860 Esas ve  2015/1451 Karar sayılı Kararında \"Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun ya da Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir. \" konusuz kalma hallerinin sayıldığı ve yeni bir çıkan kanun durumunda dava hakkında konusuz kalmaya karar vermesi gerektiği vurgulanmıştır.<br>Diğer yandan 6100 sayılı HMK' nın 331. Maddesine göre :Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. <br>Hal böyle olunca  sonradan yürürlüğe giren yasa uyarınca davanın reddine dahi karar verilse davalıların yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekir.<br>O halde toplanan deliller, yukarıdaki yasal düzenlemeler ve Yargıtay İçtihatlarındaki açıklamalar ışığında somut olayda, davacının kullandığı elektrik aboneliğinden faturalara yansıtılan kayıp kaçak, dağıtım bedeli iletim bedeli ile perakende satış hizmeti kesintilerinin davanın açıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren 6446 sayılı Yasanın 17, geçici 19 ve 20. Maddelerinin geçmişe etkili olarak açılmış davalarda da uygulanacağından ve yeni çıkan yasa ile hakkın konusuz kaldığından ayrıca KDV ve TRT payı tahsili sırasında yapılan hesaplamanın da mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Yargılama giderleri yönünden ise davacının dava açmakta  haklı olduğu  anlaşılmakla yargılama giderleri yönünden haklılık durumu dikkate alınarak davalılar aleyhine hükmedilmesine  dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>H Ü K Ü M                      : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>A)Asıl dava yönünden<br>1-Konusuz kalan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, <br>2-Alınması gerekli 44,40 TL harçtan peşin alınan 81,23 TL'nin mahsubu ile artan 36,83 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından sarf edilen aşağıda dökümü yazılı 857,90 TL yargılama gideri ve 113,03 TL  harcın (dava açılış aşamasında alınmış olan peşin, başvuru, vekalet harcı toplamı)  davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen  2.725,00 TL vekalet ücretinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Kullanılmayan  gider avansının karar kesinleştikten sonra re'sen davacıya iadesine, <br>6--Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına<br>B)Birleşen ...Esas sayılı dava dosyası yönünden <br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli 44,40 TL harçtan peşin alınan 129,22 TL'nin mahsubu ile artan 84,82 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından sarf edilen aşağıda dökümü yazılı 31,80  TL yargılama gideri ve 161,02 TL  harcın (dava açılış aşamasında alınmış olan peşin, başvuru, vekalet harcı toplamı) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen  2.725,00 TL vekalet ücretinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-Kullanılmayan  gider avansının karar kesinleştikten sonra re'sen davacıya iadesine, <br>6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına<br>Dair,  davalı vekilinin  yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğundan hükmün tebliğinden itibaren  2 haftalık süre içerisinde BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere  verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/11/2019<br><br><br>Katip ...<br>    ¸e-imzalıdır.        <br> <br> <br>... <br>Hakim ...<br>   ¸e-imzalıdır.         <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"051ebcfa9eb8b813","SID":"ef2597eb6348b527"}}