{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/2178 <br>KARAR NO\t: 2024/1890<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/09/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2019/154 Esas,  2022/495 Karar<br>DAVA\t\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın maddi tazminat yönünden kabulüne, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacılar vekili,  23.09.2018 günü saat 09:00 sıralarında müvekkili ...'ın Erzurum İli ... İlçesi ... Mahallesinde arkadaşlarının yol kenarında durdukları esnada aşırı hızlı bir şekilde seyir eden davalı ...'un kullandığı ... plakalı aracın yol kenarında bulunan müvekkili ...'a çarpmak suretiyle kazaya neden olduğu ve bu edenle yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya karışan davalıya ait ... plakalı aracın davalı .... tarafından ... poliçe numarasıyla sigortalandığını, bu kaza neticesinde Hınıs Cumhuriyet Başsavcılığınca kazaya sebebiyet veren sürücü ...'un aleyhinde 2019/... hazırlık soruşturma numarasında tahkikat yürütüldüğünü, dosyada mevcut bilirkişi raporuna ... plakalı araç sürücüsü ...'un asli kusurlu olduğu sonucuna varıldığını, müvekkilinin uğradığı maddi zararın tazmini için 03.01.2019 tarihinde ....'ye başvurulduğu ancak sigorta şirketi ile uzlaşma zemini oluşmadığını, şirket bünyesinde ...nolu hasar dosyasının açıldığını ancak uyuşmazlığın uzlaşma ile sonuçlanmadığını, daha sonra arabuluculuk birimine başvuruda bulunulduğunu fakat yapılan görüşmeler neticesinde anlaşmaya varılamadığını,  davacı ...'ın 23.09.2018 kaza tarihinde (10) yaşında, ilkokul öğrencisi olduğunu, kaza geçirdikten sonra bir yıl okula gidemediğini, daha sonraki yıl ve halen okuluna devam etmekte ise de, kalıcı sakatlığa nedeniyle okuluna gidip gelirken ve günlük yaşamını sürdürürken zorluk çektiğini, müvekkilinin tedavisinin halen devam  ettiğini, müvekkilinin ayağında kırık meydana geldiğini ve ayağında kısalma oluştuğunu ve bunun iş gücü kaybına neden olduğunu, bu nedenlerle  öncelikle dava sonunda müvekkillerinin davalılardan muhtemel alacağı manevi tazminat miktarının mal varlığını yada kaçırma ihtimaline binaen; müvekkillerinin hak kaybına uğramaması için  teminatsız olarak davalılar üzerinde kayıtlı araçlar gayrimenkuller ve menkuller  üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, özellikle davalı ... adına kayıtlı bulunan ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, HMK 107. maddesi uyarınca davanın kabulü ile sigorta firması .... yönünden belirlenecek olan kusur ve teminat limitleri dahilinde olmak kaydıyla maddi tazminat olarak, işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden işletilecek faizi fazlaya ilişkin alacak ve hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik müvekkilinin bu elim olay nedeniyle 1.000 TL olmak üzere uğradığı maddi tazminat talebinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili talebi ile ayrıca müvekkili ... için 50.000. TL Manevi tazminatın, yine kazada kalıcı sakatlığa uğrayan çocuklarının durumunun yarattığı üzüntü ve ıstırap için baba ... lehine 10.000 TL, anne ... lehine 10.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 70.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkillerine ödenmesine, avukatlık ücreti ile yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı ... ve ... vekili, davanı yetkisiz ve görevsiz Mahkemede açıldığını, esasa girilmeksizin görev ve yetki yönünden davanın usulden reddi gerektiğini, esasa girilecek ise davacı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde, iddia etmiş olduğu hususların, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olduğunu, bu beyanlara itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, şöyle ki 23.09.2018 tarihinde Erzurum İli ... İlçesi ... Mahallesinde meydana gelen kazada müvekkili ... yönetiminde olan ... plakalı araç ile seyir halinde iken karşı yönden gelen traktörün arkasından davacının aniden yola çıkması sonucunda meydana gelen kaza neticesinde yaralandığını, dava dilekçesinde müvekkilinin aşırı hızlı olduğu belirtilmiş ise de müvekkilinin hiçbir şekilde hızlı olmadığını, gayet yavaş seyrederken karşı yönden gelen traktörün arkasından hızlıca davacının müvekkilinin önüne çıkması neticesinde kazanın meydana geldiğini, müvekkilinin kazadan hemen sonra davacıları hastahaneye götürdüğünü, kazaya ilişkin tutanağın kaza mahallinde tutulmadığını karakolda tutulduğunu ve müvekkilinin kazanın şoku ile karakolda tutulan tutanağı ne şekilde tutulduğunu hatırlamadığını, kazanın meydana geldiği mahalde görgü tanıkları eşliğinde yapılacak keşif ile meydana gelen kazada müvekkilinin kusurlu olmadığının ortaya çıkacağını savunarak davanın reddini istemiştir.  <br>Davalı ... vekili, dava şartı yokluğu sebebiyle, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın, müvekkili şirkete, 22.03.2018-2019 tarihleri arasında ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami 360.000.-TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminatın poliçe teminatı dahilinde olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, ZMSS genel şartlarına göre geçici iş göremezlik zararı ile geçici bakıcı giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını,  davacı yanın olay tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince, \" Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası olduğundan, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin  2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğ'e göre yaptırılmıştır. Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınarak davacıların maddi tazminat davasının kabulü ile; 21.859,78 TL'nin davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine, davalı ... şirketi yönünden 16.01.2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden 23.09.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacının yaşı, meydana gelen kazadaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, davacı ...'in maluliyeti, diğer davacıların ise çocuklarının maluliyeti nedeniyle çektiği acı ve duymuş oldukları üzüntünün boyutu, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak ve davalının kusur durumu nedeniyle hakkaniyet ölçüsünde oranlama yapılarak davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; ... için 10.000,00 TL, ... için 2.500,00 TL ve...için 2.500,00 TL olmak üzere, toplam 15.000,00 TL'nin 23.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \"  gerekçesiyle \" 1-Davacıların maddi tazminat davasının kabulü ile; 21.859,78 TL'nin davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine, davalı ... şirketi yönünden 16.01.2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden 23.09.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 2-Davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; ... için 10.000,00 TL, ... için 2.500,00 TL ve...için 2.500,00 TL olmak üzere, toplam 15.000,00 TL'nin 23.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazla istemin reddine,  \" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : <br>Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; maluliyet raporunun eksik ve hatalı olduğunu, çelişkilerin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, kusur raporunun da eksik ve hatalı olduğunu, kazaya ilişkin ceza yargılaması dosyasında davacının asli, müvekkili ...'un ise tali kusurlu olduğunu, kazada hiçbir kusuru bulunmayan müvekkili ... aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkillerinin davacının tüm sağlık giderlerini karşıladığı hususunun mahkemece dikkate alınmadığını savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur. <br>Davalı .... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; maluliyet raporuna yapılan itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, davacının iyileşme süreci göz ardı edilmek suretiyle maluliyet oranı tam olarak belirlenmeksizin raporun tanzim edildiğini, maluliyet oranının yüksek tespit edildiğini, maluliyet incelemesi yönünden Adli Tıp Kurumu'na dosyanın sevk edilmesi talebinin göz ardı edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun TRH 2010 tablosu %1,8 teknik faiz ile hesaplamanın yapılması gerekmekte iken TRH 2010 tablosu prograsif rant ile hesap yapılmasının kabul edilemeyeceğini, davacı tarafından müvekkili şirkete yapılan başvuruda gerekli belgelerin iletilmediğini, bu bakımdan müvekkilinin temerrüde düşmediğini, temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine yönelik hükmün yerine olmadığını savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER  VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>Somut olayda; 23/09/2018 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyir halinde iken yola girerek karşıya geçmek isteyen küçük yaya ...’a aracının sol ön kesimiyle çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı ... maddi ve manevi tazminat, davacı anne ... ve davacı baba ... manevi tazminat talep etmiş, davalılar davanın reddini istemiş, mahkemece davacıların maddi tazminat davasının kabulüne, 21.859,78 TL maddi tazminatın davalı ... şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte davalılardan tahsiline,  manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, ... için 10.000,00 TL, ... için 2.500,00 TL ve...için 2.500,00 TL olmak üzere, toplam 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı ... ve ... vekili ile davalı .... vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonunda; dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusur raporunun kazanın oluşuna uygun olması nedeniyle hükme esas alınmasında, maluliyetin kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca belirlenmesinde, “TRH 2010” adı verilen tablo dahilinde tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde ve davalı ... şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde (bknz. Yargıtay 4. H.D. 2022/8910 E. 2024/3799 K. Sayılı ilamı) isabetsizlik bulunmadığından davalı vekillerinin yazılı hususlara işaret eden istinaf itirazları reddedilmiştir.<br>İstinaf talebinde bulunan davalı taraf vekillerinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda,  mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, davalılar ... ve ... vekili ile davalı .... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalılar ... ve ... vekili ile davalı .... vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>2-Başvuru sırasında alınması gerekli 2.517,89-TL harçtan peşin alınan 629,47-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.888,42-TL harcın davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Başvuru sırasında alınması gerekli 1.493,24-TL harçtan peşin alınan 380,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.113,24-TL harcın davalı ....'den alınarak hazineye irat kaydına,<br>4-İstinaf başvurusunda bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ....tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3d688292d26cbcf4","SID":"b6db6495b8dbbf3a"}}