{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/956 <br>KARAR NO:2024/1712<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:02/02/2021<br>NUMARASI:2018/444 Esas -  2021/32 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/11/2024<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini,  ve takip dosyasının davalı itirazı ile durdurulduğunu,  davacı müvekkilinin, davalı şirkete ... Bankası ... şubesine ait ... numaralı ve 07/08/2017 keşide tarihli 90.375,53 TL meblağı bir adet çek tanzim ettiğini,  davalı tarafça davaya konu 90.375,53 TL bedelli çek için  İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mah. 2017/696 Esas sayılı dosyasından çek iptali isteminde bulunularak ödeme yasağı alındığını, müvekkilinin keşideci olduğu çekin davalı şirket yetkililerinin yedinde iken çalındığı iş bu dosyada davalı tarafından belirtildiğini, davacı müvekkilin iş bu icra takibine konu çekin karşılığını banka hesabında ödeme gününde hazır tuttuğunu iş bu çekin icraya konulması ile bankaya haciz yazısı gönderildiğini ve çek miktarı kadar müvekkilinin hesabına bloke konulması ve dosyaya ödeme yapılmış olması da bu beyanlarını doğruladığını, davalı borçlunun İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve alacaklarının tahsiline, davalı tarafça haksız ve kötü niyetle yapılmış olan itiraza karşılık davalı aleyhine hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafın keşide etmiş olduğu ... Bankası ... Şubesine ait ... çek nolu 07/08/2017 keşide tarihli 90.375,53 TL tutarındaki çek ciro silsilesi yolu ile müvekkil şirkete bir önceki... Şti. tarafından verildiğini, söz konusu çek müvekkil şirket yedindeyken çalınması nedeni ile müvekkil şirket tarafından hem İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğu, hem de çek zayi nedeni ile İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret mahkemesinin 2017/696 Esas sayılı dosyası ile çek hakkında İhtiyati tedbir talepli olarka çek zayi davası açılarak çek üzerine ödemeden men kararı konulduğunu, çekin keşidecisinin davacı şirket olduğu için çekin ödeme günü bankaya ibraz edildiğinde muhatap banka bu bilgiyi davacı şirkete verip, her ne kadar müvekkil şirketin ödemeden men yasağı kararı aldırmış ise de çekin bankaya ibraz edildiği ödenip ödemeyeceği bilgisinin davacı şirkete verildiğini, ciranta olan müvekkilinin şirketin çekin bankaya ibraz edildiği, bilgisi daha sonra davacı şirket tarafından müvekkil şirkete bildirildiğini, davacı tarafın her halükarda çekin ödeme tarihinde basiretli tacir yükümlülüklerine uyarak çek bedeli kadar parayı hesabında para bulundurması gerektiğini, çekte yapılacak incelemelerden de anlaşılacağı üzere çekin karşılıksız çıktığını ve bu yüzden de ihtiyati haciz yoluna başvurulduğunu, yani ihtiyati haciz işlemlerinin uygulanmasına ve cebri icra işlemlerine başlanmasına bu nedenle tamamen keşidecinin sorumlu olduğunu, çekin karşılığının bulunmaması, ihtiyati haciz kararına itiraz edilmemesi ve her halükarda neticeten dava dışı alacaklının talebinin zamanında yerine getirilmemesi neticesinde müvekkilinden talep edilen alacak miktarı davacı tarafından ödendiğini, iş bu fazladan yok yere yapılan masrafın yapılmaması için davacı keşidecisi olduğu çekin karşılıksız kalmamasını sağlaması gerektiğini, davacının kusurlarından dolayı meydana gelen olayların sorumlusunun müvekkili olmadığı huzurda bahsedilen meselenin iş bu boyutlara gelmemesi için birden fazla yöntem varken davacı bunların hiç birini tatbik etmediğini,  haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...davacı yan tarafından keşide edilen... numaralı çekin davalı şirket tarafından kaybedilerek ödemeden men yasağı kararı alınması sonucu davacı şirket tarafından hesap bakiyesi hazır tutulmasına rağmen ödeme yapılmayarak davacı hakkında başlatılan haciz nedeniyle ödemek zorunda olduğu çek bedeli olan 90.375,53 TL ile fazladan ödenen 27.129,51 TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiği, dosyaya sunulan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, dava konusu çekin 07/08/2017 tarihinde takas merkezine ibraz edildiği, banka tarafından çekin davalı tarafından zayi edilmesi nedeniyle hesap bakiyesi sorgulanarak çekin arka yüzüne 0'dır şerhi düşüldüğü, davalı tarafından çekin zayi olması nedeniyle İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/696 EK sayılı kararı ile ödemeden men kararı alındığı ve ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğu ve daha sonra zayi olan çek nedeniyle İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/721 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığı dolayısıyla davalı tarafından dava konusu çeke ilişkin sorumlulukların yerine getirildiği anlaşıldığından, hesap bakiyesi mevcut olmasına rağmen banka tarafından çek arka yüzüne hesap bakiyesi 0'dır şerhi düşülmesinde davalı tarafın kusurunun bulunmadığından, davacının, davalıdan dava konusu çek bedeli ve fazla ödenen bedelinin talep hakkı bulunmadığından, davanın reddine ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece Mahkemesinin Türk Ticaret Kanunu gereğince çeki elinde iken kaybeden, çaldıran hamillere yüklenen görev ve sorumlulukları dikkate almaksızın, bu manada dosyada gerekli incelemeyi yapmaksızın, üstelik gerek bilirkişi raporu ve gerekse beyanlarıyla çok açık şekilde izah ettikleri hususları görmezden gelerek hatalı ve haksız bir hüküm kurduğunu, müvekkili tarafından keşide edilen 07.08.2017 gün ve 90.375,53 TL bedelli çek adına tanzim edilen “...” isimli şirkete verildiğini, bu şirketin çeki ciro etmek suretiyle “... A.Ş.” isimli şirkete verdiğini, davalı Hamilin çeki yeddinde iken kaybetmiş veya çaldırdığını, davalının çekin henüz kimde olduğu belirsiz iken Çek İptali davası açmış ve Cumhuriyet Savcılığı’ na şikayette bulunduğunu, buraya kadar olağan dışı bir durum ve usulsüz bir işlem olmadığını, ancak davalı tarafın hukuki ihmal ve kusurları, müvekkili şirkete zarar vermek üzere bu aşamada başladığını, çek tarihinde “... Şti.” tarafından bankaya ibraz edildiğini, ibraz üzerine banka tarafından hatalı olarak “...’ dır” yazılmış olmakla birlikte esasen ve ardından İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mah.’nin 23.06.2017 gün ve 2017/ 696 esas ayılı kararı gereğince ihtiyati tedbir/ödemeden men konulduğundan ödeme yapılamadığını, ibaresi ile çekin hamiline teslim edildiğini, bu ibraz ve banka muamelesi dosyadaki beyanlarla da sabit olduğu üzere çeki kaybettiğini, iptal davası açtığını beyan eden davalı’ ya derhal bildirildiğini, hamilin belirlenmesi ve dahası hamil tarafından müvekkili şirket aleyhine ... sayılı dosyası ile icra takibine geçilmesi, dahası ihtiyati haciz ile 07.09.2017 tarihinde hacze gelinmesi üzerine davalı tekrar bilgilendirildiğini , “menfi tespit ve çek istirdatı” davalarına dair tedbir kararını dosyaya ibraz etmeleri gerektiğini, keşideci tarafından bu hususlarda hukuken işlem yapılamayacağının izah edildiğini, davalı tarafın, davacısı olduğu İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 2017/ 721 E. Sayılı dosyası ile çeki ibraz edene karşı, ibrazın ardından sadece “...” açtığını, çek istirdatı ve icra takibinin buna dayalı olarak durdurulmasına dair talebinin olmadığı, bu yönde teminat yatırmadığını, uyarıları üzerine davalı tarafın 12.09.2017 tarihinde  İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 2017/ 721 E. Sayılı “Menfi Tespit Davası” na yeni avukatı vasıtasıyla ıslah dilekçesi sunduğunu, dava konusuna çek istirdatı talebini eklediğini , icra dosyasına yönelik tedbir kararını 13.09.2017 tarihinde almış ve icra takibinin böylelikle durdurulabildiğini, tüm bu hususların dosya içeriği ile sabit olup bilirkişi tarafından da 10.08.2020 günlü bilirkişi rapor ile de aynen tespit edildiğini, dosya içeriği ve kronolojiye uygun olarak izah edildiği üzere, müvekkili şirket hiçbir kusuru ve yetkisi olmayan işlemlere dair davalı tarafın ihmali ve hatalı hukuki girişimleri sebebiyle icra baskısına maruz kaldığını  ve ödeme yaptığını, dosya ile de sabit olan, tamamen davalı tarafın kusur ve ihmali sebebiyle müvekkili şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan çek dışındaki bedelin talebine dayalı olarak başlattığı icra takibine yönelik itirazın iptaline dair olduğunu, ilk derece Mahkemesinin hatalı ve hukuka aykırı kararının dava dilekçelerindeki talepleri uyarınca kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini veya bu yönde bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, icra takibi nedeniyle haciz tehdidi altında fazladan yapılan ödemenin istirdadına ilişkin icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, takip nedeniyle çek bedelinden fazla yapılan ödemenin istirdatı koşullarının oluşup oluşmadığı  noktasındadır.Davacı tarafından dava dışı ... Şirketi lehine düzenlenmiş davaya konu ... Bankası ... şubesine ait ... numaralı ve 07/08/2017 keşide tarihli 90.375,53 TL bedelli çekin incelenmesinde; çekin arkasında ... Şirketi'nin cirosundan sonra davalı ...'nin cirosunun ve  dava dışı... Şirketi ile ... Şirketi cirolarının bulunduğu, çekin  son hamilinin ... Şirketi olduğu,   07.08.2017 tarihinde çekin ... A.Ş.'ye ibrazı üzerine \"07.08.2017 tarihinde çek ibraz edilmiştir. Hesap bakiyesi 0'dır. İş bu çeke İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.06.2017 tarih ve ... sayılı kararı gereğince ihtiyati tedbir/ödemeden men konulduğundan ödeme yapılmamıştır\" şerhi düşüldüğü görülmüştür.Dosya kapsamına göre davalının, davacının keşidecisi olduğu davaya konu 90.375,53 TL bedelli çeki ciro yoluyla devraldıktan sonra çekin zayi olduğu iddiasıyla 20.06.2017 tarihinde İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/696 Esas sayılı dosyasında çek iptal davası açtığı,  yapılan yargılama sonunda davalı tarafça İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/721 Esas sayılı dosyasında menfi tespit ve istirdat davası açılması üzerine konusuz kalan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve çekin ödenmemesine ilişkin  ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.Davalı tarafından 09.08.2017 tarihinde dava dışı ... Limited Şirketi, ... Şirketi, .... Şti. aleyhine  ikame edilen İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/721 Esas sayılı menfi tespit davasında yargılama devam ederken  dava dışı ... Şirketi tarafından 16.08.2017 tarihinde davacı keşideci ve davalı şirket ile dava dışı cirantalar hakkında davaya konu çekle ilgili ... sayılı takip dosyasında 100.429,18 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmış, alacaklı vekili tarafından davacının icra dosyasına istinaden  07.09.2017 tarihinde haricen 30.000 TL ödeme yaptığı beyan edilmekle birlikte davacı 12.09.2017 tarihinde icra dosyasına ayrıca 87.196,30 TL ödeme yapmıştır. Davalı ikame ettiği menfi tespit davasında 12.09.2017 tarihinde davanın tam ıslahı dilekçesi sunarak icra takibine geçilen çek hakkında borçlu olunmadığının tespiti ve davalı alacaklı yanın tahsil ettiği bedel için davanın istirdat davası olarak devamına karar verilmesini talep etmiş  ise de  Mahkemece yapılan yargılama sonunda  24.11.2021 tarih ve 2021/815 Karar sayılı karar ile davanın reddine karar verilmesi üzerine  icra müdürlüğünce 05.07.2022 tarihinde İİK 72/4 maddesi gereğince dosyaya yatan paranın ödenmesi yönünde karar alınmıştır.Davacı tarafından yapılan ödemeler sonrasında davalı hakkında İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında \"... sayılı dosyaya yapılan ve çek bedelini aşan ödemenin rücuen iade alacağı\" sebebine dayalı olarak 26.673,51 TL asıl alacak ve 456,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.129,51 TL'nin tahsili talebiyle 08.12.2017 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davacı, çek bedelinin muhatap bankada hazır olarak bulunmasına rağmen banka tarafından ödeme yapılmayarak çek arka yüzüne hesap bakiyesi 0'dır şerhi düşüldüğünü, çekin icraya konulması ile bankaya haciz yazısı gönderilmesi üzerine çek miktarı kadar hesabına bloke konduğunu ve haciz baskısı altında işlemleri durdurmak için  takip nedeniyle çek bedelinden fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını iddia etmiştir. Davalı ise davacı tarafın  çekin ödeme tarihinde basiretli tacir yükümlülüklerine uyarak çek bedeli kadar parayı hesabında para bulundurması gerektiğini, çekin karşılıksız çıktığını ve bu yüzden de dava dışı ... Şirketi tarafından ihtiyati haciz yoluna başvurulduğunu, cebri icra işlemlerine başlanmasından davacının sorumlu olduğunu, davacının ihtiyati haciz kararına itiraz etmemesi üzerine alacağın davacı tarafından ödendiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 795. Maddesine göre çek, görüldüğünde ödenir. Buna aykırı herhangi bir kayıt yazılmamış hükmündedir. TTK'nun 783/3. maddesine göre; muhatap nezdinde karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin %10'unu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzden uğradığı zararı da tazmin eder. Çek keşide eden kimsenin, bu çekin karşılığı olan miktarı, ibraz süresi içerisinde muhatap banka nezdinde bulundurması zorunludur. Anılan kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde keşideci, ibraz gününün başlangıcından yani keşide gününden itibaren çek karşılığını bankada bulundurmak zorundadır. Ayrıca TTK'nın 818/1(s) bendi atfıyla çekler hakkında da uygulanacak TTK'nın 757. maddesi uyarınca iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir. Mahkeme, ödemeyi men eden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir. Bu özel düzenleme uyarınca çek iptali davası açan, tevdi mahalli tayini talebinde bulunabilecek olup, hamilin talebi üzerine mahkemece bu yönde verilmiş bir karar bulunmadığı sürece keşideci çek bedelini muhatap bankada bulundurmak zorundadır.Somut olayda istirdat istemine konu edilen çekte davacı keşideci, davalı ise cirantadır. Davacı keşideci olarak çek bedelini bankada bulundurmak zorunda olup, her ne kadar muhatap banka tarafından \"hesap bakiyesi 0'dır\" şeklinde çek arkasına şerh düşülmüş ise de dava konusu çekin bağlı olduğu ... Bankası ... Şubesindeki ... numaralı hesaba ait ekstreye göre çekin ibraz tarihinde çek tutarı kadar bakiyenin bulunduğu anlaşılmaktadır. İstirdat istemine konu edilen çek davalı uhdesindeyken kaybolmuş olup, zayi nedeniyle iptal davası açan  davalı, hesap üzerine bloke konulmasını sağladığı gibi  dava dışı ... Şirketi tarafından davacının icra takibine maruz kalmasına  sebebiyet vermiştir. İcra müdürlüğünün 14.09.2017 tarihli dosya hesabı raporunda 117.196,30 TL olarak yatırılan paradan, fazladan yatan 147,26 TL'nin iade edilecek tutar olarak yazılmasına göre 117.049,04 TL dosya borcunu haciz tehdidi altında ödeyen davacı, çek bedelinden fazla ödediği kısım yönünden istirdat talebinde haklıdır. Bu nedenle mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Davacı vekilinin istinaf istemi yerinde olmakla birlikte dosyada toplanan deliller ile karar verilmesi mümkün olup, yeniden yargılama yapılması gerekmemektedir. Bu durumda, davacının icra dosyasına 117.049,04 TL ödeme yaptığı gözetildiğinde bu miktardan 90.375,53 TL tutarındaki çek bedeli düşüldüğünde davacı, davaya konu edilen icra takibinde talep ettiği asıl alacak olan 26.673,51 TL kadar  fazladan ödeme yapmıştır. Buna göre davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak 26.673,51 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, takipten önce davalının temerrüde düşürülmemiş olması sebebi ile takipte talep edilen 456,00 TL işlemiş faiz talebinin reddine, icra takibine konu asıl alacak likit (belirlenebilir) olduğundan hüküm altına alınan miktar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir. Diğer yandan davacı, keşideci olarak ibraz tarihinde karşılığını bulundurduğu çek hakkında icra takibine maruz kalması nedeniyle çek bedelini aşan zararı davalıdan talep edebilecek olup, bu çekle ilgili görülmekte olan istirdat davasının, davacının maruz kaldığı zarara bir etkisi bulunmadığından bekletici mesele yapılmasına da gerek bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 26.673,51 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,  fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si olan 5.334,70 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine 3- Alınması gerekli 1.822,06 TL karar harcından başlangıçta yatırılan 327,66 TL peşin harç ile 135,65 TL icra peşin harcının mahsubu ile eksik 1.358,75 TL karar  ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan  327,66 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvuru harcı, 131,00 TL posta ve tebligat gideri ve 1.200 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.366,90 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre 1.343,93 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı  kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 26.673,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 456,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesin olduğundan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca davacıya iadesine,9-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak; a-Davacı vekilince yatırılan  istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafın istinaf aşamasına yaptığı 162,10 TL istinaf başvuru harcı ile 50,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere 212,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi  21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"507cdc839eb51433","SID":"d541c6705a873d47"}}