{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1934 <br>KARAR NO: 2024/1891<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/10/2023<br>NUMARASI: 2019/420 Esas 2023/750 Karar <br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2024 <br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili;taraflar arasında 21.01.2018 tarihli “otogaz bayilik sözleşmesi” akdedildiğini, işbu sözleşme ile  davalının, müvekkili ...'in  21.11.2022 tarihine kadar 4 yıl 10 ay süre ile otogaz bayisi olmayı kabul taahhüt ettiğini, 21.01.2018 tarihli \"çerçeve protokol\" ve her iki sözleşmeye ek, 21.01.2018 tarihli \"ürün alım taahhütnamesi\"  kapsamında bir takım hak ve yükümlülük altına girdiğini, 28.08.2018 tarihinde davalı ... Petrol adına EPDK tarafından verilmiş LPG bayilik ve satış lisansı iptal edildiğinin tespit edildiğini, EPDK satış lisansı olmayan bir şirket ile bayilik ilişkisi sürdürülemeyeceğinden sözleşmenin kendiliğinden, 29.08.2018 tarihinde, kararlaştırılan süreden önce sona erdiğini,davalının her yıl asgari 180 ton olmak üzere toplam 870 ton otogaz ürünü almayı taahhüt ettiğini, davalının   sadece 74,627-ton ürün alımı yaptığını;794,627 ton ürün alım taahhüdünü gerçekleştirmediğini, eksik alım nedeniyle ton başına 40-USD üzerinden hesaplanan kar mahrumiyetini ödemesi gerekitğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla,alacağın şimdilik 1000-Amerikan Doları kısmının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini  talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı; mahkemenin yetkisiz olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, iflas etmesi nedeniyle akaryakıt istasyonlarının elinden çıkarması sebebiyle LPG bayilik ve satış lisansının EPDK tarafından iptal edildiğini,bir kusuru bulunmadığını, davacı şirket imzalanan standart otogaz bayilik sözleşmesine tek taraflı olarak cezai şart maddesi koyarak genel sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını,sözleşmenin baskı altında imzalandığını, Yargıtay'ın süregelen yerleşik içtihatları ve doktrinler tek tarafa cezai şart yüklenen sözleşmelerin bağlayıcı olmayacağını ve cezai şartın geçersiz olduğunu zikrettiğini, davacı şirketin ton başına 40 dolar gibi fahiş bir cezai şartı tek taraflı olarak lehine kullanmaya çalışması tamamen kötüniyetli olarak hareket ettiğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı ile davacı arasında 21/01/2018 tarihinde otogaz standart bayilik sözleşmesi ve ürün alım protokolü imzalandığı, EPDKnca davalının lisansının devir nedeniyle 28.08.2018 tarihinde sonlandırıldığı, Ürün Alım Taahhütnamesi'nde davalının yıllık 180 ton ve sözleşme süresince toplam 870 ton ürün alım taahhüdünde bulunduğu,eksik ürün alınması halinde ton başına 40 USD kar mahrumiyeti ödeneceği kararlaştırıldığı, imza tarihinden itibaren 1 yıllık süre dolmadan davalının tesisi devri nedeniyle lisansının 28/08/2018 tarihinde iptal edildiği, davalının iradesine bağlı eylemi nedeniyle lisansın iptal edildiği, davalının kalan süre için kar mahrumiyeti talebinin yerinde olmadığı, davacının yeni bir bayilik tesis edebileceği sürenin 18/05/2023 tarihli bilirkişi raporu ile 6 ay olarak tespit edildiği buna göre davacının 3.600-USD kar mahrumiyeti talep edebileceği, davacının talebinin ise 1.000 USD olduğu anlaşılmakla davanın  kabulüne  karar verilmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; eksik alım nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir. Taraflar arasında, otogaz bayilik sözleşmesi kapsamında verilen ürün alım taahhütnamesi ile davalı yılda asgari  180 ton alım yapacağını taahhüt etmiştir.Taahhütnamede, sözleşme süresinin sonunda veya yıllık olarak yapılacak hesaplama sonunda eksik alınan her ton başına 40-USD kar mahrumiyeti ödeneceği kararlaştırılmıştır. İlk derece mahkemesince yaptırılan inceleme sonucu davacının yeni bir bayilik tesis edebileceği süre 6 ay olarak belirlenmiş ve belirlenen bu süre için talep edilebilecek tutarın tamamı 3.600-USD olarak  hesaplanmıştır.Elde ki dava kısmi dava olmakla birlikte tahakkuk ettiği hesaplanan kar mahrumiyeti miktarı kesinlik sınırını aştığından elde ki kararın miktar itibariyle kesin olmadığı sonucuna varıldığından istinaf incelemesi esastan yapılmıştır. Davalı  21/01/2018 tarihinde 4 yıl 10 ay süre ile bayilik sözleşmesi imzaladıktan sonra istasyonu devir ettiğinden 29/08/2018 tarihinde bayilik lisansı iptal edilmiştir.Bu nedenle davalıdan kaynaklanan sebeble bayilik sözleşmesi fiilen sona ermiştir.Kararlaştırılan süreden önce sona ermesinde davacıya bir kusur izafe edilemeyeceğinden davalının yıllık 180 ton taahhüdü nedeniyle  eksik kalan kısım bakımından ton başına 40-USDyi davacıya ödeme borcu vardır.Bilirkişi raporunda 6 aylık makul süre belirlenerek bu süre için 3.600-USD kar mahrumiyeti hesaplanmış karar bu yönüyle davacı tarafça istinaf edilmemiştir. Davalı,sözleşmeye  tek taraflı cezai şart hükmü konulduğunu ileri sürse de sözleşme tarafından kabul edilip imzalandığından cezai şart hükmünün geçersiz olduğu iddiası dinlenebilir değildir. Sözleşmenin geçersizliğine ilişkin irade bozukluğu halleri ileri sürülüp ispatlanamamıştır. Davalı iflas ettiğinden istasyonu devir ettiğini ileri sürmüştür.Davalının ekonomik durumunun bozulması sebebiyle lisansı sona erse dahi bu durum bir mücbir sebeb teşkil etmediğinden sözleşmenin tek taraflı olarak davalı tarafından süresinden evvel  sona erdirildiğinin kabulü gerekir.Davalının cezai şarttan sorumlu olduğunun kabulünde isabetsizlik bulunmamıştır. Davalı mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürmüş ise de; bayilik sözleşmesinin 16.maddesinde yetkili mahkeme olarak Çağlayan (İstanbul)Mahkemeleri yetkili kılındığından mahkemenin yetkisine yönelik istinaf nedeni de yerinde değildir. Bayiliği bırakmak zorunda kaldığı davalının da kabulünde olduğundan defter incelemesinin tek taraflı  yapıldığına ilişkin istinaf sebebi de yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalının eksik alım nedeniyle kar mahrumiyeti ödeyeceğine ilişkin taahhüdü ile bağlı olduğu; hesaplanan cezai şart tutarı davalının ekonomik durumu nedeniyle tenkisi gerektirir olduğu kabul edilse dahi elde ki davada 1.000-USD talep edildiğinden miktar itibariyle fahiş olduğu kabul edilemeyeceğinden istinaf nedenleri yerinde olmayan davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalının istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,  davacı tarafından yapılan 195-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0b438281575b4e90","SID":"0ae198525f3b70a0"}}