{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO:2024/483 Esas<br>KARAR NO:2024/935<br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 03/10/2022<br>KARAR TARİHİ:17/12/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA                         <br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili aleyhine ------ sayılı dosyası ile başlatılan  takip nedeni ile müvekkilinin icra dairesince mirasçı olarak borçlu sıfatı ile dosyaya eklendiğini,  müvekkilinin babasının vefat ettiğini, müvekkilinin de  süresi içinde mirası reddettiğini, buna rağmen hukuka aykırı  22.882.41 TL tutarlı  icra takibinin    icra tehdidi altında haksız olarak müvekkilinden her ay münferit olarak maaşının 1/4 ü oranında kesinti yapıldığını beyanla;  dava tarihi itibariyle şimdilik toplamda tahsil edilen 14.543,81-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br> SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davacı yanın davasını kabul ettiklerini beyan etmekle birlikte müvekkili şirket davanın açılmasına sebebiyet vermediğinin sabit olduğunu, müvekkili şirketin davacının mirası reddettiğini işbu dava ile haberdar olmuş olması sebebi ile müvekkili aleyhine dava masrafı veya vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiğini, bununla birlikte davacı yan yönünden takibe itiraz edilmeyip kesinleşmesi akabinde maaş haciz uygulandığını, bununla birlikte davacı yan yönünden her ne kadar takip kesinleştikten sonra dosyaya itiraz dilekçesi sunulmuş olsa da icra müdürlüğünce talep icra mahkemesinden karar olmaması sebebi ile reddedildiğini, Davacı yan işbu talebe karşılık dosyayı icra mahkemesine gönderseydi zaten işbu davada talep ettiği konuda karar çıkartabilir ve takibi kendi yönünden durdurabilir olduğu bir gerçek olduğunu,  davacı vekili ile görüşme yapılarak davanın açılmasında bir sebebiyet vermemiş olmaları ve davacı asilin daha fazla mağdur olmaması adına karşılıklı sulh olma yönünde talepte bulunmalarına rağmen bu taleplerinin davacı vekilinin dosyadan faiz ve vekalet ücreti talep etmesi sebebi ile sonuçsuz kaldığını beyan ederek  Davanın kabulüne ilişkin beyanımızın kabulüne, ---- kararı gereğince müvekkil davanın açılmasına sebebiyet vermemesi ve reddi miras kararından müvekkil şirketi bilgilendirmemesi sebebi ile Mahkemece taraflarına vekalet ve yargılama gideri hükmedilmemesine, yargılama giderleri ve dava masraflarının davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br><br> İNCELEME VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, icra tehdidi altında ödenen paranın istirdatına yönelik olarak, borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır. <br>Mahkememizden verilen --------- Karar sayılı ilamıyla bozulmakla, mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmiş olup, dava dosyası yukarıdaki esasına kaydı yapılıp yargılamaya devam olunmuştur. HMK'nın 308.maddesi; \"Kabul, davacının talep sonucuna davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur\" hükmünü içermektedir. Aynı yasanın 309.maddesinde, kabulün dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı olmayacağı, kayıtsız ve şartız olacağı; 310. maddesinde hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve 311.maddesinde ise, kabulün kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı düzenlenmiştir. Davalı vekili tarafından 03/11/2022 tarihli cevap dilekçesi ile davanın kabul edildiği ve müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi beyan ve talep etmiştir.  Davalı tarafın kabul beyanının yasal koşulları taşıdığı tüm dosya içeriğinden anlaşıldığından,  davanın kabülüne karar vermek gerekmiştir. Eldeki davada davacı tarafından icra dosyasına 07/04/2022 tarihinde reddi miras kararını sunduğu, icra müdürlüğü tarafından talebinin İcra Hukuk Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle reddedildiği, davalı-alacaklı vekilinin  reddi miras kararının icra dosyasına sunulmasından önce 23/03/2022 tarihinde haciz talebine bulunduğu ve hacizlerin uygulandığı, davacının reddi miras kararını icra dosyasına sunduğu 07/04/2022 tarihinden 01/11/2022 tarihine kadar maaş haczinin devam ettiği, 01/11/2022 tarihinde davalı-alacaklı vekilinin haciz fekkini istediği ancak davacı yönünden takipten vazgeçmediği görülmüştür. Reddi miras kararı nedeniyle icra takibinin davacı yönünden sonlandırılması gerekirken bu işlemin davalı- alacaklı ve icra müdürlüğü tarafından yapılmadığı anlaşılmaktadır. -------- Sayılı kararı da aynı doğrultudadır.)  Davacı tarafın menfi tespit ve istirdat davası açmakta haklı olduğunu anlaşıldığından yargılama gideri ve vekalet ücreti davalı üzerinde bırakılmıştır. Vekalet ücreti yönünden; AAÜT'nin 6.maddesi gereğince anlaşmazlık kabul nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilmiş olmakla tarife hükümlerinde yer alan ücretin yarısına hükmedilmesi gerekmiştir.Harç ve yargılama giderleri yönünden ise;  davalının kabul beyanı uyarınca  Harçlar Kanunu'nun 22.maddesi gereğince kabulün ilk oturumdan önce gerçekleştiği dikkate alınarak ilam harcının 1/3'üne hükmetmek gerekmiştir.<br>Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davacı, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.<br> <br> HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- a) Davanın KABULÜ ile;------- dosyası ile başlatılan icra takibi sebebiyle davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, <br>   b) Davacı tarafından davalıya  ödenen 47.923,69 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan İSTİRDATI ile davacıya ÖDENMESİNE,<br>2-Davalı vekili tarafından mahkeme veznesine depo edilen dava konusu bedelin talep halinde davacı tarafa ödenmesine, <br>3-Davacının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,<br>4-Ön inceleme duruşmasından önce kabul beyanı olduğundan karar harcının Harçlar Kanunu 22. Maddesi uyarınca  1/3 hesaplanarak Karar harcı 1.091,22‬-TL 'den davacı tarafça peşin harç ve ıslah harcı toplamı toplam 820,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 270,44‬-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,<br>5-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı,  820,78-TL peşin harç ile ıslah harcı toplamı olmak üzere toplam  901,48‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine  <br>6-Davacı tarafından yapılan 280,50-TL tebligat ve müzekkere gideri yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,<br>7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,  <br>8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 6/1. maddesindeki esaslara göre belirlenen 15.000,00-TL  nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan  ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,<br>Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde----- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"99e22f5258a3a96c","SID":"d8cceac68fa68649"}}