{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/911 Esas <br>KARAR NO:2024/1920 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:2020/251 Esas - 2021/1250 Karar <br>TARİH:21/12/2021<br>DAVA:İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ:05/12/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı şirketin dava dışı sigortalı ... Şti. 'ne ait nakliyat emtia sigorta abonman sözleşmesi ile teminat altına alındığını, dava dışı sigortalı tarafından 1 adet deniz feneri cinsi emtia, dava dışı ... adlı firmaya satıldığını, emtianın Bursa'dan dava dışı alacı firmanın Zonguldakta bulunan adresine taşınması sırasında ... Kargo taşımaclğı sorumluluğunda gerçekleştiğini, emtianın 09/11/2018 tarihinde alıcı firma tesisine tahliye edildiğini, tahliye sırasında yapılan kontrollerde deniz fenerinin kırılmak suretiyle satış ve kullanım özelliğini kaybettiği ve hasara uğradığının tespit edildiğini, tespit sonrası alıcı firmaca kabul edilmeyen hasarlı emtianın iade edildiğini, ekspertiz incelemesi sonucu dava dışı sigortalının uğradığı zararın davacı tarafından tazmin edildiğini, davalının taşıyıcı sıfatı ile sorumlu olduğunu, sigortalıya ödenen tutarın tahsili için ... sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının itirazı sonucu davanın açıldığını, sonuç olarak itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mtianın 02/11/2018 tarihinde saat 15.59 da taşınmak üzere teslim alındığını, 03/11/2018 günü Kocaaeli şubeye götürüldüğü, aynı gün alıcısına teslim edilmesi bakımına Zonguldak yetkili servis sağlayıcısına gönderildiğini, 05/11/2018 günü yetkili kurye... tarafından alıcısına teslim etmek üzere dağıtıma çıktığını, teslimatın yapılamadığını, servis sağlayıcı adresine geti getirildiğini, bu işlemin 09/11/2018 tarihine kadar devam ettiğini, 09/11/2018 günü ... isimli kişiye teslimatın yapıldığını, müvekkilinin taşıma işini ifa ettiğini, bu nedenlerle dava dışı sigortalı şirketin taşıyıcı davalı şirkete karşı dava hakkı bulunmadığından ona halef olan davacı sigorta şirketinin de dava hakkının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı sigorta şirketine yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 21/12/2021 tarih ve 2020/251 Esas - 2021/1250 Karar sayılı kararında;\"Dava, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu' nun 67. maddesine dayalı itirazın iptali isteminden ibarettir.Dava konusu, davacı tarafça dava dışı şirket ile sigorta sözleşmesi yapılması neticesinde teminat altına alınan taşıma ilişkisinden kaynaklı olarak emtiaya zarar gelmesinden kaynaklı olarak davacının dava dışı şirkete yapmış olduğu ödemeye yönelik icra takibi neticesinde takibe yapılan itirazın iptali olduğu; davalı tarafça borcun kabul edilmediği, emtiada herhangi bir zararın olmadığı, davacının dava hakkının bulunmadığı, taşıyıcının sorumlu olduğunun kabulü halinde bile eşyanın her kg için 8,33 CDR karşığılı olarak TTK hükmünün var olduğu belirtilerek davanın reddini talep ettiği görüldü.Yargılamaya konu Bakırköy ...İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı davacı tarafından borçlu davalıdan 960,00 Euro alacağı tahsili amacıyla ilama dayalı takip başlatılmıştır. Davalıya ödeme emri tebliğ edilmiş, davalı borçlu vekili süresinde itirazında borca itiraz ettiğini belirtmiştir. İtiraz üzerine takibin durduğu ve süresinde iş bu davanın açıldığı görülmüştür.Dava konusu miktar 960,00 EURO' dir. Tüm dosya kapasımına göre; davacının taşımaya verdiğini iddia ettiği emtianın gerçekten taşımaya verildiği, 12 kg emtia şeklinde taşımaya verilen kargonun  davalının kasıt - pervasızlık ve zarar meydana gelme bilinci içerisinde hareket ettiğinin davacı tarafından ispat edilemediği, davalının kusurunun %25 olduğu, bu sebeple davalının TTK m.886 gereği tam tazminden sorumlu tutulamayacağı; TTK 882. maddesi hükümleri ve dosya kapsamında davacının ancak ( 1 SDR = 7,5936 hesabı ile 99,96 SDR x 7,5936 TL=) 759,06 TL ve 759,06 TL / 6,2379 = 121,68 EURO tazminat talep edebileceğinin, sonuç olarak davacının talep edebileceği tazminat tutarının 121,68 EURO olduğu sonucuna varılarak bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.Yaptırılan bilirkişi incelemesine ve kusur oranlarına göre, alacağın likit olmadığı ve davacı tarafın da kötüniyetli olduğu da ispat edilemediğinden, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.\"gerekçesi ile,''  Davacının davasının kısmen kabulü ile kısmen reddine, a) Davalının ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin asıl alacak 121,68 Euro olarak devamına,-Fazlaya ilişkin istemin reddine, b)-Asıl alacağa 3095 sayılı Yasanın 4/a hükmü uyarınca yabancı para alacağına ilişkin devlet bankalarınca EURO cinsi 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi  işletilmesine, c)Tarafların yasal şartları oluşmayan icra inkar ve kötüniyet tazminat taleplerinin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı (katılma yoluyla) vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerinin aşağıda kısa maddeler halinde özetlenmiş olup; HMK md. 342/2/e uyarınca bahsi geçen istinaf sebeplerinin gerekçeleri dilekçelerinin \"Açıklamalar\" kısmında ayrıntılı şekilde izah edilmekte olduğunu; davalının, taşıyıcı olarak zararın tamamından sorumlu olduğunu; davalının, sorumluluğu sınırlandırma hakkını kaybettiğini; davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, Davalının taşıyıcı sıfatıyla zararın tamamından sorumlu olduğunu, TTK m. 875 uyarınca nakliye faturası kesen fiili taşıyan davalının \"taşıyıcı\" sıfatı ile sorumlu olduklarını; buna göre taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduklarını; dosyada mevcut ekspertiz raporundan anlaşılacağı üzere; meydana gelen hasarın, taşıma sırasında, kaba elleçlemeler nedeniyle oluştuğunu; meydana gelen hasar teslimat sırasında alıcı tarafından tespit edilmiş olup teslim alınmadan, taşıma irsaliyesine \"iade\" notu düşülerek iade edildiğini, Yerel mahkemenin, tamamen varsayımsal olarak düzenlenmiş bilirkişi raporlarında belirlenen kusur oranlarına dayanarak verdiği hükmün hatalı olduğunu; bir an için kök raporda bahsedildiği ve yerel mahkemece kabul görüldüğü gibi ambalajın hatalı olduğu varsayılsa bile taşıyıcının, malın emniyetle taşınmasını sağlamak üzere gereken her türlü tedbiri alması, anılan işlemlere nezaret etmesi, varsa hatalı ambalaja karşı çıkması, MK m. 2'de düzenlenen dürüstlük kuralının gereği olduğunu; ayrıca davalı TTK m. 18/2 gereği, basiretli taşıyıcıdan beklenen davranışı göstermeli ve durumu gönderene veya alıcıya bildirerek gereken uyarıda bulunması gerektiğini; ayrıca taşıyıcının, ambalajını uygun bulmadığı yükü taşımayı reddetme hakkının dahi olduğunu; bu kapsamda sigortalıya %75 oranında kusur yüklenemeyeceğini, sigortalının zararın meydana gelmesinde hiç bir kusurunun olmadığını; davalının, meydana gelen zarardan TTK m. 875 uyarınca ve %100 oranında kusurlu olduğunu, Davalının, sorumluluğu sınırlandırma hakkını kaybettiğini,TTK m. 880/3 uyarınca eşyanın değeri belli olup eşyanın tamamı hasar gördüğünden davalı, zararın tamamından sorumlu olduğunu,TTK m.880/3: \"Eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır.\"Basiretli bir taşıyıcı olan davalının, pervasızca davranarak ve gerekli özeni göstermeyerek emtianın hasarlanmasına sebep olduğundan sorumluluğunu sınırlandırma hakkından yararlanamaz. Tüm işi taşımacılık  olan davalının, emtiayı hasara uğratmasının tümüyle pervasız hareket olduğunu,\"Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun olduğu şeklinde ise de 6102 sayılı TTK'nın 886. maddesinde de taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir.Buna göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır. \" (Yargıtay 11. H.D. 2016/11514 E. 2018/3479 K. ve 14.05.2018 t. kararı) Kanun metninden de açıkça anlaşılacağı üzere eşyanın değeri mevcut olaylarında olduğu gibi belli olduğu takdirde eşyanın tamamı hasar gördüğünden davalı, zararın tamamından sorumlu olduğunu, Yargıtay 11. H.D. 2016/11514 E. 2018/3479 K. ve 14.05.2018 tarihli kararında TTK m. 880 ve m. 882 de hüküm altına alınan taşıyıcının sınırlı sorumlu olması halini şu şekilde ele aldığını; \"Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun olduğu şeklinde ise de 6102 sayılı TTK'nın 886. maddesinde de taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Buna göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaktır.\"Kanun hükmünden ve Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere taşıyan davalının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanabilmesi için meydana gelen hasara pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebep olmaması gerektiğini, Ancak yapılan ekspertiz incelemesinden de anlaşıldığı üzere işi \"taşımacılık hizmetleri\" olan davalının, gereken özeni göstermeyerek ürünün hasarlanmasına neden olduğunu; ayrıca yukarıda da belirtildiği üzere taşıyıcının, ambalajını uygun bulmadığı yükü taşımayı reddetme hakkı dahi olduğunu; bu noktada, ambalajın uygun olmadığını bilen taşıyıcı, zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilincinde olacağını; bu sebeple de sorumluluğun sınırlandırılması hükümlerinden yararlanamayacağını,Davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu,Yerel mahkeme kararı ile davalı lehine 5.100.-TL vekalet ücretine hükmedildiğini; bununla beraber davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin ise 759,06.-TL olduğunu; bu hususa ilişkin AAÜT m.13/3 şu şekilde olduğunu;\"Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.\"Alıntılanan mevzuat hükmü gereği, davalı lehine hükmedilecek vekalet ücreti, davacı lehine hükmedilen 759,06.-TL'yi geçemeyecek olup yerel mahkeme kararı ile davalı lehine 5.100,00.-TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olup söz konusu kararın kaldırılması gerektiğini,İleri sürerek, yukarıda açıklanan nedenlerle, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/251 E. - 2021/1250 K. 21/12/2021 tarihli kararının, reddedilen kısım bakımından istinaf incelemesi sonucunda ortadan kaldırılarak davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı (katılma yoluyla) vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin \" ... \" logosu ile yurt içi ve uluslararası paket ve hızlı kargo taşımacılığı işi ile iştigal etmekte olduğunu,Davacı sigorta şirketi, ... sayılı dosyası ile 29.03.2019 tarihinde müvekkili şirket aleyhine icra takibine giriştiğini, dayanak olarak sigortalısı gönderen .... ŞTİ. ' ye ait deniz feneri emtiasının Bursa'dan Zonguldak'a, müvekkili şirket tarafından taşınması esnasında hasar gördüğü, sigortalısına ödenen 960.-Euro'nun bankalarca değişen oranlardaki yıllık % 4 oranındaki faizi ile birlikte tahsili istenildiğini,09.04.2019 tarihli dilekçeleri ile icra takibine itiraz edildiğini, müvekkili şirketin her yıl yüz binlerce gönderi taşıdığı, taşınan gönderilerin, gönderenin ismi ile değil gönderi takip numarası ile sisteme işlendiği, icra takibinde taşıma takip numarasının belirtilmediği, dolayısı ile sözü edilen taşımaya ilişkin belgelere ulaşılamadığı, taşıma esnasında meydana gelen hasar, kayıp ve geç taşıma sebebiyle taşıyıcının sorumluluğunun bulunup / bulunmadığı, sorumluluğunun bulunması durumunda sorumluluk tutarının ne kadar olduğunun, yurt içi taşımalarda TTK'u hükümleri nazara alınarak, uluslararası kara yolu taşımalarında varış ülkesi de CMR Sözleşmesinin tarafı ise Türkiye'nin taraf olduğu CMR Sözleşmesi hükümleri nazara alınarak, uluslararası hava yolu taşımalarında, varış ülkesi de Montreal Sözleşmesinin tarafı ise, Türkiye'nin taraf olduğu Montreal Sözleşmesi hükümleri nazara alınarak belirleneceği, sigorta şirketlerinin, bu hallerde, sigortalısına ödediği tutarı değil, sigortalısı gönderenin / gönderi alıcısının, taşıyıcıdan TALEP EDEBİLECEĞİ tutarı, taşıyıcıya karşı dava hakkının bulunduğu tutarı talep edebileceği, ödeme emrinde Bursa'dan Zonguldak'a taşınan emtiadan / gönderiden bahis edildiğine göre, TTK' u hükümlerinin uygulanacağı, TTK' unun 882.maddesi ile taşıma esnasında hasar gören gönderi sebebiyle taşıyıcının sorumluluğunun, hasar gören gönderinin her bir kg ' ı için 8,33 SDR karşılığı ile sınırlandırıldığı, dolayısı ile anılan taşıma sebebiyle meydana geldiği belirtilen hasardan taşıyıcı müvekkili şirketin sorumlu olup / olmadığı, sorumlu ise sorumlu olduğu tutar Mahkemenin muhakemesine muhtaç olduğunun arz ve izah olunduğunu, icra takibine bu sebeple itiraz edildiğinin belirtildiğini, keza TTK' unda, taşıyıcının sorumluluğunun EURO cinsi para ile belirleneceği hususunda bir hüküm bulunmadığı, EURO cinsi icra takibine girişilmesinin hukuki olması durumunda Euro'lu yıllık % 4 oranında faiz işletilmesi talebinin hukuki olmadığı, 3095 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanacağı, Devlet Bankalarının, o yabancı paraya, bir yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek oranının uygulanacağı, 2019 yılı MART ayında, Devlet Bankalarının, ( 1 ) yıl vadeli EURO cinsi mevduata % 4 faiz işletmediği arz ve izah olunmuş icra takibine ve tekmil ferilerine bu sebeple itiraz edildiğini,Davacı sigorta şirketinin zorunlu arabuluculuğa başvurduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde, taşıma takip numarasının bildirilmesinin istenildiğini, Bursa'dan, Zonguldak'a yapılan sözü edilen taşımanın, ... taşıma takip numarası ile yapıldığının bildirilmesi üzerine anılan taşımaya ilişkin belge ve bilgiye ulaşıldığını, gönderen sigortalı firmanın, müvekkili şirketin ... müşterisi olduğu, anılan gönderinin, gönderen şirketin çağrısı üzerine müvekkili şirketin Bursa şubesi personeli tarafından 02.11.2018 günü AMBALAJI YAPILMIŞ / KAPALI KOLİ halinde teslim alındığı 09.11.2018 günü Zonguldak / Çatalağzı'ndaki gönderi alıcısına teslim edildiği, teslim esnasında her hangi bir hasar itirazında / iddiasında bulunulmadığı, hasar tespit tutanağı tanzim edilmediği, TTK' unun 889.maddesi hükmü gereği teslimi müteakip ( 7 ) gün içine YAZILI olarak hasar bildiriminde bulunulmadığı, dolayısı ile anılan gönderinin hasarsız olarak gönderi alıcısına teslim edildiğinin var sayıldığı için hasar ve hasar tazminatı ödemesi tarafımızdan kabul edilmemiş, anlaşmama tutanağı tanzim olunduğunu,Dava dilekçesinde, dava dışı sigortalı gönderen şirketin ( 1 ) adet deniz feneri emtiasını dava dışı ... A.Ş.' ye sattığı, davacı sigorta şirketi tarafından bu ürünün nakliyesi esnasında oluşacak risklere karşı nakliyat emtia abanman sözleşmesi tanzim edildiği, anılan emtianın, Bursa'dan Zonguldak'a taşınması işinin taşıyıcı müvekkili şirket tarafından üstlenildiğinin belirtildiğini,20.05.2020 tarihli cevap dilekçelerinde, müvekkili şirketin kargo taşımacılığı yaptığı, taşınmasını üstlendiği kargoların AMBALAJLANMIŞ / paketlenmiş, kapalı kutu halinde taşınmak üzere teslim edildiği, dolayısı ile taşıyıcı müvekkili şirketin, sözü edilen ürünü taşımak için değil, kapalı kuru içinde teslim edilen gönderiyi taşıdığı, içinde ne olduğu hususunun taşıyıcı müvekkili şirket tarafından bilinmediği, kargo taşıyıcılarının, gönderi içeriğini açmak/ kontrol etmek, ne ürün taşındığını tespit etmek gibi bir yükümlülüğünün bulunmadığı, dolayısı ile taşıyıcı müvekkil şirketin, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi deniz feneri taşımak işini üstlendiği iddiasının gerçeği yansıtmadığı izah olunduğunu,Dava dilekçesinin devamında, söz konusu emtianın 09.11.2018 tarihinde ALICI firmanın adresine ( teslim ) tahliye edildiği, tahliye sırasında ( teslim denilecekti ) deniz fenerinin kırılmak suretiyle satış ve kullanım özelliğini kaybettiği ve hasara uğramış olduğunun tespit edildiğinin belirtildiğini ve EK - 7 olarak teslimat faturasının dava dilekçesi ekinde ibraz edildiği belirtildiğini,Cevap dilekçelerinde, sözü edilen  ... taşıma takip numaralı gönderinin Bursa'dan Zonguldak'a taşındığı ve dava dilekçesinde İKRAR edildiği üzere 09.11.2018 tarihinde gönderi alıcısı şirket adına ...' a TESLİM edildiği, teslim esnasında taşıyıcının / adamının iştiraki ile hasar tespit tutanağı tanzim olunmadığı, hasar iddiasında da bulunulmadığı, dolayısı ile dava dilekçesindeki teslim esnasında gönderinin hasarlı olduğunun tespit edildiği şeklindeki iddianın gerçeği yansıtmadığı, EK - 7 olarak ibraz edildiği belirtilen 09.11.2018 tarihli taşıma irsaliyesi olduğu, hasar tespit tutanağı olmadığı, keza TTK' unun 889.maddesinde hüküm altına alındığı üzere teslimi müteakip ( 7 ) gün içinde yazılı hasar bildiriminde de bulunulmadığı, dolayısı ile anılan gönderinin TTK' unun 889.maddesi hükmü gereği hasarsız olarak / sözleşmeye uygun şekilde teslim edilmiş var sayıldığı açık ve tafsilatlı olarak izah olunduğunu, bu sebeple de davacı sigorta şirketinin sigorta tazminatı ödemesinin HATIR ödemesi olduğunun beyan edildiğini,Dava dilekçesinin devamında, hasar tespiti sonrası gönderi alıcısı firma tarafından kabul edilmeyen gönderinin dava dışı gönderen sigortalı firmaya iade edildiği, iade taşıma irsaliyesinin EK - 8 olarak ibraz olunduğu, yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde tanzim olunan ekspertiz raporu gereği dava dışı sigortalı şirketin zararının tazmin edildiği, TTK' unun 1472.maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olunduğu belirtilmiş, sigorta ekspertiz raporunun EK - 9 olarak, ödeme dekontunun EK - 10 olarak ibraz edildiği beyan olunduğunu, Cevap dilekçelerinde, dava dilekçesinin bu kısmındaki beyan ve iddialarla ilgili olarak, İADE taşıma olarak iddia olunan taşıma ile ilgili olarak her hangi bir belge ibraz olunmadığı, taşıma takip numarası bildirilmediği, iade taşıma denilen taşımanın, dava dışı gönderi alıcısının, dava dışı gönderene yaptığı başka bir taşıma olabileceği, davanın konusu olan taşımaya içeriği gönderinin, dava dışı gönderi alıcısına teslimi esnasında HASAR TUTANAĞI yapılmadığı, yazılı hasar bildirimi / iddiasında bulunulmadığı, teslimi müteakip ( 7 ) gün içinde TTK' unun 889.maddesi hükmü gereği yazılı olarak hasar bildiriminde bulunulmadığı, EK - 9 olarak ibraz edidiği belirtilen ekspertiz raporunun tarafımıza TEBLİĞ edilmediği, dolayısı ile ekspertiz raporuna karşı beyanda bulunma hakkımızı saklı tuttuğumuz, davanın konusu olan taşıma içeriği gönderinin, gönderi alıcısına teslim edildiği, TTK' unun 889.maddesi hükmü gereği ( 7 ) gün içinde yazılı hasar bildiriminde bulunulmadığı, bu sebeple dava dışı gönderenin dava hakkı bulunmadığından sigorta şirketinin da dava hakkının bulunmadığı beyan ve izah olunduğunu,Dava dilekçesinin devamında, TTK' unun 875.maddesi hükmü gereğince, taşımaya konu eşyanın, taşıyıcıya teslim edilmesinden, gönderi alıcısına teslim edilmesine kadar geçen süre içindeki zıyaından, hasarından, teslimindeki gecikmeden taşıyıcının sorumlu olduğunun hüküm altına alındığı, bu hükme dayanılarak, dava dışı sigortalısına ödenen sigorta tazminatının tahsili için icra takibine girişildiği, haksız yere icra takibine itiraz edildiği, itirazın iptaline, icra takibinin devamına ve haksız yere itiraz edildiğinden % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edildiğini,Dava dilekçesindeki bu hususa yönelik beyan ve iddialara karşın, gönderinin 09.11.2018 tarihinde itirazsız olarak teslim edildiği, teslimi müteakip (7 ) gün içinde TTK' unun 889.maddesi hükmü gereği yazılı hasar bildiriminde bulunulmadığı, bu sebeple de gönderinin sözleşmeye uygun olarak teslim edilmiş sayıldığı, dolayısı ile dava dışı gönderenin dava hakkı bulunmadığından, ona halef olan davacı sigortacının da dava hakkı bulunmadığı, taşıyıcının / adamının iştiraki ile hasar tutanağı tanzim edilmemiş olmasına ve taşıyıcıya yasal süresi içinde yazılı hasar bildiriminde bulunulmamış olmasına rağmen davacı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin hatır ödemesi olduğu, BİR AN için gönderinin taşıma esnasında hasar gördüğünün kabulü halinde ise gönderinin AMBALAJINDA / dışında her hangi bir hasar bulunduğu / darbe izi / ezilme / yırtılma olduğu hususunda bir İDDİA dahi bulunmadığı, TTK' unun 862. maddesi hükmünde, taşımaya konu eşyanın niteliği nazara alındığında onu taşıma esnasında hasardan koruyacak şekilde ambalajlama / istifleme sorumluluğunun gönderene yüklendiği, gönderinin ambalajında bir hasar / darbe olmadığına göre hasarın taşıyıcının fiili sebebiyle oluşmadığı, gönderinin ambalajının YETERSİZ olmasından kaynaklı olduğu, TTK' unun 878/1-b maddesi hükmünde, hasarın, ambalajın yetersizliğinden meydana gelmesi halinde, taşıyıcının SORUMLULUKTAN KURTULACAĞININ hüküm altına alındığı izah olunmuş, davanın bu sebeple reddine karar verilmesi talep edilmiş, bir an için hasardan, taşıyıcı müvekkil şirketin sorumlu olduğunun kabulü halinde de gönderinin AMBALAJINDA / dış yüzünde bir hasar / darbe / yırtık olduğu İDDİA dahi edilmemiş olmakla, taşıyıcı müvekkil şirketin bu durumda da sorumluluğunun, TTK' unun 882.maddesi hükmü gereğince tespit edileceği, anılan hükümde de taşıyıcının,  hasar gören gönderinin her bir kg' ı için 8,33 SDR' nin, gönderinin taşınmak üzere taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki ... Bankasınca belirlenen kur karşılığı Türk lirası olduğunun hüküm altına alındığı, dolayısı ile dava konusu gönderinin brüt ağırlığı 16,1 kg olmakla, 16.2 kg x 8,33 SDR = 134,95 SDR' nin, gönderinin müvekkil şirkete teslim edildiği 02.11.2018 tarihindeki Merkez Bankasınca belirlenen kur karşılığı Türk Lirası olduğu İZAH olunmuş, bu sebeple de EURO talep edilmesinin hukuki olmadığı belirtilmiş, EURO olarak talepte bulunulmasının hukuki olduğunun kabulü halinde ise TTK' unun 882.maddesine göre belirlenecek tutara, 3095 sayılı Yasa hükümleri gereğince Devlet Bankalarının bir yıl vadeli ERUO mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz oranında faiz işletilmesinin talep edilebileceği, icra takibi ile yıllık % 4 oranında faiz talep edilmesinin HAKLI ve HUKUKİ olmadığı izah olunmuş, davanın konusunun MAHKEMENİN MUHAKEMESİNE MUHTAÇ olduğu, yerleşik Yargıtay ve BAM kararlarında belirtildiği üzere bu durumda ortada LİKİT bir alacak bulunmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığı izah olunduğunu,İlk derece Mahkemesinin, dilekçe teatilerini yaptığını, taraf delillerini topladığını, Bilirkişiler, Makine Yüksek Mühendisi Prof. Dr. ... ve Taşıma Uzmanı Dr. Öğr. Üy. ... tarafından tanzim olunan 24.05.2021 tarihli bilirkişi raporunu istihsal ettiğini,Raporda, sigorta ekspertiz raporunun özetinin yapıldığını, taşıma konusu deniz feneri hakkında yapılan inceleme neticesinde, anılan deniz fenerinin marina feneri olarak kullanıldığı belirtilmiş, ölçüleri belirtilerek raporda çizimleri yapıldığını, fenerin taban kısmının kırıldığının anlaşıldığı, fenerin plastik malzemeden yapıldığı, ısıya dayanıklı olduğu, darbede çabuk kırıldığı, dava konusu marina fenerinin, buzdolabı led televizyon, çamaşır makinesi, kurutma makinesi, bilgisayar, yazıcı ve ve bu gibi elektronik devrelerin bulunduğu cihaz olduğu, bu tip cihazların oluklu mukavva kutuya konulmadan önce, alttan ve üstten veya yanlardan PE- köpük kapaklardan oluşan izolasyon malzemesi ile desteklendikten sonra kutularına yerleştirilmesi gerektiği, boşluk kalan yerlere yastıklama malzemesi ile desteklenmesi gerektiği, yazıcı toneri aldıklarında bile ambalajına köpük malzeme veya hava yastıkları ile desteklenerek ambalajlandığı, bu tür ambalajlamaya iç ambalajlama denildiği, bu tip mamullerin ahşap sandık veya alt kısmına ahşap paletlerin bulunduğu oluklu mukavva kutuyla sevk edilmesi / gönderilmesi gerektiği, buna da dış ambalajlama denildiği, sigorta ekspertiz raporunda dava konusu marina fenerinin hasıl ambalajlandığı hakkında her hangi bir bilgi ve fotoğraf verilmediği, gösterilmediği, gönderi alıcısı firmanın, marina fenerinin kırıldığını, kutusunu sallayarak anladığının belirtildiği, halbuki kutu içinde bulunan deniz feneri kırıldığına göre dıştan gelen darbe ile kutusunun da hasar görmüş olacağı, dış ambalajın / kutunun hasar gördüğü hususunda bir TESPİT bulunmadığı, taşımaya konu deniz feneri, belirtildiği şekilde ambalajlanmış olsa idi, taşıma esnasında aldığı bir darbe ile kırılmış olsa bile, kutunun sallanması ile kırıldığının anlaşılmasının mümkün olmayacağı, sigorta eksperinin, hasarın sebebini tespit edememesine rağmen, muhtemelen kaba elleçleme sebebiyle hasar oluştuğunu beyan ettiği, halbuki, taşımaya konu mamullerin ambalajlanması, taşınırken titreşimlerden / darbelerden ve kaba elleçlemeden korunmak için yapıldığı beyan ve mütalaa edilerek, dava dışı sigortalı gönderenin, TTK' unun 862.maddesi Hükmüne uygun ambalajlama yapmadığının açık ve kesin bir şekilde belirtildiğini; raporda da belirtildiği üzere taşımaya konu gönderinin ambalaijında hasar olduğu, darbe izi olduğu, yırtık, patlak olduğu hususunda her hangi bir iddianın dahi bulunmadığını; dolayısı ile belirtilen hasarın, TTK' unun 878/1-b maddesinde belirtilen yetersiz ambalajlamadan oluştuğu ve bu halde de taşıyıcının sorumluluktan kurtulduğunun, anılan yasa hükmü olduğunu,Hal böyle olmasına rağmen raporun kusur yönünden inceleme kısmında, ambalajın yetersiz yapıldığı belirtilerek, dava dışı gönderen sigortalının birinci derecede kusurlu olduğu belirtilmiş, devamında da aynen \" ...Davalı nakliye şirketi ... A.Ş.'nin, taşıyacakları emtianın ambalajlarını kontrol edip ( daha önceden kırık olup olmadığını da ), eksik ambalajlamayı gördüğünde göndericiyi uyarması ve taşınması güvenli olmayan ambalajlamayı emtiayı taşımak için kabul etmesinden dolayı. Emtianın hasarlanmasında İKİNCİ DERECEDE KUSURLU OLDUĞU, \" denildiğini, gönderinin ağırlığının 12 kg olduğu, taşıyıcı müvekkil şirketin 99,96 SDR karşılığı ile sorumlu olduğu, taşıma tarihindeki kurun nazara alınacağı, anılan tarihte SDR kurunun 7,5936 olduğu, 99,96 SDR ' nin Türk Lirası karşılığının 759,06.-TL sı olduğu, anılan tarihte Euro kurunun 6,2379 TL olduğu, dolayısı ile karşılığının 121,68.-Euro olduğu beyan edildiğini, 21.06.2022 tarihli dilekçeleri ile kök rapora karşı beyan ve itirazlarının arz ve izah olunduğunu, TTK' unun 862.maddesinin açık olduğu, gönderenin, taşınan eşyanın niteliğine uygun olarak, onu hasardan koruyacak şekilde ambalajlama yapmak zorunda olduğunun hüküm altına alındığı, bilirkişi raporunda taşmanın konusu olan deniz / marina fenerinin ne şekilde ambalajlama yapılması gerektiğinin açık bir şekilde izah olunduğu, belirtilen şekilde ambalajlama yapıldığına ilişkin bir belge / resim bulunmadığı, aksine, belirtilen şekilde ambalajlama yapılmış olsa idi, gönderi alıcısının, gönderiyi / kutuyu sallayarak içindeki fenerin kırıldığını anlamasının mümkün olmayacağı, dolayısı ile iç ambalajlama yapılmadığı, gönderinin içine üsten / yandan köpük kapaklardan oluşan izolasyon malzemesi konulmadığının sabit olduğu, dolayısı ile hasarın yetersiz ambalajlamadan kaynaklı olduğu, keza ambalajın dışında darbe / hasar bulunduğu hususunda bir tespit bulunmadığı, bu itibarla da ttk' unun 878/1-b maddesi gereğince hasardan, taşıyıcı müvekkil şirketin sorumlu olmadığı, anılan madde hükmü iken, bilirkişi raporunda, TTK' ununda bulunmayaN bir hükmü, VARMIŞ gibi nazara alıp, taşıyıcı müvekkil şirketin, ambalajın yeterli olup olmadığını kontrol etmesi gerektiği iddia edilip, bu sebeple ikinci derecede kusurlu olduğunun belirtilmesinin TTK' unun 862. Ve 878/1-b maddelerine tamamen aykırı olduğu arz ve izah olunduğnuu ve itirazlarının karşılanması bakımına ek rapor alınmasının talep edildiğini,İstihsal olunan EK raporda, taşıyıcı müvekkili şirketin parsiyel kolili yük taşıdığı gözetilerek kusur değerlendirilmesi yapıldığı, ASLİ kusurun dava dışı gönderen sigortalıya verildiği, davalı müvekkili şirkete ise % 25 oranında TALİ kusur verildiği, konunun Mahkemenin takdirinde olduğu beyan olunduğunu, 25.10.2021 tarihli dilekçemizde, TTK' unun 862.ve 878/1-b maddelerindeki hükümler ilk derece Mahkemesine arz ve izah olunduğunu, TTK' unun TAŞIMA İŞLERİ ile ilgili hükümlerinin hiç bir yerinde, taşıyıcının, taşınmak üzere kendisine teslim edilen gönderinin ambalajının yeterli olup / olmadığı, ambalaj içindeki eşyanın kırık / kopuk olup olmadığı hususlarında kontrol yükümlülüğü / sorumluluğu hususunu içeren bir hüküm bulunmadığı, aksine, taşınacak eşyayı, hasardan koruyacak şekilde, eşyanın niteliğine uygun ambalaj yapma yükümlülüğünün gönderene verildiği, hasarın, ambalajın yetersiz olması sebebiyle meydana gelmesi halinde, TTK' unun 878/1-b maddesi hükmü ile taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hali olarak belirlendiği arz ve izah olunmuş, huzurdaki davanın konusu hasarın, yetersiz ambalajlamadan meydana geldiği dosya içeriği / kök - ek rapor içeriği ile tartışmasız bir şekilde belirlendiği, kök raporda, ...' unda olmayan bir hükme dayanılarak, ambalajı kontrol yükümlülüğünün taşıyıcıda olduğun iddia edilerek davalı müvekkil taşıyıcıya tali kusur izafe edilmesinin hukuki dayanağının bulunmadığı izah olunarak, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. hal böyle iken ilk derece Mahkemesi ittihaz ettiği, istinafa konu karar ile kök rapordaki bu hususa yönelik beyana dayanarak, hasardan taşıyıcı müvekkil şirketin sorumlu olduğundan bahisle icra takibine vaki itirazın iptaline, icra takibinin 121,68 EURO üzerinden devamına, bu tutarın, 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarınca uygulanan Euro cinsi 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmasına karar verdiğini,katılma suretiyle istinaf itirazlarının KABULÜ ile, gönderinin teslimi esnasında hasar tutanağı tanzim edilmemiş olmakla, teslimi müteakip TTK' unun 889.maddesi gereğince ( 7 ) günlük süre içinde yazılı hasar bildiriminde bulunulmamış olmakla huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini; bu talepleri kabul görmediğinde ise KÖK ve EK raporda belirtildiği üzere gönderinin ambalajı yetersiz yapıldığı kesin ve açık bir şekilde belirtilmiş olmakla ve hasarın, ambalajın yetersiz yapılmış olması sebebiyle oluştuğu tartışmasız olmakla TTK' unun 878/1-b maddesine tevfikan bu halin, taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hali olduğu hüküm altına alınmış olmakla, huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini,Davacı tarafın istinaf dilekçesinde, olayın özetinin yapıldığını, istinaf sebeplerinin., davalı taşıyıcının zararın tamamından sorumlu olduğu, davalı taşıyıcının sorumluluğunun sınırlandırma hakkını kaybettiği, lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu idddiasına dayalı olduğunun belirtildiğini, devamında da ;TTK unun 875.maddesi uyarınca davalı taşıyıcının fiili taşıyıcı olduğu, buna göre taşınmak üzere teslim aldığı eşyanın gönderi alıcısına telim edilmesine kadar geçen süredeki zıyadan, hasardan, geç taşımadan sorumlu olduğu, dosya içindeki ekspertiz raporundan anlaşılacağı üzere hasarın, taşıma sırasında, kaba elleçlemeden oluştuğu, meydana gelen hasarın, gönderi alıcısı tarafından tespit edildiği, gönderi TESLİM ALINMADAN, iade edildiği İDDİA edildiğini, taşıyıcının, ambalajın hatalı olduğu varsayılsa bile gönderi içeriği malı emniyetle taşınmasını sağlaması için her türlü tedbiri alması, hatalı ambalaja karşı çıkması, MK' unun 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı gereği olduğu, ambalajın hatalı olduğu hususunda gönderene uyarıda bulunmasının, TTK'unun 18/2.maddesi gereğince basiretli bir taşıyıcıdan beklenen bir davranış olduğu, bu suretle taşıyıcının TTK' unun 875.maddesi gereğince zararın tamamından sorumlu olduğu beyan ve idida edildiğini, <br>  Taşıma işi ile ilgili hukuki düzenleme, TTK' unun 4.Kitabında TAŞIMA İŞLERİ olarak yapıldığını; anılan hükümler içinde, kargo taşmalarında, taşıyıcının, ambalajı kontrol edeceği, ambalajın yetersiz yapılmış olması halinde, gönderiyi teslim almayacağı, taşıtanı / gööndereni bu hususta uyarmak zorunda olduğu gibi hiç bir hüküm bulunmamakta olduğunu; aksine, TTK' unun 862.maddesinde, GÖNDERENİN, taşımaya konu eşyanın niteliğine uygun, onu taşıma esnasındaki hasardan koruşacak şekilde ambalaj yapmak yükümlülüğünde olduğu hüküm altına alındığını; TTK' unun 878/1-e maddesinde, hasarın, gönderinin / eşyanın ambalajının yetersiz yapılması sebebiyle meydana gelmesi halinde, taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağının hüküm altına alındığını; dolayısı ile TMK' unun 2.maddesi hükmüne uygun davranacak olan ve TTK' unun 18.maddesindeki BASİRETLİ bir tacir gibi hareket edecek olan dava dışı gönderenin  sigortalı olduğunu; Dolayısı ile davacı sigorta şirketinin bu hususa yönelik istinaf itirazının REDDİNE karar verilmesini talep ettiğini, TTK' unun 880/3.maddesinde, eşyanın piyasa değeri ile ilgili hüküm istinaf dilekçesine derç edildiğini; anılan hükmün ZAYİ / KAYIP ile ilgili bir hüküm olduğunu; ayna maddede, taşıyıcının, hasar sebebiyle sorumlu olduğu tutar, taşınan eşyanın, taşıyıcıya teslim edildiği andaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark olduğunun açık bir şekilde hüküm altına alındığını; TTK' unun 882.maddeinde de taşıyıcının, sorumluluğunun sınırlandırıldığını,Davanın konusu olan taşımada, gönderinin ambalajında hasar olduğu, vuruk / darbe / yırtık - kopuk olduğu, gönderinin atılıp / parçalandığı, hasarın bu şekilde oluştuğu şeklinde BİR İDDİA bulunmadığı gibi bu hususu ispat eden bir delil / emare / bilgi / belge bulunmamakta olduğunu; tek iddianın ekspertiz raporundaki, hasarı kaba elleçlemeden meydana gelmiş olabileceği yönünde olduğunu; bu hususa yönelik iddianın da tespit değil, tahmin / soyut iddia olduğunu; dolayısı ile TTK' unun 886.maddebisdeki fiillerin ispatına ilişkin tek bir bulgu / emare / delil yok iken, hasarın taşıyıcı müvekkil şirketin pervasızca hareketi sebebiyle meydana geldiği yönündeki iddianın hiç bir dayanağının olmadığını; aksine, hasarın yetersiz ambalajlamadan meydana geldiği, bilirkişi raporu içiriği ile SABİT olduğu gibi, davacı sigorta şirketinin ilk istinaf itirazında da ambalajın hatalı olduğunun, davalı taşıyıcı tarafından, gönderene / taşıtana bildirmesi gerektiği beyan edilerek ambalajın hatalı / yetersiz olduğunun davacı sigorta şirketi tarafından da kabul edildiğini; dolayısı ile davacının bu hususa yönelik istinaf itirazının da dayanağının olmadığını; davacının bu hususa yönelik istinaf itirazının da reddine karar verilmesini talep ettiğini, AAÜT'nin 13/3.maddesinde, maddi tazminat istemli davanın kısmen kabul, kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceğinin hüküm altına alındığı, dolayısı ile tarafları lehine hükmedilen ücretin, davacı sigorta şirketi lehine hükmedilen 759,06.-TL yı geçemeyeceği gibi GARABET bir İDDİADA bulunulduğunu, Davacının sözünü ettiği hususun, KISMEN KABUL / KISMEN REDDEDİLEN manevi tazminat davaları için olduğunu; maddi tazminat davalarında, rücuan tahsil talep edilen alacak davalarında, icra takibine konu edilen alacak davalarında, itirazın iptali davalarında, hüküm altına alınan vekalet ücreti, KABULÜNE veya REDDİNE karar verilen TUTAR, nazara alınarak hükmedileceğini; reddedilen tutarın, 5.1000.-TL sının ÜZERİNDE olduğu için, lehlerine takdir edilen tutarın, maktu vekalet ücreti olan 5.100.-TL si olduğunu; davacı sigorta şirketinin bu hususa yönelik istinaf itirazının REDDİNE karar verilmesini talep ettiklerini,İleri sürerek, yukarıdan beri arz ve izah olunan sebeplerle davacı sigorta şirketinin istinaf itirazları haksız ve usulsüz olmakla, davacı sigorta şirketinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmesini talep ettiklerini,  katılma suretiyle istinaf itirazlarının haklı ve hukuki olmakla, istinaf itirazlarının kabulü ile dava dışı gönderen / sigortalının, dava hakkı bulunmadığından, ona halef olan davacı sigorta şirketinin de dava hakkının bulunmadığından huzurdaki davanın REDDİNE karar verilmesini, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde ise davaya konu edilen hasarın, dava dışı gönderen sigortalının yaptığı ambalajın yetersiz olmasından meydana geldiği tartışmasız olmakla, TTK' unun 878/1-b maddesinde. hasarın yetersiz ambalajlamadan meydana gelmesi halinde hasardan taşıyıcının sorumlu olmadığı açık bir şekilde hüküm altına alınmış olmakla, huzurdaki davanın bu sebeple REDDİNE karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı sigorta şirketine yükletilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, yurt içi kara yolu ile taşınan emtianın taşıma sırasında hasara uğradığı ve hasar bedelinin nakliyat emtia sigorta abonman poliçesi uyarınca sigortalıya ödendiğinden bahisle ödenen tazminatın taşıyıcıdan rücuan tahsili talebi ile başlatılan ilamsız icra takibine itirazın iptali ve davacı lehine icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili, kendisi nezdinde nakliyat emtia sigorta abonman poliçesi kapsamında sigortalı dava dışı ... Şti. tarafından dava dışı alıcı firmaya satılan dava konusu marina feneri emtiasının taşıma sırasında hasarlandığını ve alıcısı tarafından teslim alınmayarak iade edildiğini, hasar bedelinin sigortalısına ödendiğini ve haklarına halef olunduğunu, emtianın hasarlanmasından davalı taşıyıcının sorumlu olması sebebiyle alacağın rücuen tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak icra takibine haksız itiraz edildiğini, haksız itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili, dava konusu emtianın alıcısına hasarsız bir şekilde teslim edildiğini, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, kargo içeriğinin ve iade edildiği belirtilen kargo içeriğinin ispat edilmediğini, ambalajlamanın göndericiye ait olduğunu ve hatalı ambalajlanmadan göndericinin sorumlu olduğunu, davalının sorumluluğu kabul edilmemekle birlikte aksinin düşünülmesi halinde sınırlı sorumluluk ilkesinin geçerli olduğunu, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, talep edilen faizin yabancı para alacaklarına uygulanan faiz oranına uygun olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. TTK'nın 876 ve 878. maddelerinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma hallerinden birisinin bulunduğunu kanıtlayan taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Taşıyıcının zarardan sorumlu olduğunun kabulü halinde ise; TTK'nın 882.  maddesine  göre,  880.  ve  881.  maddeler  uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Gönderinin münferit parçalarının zıyaı veya hasarı halinde taşıyıcının sorumluluğu; gönderinin tamamı değerini kaybetmişse tamamının, gönderinin bir kısmı değerini kaybetmişse, değerini kaybeden kısmının net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Genel kural, taşıyıcının zıya ve hasardan sınırlı sorumluluğunun bulunduğu şeklinde ise de, TTK'nın 886. maddesinde taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre; zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.Somut uyuşmazlıkta; dava dışı sigortalı şirket tarafından dava dışı alıcıya satılan emtianın taşınması ve alıcıya teslimi için davalı şirkete 02/11/2018 tarihinde teslim edilmiş, davalı şirket tarafından gönderici firmaya 08/11/2018 tarihli navlun faturası düzenlenmiş,  davalı şirket tarafından 09/11/2018 tarihinde saat 13:50:16 da  alıcısına teslim edilmiş, daha sonra aynı gün kuryenin çağrılması ile saat 14:55:33 tarihinde davalı şirket aracılığıyla gönderici firmaya iade edilmiş ve gönderici firmaya 12/11/2018 tarihinde teslim edilmiştir. Dava konusu emtianın alıcısına teslimi sırasında alıcısı ve kurye tarafından kontrol edilerek hasarın tespit edildiğine ilişkin herhangi bir tutanak tutulmamış, alıcı tarafından sadece fotoğraf çekilmiş ve davalı şirkete aynı gün ve sonrasında herhangi bir hasar ihbarında bulunulmamıştır. Teslim ve iadeden 14 gün sonra gönderici firmanın fabrikasında emtia üzerinde yapılan incelemede emtianın taban plastik kısmının kırık olduğu tespit edilmiştir. TTK'nın 889. maddesine göre eşyanın zıyaı veya hasara uğramış olduğu açıkça görülüyorsa, gönderen veya gönderilen en geç teslim anına kadar zıyaı veya hasarı bildirmezlerse, eşyanın sözleşmeye uygun olarak teslim edildiği varsayılır. Bildirimde, zararın gerekli açıklıkla belirtilmesi ve nitelendirilmesi şarttır. Birinci fıkradaki karine, zıya veya hasarın açıkça görünmemesi ve eşyanın tesliminden sonra yedi gün içinde bildirilmemesi hâlinde de geçerlidir. Dava konusu emtia dikkate alındığında söz konusu hasar açıkça görülebilecek nitelikte olup, alıcı tarafından emtia alınırken kontrol edilmemiş ve teslime kadar hasar ihbarında bulunulmamıştır. Teslimden sonra emtia kontrol edilmiş ve kurye tekrar çağrılmak suretiyle iade edilmek üzere kuryeye teslim edilmiş, bu sırada da hasar tutanağı tutulmamış ve ihbarında bulunulmamıştır. Her ne kadar gönderici veya alıcı tarafından usulüne uygun hasar ihbarında bulunulmamış ise de  TTK.'nın 889. maddesinde yer alan ihbar mükellefiyeti dava hakkını düşürmeyip, hasarın taşıma sırasında meydana gelip gelmediğine ilişkin bir karineye işaret etmektedir. Gönderilen mal teslim alınırken ihtirazi kayıt konulması halinde malın taşıma sırasında hasara uğradığı, ihtirazi kayıtsız teslim alınması halinde ise maldaki hasarın taşıma sırasında oluşmadığı yönünde bir karine oluşur. Ancak bu karinenin aksinin ispatı her zaman mümkündür. Bu sebeple davalı vekilinin ihbar yükümlülüğüne uyulmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.TTK'nın 858/2. maddesi uyarınca iki tarafça imzalanan taşıma senedi, eşyanın ve ambalajının, eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığı sırada, dış görünüşü bakımından iyi durumda bulunduğuna ve taşınan paketlerin sayısının, işaretleri ile numaralarının, taşıma senedinde yer alan kayıtlara uygun olduğuna karinedir; meğerki, taşıyıcı taşıma senedine haklı bir sebeple çekince koymuş olsun.Davalı taşıyıcı tarafından dava konusu emtia teslim alınırken herhangi bir çekince konulmadığından emtianın hasarsız bir şekilde teslim alındığı anlaşılmıştır. TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu olduğundan dava konusu emtianın zarara uğramasından dolayı sorumludur. Ancak TTK’nın 862. maddesi uyarınca eşyanın niteliği, kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında, ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderen, eşyayı ziya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorundadır. TTK'nın 878/1-b maddesinde gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama halini taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hali olarak düzenlenmiştir. Davacı vekili tarafından bizzat cevaba cevap dilekçesinde alıcının koliden gelen sesler üzerine koliyi açarak kontrol ettiğinde emtianın kırık olduğunu tespit ettiğini belirtmiştir. Bu durumda dava konusu emtianın niteliğine uygun olarak kutu içerisindeki sabitlemesinin ve ambalajlanmasının yetersiz olduğu, dış ambalaj kısmında herhangi bir hasarın olduğu iddia ve ispat edilmediğinden hasarın taşıma sırasında dıştan gelen bir etki ile zarar görmediğinin ve hasarın göndericinin yetersiz iç ambalajlamasından kaynaklandığı sabittir. Yine davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluğunu kaldıran bir kasıt veya ağır kusuru da saptanmadığından sınırlı sorumluluk miktarına hükmedilmesi yerinde olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Her ne kadar hasarıngöndericinin yetersiz iç ambalajlamasından kaynaklandığı sabit ise de, davalı taşıyıcının yüklemeye nezaret görevi sorumluluğu bulunup, basit bir kontrol ile kutu içerisinde sallanan emtianın iyi bir şekilde ambalajlanmadığının kolayca anlaşılabilmesi, bu hususta göndericinin uyarılması ve çekince konulması gerekirken yüklemeye nezaret sorumluluğuna aykırı davranması sebebiyle emtianın hasarlanmasında müterafik kusuru bulunmaktadır. Mahkemece bu hususlar dikkate alınmak suretiyle davalının müterafik kusuru oranında sorumlu tutulması isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/3 maddesi uyarınca maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve davacı lehine  759,06 TL vekalet ücretine takdir edildiği, söz konusu hüküm dikkate alındığında davalı lehine takdir edilecek vekalet ücretinin davacı lehine takdir edilen vekalet ücretini geçemeyeceği dikkate alındığında, davalı lehine de 759,06 TL vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerekirken maktu vekalet ücreti takdirine karar verilmesi yerinde olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile;  Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin  21/12/2021 tarih ve  2020/251 Esas - 2021/1250 Karar  sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce yeniden hüküm kurulmak suretiyle;3-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; a) Davalının ... sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin asıl alacak 121,68 Euro olarak devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a hükmü uyarınca yabancı para alacağına ilişkin devlet bankalarınca EURO cinsi 1 yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizi  işletilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, b)Tarafların yasal şartları oluşmayan icra inkar ve kötüniyet tazminat taleplerinin reddine,<br>İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:4-Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Harçlar Kanunu ve tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından dava açılırken yatırılan 84,80-TL peşin harçtan  mahsubu ile bakiye 342,80-TL' nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5- Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin; 145,20 TL' sinin davalıdan, 1.174,80 TL' sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,6-Davacı tarafça sarf edilen toplam 121,50 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan ve yapılacak (ödenmeyen bilirkişi ücreti dahil) yargılama giderleri olmak üzere toplam 1.684,00 TL' nin kısmen kabul - red oranları ve takdiren %11' i olan 185,24 TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bakiye masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,8- Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın (Bilirkişi olarak görevlendirilen ...' in ücreti olan 800,00 TL ödendikten sonra) karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,9-Davalı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,10-Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 759,06 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,11-Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 759,06 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>İSTİNAF YÖNÜNDEN:12-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,13-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 14-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalıdan alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0-‬TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,15-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 19,50 TL istinaf posta gideri toplamı 240,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 16-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,  17-Artan gider avansı bulunması halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, 18-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara  tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/12/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi.  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3d1ddf94d04b356","SID":"a456a999375eade3"}}