{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1913 <br>KARAR NO: 2024/1697<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/04/2021<br>NUMARASI: 2019/618 Esas -  2021/361 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/11/2024<br>Taraflar arasındaki İtirazın İptali  davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, haksız yere müvekkilinin banka hesabından para çektiğini, davalının, müvekkiline ait ... ... İban nolu hesabından \"... Tahsil Harcı Masraf ve Vekalet Ücreti ...'a Yapılan Havale\" açıklamasıyla 14.567,64-TL para çekildiğini, davalı tarafla yapılan görüşmede şifahen; müvekkilinin davalıya ciro ettiği bir çekin keşidecisine karşı icra takibi yapılarak tahsil edildiğini, masrafların da buna istinaden olduğunu beyan ettiklerini, sadece çekin keşidecisine karşı icra takibi yapılmış olup davalı tarafından müvekkili aleyhine açılmış bir icra takibi veya dava bulunmadığını, ancak icra ve dava sonucunda doğabilecek vekalet ücreti, masraf ve tahsil harcından dava ve icra yoluna başvurmadan yani müvekkilin tarafı olmadığı bir dosya borcundan ve ferilerinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin konkordato mühleti aldığını, müvekkili hakkında İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/42 E. sayılı dosyasının 29/01/2019 tarihli kararıyla geçici mühlet kararı verildiğini, 04/02/2019 tarihinde, 12/04/2019 tarihinde kesin mühlet kararı ve 17/04/2019 tarihinde ilan edildiğini ve davalı bankaya da bildirildiğini, zaten davalının da buna istinaden konkordato davasına müdahil olduğunu, davalı bankanın haksız ve kötü niyetli olarak, hiçbir yasal dayanağı olmayan ve lehine doğmayan bir alacak için müvekkilinin 14.567,64-TL'sini adeta gasp ettiğini, bu bedelin istirdadı babında davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası tahtında icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerinde işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğu belirtilerek; davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ile dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacının girdiği ticari ilişki sonucu bazı çeklerin temlik cirosuyla ciro edilerek müvekkili bankaya verildiğini, söz konusu çeklerden bazılarının karşılıksız çıkması üzerine icra takipleri başlatılmış olduğunu ve bu takiplerden bir kısmının dava dışı keşideci/cirantalar tarafından ödendiğini, davacının lehtarı ve cirantası olduğu ‘... A.Ş. Mecidiye köy Şubesi'ne ait, ... çek seri nolu, 20/02/2019 keşide tarihli, 100.000-TL bedelli çekin karşılıksız çıkması üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu takipte, davacı tarafça konkordato davası açılarak bu davada geçici mühlet kararı verilmesi ve takip yasağının mevcut olması sebebiyle yalnızca keşideci ... Elek. Mek. İnş. Taah. ve Tic. A.Ş. aleyhine takip başlatılmış olduğunu, mühlet kaldırıldıktan yahut bittikten sonra dahil edilmek üzere takibin bu aşamada davacıya yöneltilmediğini, akabinde davacının hesabında bulunan bakiye üzerinden İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından doğan asıl alacak, takip masrafları, tahsil harcı ve vekalet ücreti olmak üzere toplam 14.567,64-TL meblağın ilgili hesaptan tahsil edildiğini ve bu tutara dahil olan 1.957,99-TL icra dairesi hesaplarına yatırılarak dosyaya ait tahsil harcı ödendiğini, tahsil edilen tüm bu tutarlar yasa ve sözleşme hükümleri gereğince gerçekleştirildiğini, taraflar arasında akdedilen 06/02/2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’nin 24. maddesinde 'Müşteri, bu maddede belirtilen hususlara ve bilhassa yabancı banka çeklerinin iştira edilmesi hallerindeki taahhüdüne aykırı hareketinden doğacak mali, hukuki, cezai sorumlulukların kendisine ait bulunduğunu, çeklerin her ne sebeple olursa olsun muhabir banka tarafından ödenmemesi, iade edilmemesi, zayi edilmesi, borcun ödenmemesi nedeniyle çeklerin kendisine iade edilmemesi veya bankaca da takibe konulmaması veya takibe devam edilmemesi nedenleriyle zamanaşımına uğraması halinde bankanın sorumlu olmadığını kabul eder.\" hükmü ile konu çeklerden doğan tüm mali, hukuki ve cezai sorumluluğun davacının olduğunun  kabul edildiğini,  sözleşmenin 36.1 maddesine göre de ‘müşterinin bankaya karşı sorumlu olduğu her türlü borcun tahsili amacıyla dava/takip başlatılırsa, yapılacak her türlü takip masrafları ile avukatlık ücretini ödemeyi’ müşteri kabul ve taahhüt ettiği, devam eden 36.2 fıkrasıyla da icra dosyasına ödenmesi gerekli tahsil harcı hüküm altına alınmış olup bu tutarın da yasanın da emrettiği gibi müşteri/borçlu tarafından ödenmesi gerektiğini, neticeten her ne kadar konkordato mühleti nedeniyle davacı taraf takibe dahil edilmemişse de, davacının konu çekin lehtarı ve cirantası olması sebebi ile ve yukarıdaki sözleşme maddeleri gereğince doğmuş ve doğacak her türlü masraf, harç ve vekalet ücretinden tümüyle sorumlu olduğunu, kaldı ki sözleşme hükümleri gereği; söz konusu ücretler kredi borcun ferileri niteliğinde kabul edilmekte olup, davacı tarafça müvekkiline ciro edilen çek hakkında yasal takip başlatıldığı için bu ferilerden de davacı taraf tümüyle sorumlu olduğunu, davacının sorumluluğunun yasadan ve imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklandığını, davacı tarafın iade talebine dayanan takibi haksız olup, yasa ve sözleşme hükümleri çerçevesinde tahsil edilen bedelin, özellikle de icra dosyasına ödenmiş olan tahsil harcının iadesi söz konusu olmayacağını savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; icra ve mahkeme dosyaları, ihtarname, elektronik posta yazışmaları, banka kayıtları,  ticari defter ve belgeler, cari hesap ekstresi ile tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli olduğundan, mahkememizde de, taraflar arasında, 06/02/2018 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında, bir kısım çeklerin sözleşmeye istinaden, kullandırılan kredinin geri ödenmesini teminen, davacı yanca davalı bankaya temlik cirosu ile teslim edildiği, davaya konu masrafların kaynaklandığı çekin de, davalının konkordato mühlet talep tarihinden önce, 16/10/2018 tarihinde davalı bankaya, temlik cirosu ve çek tevdii bordrosu ile teslim edildiği, davalı yanca, çekin dava dışı keşidecisi yönünden, İstanbul ...İcra Müd. ... Esas  sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde bulunulduğu, takibe konu çekin haricen tahsil edildiği, temlik cirosu ile  davalı bankaya temlik edilen çek ve senetler yönünden hak sahibinin davalı banka olduğu, iş bu çekten kaynaklanan icra, dava masrafları ve vekalet ücretini davacının hesabından, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 24. ve 36. Maddeleri gereğince davalı yanca, takas mahsup kapsamında tahsil edildiği, davacının alacak talebinin yerinde olmadığı kanaati oluştuğundan, davacının davasının reddi ile şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;konkordato sürecinde geçici ve kesin mühlet kararları devam ederken, tarafı bile olmadıkları icra dosyasının dosya masrafı ve vekalet ücretinin taraflarından tahsil edilmeyeceğini, konkordato sürecinde sözleşme ve kanun hükümlerinin uygulanamayacağını, konulmuş olan hacizlerin bile kaldırılmasına karar verildiği bir süreçte icrasız tahsilatın görülmüş duyulmuş şey olmadığını, geçici mühlete kadar aleyhlerine girişilmiş tüm dava ve takiplerin İİK 294.Md.vd. hükümlerine göre durduğunu, konkordatodan ve ilgili mevzuat hükümlerinden haberdar olmayan bilirkişinin hazırladığı ve hükme esas alınan raporun kendileri için sürpriz olmadığını, konkordato davasının kabul edildiğini, projelerinin tasdik edildiğini beyanla mezkur kararın kaldırılmasını ve yeniden inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasını, davanın yeniden görülmesi mümkün değil ise bozularak, yeniden görülmek üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesini  talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, konkordato mühleti içerisinde tahsil edilen tutarın iade edilmesi istemiyle açılan alacak davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı bankanın davaya konu tutarı tahsil yetkisi bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında, \"Haksız yere alınan paranın istirdadı \" sebebine dayalı olarak 14.567,64 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 20.03.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. Dosya kapsamına göre davalı banka ile davacı şirket arasında 06.02.2018 tarihli 1.500.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi kapsamında davacı tarafından 42 çek ciro edilerek, çek tevdi bordroları ile  davalı bankaya  teslim edilmiş, davacının lehtarı ve cirantası olduğu ... A.Ş. Mecidiyeköy şubesine ait ... çek seri nolu 20.02.2019 keşide tarihli 100.000 TL bedelli çek de geçici mühletin ilanından önce 26.10.2018 tarihinde davalı bankaya tevdi edilmiş, bu çekin karşılıksız çıkması üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile keşideci hakkında 26.02.2019 tarihinde icra takibi başlatılmış, dosyanın haricen kapatılması üzerine tahsil harcı, takip masrafları ve vekalet ücretinden oluşan masraflar davalı banka tarafından  ''... Tahsil Harcı Masraf ve Vekalet Ücreti ...'a Yapılan Havale'' açıklamasıyla davacının hesabından 29.08.2019 tarihinde 14.567,64 TL olarak tahsil edilmiştir. Taraflar arasında akdedilen 06.02.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’nin \"iskonto ve çek, senet iştira kredisi\" başlıklı 24. maddesinde 'Müşteri, bu maddede belirtilen hususlara ve bilhassa yabancı banka çeklerinin iştira edilmesi hallerindeki taahhüdüne aykırı hareketinden doğacak mali, hukuki, cezai sorumlulukların kendisine ait bulunduğunu, çeklerin her ne sebeple olursa olsun muhabir banka tarafından ödenmemesi, iade edilmemesi, zayi edilmesi, borcun ödenmemesi nedeniyle çeklerin kendisine iade edilmemesi veya bankaca da takibe konulmaması veya takibe devam edilmemesi nedenleriyle zamanaşımına uğraması halinde bankanın sorumlu olmadığını kabul eder.' hükmü mevcut olup, sözleşmenin 36.1. ve 2. maddelerinde  'Banka, bu Sözleşme ve eklerinden gerek her ne nitelikte olursa olsun her türlü hesaplar, senetler ve taahhütlerinden) dolayı müşterinin, bankaya borçlu bulunduğu paraların tahsili amacı ile müşterî aleyhine dava açmak ya da icra takibi yapmak suretiyle alacaklarını tahsil etmek zorunda kalırsa, bu konuda, takdiri bankaya ait olmak üzere (noter kanalıyla yapılacak her türlü İhtarname ve ihbarnameler de dahil yapacağı her türlü masrafları ve davanın takibin sonuçlandığı tarihte yürürlükteki TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üç katı tutarında avukatlık ücretini, bankanın kendi avukatına daha fazla ücret ödemesi halinde aradaki farkı ödemeyi müşteri ve müşterek borçlu ve müteselsil kefil(ler) kabul ve taahhüt ederler)  müşteri kabul ve taahhüt ettiği, müşteri ve müşterek borçlu ve müteselsil kefil(ler) bankanın icra takibatında bulunması halinde tahsil harcını ödemeyi kabul ve taahhüt ederler.' şeklinde düzenleme yapılmıştır. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Davalı tarafça, davacı şirketin kendisine devir ve ciro ettiği kıymetli evrakın keşideci hakkında yapılan takip üzerine haricen tahsil olunması neticesinde yapılan takip masraflarının taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 24. ve 36. Maddeleri doğrultusunda davacının hesabından tahsil edildiği savunulmuştur. Davacı şirket tarafından 24.01.2019 tarihinde konkordato talep edilmiş ve İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/42 Esas sayılı dosyasında 29.01.2019 tarihli kararıyla verilen geçici mühlet kararı 04.02.2019 tarihinde ilan edilmiş, 12.04.2019 tarihinde verilen kesin mühlet kararı da 17.04.2019 tarihinde  ilan edilmiştir. İİK'nın 288/1.maddesine göre geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur. Mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez(İİK'nın m. 294/1). Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez(İİK'nın m. 295). İİK'nın 297/1. Maddesinde borçlunun, komiserin nezareti altında işlerine devam edebileceği, şu kadar ki mühlet kararı verirken veya mühlet içinde mahkemenin, bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izni ile yapılmasına veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebileceğini düzenlemiştir. Davacı şirket hakkında geçici mühlet kararı verilmesine ilişkin 24.01.2019 tarihli kararda davacı şirketin yönetim ve karar organlarının tüm iş ve işlemlerinin komiser onayına tabi tutulmasına karar verilmiştir. Buna göre mühlet kararı içinde borçlunun, alacaklıya borcunu komiser onayı olmadan ödemesi mümkün olmadığı gibi alacaklı tarafından da çeşitli usullerde tahsilat yapılması mümkün değildir. İİK'nın 297/2. Maddesine göre, borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez, takyit edemez ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz. Aksi halde yapılan işlemler hükümsüzdür. Buna göre, konkordato mühletinin verilmesinden önce hesaba girecek tutarlar için mevduat rehni verilmiş ve konkordato mühletinin verilmesinden sonra hesaba para girmiş ise bu para yönünden mevduat rehni sonuç doğurmaz.  Somut olayda, davalı tarafından davacının tarafı olmadığı icra takibine ilişkin masrafların taraflar arasındaki kredi sözleşmesi hükümleri uyarınca davacının hesabından tahsili yoluna gidilmiş ise de davacı hakkında verilen kesin mühlet kararından sonra  İİK 297/1 ve 2.maddeleri uyarınca davacının davalı banka nezdindeki hesabından davalı tarafından tahsilat yapılması mümkün olmayıp, bu haliyle söz konusu tutar usulsüz olarak tahsil edilmiştir. Dolayısıyla mühlet kararından sonra hesaba giren ve davalı yanca tahsilata konu edilen tutarın davacıya iadesi gerekir. Bu nedenle mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Davacı vekilinin istinaf istemi yerinde olmakla birlikte bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemektedir. Buna göre dosyada toplanan deliller ile karar verilmesinin mümkün olduğu görülmekle davanın  kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari (avans) faiz uygulanmasına , itirazın iptaline konu edilen ve davalı tarafça inkar edilen alacak likit olmakla  İİK 67/2 maddesi gereğince davalının asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine  karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın KABULÜ ile; Davalının İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas   sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari (avans) faiz uygulanmasına, 2-Asıl alacağın %20'sine tekabül eden 2.913,53 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak  davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 995,11 TL karar harcından başlangıçta peşin olarak yatırılan  175,94 TL peşin harç ile 72,84 TL icra peşin harcının mahsubu ile eksik  746,33 TL karar  ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan  175,94 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvuru harcı, 42,00 TL posta ve tebligat gideri,  1.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.086,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 14.567,64 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve bakiye kalan gider avansının karar kesin olduğundan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ve gider avansı tarifesinin 5. Md. uyarınca davacıya iadesine, 8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan  tahsili ile hazineye irad kaydına, 9-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak; a-Davacı vekilince yatırılan  istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı tarafın istinaf aşamasına yaptığı 162,10 TL istinaf başvuru harcı ile 59,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 221,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6eaadf3c58dcfcb9","SID":"a447ebc15154b226"}}