{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL<br>11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO:2024/521 Esas<br>KARAR NO:2024/843<br><br>DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:04/09/2024<br>KARAR TARİHİ:11/12/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ...'un \"...\" adresinde restoran olarak işletmekte olduğu ... adlı işletmeyi devraldığını, iş yerinin bulunduğu taşınmazın maliki olan davalı ...'nun ise taşınmazı müvekkiline kiraladığını, davalı mülk sahibi tarafından iş yerinin RESTORAN ve CAFE olarak işletilebileceği ve bu konuda hiçbir sorun ve sıkıntı yaşanmayacağının beyan edildiğini, müvekkilinin işletmeyi devraldıktan sonra taşınmazda büyük miktarda tadilat yaptığını ancak işletmenin caddeye cephe kısmında \"çelik profiller kullanılarak izinsiz ve ruhsatsız tek katlı alan yapıldığı\" iddiasıyla ...'nin 07.06.2023 tarih ve ... sayılı kararı doğrultusunda yıkım kararı verildiğini, dava konusu işletmenin kaçak olduğunu bildikleri halde davalıların bu durumu müvekkilinden gizlediklerini ve gerçeği söylemeyip hileli davranışlarıyla müvekkilini aldatarak büyük miktarda zarara uğrattıklarını beyanla 10.000 TL maddi tazminat ve 250.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili; müvekkillin sözleşmenin tarafı olmadığını, bu sebeple davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, davacının en başından beri inşaat yapımı yasak olan bir yerde inşaat yapmaya devam ettiğini, hiç kimsenin kendi kusurundan faydalanamayacağını ve davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. <br>Davalı ... vekili ise; davanın görevli mahkemede açılmamış olduğunu, müvekkilinin tacir olmadığını, görevli mahkemede açılmaması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini ve davacının beyanlarının gerçek dışı olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.  <br>GEREKÇE:<br>Dava; haksız fiilden kaynaklı tazminat davasıdır.<br>Bir davanın asliye ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması ve bu uyuşmazlık için başka bir mahkemenin özel olarak görevlendirilmemiş olması gerekir. <br>Eldeki davanın temeli haksız fiile dayalı olup, dava mutlak ticari davalardan değildir. <br>Davanın nispi ticari dava niteliğinde kabul edilebilmesi için ise her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili uyuşmazlıktan kaynaklı bir dava olmalıdır. <br>Bu açıklamalardan sonra eldeki dava açısından durum değerlendirildiğinde; davacının tacir olduğunda şüphe yok ise de ticaret sicili müdürlüğünün cevabına göre davalıların sicile kayıtlı olmadığı, vergi dairesi müdürlüklerinin cevaplarına göre tacir sayılmalarını gerektirecek mükellefiyetlerinin bulunmadığı, bu nedenle davalıların tacir statüsünde olmadığı dikkate alınarak uyuşmazlığın genel görevli mahkemeler olan asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçede açıklandığı üzere;<br>1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, <br>2-Görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine, <br>3-HMK 20. maddesi uyarınca; bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddine dair kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurulması durumunda dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, <br>4-Vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hususların görevli mahkemece değerlendirilmesine,  <br>Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/12/2024<br><br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalıdır <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"818b6da986d64341","SID":"b56be7191e84b596"}}