{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1212 <br>KARAR NO: 2024/1839<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/05/2023<br>NUMARASI: 2023/356 Esas -  2023/485 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  müvekkilinin, ...San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirketin son adresinin ''... Mh. ... Cd. No:... Bahçelievler İstanbul'' olduğunu, şirketin tasfiyeden önceki merkezinin bulunduğu mahallin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’nde şirketin ihyası davası açılması gerektiğini, şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 31.07.2013 tarihinde re'sen terkin edildiğini ancak şirket adına kayıtlı; İstanbul Bahçelievler ... Mh. ... parsel sayılı taşınmazda 8/100 hissesi ile taşınmaz olduğunu, yine şirketin borçlu olduğu İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E, İstanbul ... İcra Müdürülüğü ... E. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Tal. Sayılı icra dosyaları olduğunu ayrıca taraflarınca tespit edilememiş olan menkül / gayrimenkül malvarlığı ile taraf olduğu dosyaların da olma ihtimali olduğunu, şirket mallarının tespiti, tasfiyesi, borçlarının ve alacaklarının tespiti ile ödenmesi için şirketin ihya edilmesi gerektiğini, şirket re'sen terkin edildiğinden Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/12497 E. , 2016/9182 K.'ında da bahsedildiği üzere husumeti sadece ticaret sicil müdürlüğüne yönelttiklerini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2021/5869 E. 2022/2253 K. Sayılı ilamı gereğince, şirket ortağı tarafından şirkete ait taşınmazların tasfiyesi talep edildiğinden şirketin tasfiye tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresi olduğunu, açıklanan sebepler ve re’sen göz önüne alınacak sebeplerle; ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. (İstanbul Ticaret Odası:... Mersis:...) unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihya edilmesini yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,  mahkemece, davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde; Yargıtay içtihatları gereğince, sermaye artırım yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin, tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi mümkün olmadığından; taleple bağlı kalınarak dava konusu şirkete kayıtlı olduğu iddia edilen taşınmazla ve icra dosyalarıyla sınırlı olarak dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilebileceğini ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğünün, 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’sen terkin işlemini, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi”  kapsamında yaptığını, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkili ticaret sicili müdürlüğünün, “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, aksini kabul etmemekle birlikte, Mahkemedeki davanın açılmasına müvekkili müdürlüğün sebep olmadığını, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken ve sermaye münfesih durumda olan dava konusu şirketin bu durumdan kurtulması için gerekli olan sermaye artırımının yapılması için harekete geçmeyen davacı şirketin yetkilisinin sorumlu olduğunu, re’sen terkin işleminin hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğunu, davacı vekilince re’sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediğini, her ne kadar dava konusu şirketin, TTK Geçici 7. madde kapsamında ticaret sicilinden terkin edilmişse de; iddia ve talep, dava konusu şirket adına kayıtlı bulunduğu iddia edilen taşınmazın satışının yapılması/ dava dilekçesinde belirtilen işlemlerin yapılabilmesi hususuna dayandığını bu nedenle taleple bağlı kalındığında olaya uygulanacak hukuk kuralının TTK m. 547 olduğunu, TTK m. 547 kapsamında ek tasfiyesine karar verilen şirketlere ilişkin davalarda müvekkili Müdürlük yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, gerek re'sen terkin işlemlerinin kanuna uygun olması gerekse de geçici madde 7/2'ye aykırı bir durum da bulunmadığından müvekkili müdürlük aleyhine isnat edilebilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığından müvekkili müdürlüğün davanın açılmasına sebep olduğundan  bahsedilemeyeceğini, \"yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, şirketin terkin işlemlerinin yapıldığı tarihte, şirket hakkındaki derdest davadan haberdar olduğuna ve bu hususta bilgilendirildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığını, ayrıca TTK’nın geçici 7. maddesinin 2. fıkrası gereğince, \"davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatifler hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.\" ibaresi bulunmakta ise de, davaya konu olayda böyle bir durumun söz konusu olmadığını zira dava konusu şirketin, 2013 tarihinde terkin edildiğini, hakkında dava açıldığına dair bir iddia bulunmadığını, yine her ne kadar dava konusu şirket hakkında daha önce açılan bir takip bulunmakta ise de takibin bir dava olarak kabulünün mümkün olmadığını, zira maddenin 2. fıkrasında açıkça, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirketlerden söz edildiğini, dava mahkemede görüleceğinden ve icra takibinin de bir dava olarak kabulü mümkün olmadığından bu fıkra kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, Yargıtay içtihatları gereğince sermaye artırım yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin, tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi mümkün olmadığından; taleple bağlı kalınarak dava konusu şirkete kayıtlı olduğu iddia edilen taşınmazla ve icra dosyalarıyla sınırlı olarak dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilebileceği ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle, müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince davanın KABULÜ ile, İstanbul Ticaret sicilinin ... numarasında kayıtlı iken resen terkin edilen ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tüzel kişiliğinin İHYASINA, şirketin önceki ortağı ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA,\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının incelenmesi neticesinde; davalı müdürlük adına dosyaya sunulan 26.04.2023 tarihli cevap dilekçesinin dikkate alınmadığını, ileri sürülen savunma ve açıklamaların tartışılmamasının ayrıca da, yasal hasım olan  davalı müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretine mahkum edilmesinin hukuka ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu,  davacı vekilince, ne dava dilekçesinde ne de yargılama boyunca ileri sürülmeyen bir iddianın araştırılarak davalı müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, gerek re'sen terkin işlemlerinin kanuna uygun olması gerekse de geçici madde 7/2'ye aykırı bir durum da bulunmadığından davalı müdürlük aleyhine isnat edilebilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı gibi davalı müdürlüğün davanın açılmasına sebep olduğundan da  bahsedilemeyeceğini, ayrıca, TTK’nın geçici 7. maddesinin 2. fıkrası gereğince, \"davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatifler hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.\" ibaresi bulunmakta ise de, davaya konu olayda böyle bir durumun söz konusu olmadığını, zira dava konusu şirketin, 2013 tarihinde terkin edilmiş olduğunu ve hakkında dava açıldığına dair bir iddia bulunmadığını, davacının, dava konusu şirket hakkında dava/icra takibi bulunduğuna  dair  sicil kayıtlarına intikal eden hiçbir bildirim bulunmamasına rağmen ve işbu husus değerlendirilmeden karar verilmesi ve yine, dava konusu şirketin kaydının silinmesine ilişkin sorumluluğu bulunanların/davacının değil de, mevzuat gereğince yapması gereken işlemleri eksiksiz yapan davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sermayesinin yasal tutarın altında olması nedeniyle re’sen terkin kapsamına giren dava konusu şirkete mevzuat gereğince ve buna uygun bildirimler (ihtar) gönderildiğini ve şirketin sicil kayıtlarındaki adreslerine gönderilen ihtar yazılarının, 29.04.2013 tarihinde \"iade-adreste tanınmıyor\" şerhiyle iade edildiğini, başka bir ifadeyle, mevzuat gereğince yapılması gereken tebligatların eksiksiz  yapıldığını, davacı tarafça, re'sen terkin işleminin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmemişken; mahkemece re'sen terkin prosedürünün denetlenmesi ve davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,  dava konusu şirketin sermaye münfesih olmasına rağmen, sınırlı olmaksızın ihya (ek tasfiye) kararı verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu,  dava konusu şirketin sınırlı olarak ihyasına ve davalı müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin   ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar vermiş karara karşı davalı vekili   istinaf  yasa yoluna başvurmuştur. TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca , 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.559 sayılı KHK gereğince  sermayelerini  öngörülen  tutara çıkarmamış bulunmaları,TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler. TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.  <br>TTK'nın geçici 7. maddesine uyarınca  yapılan terkin işlemine  karşı açılan davalarda husumetin yasal hasım olmayan  sicil müdürlüğü yöneltilmesi yeterli olup,ayrıca tasfiye memuruna yöneltilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. 23/5/2024 tarih ve 7511 sayılı kanunun 16 maddesi ile TTK'nın geçici 7/15.maddesine  eklenen \"....Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz\" düzenlemesi ve şirketin  terkinin den sonra açılan derdest davadaki işlemlere hasren ek tasfiye amacıyla ihya talebinde  bulunmasına göre davalı  aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemelidir. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesinde uyarınca terkin edilen şirketin ihya edilmesi halinde münfesih olma hali devam edeceğinden şirketin faaliyetlerine devam etmek amacıyla ihya kararı verilemez. Şirket ihyası, eksik tasfiye işlemlerinin tamamlanması amacıyla yapılabilir. Davacı şirketin tasfiyesinin gerçekleştirilmesi ihya talebinde  bulunmuş mahkemece davacının  talebi açıklattırılıp, belirlenen işlemlerine hasren şirketin ek tasfiye   işlemlerinin tamamlanması için ihyasına karar vermek yerine böyle bir ayrım yapılmaksızın tümden şirketin faaliyetine  devam edecek şekilde ihyasına karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle,  HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şirkete tasfiye memuru atanması yönünden  davanın yeniden görülmesi için dosyanın  mahkemesine iadesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; istinaf incelemesine konu  kararının  HMK 353(1) a-6 gereği USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.18/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9072383872bc1253","SID":"18b4dcca21a36575"}}