{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R <br>ESAS NO:2022/642 <br>KARAR NO:2024/1970<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:28/09/2021<br>NUMARASI:2019/520 Esas - 2021/615 Karar<br>DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ:25/11/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 18/06/2018 tarihinde davalı sigorta şirketine  ZMMS poliçesiyle sigortalı, davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın sürücüsü ...’ın asli kusurlu şekilde davacıların desteği yaya ...’a çarparak ölümüne neden olduğunu, İstanbul Anadolu C. Başsavcılığının 2018/120413 Soruşturma sayılı dosyasına sunulan 22/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücünün tali kusurlu bulunduğunu, davacıların uğradığı zarar için davalı şirkete başvurduklarını, hasar dosyasında davacılar anne ...’a 23.705,30TL, baba ...’a 18.916,01TL ödenmişse de eksik ödeme yapıldığını, yaptırılacak bilirkişi incelemesiyle davacıların bakiye zararlarının tespit edileceğini, davacıların manevi ızdırap yaşadıklarını belirterek şimdilik anne için 5.000,00 TL, baba için 5.000,00 TL maddi ve her bir davacı için 25.000,00 TL’den toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın (sigorta şirketi hariç) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile  destekten yoksun kalma tazminatını davacı ... için 13.016,73 TL'ye,  davacı ... için 11.383,78 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...’ın yaya ...’a çarpması sonucu meydana gelen kazanın müvekkilinin bilgisi dışında olduğunu,  davalı ...’ın müvekkili ile aynı sanayi sitesinde komşu olduklarını, araç alım satım faaliyeti gösteren işyerlerinde araçları için birbirlerinin boş alanlarını kullanabildiklerini, aracı kendisinden izin almadan, habersiz ve rızası dışında alıp kullanan diğer davalının bu hususu teyit edeceğini, dolayısıyla rızası dışında arkadaşı tarafından trafiğe çıkarılan bu aracın kazaya karışmasında davalının sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından kazaya karışan ... plakalı araç için ZMSS poliçesi düzenlendiğini, poliçe limitinin 360.000,00TL olduğunu, davalı şirket tarafından ödeme yapıldığını, davacıların başvurusuyla ... nolu hasar dosyası açıldığını, sigortalı araç sürücüsünün % 25 kusurlu olması nedeniyle davacı ...’a 23.705,30TL, davacı ...’a 18.916,01TL ödemenin 06/05/2019 tarihinde yapıldığını, hesaplamada TRH yaşam tablosunun esas alındığını ve  % 1,8 teknik faiz indirimi yapıldığını, ödeme tutarının yanında faiz güncellemesi yapılması, bakiye tazminat talebinde ödeme tarihi verilerinin dikkate alınması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin bilirkişi raporunun tarihi olması gerektiğini belirterek davanın talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, kazada davacıların murisinin asli kusurlu olduğunu, E5 karayolu üzerinde demir bariyerlerle çevrili ve yayalara kapalı yolda karşıdan karşıya geçmeye çalıştığının ve asli kusurlu davranışlarının İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/355 Esas ve 2019/67 Karar sayılı dosyasında bulunan adli tıp raporu ve görgü tanığı beyanlarıyla sabit olduğunu, anılan dosyaya sunulan 31/10/2018 tarihli ATK raporunda ölenin asli kusurlu, davalı sürücünün ise alt düzeyde tali kusurlu bulunduğunu, ölenin gece vakti alkollü bir şekilde yayalara kapalı yolda karşıdan karşıya geçtiği sırada kazanın meydana geldiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacıların maddi tazminat istemi yönünden davanın kabulü ile davacı anne ... için 13.016,73TL, davacı baba ... için 11.383,78TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının ödeme tarihi olan 06/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ( davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesi ile sınırlı tutulmak kaydı ile ) davacılara verilmesine, Davacıların manevi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı anne ... için 15.000,00TL, davacı baba ... için 15.000,00TL olmak üzere toplam 30.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur oranlarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin kusursuz olduğunu, müteveffanın asli ve %100 oranında kusurlu olduğunun dosyadaki tanık beyanları ve diğer somut delillerle sabit olduğunu, maktulun gece vakti demir bariyerlerle çevrili yayalara kapalı yolda karşıdan karşıya geçmeye çalıştığının ve alkollü olduğunun görgü tanığının beyanı ile sabit olduğunu, davacıların maddi tazminata ilişkin taleplerinin davalı sigorta şirketi tarafından haricen karşılandığı dikkate alınarak davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti kapsamında devam ettiğinden ve davalı sigorta şirketine karşı açılan davadan da feragat edilmiş olduğundan fazlaya ilişkin taleplerin de reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Mahkemece 13/01/2022 tarihli ek karar ile davacılar vekilinin 20/12/2021 tarihli \"bu davada karar verildikten sonra davalı taraf ile sulh olunduğu, müvekkilinin taleplerinin karşılandığı, davalı ile yapılan anlaşma gereği tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin de bulunmadığı, bu nedenle davadan feragat edildiğini,\" bildirmesi üzerine \"Davanın maddi tazminat yönünden feragat nedeni ile reddine,\" karar verildiği ve ek kararın taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.Mahkemenin ek kararı ile maddi tazminat yönünden davanın reddine karar verildiğinden, davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin talepleri değerlendirilmemiştir. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Somut olayda, davalı sürücü ...'ın 18/06/2018 tarihinde yönetimindeki ... plakalı aracı ile   yaya ...'e çarparak ölümüne neden olması şeklinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle müteveffa yaya ...'in mirasçıları olan davacıların, aracın sürücüsü, işleteni ve ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi olan davalılardan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep ettikleri anlaşılmıştır.Dosya kapsamına bulunan 18/06/2018 tarihli Ölümlü Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, \"18/06/2018 günü saat 03.53 sıralarında ... Otel karşısında meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasında; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ... Tuzla istikametine doğru seyir halindeyken ... Otel karşısına yaklaştığı esnada, yolun sağından orta bariyerlere doğru koşarak yolun sol  şeridine kadar geldiği, bu esnada yolun ortasında koşan ...'i tanıyan ... aracını sağa park edip ...'i yol ortasında almak istediği esnada sürücü ... aracının sol yan köşe kısmıyla ...'e çarptığı, aracının ön orta kısmıyla da yaya ...'ya çarptığı, kazada yaya ... bariyerlerin altında sürüklenerek, orta refüje düştüğü, yaya ...'nun  orta şeride düştüğü, bu kazanın oluşumunda yaya ... ve ..'nun 68/1-A.2\" yayaların yürümesine ayrılmış kısımların kullanılmasının mümkün olmadığı veya bulunmadığı hallerde taşıt trafiğini tehlikeye  düşürecek şekilde taşıt yolunda yürümek kuralını ihlal ettiği\" şeklinde düzenlenmiştir.Ceza soruşturma dosyası içinde bulunan 22/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda; sanık sürücü ...'ın tali kusurlu, yayalar ... ve ...'un asli kusurlu oldukları  belirtilmiştir. İstanbul Anadolu 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/355 Esas sayılı  dosyası içinde bulunan ATK  Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 31/10/2018 tarihli raporda; olayda sanık sürücü ...'ın alt düzeyde tali derecede kusurlu, müteveffa yaya ... ve müteveffa  yaya ...'un asli kusurlu oldukları kanaati bildirilmiştir. İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin  2018/355 Esas, 2019/67 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; Müteveffa ...ve...'nun trafik kazasında vefatları nedeniyle sanık ... hakkında \"taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak\" suçundan kamu davası açıldığı, yargılama sırasında  ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda; yayalar ... ve ...'ün kendi ölüm ve yaralanma olayında asli kusurlu, sanığın alt düzeyde tali kusurlu olduklarının tespit edildiği, yargılama sonunda sanığın üzerine atılı taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına, sonuç olarak sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği görülmüştür.Mahkemece alınan 09/03/2021 tarihli kusur raporunda; Dava konusu olayda davacıların murisi yaya ...'un % 75  oranında asli kusurlu, davalı sürücü ...'ın % 25 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre;  mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü, kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  davalı ... vekilinin kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiş; dosya kapsamından, davalı  sürücünün meydana gelen trafik kazasında%25 orarında kusurlu olduğu anlaşıldığından  TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/2.maddesi ve  22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı  çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi,  kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları,  manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alınarak davacı anne baba lehine  manevi tazminata hükmedilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir.Bu nedenlerle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.666,79 TL harçtan peşin alınan 512,33‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 1.154,46 TL harcın davalı ...'dan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 25/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb887e4259e3032a","SID":"36405604584f695b"}}