{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2024/1053 <br>KARAR NO: 2024/1835 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 9/11/2023<br>NUMARASI: 2022/783 (E) - 2023/715 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 17/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, davalı işleten ...'a ait,  %100 tam kusurlu davalı sürücü ...'ın yönetimindeki, ... plakalı araç ile müvekkili davacının yönetimindeki ... plakalı aracın karıştığı kazada, davacıya ait otomobilin ağır hasar gördüğünü, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından yapılan inceleme zararı sigorta poliçesinde öngörülen limite kadar giderilmesine karar verilen müvekkilinin bakiye zararının tazmin edilen miktarın çok üzerinde olduğunu belirterek belirsiz alacak davası niteliğinde 100 TL ikame araç bedeli ile, 100 TL maddi zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalılar ... ile ... vekili davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince, araç maliki işleten ile sürücüsüne karşı açılan trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasına bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114'üncü maddesinin, 1'inci fıkrasının \"c\" bendi ile 115'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş; 29/3/2024 gün ve 2022/783 (E) - 2023/715 (K) sayılı kararla, tarafların HMK'nin 20'nci maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunmadıkları gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin 29/3/2024 gün ve 2022/783 (E) - 2023/715 (K) sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; İstanbul 10'uncu Asliye Ticaret Mahkemesine açılan davada, davalı sürücü ...'ın %100 kusuruyla neden olduğu trafik kazasında müvekkili davacıya ait aracın onarılamayacak biçimde ağır hasara uğraması nedeniyle maddi zararın giderilmesi talebinde bulunduklarını; usul ve kanuna aykırı olarak davalı ... Sigorta AŞ'ye karşı açılan davayı ayıran ilk derece mahkemesinin, huzurdaki dava için görevsizlik kararı verdiğini; ilk derece mahkemesinin HMK'nin 294'üncü maddesine aykırı hareket ederek gerekçeli kararı 50 gün sonra tebliğ ettiğini; görevsizlik kararından sonra talep etmelerine karşın ilk derece mahkemesince kesinleşme şerhi verilmediğini, bu nedenle kararın istinaf edilip edilmediğini bilmeleri olanağının da bulunmadığını, ilk derece mahkemesinin hukuka aykırı hareket etmesi nedeniyle huzurdaki davanın görevli mahkemeye zamanında gönderilemediğini belirterek, ilk derece mahkemesinin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin 29/3/2024 gün ve 2022/783 (E) - 2023/715 (K) sayılı kararının kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Aynı zamanda hükmün açıklandığı duruşmanın 9/11/2023 günü yapılan 2'nci oturumunda, HMK'nin 114'üncü maddesinin, 1'inci fıkrasının \"c\" bendi ile 115'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) yapılan incelemede, 11/12/2023 günü hâkim ve kâtip tarafından elektronik imzayla imzalanarak onaylanan ilk derece mahkemesinin 2022/783 (E) - 2023/715 (K) sayılı kararına ilişkin gerekçeli kararının, davacı vekilinin 4/12/2023 günü başvurması üzerine, davalılar ... ve ... vekili Av. ... ile davacı ... vekiline 3/1/2024 günü elektronik tebligatla tebliğ edildiği; davacı vekili Av. ...'ın 23/1/2024 günü sunduğu dilekçeyle, gerekçeli kararın taraflara tebliğ edildiğini belirterek, kararın kesinleştirilmesi talebinde bulunduğu; davalılar vekilinin ise 28/3/2024 günü sunduğu dilekçe ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. HMK'nin 20'nci maddesinin 1'inci fıkrasına göre, görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır ve görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece bu konuda resen karar verilir. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, davacı vekili ile davalılar vekiline 3/1/2024 günü tebliğ edilen ilk derece mahkemesinin davada usulden reddine ilişkin  9/11/2023 gün ve 2022/783 (E) - 2023/715 (K) sayılı kararının, HMK'nin 345'inci maddesinde öngörülen ve tebliğden itibaren başlayan 2 haftalık süre içinde, istinaf kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle 18/1/2024 günü kesinleştiği anlaşılmakla birlikte, UYAP'tan yapılan incelemede ilk derece mahkemesinin  9/11/2023 gün ve 2022/783 (E) - 2023/715 (K) sayılı kararının kesinleştiğine ilişkin kesinleşme şerhinin yazılmadığı; söz gelimi dava dosyasına UYAP dışında yazılı yöntemle davalı tarafça istinaf dilekçesi gönderilebilmesi olanağı bulunduğu da dikkate alındığında, davacının ilk derece mahkemesinin görevsiz olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine ilişkin kararının kesinleştiğini bilmesine olanak bulunmadığının anlaşılması karşısında, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/5'inci maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f3304a8c408a231","SID":"c9a52473faa6fed4"}}