{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1526 - 2024/1688<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/1526 \t\t                                        ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/1688<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/10/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2021/132 E 2021/604 K<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 16/12/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 17/12/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili, müvekkilinin toplam 19.091,81-TL bedelli 6 adet faturadan kaynaklanan. sayılı icra dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile icra takibinin kaldığı yerden devamına, mevzuattaki en yüksek orandan asıl alacağa faiz işletilmesine, davalı yanın %20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ <br>Davalı vekili, davaya konu olan faturalara ilişkin davalıya verilen bir hizmet olmadığı gibi usulüne uygun olarak da davalıya tebliğ edilen bir fatura bulunmadığını, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davacıya herhangi bir borcu bulunmadığının görüleceğini bildirerek davanın reddine ve  kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda: Tarafların ticari defterlerinin birbiri ile uyuşmadığı, dosyaya sunulan faturaların tek başına davaya ispata yeterli olmadığı, davacı yanca davalı yan adına tanzim edilen 03.10.2019 tarihli, A Seri, 051229 Sıra No.lu 8.645,57-TL bedelli fatura ve muhteviyatının davalı şirket çalışanı olan ... isimli şahıs tarafından teslim alındığı, davaya konu diğer fatura ve muhteviyatının teslim edildiği ..., ... isimli şahısların  dosyaya mübrez davalı şirket adına kayıtlı sigorta dosyaları kapsamında çalışan listelerinde ver almadığı  davanın  03.10.2019 tarihli, A Seri, 051229 Sıra No.lu 8.645,57-TL bedelli faturaya ilişkin ispatlandığı gerekçesiyle davacının sübut bulmayan diğer faturalara ilişkin davasının kısmen kabulüne Ankara 28. İcra Müdürlüğü' nün 2020/2500 Esas sayılı dosyasında takibe davalı tarafın yapmış olduğu itirazın 8.645,57 TL' lik kısım için iptaline, takibin bu miktar bakımından kaldığı yerden devamına, Fazlaya ilişkin talebin, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunmadığını,  davaya ve icra takibine konu faturaların davalı şirket ait, ... plakalı araçların  bakım, onarım ve yedek parça bedelleri için tanzim edildiği ve davalı yana teslim edildiği  mahkemece tamiri yapılan araçların davalıya ait  olup olmadığının araştırılmadığını, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemeyeceğini, belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık; davaya ve takibe konu faturalara dayalı alacağın varlığının usulüne uygun delillerle kanıtlanıp kanıtlanamadığı hususuna ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava; davalıya ait olduğu iddia edilen araçların bakım, onarım, tamir, işçilik,ve parça giderlerinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Dava; eser sözleşmesine dayalı araç tamir ve parça bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>TMK'nun 6. maddesine göre; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.<br>TBK'nın 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda; işin yapılıp teslim edildiğini ve iş bedeline hak kazanıldığını kanıtlama yükü yükleniciye, iş bedelinin ödendiğini ispat külfeti ise, iş sahibine düşer. Davacının, genel kurallar içinde davalıya ait aracı tamir ettiğini kanıtlaması gerekir. <br>Somut olayda; davacı yüklenicinin, davalı iş sahibinin aracını tamir etmesi nedeniyle, davalı iş sahibi adına  faturalar düzenlediği, davaya konu edilen faturaların üzeri tam okunamamakla birlikte yapılan işler ve parça bedelleri belirtilerek bir kısmında araç plakaları da yer almıştır.<br>Ne varki, taraflar arasında araç tamirine dair yazılı bir sözleşme bulunmadığı sabittir. Davalı, davacının iddiasını inkar etmiş olup; davacı, iddiasını ispat için faturalara ,icra dosyasına ve bilirkişi incelemesini delil olarak göstermiştir. Fatura; tek taraflı ve davacı tarafından düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir, bu nedenle davacının iddiasını ispat için yeterli değildir. Bu durumda; ön sorun olarak, akdin varlığını ispat yönünden davacıya olanak tanınması gerektiğinin mahkemece gözetilmesi gerektiği kuşkusuzdur.<br>Hakim, davanın çözümü için kendisinin sahip olmadığı özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde, bilirkişinin oy ve görüşünü almalıdır. (HMK m.266 v.d). Bilirkişi kendisinden sorulan husus hakkında, özel ve teknik bir bilgiye sahip ve o konuda uzmanlaşmış olmalıdır. Somut olayda, bilirkişi olarak görüşüne başvurulan kişi, mali  müşavir olup, dava konusu araç tamiri konusunda ehil olmadığı gibi hükme esas alınan raporda uyuşmazlığın inşaat makine ekipmanın satışı ile ilgili olduğu tespiti yapılmıştır. <br>Yine, dava, araç tamirine ve parça bedeline ilişkin alacak nedeniyle yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin olup, alacağın varlığı ve miktarı yargılama sonucu toplanan deliller ile bilirkişi raporu alınarak yapılan hesaplamalar sonucu saptanması gerekmektedir.<br>Hal böyle olunca, mahkemece; yukarıda ifade edilen yasa hükümleri ve açıklamalar dikkate alınmak suretiyle, öncelikle ispat yükünün davacı yüklenicide olduğunun dikkate alınması, bu çerçevede davaya konu edilen alacağın faturalara dayalı alacak olduğu ve taraflar arasında akdi ilişkinin ispatına yarayan yazılı bir sözleşme bulunmadığının da gözetilmesi suretiyle, davacı tarafından düzenlenmiş faturaların  içeriği iş emri, araç kabul formaları üzerinde inceleme ile ilgili araçlar üzerinde yapılan işlemlerin kadri maruf olup olmadığının araç üzerinde alanında uzman bilirkişi (makine mühendisi) marifetiyle keşif  yapılmak suretiyle incelenmesi gerektiğinin düşünülmesi, akdi ilişkinin varlığının tespit edilememesi durumunda ise davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi; yine, yukarıda açıklandığı üzere davaya konu edilen alacak araç tamirine ilişkin olduğundan alacağın varlığı ve miktarının yapılan yargılama sonucu toplanan deliller ile bilirkişi raporu alınmak suretiyle belirlenebileceği dikkate alınarak davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinin de gözetilmesi suretiyle hüküm tesisi gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.<br>Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/132Esas, 2021/604Karar ve 18/10/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde yatırana İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 16/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t<br>\t<br>Başkan<br>   e-imzalıdır<br>Üye<br>  e-imzalıdır <br>Üye<br>   e-imzalıdır<br>Katip  e-imzalıdır<br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"750b16873f29c86a","SID":"a60bcdb3560dd14b"}}