{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2021/1663 <br>KARAR NO:2024/1980<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/05/2021<br>NUMARASI:2020/506 Esas - 2021/453 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/12/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 08.08.2008 tarihinde, müvekkillerinin eşi/ babası  (... oğlu) ...'nın sevk ve idaresindeki, davalıya ZMM poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile   dava dışı ...yönetimindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında ...'nın vefat ettiğini,  iş bu olay nedeniyle daha önceden açılmış ve kesinleşmiş olan Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/1032 Esas ve 2011/646 Karar sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda müteveffanın % 90 oranında, dava dışı ... plakalı aracın sürücüsü ...'nun ise %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ayrıca, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/147 Esas ve 2017/247 Karar sayılı dosyası ile de kamu davası açıldığını ve kararın kesinleştiğini, müvekkillerinin desteği ...'nın kusurunun destekten yoksun kalan ve üçüncü kişi konumunda olan müvekkillerine  yansıtılamayacağını Yargıtay Genel Kurulu kararlarıyla sabit olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı davacı eş  ... için 5.000,00-TL ve oğlu ... için 5.000,00-TL maddi tazminatın ( belirsiz alacağın) olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 12.03.2021 tarihli dilekçesi ile, talebini davacı  ... için  100.800,48-TL,  davacı ...( ...) için 16.528,30-TL olarak artırmıştır Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; davacıların taleplerinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi teminatı dışında olduğunu belirterek davanın reddi savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''...  08.08.2008 günü gerçekleşen ölümlü trafik kazası nedeniyle ...'nın vefat ettiği, bu nedenle davacı tarafça  destekten yoksun kalma talebi ile iş bu davayı açtığı,  Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/1032 Esas ve 2011/646 Karar sayılı dosyasında da davacıların davacı olduğu,  mahkeme dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda müteveffanın % 90 oranında, ... plakalı aracın sürücüsü ...'nun ise %10 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu rapor esas alınarak verilen hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/147 Esas ve 2017/247 Karar sayılı dosyasında sanık ...'nun mahkumiyetine dair kararın 07.05.2018 tarihinde düzeltilerek onama kararı ile kesinleştiği, davacı ... mütevefffanın eşi olup, ( ...) ...'nın ise oğlu olduğu, davacıların talep edebileceği tazminat miktarının hesaplanması için dosyanın aktüerya bilirkişiye tevdi edildiği,  bilirkişi ... tarafından düzenlenen 26.02.2021 tarihli raporda davacı ...’ nın talep edebileceği maddi zararının 100.800,48-TL, davacı ...’nın talep edebileceği maddi zararının 16.528,30-TL ve  temerrüt başlangıcının 31.08.2018 tarihi ve ve faiz nevinin avans faizi olduğunun tespit edildiğini, davacının iş bu raporu dikkate alarak ıslah talebinde bulunduğu, davalı sigorta şirketinin teminat sınırı olarak her bir kişi için 100.000,00-TL belirlenmiş olması, aracın ticari araç ve davalının 31.08.2018 tarihinde temerrüde düşürüldüğü hususları hep birlikte nazara alındığında açılan davanın davacı ... bakımından kısmen kabulüne, açılan davanın davacı ... bakımından kabulüne  (Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/1032 Esas 2011/646 Karar sayılı dosyasında hükmedilen maddi tazminat miktarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) karar vermek gerektiği'', gerekçesiyle,1-AÇILAN DAVANIN davacı ... bakımından KISMEN KABULÜNE, Toplam 100.000,00-TL maddi tazminatın (Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/1032 Esas 2011/646 Karar sayılı dosyasında hükmedilen maddi tazminat miktarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) 31.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ...' ya ödenmesine, 2-AÇILAN DAVANIN davacı ... bakımından KABULÜNE, Toplam 16.528,30-TL maddi tazminatın (Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/1032 Esas 2011/646 Karar sayılı dosyasında hükmedilen maddi tazminat miktarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) 31.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ...' ya ödenmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hüküm bölümünde parantez içindeki yazı bölümlerinin hükmün icraya elverişli olmasını engellediğini, Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 'nin 2008/1032 Esas 2011/646 Karar sayılı dava dosyasında karşı araç sigortalısının %10 kusuruna göre karar verildiğini, eldeki davada ise müteveffanın %90 kusuruna göre karar verildiğini, bu nedenle tahsilde tekerrür durumunun söz konusu olmadığını, ayrıca kaza tarihinde ZMM teminat limiti 100.000-TL değil 125.000-TL olduğundan davacı Aslı yönünden artırdıkları rakamın tümünün hüküm altına alınması gerektiğini, kararın bu yönlerden hatalı olduğunu belirterek kaldırılmasını istemiştir.Davalı vekili  dilekçesinde, kararı süre tutumlu olarak istinaf ettiklerini, gerekçeli istinaf dilekçesini gerekçeli kararın taraflarına tebliğinden sonra sunacaklarını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.Ancak, gerekçeli karar davalı vekiline 24.07.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, davalı vekilince gerekçeli istinaf dilekçesinin sunulmadığı göeülmüştür.Dava, çift  taraflı trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; davacılar murisinin sürücüsü olduğu araç davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM poliçesi ile sigortalı olup, sigorta poliçesinin başlangıç tarihi 25.02.2008 olmakla,  Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, davaya konu kaza tarihinde yeni yönetmeliğin değil, eski 12.08.2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının yürürlükte bulunmasına; bu halde, davacılar tarafından  ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla açılan iş bu davada , ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacak olmasına (Bkz. HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas 2012/92 karar sayılı ilamları uyarınca);  davalı vekilinin sebep bildirmeksizin vermiş olduğu istinaf dilekçesinden hareketle; hükmün incelenmesinin kamu düzeni ile ilgili olan hususlarla sınırlı olarak yapılması gerektiği bu doğrultuda dosya kapsamında ve istinaf incelemesine konu kararda yapılan incelemede kamu düzenine aykırılık teşkil eden herhangi bir durum bulunmadığının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir. 2-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; a/Dosya kapsamından, 26.02.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, müteveffanın %90 kusurlu olduğu kabulü ile (  sadece %10 oranında karşı araç sürücüsünün kusuru düşülerek, murisin %90 kusuru davacılara yansıtılmaksızın) davacılar için yapılan  destekten yoksun kalma tazminat hesabına göre tazminat tutarı davacı  davacı  ... için  100.800,48-TL,  davacı ... (...) için 16.528,30-TL olarak artırılmış olup, yerel mahkemece poliçe limitinin  100.000-TL olduğu gerekçesiyle davacı ... yönünden, 100.800,48-TL'ye değil 100.000-TL'ye hükmedilmiştir.Her ne kadar ilgili poliçede kişi başına ölüm / sakatlık halinde poliçe limitinin 100.000-TL olduğu belirtilmiş ise de, kaza tarihi olan 08.08.2008 tarihini kapsayan ( 01.07.2008-31.12.2008) tarihleri arasında resmi olarak ZMMS poliçe teminat limiti kişi başına ölüm /sakatlık halinde 100.000-TL değil, 125.000-TL olmakla, bu halde davacılar tarafından artırılan 100.800,48-TL + 16.528,30-TL = 117.328,78-TL  de poliçe limitini aşmadığından davacı ...'nın talebinin artırılan bedel tutarında kabul edilmesi gerekirken 100.000-TL olarak hükmedilmesi doğru görülmemiştir. B/Bundan ayrı, Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 'nin 2008/1032 Esas 2011/646 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, iş bu davanın davacıların da aralarında olduğu kişiler tarafından kazaya karışan karşı aracın sürücüsü ( ...), işleteni, maliki ve ZMM sigortacısı ... AŞ aleyhine destekten yoksun kalma tazminatı istemiyle açıldığı, dosyada alınan bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'nun %10 kusuruna göre hesaplanan rakamlara göre davacı ... ve ... için destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği, kararın  vekalet ücreti yönünden düzeltilmek suretiyle Yargıtay 17. HD'nin  2013/ 7128 Esas, 2014/ 12465 Karar sayılı kararı ile onandığı ve karar düzeltme kanun yoluna başvurulmadan 12.02.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.Bu halde,  Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ilgili kararı, eldeki davadaki hükmün icrası yönünden tahsilde tekerrür teşkil etmeyeceğinden, infaz aşmasında karışıklığa sebep olabilecek olan hüküm kısmında parantez  içindeki  '(Büyükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/1032 Esas 2011/646 Karar sayılı dosyasında hükmedilen maddi tazminat miktarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile)' ifadelerinin kaldırılması gereklidir.Hal böyle olunca, yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne, ancak yanılgılı hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılıp HMK 353/1-b.2 maddesi gereğince, yanılgılı hususlar düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm  kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,  (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜNE,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı  tarafça yatırılan  istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacı tarafa iadesine, b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı  tarafından yatırılması gereken 7.960,04- TL  harçtan peşin yatırılan  1.990,01-TL harcın düşümü ile bakiye 5.970,03-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, c/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca istinaf aşamasında yapılan diğer giderlerin ise takdiren üzerlerinde bırakılmasına,d/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,2/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, DAVANIN KABULÜNE;a/100.800,48-TL maddi tazminatın 31.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...' ya ödenmesine, b/16.528,30-TL maddi tazminatın 31.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...' ya ödenmesine,c/Harçlar kanununa alınması gereken  8.014,72- TL karar ve ilam harcından peşin  ve tamamlama harcı olarak davacı tarafça  yatırılan  toplam 537,78-TL harcın mahsubu ile bakiye  7.476,94-TL'nin davalıdan  tahsili ile hazineye irat kaydına, d/Davacı tarafça yatırılan 54,40-TL BH ve  170,78 -TL peşin harç olmak üzere toplam  225,18-TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, e/Davacı tarafça sarf edilen 150,50 TL posta gideri ve tebligat gideri, bilirkişi ücreti gideri 900,00-TL olmak üzere toplam 1.050,5TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,F/Davacı taraf  kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜTF  gereğince hesap ve takdir olunan  30.000- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,3/Gider avansından arda kalan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"74179e3a43bc0d3f","SID":"02898ead26953261"}}