{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1671 Esas<br>KARAR NO: 2024/1953<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/06/2024<br>NUMARASI: 2023/68 Esas, 2024/159 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 19/12/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili markasının ... tarafından ilk olarak 1967 yılında yaratıldığını, 2007 yılında 4.2 milyar dolara varan cirosu ile Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en büyük perakende satış mağazalarından birisi olduğunu, müvekkili firmanın şu anda giyim ürünleri, aksesuarlar, kokular, mobilyalar, gözlükler ürettiğini ve Chicago'da ... adlı bir restoran işlettiğini, 2009 yılı itibariyle ..., ...'nin (... ve ... da dahil olmak üzere) dünya çapında toplam 326 satış noktasına sahip olduğunu, bu satış noktalarına örnek olarak Chicago, East Hampton, Londra, Miami, Milan, Palm Beach ve Tokyo'nun verilebilir olduğunu, müvekkilinin kendisine ait “...” markasını uzun yıllardır menşe ülke Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere dünya genelinde, Türkiye de dahil 100'den fazla ülkede yoğun ve yaygın bir şekilde kullandığını ve tescil kayıtları ile koruma altına aldığını, davacı firma ile “...” ve markaları arasında tüketici nezdinde çok güçlü bir bağ oluştuğunu, “...” ve markalarının veyahut benzeri ibarelerin üçüncü kişiler tarafından izinsiz kullanılması veya tescil ettirilmesi durumunun müvekkili firmanın Paris Sözleşmesi ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile koruma altına alınan markasal haklarının ve tekel hakkının ihlali sonucunu doğurmakta olduğunu, davalı tarafın, https://...com/... adresli web sitesinde ve \"... Mah. ... Sk. No:... Fatih İSTANBUL\" adresindeki iş yerinde, davacı şirketin Türk Patent nezdinde ..., ... ve ... sayı ile kayıtlı markalarının aynı/benzerini, müvekkili markalarının da tescilli olduğu 18. sınıfta yer alan emtialar üzerinde, izinsiz ve hukuka aykırı bir biçimde kullandığının tespit edilmiş olduğunu, dolayısıyla davalı tarafın https://...com/... adresli web sitesinde ve \"... Mah. ... Sk. No:... Fatih İSTANBUL\" adresindeki iş yerinde bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak, tecavüze konu ürünlere ilişkin delillerin toplanmasının talep edilmekte olduğunu, müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli \"...\", & \"...\" ibareli tanınmış markalarına vaki tecavüzün durdurulmasına, men'ine ve ref'ine, davalının haksız eylemlerine son verilerek \"...\", & ve “... +şekil\" ibaresini taşıyan tüm ürünlere el konularak toplatılmasına, bu ibarenin her türlü ürün ve tanıtım aracından çıkartılmasına, bunun imkansız olması halinde bunların imhasına, davalının davacı marka hakkına ihlali neticesinde ortaya çıkan haksız rekabetinin men'ine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 2000 yılından bu güne ithalat ve seyahat çantaları imalatı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkili üretimini yapmış olduğu ürünleri, ...-Eminönü/İstanbul satış mağazasında Maltepe-Topkapı/İstanbul fabrika showroom ve fuar alanında tüketiciye sunduğunu, müvekkilinin ayrıca toptan satış yaptığını, ... markasını taşıyan ürünlerin Türkiye'nin her yerinde satışa sunulduğunu, müvekkili firmanın ürünlerinin 2 yıl garantili olarak satışa sunulduğunu, müvekkilinin ... markasını 10 yılı aşkın süredir kullandığını, 10 yıl önce TPE nezdinde tescilini sağladığını, markasına ciddi yatırımlar yaptığını, bu yatırımların karşılığında yüksek satış rakamlarına ve yüksek tanınmışlığa ulaştığını, müvekkilinin ... markasını yoğunlukla 18. sınıf kapsamında valiz ve çantalar üzerinde kullandığını, davacının \"...” ibaresinde tescilli isminin yanına, \"...\" ve \"...\" ibarelerini ekleyerek oluşturduğu markasını kullanmasının iltibas oluşturmaya yeterli olmayacağını, TPMK kayıtlarından davacının ...+şekil markasının 'giyim ürünleri\" alanında tanınmış olduğu anlaşılsa da ... ibareli başka markaların da tanınmış marka statüsünde olduğunu, ... markasının davacının tekeline bırakılmadığını, müvekkili ile davacı markasının yazı sitili ve şekil kombinasyonu olarak benzemediğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf isteminde özetle; Müvekkilinin ... markasını 10 yılı aşkın süredir kullandığını ve 10 yıl önce TPE nezdinde tescilini sağladığını, ... markasını yoğunlukla 18. Sınıf kapsamında valiz ve çantalar üzerinde kullandığını, Müvekkilinin TPMK nezdinde kayıtlı ... ibaresi içeren  26.03.2013 başvuru tarihli, 08.08.2014 tescil tarihli, ... tescil numaralı, 18. sınıfta tescilli \"...\" markası, 03.04.2014 başvuru tarihli, 03.12.2014 tescil tarihli ... tescil numaralı, 24 / 25 / 35 / sınıfta tescilli \"...\" markası olduğunu, ...'nun bir spor oyun dalı olup kamuya mal olmuş bir isim olduğunu, ... oyununda simgenin at olduğunu, TPMK kayıtlarından davacının ...+şekil markasının 'giyim ürünleri' alanında tanınmış olduğu anlaşılsa da ... ibareli başka markalar da tanınmış marka statüsünde olduğunu, ... ibaresinin davacının tekeline bırakılmadığını,  müvekkilinin içerisinde ... ibaresi geçen tescilli markasını kullanması en tabi hakkı olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olduğunu göstermediğini, Tescilin üzerinden on yıl geçtikten sonra dava açılmasının kötüniyet olduğunu, Markalar arasında iltibas yaratacak bir benzerlik olmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 14.03.2022 tarih, 2019/5189 E. ve 2022/1852 K. sayılı kararı gereğince haksız rekabet ve markaya tecavüzün kümülatif koruma kapsamında ileri sürülemeyeceğini, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>GEREKÇE Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. YHGKnın, 2011/11–567 E-2011/676 K., 2012/11–417 E, 2012/791 K., 2013/11-1316 E, 2015/34 K., 2013/11-1572 E-2015/1133 K., 2017/11-74 E- 2017/728 K.ve 2017/11-8 E-2019/47 K.sayılı ilamlarında da benimsendiği üzere, mahkeme kararlarında gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere, kararın ekinde yer verilebilir ise de, hükmün gerekçe kısmında, HMK'nın \"Hükmün Kapsamı\" başlıklı 297. maddesi ve Anayasa'nın 141. maddesi hükümlerine uygun düşmeyecek biçimde şekillere şekillere yer verilmesi, davadan davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, infazda tereddüt yaşanmasına yol açabilecektir. Renk, boyut ve diğer özelliklerinden yoksun bir şekilde markaların ve tasarımların gerekçeli karara eksik yansıtılmaları yanıltıcı sonuçlara neden olabilecektir. Somut uyuşmazlıkta; ilk derece mahkemesince kararın  hüküm kısmında tecavüzlü olduğu kabul edilen bir kısım marka görsellerine, kuallnımlara yer verilmiş olup, bu durumun infazda karışıklığa yol açacağı, 6100 sayılı HMK’nın 297’inci maddesine de aykırıdır. Açıklanan  nedenle davalının istinaf istemleri incelenmeksizin istinaf istemlerinin kamu düzeni dikkate alınarak kısmen kabulüne, HMK’nın 355, 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkeme kararının re'sen kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, 2-İlk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nın 355, 353/1-a-6 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 248TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.417,40TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 20TL istinaf masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"70e4edbf99f972b0","SID":"c90b8730723d12eb"}}