{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/885 <br>KARAR NO\t: 2024/781<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 23/10/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 26/11/2024<br><br>Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi<br><br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı şirket, aşağıda açıklayacağımız şekilde iki sözleşme dolayısıyla doğan alacaklarını tahsil etmek için ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ve ----- Asliye Ticaret Mahkemesi --- esas ----- karar sayılı değişik iş kararı ile davacı müvekkilin istediği ihtiyati haciz talebinin, 233.231,31.-TL yedek parça alacağı yönünden kabulüne, 117.820,98.-TL kira bedeli alacağı yönünden ise mahkeme görevli olmadığından usulen reddine karar vermiştir. Sonra ---- İcra dairesinde  ---- dosya numarası ile icra takibi başlatılmıştır. Talimat ile ----- İcra Dairesince karşı tarafın adresi olan ------ adresine fiili hacze gidilmiş; fiili haciz sırasında karşı taraf, şirketin adresinin hacze gidilen yer olmadığı iddiasında bulunmuş, görevlilerce mahalde inceleme yapılarak vergi levhası bulunmuş ve karşı tarafın hacizden kurtulmak için yanlış beyanda bulunmuş olduğu anlaşılmıştır. İlerleyen aşamalarda verilen ihtiyati haciz kararı yetki yönünden itiraza uğrayınca, karar, mahkeme tarafından yetkisizlik dolayısıyla kaldırmış ve bunun üzerine müvekkil şirketçe ----.İcra Müdürlüğü'nün ------Sayılı dosyasına ile aynı içerikle takip başlatılmıştır.  Davalı Şirket tarafından takibe itiraz edilince takip durmuştur. Müvekkil zorunlu arabuluculuk sürecini tamamladıktan sonra anlaşma olmadığı için işbu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu doğmuştur. Davamızın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına,takip konusu alacağın %40'ı nispetinde davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine,Her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın kiralama alacakları açısından taleplerinin  işbu davadan tefrik edilmesini, ayrı bir esasa kaydedilmesini ve devamında da söz konusu hukuki ihtilafın kamu düzeninden sayılan görev itirazımızın da dikkate alınarak görevsizlik kararı verilerek sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini;  Tarafımızca açılan dava ile huzurdaki dava arasında fiilen bağlantı bulunması gerekçesiyle davamızın sonucunun davasının dava neticesindeki alacak miktarı ve haklılık payını doğrudan etkileyeceği göz önünde bulundurularak  ----. Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Sayılı dosyanın bu dosya açısından bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini ;  Davacının  gerek - ile ilgili olarak hizmetin/ emtianın gizli ayıplı teslimi gerekse de kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacakların da fahiş ve haksız talep ve davasının reddine karar verilmesini; yargılama giderleri ve vekalet ücretininde davalıya yükletilmesi talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ  VE  GEREKÇE:<br>Dava, kira bedeline dayalı fatura alacağından kaynaklı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davasına konu takip talebi incelendiğinde, takip konusu alacağın faturalara dayandığı, faturanın ve işlemiş faizin takipte talep edildiği, takibe dayanak belgelerin ise davacı tarafından davalıya düzenlenmiş 05/08/2022 tarihli 117.820,98 TL bedelli fatura ve 08/08/2022 tarihli 233.231,31 TL bedelli fatura olduğu, 05/08/2022 tarihli faturanın kira bedeli alacağı içerdiği, 08/08/2022 tarihli  faturanın ise sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında 12/05/2022 tarihli - Yedek Parça Satış ve Garanti Sözleşmesi ile 27/12/2019 tarihli Çocuk Eğlence Alanı ve Eğlence Makineleri Kiralama Sözleşmesi mevcut olduğu görülmüştür.<br>Davalı yanca, cevap dilekçesinde hizmetin ayıplı olduğu savunulmuş ve aynı zamanda----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dava dosyasında ayıp iddiasına dayalı alacak ve tazminat isteminde bulunmuştur.Mahkememiz duruşmasında  somut olayda itirazın iptali davasının konusu olan ----. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı icra takibine konu alacak kalemlerinin incelenmesinde 117.820,98 TL fatura alacağının kira bedeline ilişkin olduğu, bu bedel bakımından 1.525,20 TL işlemiş faiz talep edildiği görülmekle, kira bedeline ilişkin fatura alacağı ve işlemiş faiz bakımından Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla, bu talepler bakımından Sulh Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmek üzere dosyanın bu talepler bakımından tefrikine karar verilerek bu talepler bakımından dosyanın mahkememizin----- Esasına kaydedilmiştir.<br>----- Bölge Adliye Mahkemesi  ---- Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve---- Karar sayılı ilamında: \" ... Dava konusu takip dosyası ve takip dayanağı faturalar ile mutabakat metni kapsamından, davalı ----- takip konu ettiği alacağın yalnızca kira sözleşmesinden doğan alacakları kapsamadığı anlaşıldığı gibi, davacının davalılar arasında organik bağ bulunduğunu,  satış sözleşmesinden doğduğunu ileri sürerek, bu nedenlerle  davalılara borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olması karşısında, mahkemece, takip dayanağı belgeler incelenmeksizin, takip dayanağı alacağı oluşturan kalemler bakımından gerekirse tefrik hususu da değerlendirilmeksizin,  uyuşmazlığın yalnızca kira sözleşmesinden kaynaklandığı ve sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi yerinde olmamış,  davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmüştür... \" şeklinde açıklanmıştır.HMK 4/a maddesi gereğince \"kiralanan taşınmazların İcra İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar Sulh Hukuk Mahkemesinde\" görüleceğinin düzenlenmiştir.<br>Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin 13/06/2019 tarih ve ---- Esas---- Karar sayılı kararında ve benzer içtihatlarında da belirtildiği üzere; 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 4/1-a maddesine göre; “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.  6100 Sayılı HMK'nın 4/1-a maddesinde, dava konusunun değer ve tutarına bakılmaksızın, kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere  kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara, konuları ve değerlerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemeleri tarafından bakılacağı şeklinde düzenleme gözetildiğinde; Somut olayda, taraflar arasında kira sözleşmesi olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, faturaların kira bedeline ilişkin olması gözetildiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı, bu haliyle 117.820,98 TL fatura alacağı ve bina ilişkin  1.525,20 TL işlemiş faiz alacağı bakımından; mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla usulden reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Mahkememizin Görevsizliği Nedeniyle USULDEN REDDİNE, <br>2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli  ----- Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi taktirde mahkememizce Resen  davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,<br>3-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece KARAR VERİLMESİNE, <br>4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına ALINMASINA,Dair; gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair  tarafların yokluğunda  verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f9294ab1c3e60cd3","SID":"2893f8a3bd5e55de"}}