{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/3570 <br>KARAR NO:2024/3469<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:05/11/2024<br>NUMARASI:2024/574 E <br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit|İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ:17/12/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVADA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin, davalı şirkette iş yerinde kullanmak üzere elektrik aboneliği bulunduğunu, davalı şirket tarafından müvekkili adına 09.05.2024 tarihinde saate \"fiziki müdahalede\" bulunmak suretiyle kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesi ile ... nolu  106.051,04 TL bedelli ve  ... nolu  616.545,36 TL bedelli iki ayrı elektrik faturası kesildiğini, toplam 722.596,4 TL miktarında borç yükletildiğini, Davalı şirketin, bu hususları gözetmeden, herhangi bir dayanak olmaksızın ve ilgili ta- şınmazdaki önceki abonelikler araştırılmaksızın bir tüccarın işletmesi için oldukça sarsıcı olabilecek bir bedelle iki ayrı fatura kesildiğini,üstelik ilgili bedeli taşınmazın fırın/pastahane olarak kullanıl- ması için gerekli makinelerin tüketebileceği muhtemel elektriğe göre hesapladığını, Müvekkilinin işbu davaya konu \"... İstanbul\" adresindeki pastahaneyi 01.12.2021 tarihinde şube açmak amacıyla devraldığını, ancak bir takım onarım, tadilat ve bakım işlemleri nedeniyle devir aldığı tarihte hemen işlemlere başlaya- madığını, takribi 1 yıl sonra aktif işletmeye başladığını, dilekçe ekinde sundukları ve daha sonra suna- cakları devir sözleşmesi, makinelerin alım tarihi faturaları ve davalı kurumun kestiği faturadan oluşan deliller kıyaslandığında bariz şekilde müvekkilinin iddia edilen borcun borçlusu olmadığı ve bedelin de belirtilen tutar olamayacağının ortaya çıkacağını, Müvekkilinin devir aldığı tarihte işletmede takılı ve davaya konu saati kullandığını, hiç bir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber işbu kullanım bedeline ait şayet bir borç var ise bu borçtan müvekkilinden önce taşınmazı kullanan abonelerin sorumlu olmasının muhtemel olduğunu, ancak davalı kurumun, müvekkiline ait elektrik saatine tutanaksız şekilde el koyduğunu ve inceleme yaptığını, müvekkilinin kusuru bulunmadığı için bu usulsüzlüğe rağmen saati yetkililere teslim etti- ğini, sonuçta sayaca müdahale iddiası ile müvekkiline hiçbir bilgilendirme yapılmadan, iddialarına konu dayanakları tebliğ etmeden, varsa bir kullanım hangi abonenin bunu gerçekleştirdiğine ilişkin bir araştırma yapmadan dava konusu faturaların kesildiğini,Öte yandan müvekkilinin güncel elektrik faturası ekte sunulmuş olup  söz konusu fatu- rada müvekkilinin sözleşme hesap numarası ... olmasına rağmen  müvekkil aleyhine kesilen iki fatura da hesap numarasının ... şeklinde olduğunu, söz konusu hesap numarasının mü- vekkiline ait olmadığını ve müvekkili tarafından kullanmadığını, ancak davalı şirket tarafından  kötü niyetli olarak borcun müvekkili tarafından ödenmesinin amaçlandığını,Dava konusu faturaların son ödeme tarihi 20.05.2024 olup müvekkilinin elektriğinin kesilmesi ve borç tehdidi ile karşı karşıya olduğunu,  elektriğin kesilmesi halinde  müvekkilinin  ticari hayatının tamamen sarsılacağını ve ağır şekilde mağdur olacağını, Müvekkilin zarara uğramaması amacıyla iş bu davadan önce ihtiyati tedbir için baş- vuru yaptıklarını, Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/153 D.İş dosyasında ihtiyati tedbir kararı verildiğini ve teminat yatırıldığını,  Ayrıca  zorunlu arabuluculuğa başvurduklarını, ... nolu Arabuluculuk dosyası üzerinden yapılan görüşmelerin anlaşmazlık ile sonuçlandığını beyanla ; Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/153 Değişik İş dosyası üzerinden veri- len ihtiyati tedbirin devamına, Müvekkilinin davalı tarafından düzenlenen 09.05.2024 tarihli ...  nolu  106.051,04 TL bedelli  ve  09.05.2024 tarihli ... nolu  616.545,36 TL bedelli toplam 722.596,4  TL tutarındaki iki ayrı elektrik faturası nedeniyle  davalıya borçlu olmadığının tes- pitini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep  etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; İlgili ... hizmet numaralı tüketim nokta- sına ait adreste 08.05.2024 tarihinde yapılan kontrolde; davacının sayaç ölçü sistemine müdahale edi- lerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullandığı tespit edilmekle ... sayılı kaçak tespit tutanağı tanzim edildiğini, ilgili tutanağa isti- naden 20.05.2024 son ödeme tarihli ve 15397 kWh karşılığı 106.051,04 TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası ile 20.05.2024 son ödeme tarihli,144338 kWh karşılığı 616.545,36 TL tutarında kaçak ek tüketim faturası düzenlendiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin tespit edilen durumu açıklayan \"Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketim Halleri\" başlıklı 42. maddesinin 1/c bendinde, gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; \"c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mev- zuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi\" nin kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiğini, Fatura hesaplaması, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili mad- deleri kapsamında yapılmış olup kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirildiğini, tespit ve tahakkukta hata bulunmadığını,Davacı taraf her ne kadar faturalarını düzenli ödediğinden bahisle; aleyhine tahakkuk ettirilen faturaların haksız olduğunu iddia etmiş ise de, huzurdaki uyuşmazlık normal dönem fatura- larından değil, kaçak elektrik  kullanımından kaynaklandığından işbu iddianın geçerliliğini yitirdiğini, Aleyhe kabul manasına gelmemek kaydıyla,davacının dava dilekçesinde, dava konusu mahalli 01.12.2021 tarihinde devraldığını bir yıl sonra kullanmaya başladığını beyan ettiğini, söz konusu tarih 01.12.2022 tarinire tekabül etmekle birlikte kaçak tespitinin 08.05.2024 tarihinde yapıldığını, geriye doğru toplam bir yıl kaçak elektrik bedeli tahakkuk edildiğini, davacının beyanları ile de sübut bulduğu üzere kaçak tüketim yapılan dönemden davacının sorumlu olduğunu, bu itibarla davacının, önceki abonelilerin sorumlu olabileceği yönündeki beyanların asılsız kaldığını, Davacı tarafından, her ne kadar dava dilekçesinde davacı ile kaçak elektrik faturasın- daki hesap numaralarının farklı olduğundan bahisle müvekkil şirketçe hata yapıldığı belirtilmiş ise de, davacı tarafından bahsi geçen sözleşme hesap numarasının ... A.Ş. İle olan hesap numarası olduğunu, davacı tarafça farklı olduğu iddia edilen hesap numarası ise kaçak tüketime ilişkin olup dava dışı şirketin kaçak elektrik tahakkuku ve işbu kaçak elektrik hesap numarası ile bir bağı bulunmadığından sözleşme hesap nosu ile ilgili  her hangi bir hata bulunmadığını, Davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını, sayaca herhangi bir müdahalesinin olmadığını iddia etmiş ise de;dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tuta- nağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. <br>BİRLEŞEN DAVADA:Davacı vekili dava dilekçesinde davalı/borçlunun kullanımında bulunan ... hizmet numaralı adreste, 08.05.2024 tarihinde yapılan kontrolde, \"sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kul- landığı\" tespiti üzerine, iş bu tespitin zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-c maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile dava konusu, 08.05.2024 tarihli ve... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, işbu kaçak kullanım tespit tuta- nağına istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultu- sunda ... nolu 106.051,04 TL kaçak elektrik bedeli ve ... nolu 616.545,36 TL kaçak elektrik ek tahakkuku yapıldığını, söz konusu faturalar son ödeme tarihinde ödenmediğinden; kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve KDV ilave edilerek 724.908,70 TL'nin tahsili amacıyla , davalı aleyhine  İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile takibe girişildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu beyanla; Öncelikle davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve ala- cakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, İşbu davanın borçlu tarafından Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/574 Esas sayılı dosyası  üzerinden açılan menfi tespit davası ile  birleştirilmesine, Davalının İstanbul... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına,Davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı davaya cevap vermemiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce birleşen davada, ihtiyati haciz talebi ile ilgili olarak; 05.11.2024 tarihinde; \"somut olayda ihtiyati haciz talep edenin sunduğu belgelerin alacağın varlığını ve muaccel olduğunu yaklaşık ispata yeterli olmadığı, yargılama gerektirdiği, ihtiyati haciz şartlarının oluşma- dığı\" gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.<br>İstinaf Başvurusu: 05.11.2024 tarihli ara karar birleşen davanın davacısı  ... tarafından istinaf edilmiştir. Birleşen davada davacı ... istinaf dilekçesinde: Borçlunun kullanımında bulu- nan ... hizmet numaralı tüketim noktasında kurulu bulunan tesisatta müvekkili saha ekip- leri tarafından 08.05.2024 tarihinde yapılan kontrollerde sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullandığı tespit edilmesinin üzerine ... seri numaralı usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, ilgili tutanağın düzenlenmesinden sonra kaçak elektrik kullanımının gerçekleştiği dönemde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri uyarınca hesaplama yapılarak mevzuat hükümleri çerçevesinde borçlu adına işbu zapta istinaden tespit sırasında yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği kaçak faturası tahakkuk edildiğini, müvekkili kurum tarafından yapılan in- celeme neticesinde, kaçak enerji kullanımından dolayı tanzim edilen itiraza konu kaçak elektrik kul- lanım tespit tutanağı ve bu tutanağa istinaden düzenlenen kaçak elektrik kullanım faturasında herhangi bir hesaplama hatası bulunmadığını, Borçlunun iddiasını ispata yarar herhangi bir delil sunmamasının yanı sıra müvekkilinin borçlu tarafından kaçak elektrik tüketimi yapıldığına ilişkin birçok delil sunduğunu, bu konudaki bir diğer delilin ise tanzim edilmiş olan uzman mütalaası olduğunu, Somut olayda kaçak elektrik tüketiminin dosyaya ibraz olunan tutanak, uzman raporu vs tüm dosya içeriği ile ispatlandığını, yaklaşık ispatın sağlandığını, alacağın muaccel olduğunu ve rehin ile temin edilmediğini, ihtiyati haciz talebinin kabul görmemesi halinde borçlunun kendisine bir yap- tırım uygulanmadığından ve bu kamu zararlarının kendisinden tahsil edilemeyeceğinden bahisle daha fazla kaçak elektrik kullanarak daha fazla kamu zararına sebebiyet vereceğini beyanla ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Birleşen davada alacaklı ... vekili; kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanan alacağa vaki itirazın iptalini talep etmiş, ayrıca alacağını teminat altına almak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. Mahkemece talebin reddine karar verilmiş ve bu karar istinaf edilmiş olmakla, istinafa gelen kararın niteliğine uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edil- memiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşı- nır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Mad- desi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması\"ndan anlaşılması gere- ken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muh- temel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir.Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranma- yacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mah- keme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır.Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.\"Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fık- rasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Yarg..3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas oldu- ğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağı, koşullarının bulunması halinde, ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak, talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. Somut uyuşmazlıkta;  1.Elektrik dağıtım şirketi olan ... çalışanları tarafından; ilgili ... hizmet numaralı tüketim noktasına ait adreste 08.05.2024 tarihinde yapılan kontrolde; borçlunun sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullandığı tespit edilmekle... sayılı kaçak tespit tutanağı tanzim edil- diği, tespit tutanağına borçlunun ismi/unvanının yazıldığı ancak imzadan imtina ettiği yönünde açıkla- manın yazıldığı,  2.İlgili tutanağa istinaden 20.05.2024 son ödeme tarihli,15397 kWh karşılığı 106.051,04 TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası ile 20.05.2024 son ödeme tarihli, 144338 kWh karşılığı 616.545,36 TL tutarında kaçak ek tüketim faturası düzenlendiği, 3. Söz konusu faturalar son ödeme tarihinde ödenmediğinden; kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve KDV ilave edilerek 724.908,70 TL'nin tahsili amacıyla davalı aleyhine  İstanbul... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile  takibe girişildiği, Borçluyu temsilen vekili tarafından ibraz olunan 27.05.2024 tarihli dilekçe ile; \"Müvekkilin, alacaklıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. bahsi geçen icra muamelesi haksız ve kötü niyetli olarak başlatılmıştır. Ayrıca ilgili icra takibi yetkisiz icra müdürlüğünde açılmıştır. Yetkili icra müdürlüğü Büyükçekmece icra müdürlüğü iken ilgili takip İstanbul ... İcra Müdürlüğünde açılmıştır.Tüm bu sebeple borca, asıl alacağa, ödeme emrine, takip dayanağına, işlemiş faize, faize, faiz oranına , avukatlık ücretine, yetkiye ve tüm ferilere itiraz etmekteyiz.\" şeklinde itirazda bulunulduğu, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği , 4. İtirazın iptali davasına esas arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığı,5. İtirazın iptali talebiyle açılan davanın borçlunun dava önce aynı borç ile ilgili olarak açtığı menfi tespit davası ile birleştirildiği, yargılamanın tahkikat aşamasında bulunduğu, henüz bilirkişi inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. 6.... tarafından ibraz olunan sayaç inceleme raporunda; tesisattan sökülen sayacın sol yanından delinerek bakır tel ile R ve S  fazlarına şönt yapıldığı, R fazında % 78,58, S fazında % 76,43 oranında eksik kayıt yaptığı tespit edilmiştir. Dosya içeriği ve mevcut delil durumuna göre, davalı şirket yönünden yaklaşık ispatın sağlandığı,ihtiyati haciz yönünden yasada belirtilen diğer şartların da oluştuğu, ancak davalı ... 'e yönelik alacak talebinin yargılamaya muhtaç olduğu ve bahsedilen borçlu yönünden yaklaşık ispatın sağlanmadığı  anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca, davalı şirket yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar veril- mesi gerekirken, her iki davalı yönünden talebin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında usul ve yasaya aykırılık tespit edilmekle, birleşen dosya davacısı...'ın istinaf başvurusunun kabulüne, tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden,  aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. <br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Birleşen dosyanın davacısı ... vekilinin istinaf talebinin kabulüne,HMK 353/ 1-b-2 maddesi gereğince 05.11.2024 tarihli ara kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında; a.)Borçlu şirketin  722.596,40 TL'lik borcu karşılayacak miktardaki taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının, dava konusu  20.05.2024 son ödeme tarihli,15397 kWh karşılığı 106.051,04 TL tutarındaki kaçak elektrik kullanım faturası  ve  20.05.2024 son ödeme tarihli, 144338 kWh karşılığı 616.545,36 TL tutarındaki kaçak ek tüketim faturası ile sınırlı olmak kaydıyla, İHTİYATEN HACZİNE,Takdir olunan %15 oranındaki teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına, b.)... yönünden ihtiyati haciz talebinin  reddine, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar  kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK  362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e808682ebd3b9bce","SID":"c939bfaff95f02dc"}}