{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/576 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1682<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/12/2014 (Dava) - 01/12/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2014/1572 Esas - 2021/968 Karar<br>DAVA\t\t: Maddi ve Manevi Tazminat <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 20/11/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ   \t: 20/11/2024<br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1572 Esas-2021/968 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA:<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nün, mülkiyeti diğer müvekkili olan annesi ...'ye ait Buca'da bulunan taşınmazda ailesiyle birlikte ikamet ettiğini, 06/12/2013 tarihinde komşu dairede meydana gelen doğalgaz patlaması sonucu müvekkillerinin taşınmazının ağır derecede hasar gördüğünü ve içindeki eşyaların da kullanılamaz hale geldiğini, patlama sırasında evde olan müvekkili ...'nün, eşi ...'nün ve küçük çocukları ...'nün hafif derecede yaralandıklarını, olaydan hemen sonra İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/69 D.İş sayılı tespit dosyasıyla tespit yaptırıldığını, bilirkişi raporu alındığını, patlamanın itfaiye raporu ve daha sonra açılan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 2013/115162 hazırlık sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporları gereği doğalgaz kaynaklı olduğunun tespit edildiğini, İzmir ilinde doğalgaz dağıtımı ve kontrolü ile ilgili sorumlunun ... A.Ş olup şirketin \"Tehlikeli Maddeler ve Tehlikeli Atık Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ve Muhtelif Sorumluluk Sigortaları\" gereği davalı ... A.Ş'nin sigortalısı olduğunu, taşınmazda doğalgaz tesisatının ... A.Ş tarafından yapılmış olup olayda davalı ... ve eşi ...'ı yönlendiren ve dairedeki kombinin üreticisi olan diğer davalı ... San. Tic. Ltd. Şti'nin de zincirleme sorumlulukları bulunduğunu, ayrıca davalı ...'ın taşınmazı \"...Sigorta Poliçesiyle\" ve yine davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. de \"Mali Mesuliyet Sigortası\" gereği davalı ... A.Ş'ye sigortalı olup bu şirketin ilgili poliçelerdeki \"Komşuluk Mali Sorumluluk Teminatı ve Mali Mesuliyet şartları\" gereği iki davalı adına da teminat miktarlarınca sorumlu olduklarını, davalı ...'a ait evde olay tarihinden önce birçok kez gaz alarmının çalışarak ikaz verdiğini, davalı ve eşinin birçok kez sorumlu ...'a durumu bildirdiklerini ve şikayetçi olduklarını, aynı dönemde ...'ın dava konusu patlamanın meydana geldiği sokakta gaz kaçağı sorunu sebebiyle bir hafta boyunca çalışma yaptığını, ancak sokak sakinlerini bu arızadan dolayı bilgilendirmediğini, şikayetler üzerine yetkili ... firması görevlilerinin 05/12/2013 tarihinde gelerek ilgili dairenin giriş kapısı önünde inceleme yaptığını, ancak bir kaçak tespit edemedikleri için sadece gaz vanasını kapayarak gittiklerini, burada herhangi bir mühürleme yapılmadığını, bu kontrolden bir gün sonra davalı ...'ın ve eşinin evlerine geldiğinde ocak ve kombinin çalışmadığını görerek kombi firması ... San. Tic. Ltd. Şti'nin danışma hattını aradıklarını, görevlinin yönlendirmesi sonucu ...'ın kapatarak bıraktığı doğalgaz vanasını açtıklarını, bu görüşmeden bir iki saat sonra evde patlama meydana geldiğini, davalının, eşinin ve çocuklarının ağır şekilde yaralandıklarını, patlama nedeniyle yan daire olan müvekkillerinin evinin tüm duvarlarının yıkıldığını ve eşyalarının kullanılamaz hale geldiğini, mucize eseri müvekkilleri ve akrabalarının bu patlamadan hafif yaralarla kurtulduklarını, kusurlu ve kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği davalıların, müvekkillerinin gördüğü tüm zararlardan dolayı müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, tespit dosyasında 12.500,00 TL onarım bedeli tespit edilmişse de evin onarımı işçilik ve malzeme tutarının 16.336,21 TL olduğunu, dava konusu evde oturan ve yeni evlendiği için tüm eşyaları yeni olan müvekkili ...'nün ev eşyasının tamamının tespit bilirkişi ve itfaiye raporlarında görülebileceği gibi hasara uğradığını ve kullanılamaz hale geldiğini, tespit raporunda ev eşyaları için 31.750,00 TL değer belirlenmişse de zararın bundan daha büyük olduğunu, müvekkillerinin 2-3 ay ev oturulur duruma gelene kadar akrabalarının evinde yaşamak zorunda kaldıklarını, davalı ... ve eşinin, bina sahibinin kusursuz sorumluluğu ilkesi ve bilmedikleri bir arızayı kendilerinin gidermeye çalışması ve yeterli dikkat ve özeni göstermemeleri sonucu kusur sorumluluğu nedeniyle, diğer davalı ... firması tehlikeli maddeler sorumluluğu gereği kusursuz olarak ve yeterli denetim ve hassasiyeti göstermeyerek ve özellikle de gaz sızıntısı şikayeti olmasına rağmen ilgili sayaç ve vanayı mühürlemediği gerekçesiyle kusurlu oldukları için, yine davalı ... firması birçok kez kendilerine başvurulmasına rağmen yeni yaptıkları bir tesisatın arızasını gidermedikleri için hem kusur sorumluluğu hem de garanti kapsamında sorumlu olduğunu, ayrıca ... firması kendilerini doğrudan ilgilendirmeyen bir konuda durumu bilmeyen bir danışmanın hatalı yönlendirmesi sonucu patlamaya sebep olma ihtimali nedeniyle kusur sorumluluğu ilkeleri gereği olayda kusurlu olduklarını, bu ihmal ve kusurların birbirini izleyerek üst üste toplandığını ve tüm yanlışların böyle bir patlamaya ve zarara neden olduğunu, tüm davalıların müşterek ve müteselsil olarak zararları karşılamalarının gerektiğini, sigorta şirketlerinin ise sigortalılarının sebep oldukları zararları tazmin etmek zorunda olduklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 2013/69 D.İş sayılı tespit dosyasında yapılmış 874,65 TL masrafın, müvekkili ... için taşınmazda oluşan maddi zararların giderimi için harcanan bedel ve değer kaybı için şimdilik 16.336,21 TL maddi tazminatın, müvekkili ...'nün ev eşyası karşılığı olan tespit raporunda belirlenmiş 31.750,00 TL maddi tazminatın, çekmiş oldukları psikolojik azap, sıkıntı ve korkunun yarattığı manevi zararların giderilmesi için ... ve ... için 25.000,00 TL'er TL manevi tazminatın, toplamı olan 98.960,86 TL maddi ve manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP:<br>\tDavalı ... ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dava Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılmış olması gerekirken, Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olduğundan mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, müvekkilinin olayla ve zararla herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, olayın, adreste bulunan ... ve ...'ın müvekkili şirket çalışanı tarafından yapılan kontrol neticesi uyarılarına rağmen, tedbirsiz davranışları neticesinde gerçekleştiğini, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan raporda, gaz ocağının iki vanasının açık olduğu, saat 20:30 civarında gaz giriş vanasının açılmasıyla bu açık ocak gözü üzerinden mutfak ortamına gaz akışının olduğu, saat 22:30'a kadar patlama sınırına ulaştığı, ...'ın ocağı kullanmak için diğer ocak vanasını çevirdiği, ateşlendiği ve patlamanın bu şekilde gerçekleştiği tespitinde bulunulduğunu, müvekkili şirketin personeli vasıtasıyla tüm kontrolleri yaptığını, gerekli uyarılarda bulunmuş olan müvekkili şirkete sorumluluk yüklenmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, aynı binada 5.katta ikamet eden ... isimli şahıs tarafından 05/12/2013 tarihinde 13:27'de müvekkili şirketin 187 Doğal Gaz Acil İhbar hattına alarm cihazının ikaz verdiği yönünde ihbar bırakıldığını, ihbarın, aynı gün saat 14:55'de acil müdahale personeli ...'e \"gaz alarm cihazı ötüyor, kontrol talep edildi\" ifadeleriyle telefon ile bildirildiğini, müvekkili şirketin acil müdahale personeli ...'in 05/12/2013 tarihinde saat 15:10'da ulaşarak, gerekli kontrollere başladığını, yapılan test sonucunda, daire içinde herhangi bir kaçağa rastlanmadığını, ancak gaz alarm cihazının arızalı olduğu ve kapatılarak, daireye doğalgaz girişinin engellendiğini, yapılan test sonucu kaçağın tespit edilmediği, ancak güvenlikleri açısından daireye gaz akışının kesildiğinin müvekkili şirket acil müdahale personeli ... tarafından dairede bulunan ...'e açık bir şekilde izah edildiğini, akabinde, iç tesisat firmalarına başvurmaları, iç tesisat firmaları tarafından cihazın çalışır duruma getirildiğinde yine 187 Acil İhbar hattına haber verilmesi durumunda tesisatta gerekli kontrollerin yapılarak, doğalgazın yeniden aktif hale getirileceği bilgisi verilerek söz konusu adresten saat 15:20'de ayrılındığını, müvekkili şirketin uymakla yükümlü olduğu mevzuat hükümleri gereği tüm edimlerini yerine getirmiş olup, herhangi bir kusurunun bulunmadığını, zararda, patlamanın gerçekleştiği taşınmazın maliki olan ... ve ...'ın sorumluluğunun bulunduğunu, haksız fiille zarar arasında, müvekkili şirketin sorumlu tutulabileceği bir illiyet bağı bulunmadığını, davacının talep etmiş olduğu tazminatın fahiş boyutlarda olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin İzmir nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olması sebebiyle görevsizlik kararı verilmesini, 06/12/2013 tarihinde saat 22:15 sularında doğalgaz patlaması meydana geldiğini ve  patlamanın bu dairenin tamamında ve diğer dairelerde hasara ve müvekkillerinden ...'ın eşi ... ve bebekleri ...'ın ağır derecede yanmasına, taşınmazlarının ve ev eşyalarının tamamen hasar görmesine yol açtığını, bina maliki olan davalı müvekkilinin ve kazazede olarak eşi dava dışı ...'ın hiçbir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin kusurunu gösterir kesin inandırıcı herhangi bir delilin de mevcut olmadığını, kazanın müşterek ve müteselsilen sorumlularının doğal gaz tedarikçisi ve üretici davalı ... A.Ş; tesisatı döşeyen diğer davalı ... San ve Tic. Ltd. Şti ve kombiyi üreten davalı ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti olduğunu, bu davalıların kusursuz sorumluluklarının da olduğunu, müvekkili taşınmazının doğalgaz tesisatındaki doğal gaz emniyet alarm cihazının sürekli öterek uyarı vermesi sebebiyle, olası bir doğalgaz kaçağının olmasından tedirgin olan müvekkilinin eşi ...'ın kardeşi ...'e; \"galiba kaçak var ne yapacağız siz de dikkatli olun\" demesi üzerine ...'in 04/12/2013 tarihinde saat 10:32'den 10:33'e kadar 4 kez ... A.Ş'nin 187 ve 0232 449 2636 nolu telefonunu aradığını, yanıt alamadığını, akabinde 10:35'de ... A.Ş'nin 187 nolu hattına ulaştığını, adresi verdiğini, ... A.Ş yetkilisinin de işbu adrese ekipleri yönlendireceğini belirttiğini, ...'in her ihtimale karşı bu durumu binanın tamamının içi doğal gaz tesisatını döşeyen ...'ne de bildirme gereği duyduğunu, bu sebeple arayarak görüşme yaptığını, ...nin de ilgili adrese ekipleri göndereceğini aktardığını, ...'nin not düşerek konu ile ilgileneceğini aktardığını, ancak o gün gelen olmadığını, ... A.Ş'nin personellerinden biri olan ...'in müvekkilinin evini kontrol için geldiğini, doğalgaz tesisatını teste aldığını, çok kısa bir sürede alelacele yaptığı test sonucunda daire içinde herhangi bir kaçağa rastlanmadığını, ancak gaz alarm cihazının arızalı olduğu ve selenoid vanayı sürekli kapatması sebebiyle, daire içine gaz arzı sağlayan sayaç vanasının kapatılarak, daireye doğal gaz girişinin engellendiğini, şimdilik daireye gaz akışını kestiğini, tespit edilen arıza ile ilgili olarak iç tesisat firmalarına başvurmaları, iç tesisat firmaları tarafından cihazın çalışır duruma getirileceğini, ondan sonra da doğalgazların çalışabileceğini müvekkilinin eşi ...'ın kardeşi ...'e aktararak ayrıldığını, kesinlikle, iç tesisat firmaları tarafından cihazın çalışır duruma getirildiğinde yine 187 Acil İhbar hattına haber verilmesi durumunda tesisatta gerekli kontrollerin yapılarak, doğal gazın yeniden aktif hale getirileceği bilgisini vermediğini, müvekkili, eşi ve aynı apartmanda ikamet eden eşinin ailesi, doğal gaz arızalarını kendi kendilerine çözmeye niyet ve iradesinde olsalardı, ayrı ayrı bazı günlerde 12 defa olmak üzere hemen hemen her gün olmak üzere ... A.Ş'yi ve tesisatı döşeyen kombiyi bağlayan ... San ve Tic. Ltd. Şti'yi aramayacaklarını, ihbar kayıt formunda da bu tür bir uyarıda bulunulduğuna dair ibarenin kesinlikle bulunmadığını, çünkü bu tür bir uyarı yapılmadığını, davalı ... A.Ş'nin işbu kazanın olmasına sebebiyet veren ağır hizmet kusurundan kurtulmaya çalıştığını, ne uyardığını ne de vanayı mühürlediklerini, gaz alarm cihazı sürekli sinyal veren müvekkilinin evinde güvenlik açısından henüz sebebi çözümlenemeyen riskli bir durum aşikar iken her türlü yetkiye sahip olan ... A.Ş'nin acil durum teknisyenin doğalgaz vanasını mühürlememesi, doğalgaz vanasını ancak kendileri gelip açabilir şeklinde müvekkilini, ailesini uyarmamasının işbu kazanın olmasına neden olan en önemli unsur olduğunu, bilirkişi incelemesiyle bunun tespit edileceğini, müvekkilinin eşi ...'ın ... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti'yi 19:35 sularında aradığını, çağrı merkezi temsilcisi müvekkilinin eşine dış kapıda doğalgaz sayacına bağlı vanayı açması, vanayı boru hizasına getirmesi talimatlarını verdiğini, müvekkilinin eşi ...'ın işbu talimatları birebir yerine getirerek vanayı açıp vanayı boru hizasına getirdiğini, ocağı kontrol eden müvekkilinin gaz geldiğini söylediğini ve ocağı kapattığını, temsilci de kombinin ateşleme yaptığını ve bir problem olmadığını müvekkilinin eşine aktardığını, saat 21:50'de bir yaşındaki oğluna mama yapmak üzere davalı müvekkilinin eşi ocağı yaktığında davalı müvekkilinin ailesinin hayatını alt üst eden işbu talihsiz patlamanın çok büyük bir ses ve kuvvetle başına geldiğini, davacıların temerrüde düşürmediği müvekkilinden ödeme tarihinden faiz talep etmesi ve faiz türü olarak da ticari faiz istemesinin kabul edilebilir olmadığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin meydana gelen patlama ile ilgili olarak hiçbir sorumluluğu bulunmadığından davanın müvekkili yönünden reddi gerektiğini, davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılması gerektiğini, doğal gaz patlamasının, müvekkili şirketin ithal ettiği ... markalı kombideki arızadan değil, dairedeki doğal gaz tesisatındaki kaçağa bağlı olarak meydana gelmiş olup bu hususun gerek savcılık dosyasındaki ifadeler gerekse bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, telefon görüşmesi dinlendiğinde açıkça müvekkili şirkete yöneltilen ... markalı kombinin arızalı olduğu yönünde hiçbir bilgi, kayıt veya belge de bulunmadığını, patlamanın, diğer davalı ... A.Ş ile ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihmali/kusuru neticesinde meydana gelmiş olup, müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, ... A.Ş'nin kendisine gelen arıza bildirimi üzerine, patlamanın gerçekleşmesinden kısa bir süre önce yetkilisini, davalılardan ...'ın evine yönlendirdiğini, ancak yetkilinin, evde gaz kaçağı olmadığını ve sorunun tesisatla ilgili olduğunu tespit ederek, doğal gaz vanasını mühürlemeden kapattığını, alarm sisteminin ötmesine ve bir sorun olduğunu tespit etmesine rağmen, gazı kesmek için gerekli önlemleri almayan ... A.Ş'nin olayın meydana gelmesindeki sorumluluğunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık olduğunu, şirket yetkilisinin gaz kaçağı olmadığının, sorunun tesisattaki bir problemden ileri geldiği yönündeki tespitlerinin doğru olmadığının yaşanan patlamayla anlaşıldığını, davacı tarafın, müvekkili şirketin çağrı merkezi yetkilisi ile ...'ın yaptığı telefon görüşmesinde, çağrı merkezi yetkilisinin \"vanayı açın\" demesi üzerine patlamanın gerçekleştiği şeklindeki iddiasının gerçek dışı olduğunu, ...'ın, müvekkili şirketin çağrı merkezi temsilcisi ile yaptığı görüşmenin en başında, kombiyi takanların, alarmın bozuk olduğunu söylediklerini, gaz kaçağı olmadığını, gazı açacağını belirttiklerini, gelip bakacaklarını demelerine rağmen gelmediklerini söylediğini ve müvekkili şirketin çağrı merkezi temsilcisinin ...'ın verdiği bilgilere istinaden, ...'ı yalnızca kombiyi çalıştırmaya yönelik olarak yönlendirmeye çalıştığını, bu hususun telefon kayıtları incelendiğinde açıkça ortaya çıkacağını, son olarak da gaz ocağının iki vanasının da açık olduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla zarar gören ...'ın da kusuru veya ihmali olabileceği ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini, müvekkili şirketin kusura ya da kusursuz sorumluluğa dayanan hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davacıların talep ettikleri maddi ve manevi tazminat tutarlarının da oldukça yüksek olup kimlerin ne ölçüde zarar gördüğü ve kusurlarının bulunup bulunmadığı belli olmadığından buna da itiraz ettiklerini beyanla, müvekkili şirket aleyhine açılmış haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu doğal gaz patlamasından dolayı ... A.Ş'nin ve müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirket hakkındaki davanın husumetten reddi gerektiğini, dava konusu taleplerin ekli poliçeler ve genel şartlarda görüleceği üzere teminat dışı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin zaten teminat dışı olduğunu, sorumluluğun, tesisatı kuran ... ve sorumluluk sigortası, ... Ltd. Şti. ve sorumluluk sigortası ve diğer davalı ...'a ait olduğunu, doğal gaz hattında sorumluluğun bina girişine kadar ...'a, binada doğalgaz girişinden sonra tesisatı kuran firmaya, hasarın kombi girişinden sonra ise kombi firmasına ait olduğunu, tek taraflı tespitin hukuki bir geçerliliğinin bulunmadığını, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber haksız fiilden doğan davadan dolayı ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın talebinin zamanaşımına uğradığını, davalı ... ile müvekkili şirket arasında ... sigorta poliçesi akdedildiğini, manevi tazminatın bu poliçe kapsamında teminat dışında olduğunu, davacının maddi zararının sebebi olan patlamanın nedeninin ve sorumlularının belirli olmadığını, öncelikle davalı ...'ın patlamada sorumluluğun tespitinin gerektiğini, kusurlu olmaması halinde, müvekkili şirketin de poliçe kapsamında sorumluluğunun bulunmayacağını, incelendiğinde dava konusu olayın meydana gelmesinde sigortalıları ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığının görüleceğini, işbu davada diğer bir davalı taraf olan ... San. Tic. Ltd. Şti ile de müvekkili şirket nezdinde 3. Şahıs Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi akdedildiğini, manevi tazminatın işbu poliçe kapsamında teminat dışında olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle ... San. Tic. Ltd. Şti'nin davaya konu patlamadan sorumlu olduğunun ispatı gerektiğini, kombinin montajından kaynaklanan arızalarda ... San. Tic. Ltd. Şti'nin de poliçe kapsamında sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir temerrüdü olmadığından ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunabileceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen hususların haklı ve doğru olmayıp, hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olduğunu, kusurun tamamen ...'a ait binada oturan şahıslara ait olduğunu, meydana gelen bu kazada müvekkili şirketin bir kusurunun bulunmadığını, kazanın sebebinin evdeki ocağın açık unutulması olduğunu, itfaiyenin tuttuğu 10/12/2013 tarihli yangın raporunda bu hususun tespit edildiğini, gaz birikimi sonucu patlama olduğu sonucuna varıldığını, ayrıca 04/02/2014 tarihli bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere tesisatlarda herhangi bir kaçak veya cihazlardan herhangi birinde bir arızanın mevcut olmadığını, kusurlu olmadıklarından ilgili davanın kendilerine karşı açılmasının da yersiz olduğunu, bu davada taraf sıfatına haiz olmadıklarını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Mahkemece, \"...Toplanan tüm deliller karşısında; 06/12/2013 tarihinde davalı ...'ın evinde meydana gelen doğalgazdan kaynaklı patlamanın komşusu davacı ...'ye ait ... ... ve çocuklarının ikamet ettiği daireye zarar verdiği, patlama nedeniyle ayrıca ...'nen ev içerisindeki eşyalarının zarar gördüğü, evde oturan ... ve ...'nün korku ve paniğe kapıldıkları ve manevi zararların oluştuğu, patlamanın meydana gelmesinde bilirkişi raporunda ortaya konulduğu üzere ... Dağ. Tic ve Taah. AŞ'nin bakım onarım işletme şefi ...'nun asli kusurlu, yine aynı şirketin acil müdahale personeli ...'in tali kusurlu olduğu, böylelikle ... Dağ Tic ve Taah. AŞ'nin %100 kusurlu olduğu, diğer davalılar ..., ... Sis. AŞ, ... San ve Tic Ltd Şti'nin ve çalışanlarının kusurunun bulunmadığı, davacıların maddi ve manevi zararlarından ... Dağ. Tic ve Taah. AŞ'nin sorumlu olduğu, yine ... Dağ. Tic ve Taah. AŞ'ye 20/01/2013- 20/01/2014 dönemini kapsayan tehlikeli maddeler ve tehlikeli atık ZMMS poliçesini akdeden ... Şirketinin de davacıların maddi zararlarından ... Dağ. Tic ve Taah. AŞ ile birlikte sorumlu olduğu, davacı ...'nün binasında meydana gelen zarar giderim bedelinin 16.336,21-TL olduğu, bu zarardan ... Dağ. Tic ve Taah. AŞ ile ... Sigorta şirketinin müteselsilen sorumlu oldukları, ...'nün ev eşyalarında meydana gelen zarar bedelinin 28.575,00-TL olup bu zarardan ... Dağ. Tic ve Taah. AŞ ile ... Sigorta Şirketinin müteselsilen sorumlu oldukları kanaatine varıldığı, davacılar ... ve ...'nün patlama nedeniyle korku ve paniğe kapıldıkları, manevi zararlarının oluştuğu, bu zarardan ... Dağ. Tic ve Taah. AŞ'nin sorumlu olduğu, olayın meydana geliş şekli tarafların sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak ... ve ...'nün her biri için 10.000-TL manevi tazminata hükmedilerek ... Dağ. Tic ve Taah. AŞ'den tahsiline ve fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği, davacılar ... ve ... ... Sigorta Şirketi aleyhine de manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de manevi tazminatın poliçe kapsamında olmadığı anlaşılmakla ... Sigorta Şirketi aleyhindeki manevi tazminat talebinin reddedildiği, davalılar ..., ... AŞ, ... San ve Tic Ltd Şti'nin patlamanın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığı yine ... AŞ'nin ... ve ... Isı San ve Tic Ltd Şti'nin kusuru olmadığından zarardan sorumluluğunun doğmadığı, dolayısıyla bu davalıların tümünün kusur ve sorumlulukları bulunmadığından aleyhlerindeki maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmekle, sonuç olarak; Davalılar ..., ... AŞ, ... Isı San ve Tic Ltd Şti, ... AŞ aleyhindeki maddi ve manevi tazminat talepli davanın REDDİNE, DAVALILAR ... TİC. VE TAAH. AŞ İLE ....SİGORTA ŞİRKETİ ALEYHİNDEKİ DAVACI ...'NÜN MADDİ TAZMİNAT TALEBİNİN KABULÜNE, 16.336,21-TL MADDİ TAZMİNATIN 06/12/2013 TARİHİNDEN İTİBAREN AVANS FAİZİYLE (DAVALI ... SİGORTA ŞİRKETİNİN DAVA TARİHİNDEN İTİBAREN FAİZDEN SORUMLU OLMASI KAYDIYLA) BU DAVALILARDAN MÜTESELSİLEN ALINARAK DAVACI ...'YE VERİLMESİNE, davalılar ... Tic. ve Taah. AŞ ile ... Sigorta Şirketi aleyhindeki DAVACI ...'NÜN MADDİ TAZMİNAT TALEBİNİN KISMEN KABULÜNE, 28.575,00-TL MADDİ TAZMİNATIN 06/12/2013 tarihinden itibaren avans faiziyle (davalı ... Sigorta şirketinin dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olması kaydıyla) bu davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, ...'nün fazlaya dair maddi tazminat talebinin reddine, davacılar ... ve ...'nün ... Dağ. Tic ve Taah. AŞ'ne karşı açtığı MANEVİ TAZMİNAT TALEPLİ DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, ... için 10.000,00-TL, ... için 10.000,00-TL manevi tazminatın 06/12/2013 tarihinden itibaren avans faiziyle davalı ... Tic. Ve Taah. AŞ'den alınarak bu davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacılar ... ve ...'nün  ... Tic. Ve Taah. A.Ş.'ne karşı fazlaya dair manevi tazminat taleplerinin reddine, davacılar ... ve ...'nün ... Sigorta şirketi aleyhine olan manevi tazminat taleplerinin reddine, davacıların delil tespit giderlerinin yargılama bölümünde takdirine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>DAVACILAR VEKİLİ TARAFINDAN; \"....Müvekkili ... için talep ettikleri eşya alacaklarında gerekçesiz olarak kullanma nedeniyle (amortisman) düşülerek hüküm kurulduğunu ve tüm kusur davalı ... A.Ş üzerinde olmasına rağmen manevi tazminat talepleri kısmen kabul edilerek nispeten hakkaniyetsiz bir karara varıldığını, dosyada, yine emsal dosya olan ve İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi Başkanlığının 2016/50 Esas-2021/353 Karar sayılı dosyasında, diğer hukuk mahkemeleri dosyaları ile savcılık ve ceza mahkemesi dosyalarından alınan on taneye yakın bilirkişi raporunda ve ilgili dosyalardan verilen kararlar neticesinde ... A.Ş'nin tam kusurlu olduğunun ortaya konulduğunu, İzmir il içi gaz dağıtımında 03/12/2013 tarihinden başlayan büyük bir genel sorun olduğunu (basınç sorunu), büyük ihtimalle  basıncın yükseltilerek abonelere gaz iletildiğini, bu basınç artışı nedeniyle kaçak oluştuğunu ve ...'ın ocak yakmak için ateşleme yapması sonucu büyük bir patlama meydana geldiğinin anlaşıldığını, bu olayda davalı şirket ... ve çalışanlarının asli kusurlu olarak kabul edildiğini, ... yaptığı işin niteliği gereği kusursuz olsa dahi tazminat hukukundaki tehlike sorumluluğu gereği zarara uğrayanlara karşı sorumluluğunun bulunduğunu, bu nedenlerle, alacaklarından dolayı sorumlu olduğuna karar verildiğini, ancak büyük yıkıma neden olan ve neredeyse tüm İzmir'de duyulan koku yaratan bu olayda, en büyük zararı gören müvekkilleri olmasına rağmen kendileri için talep ettikleri 25'er bin TL manevi tazminat alacaklarına ilişkin olarak yarısının bile kabul edilmediğini, hakkaniyetsiz olarak karar verildiğini, bir yaşındaki çocuklarıyla kış vakti sokakta kaldıklarını, sekiz yıldan fazla süre geçmiş olmasına rağmen bu patlama ve yıkımın halen etkisinin devam ettiğini, fotoğraflardan görülebileceği gibi patlama sonrası müvekkillerinin evinden canlı insan çıkmasının bile mucize olduğunu, müvekkilleri için istedikleri 25'er bin TL manevi tazminat taleplerinin, olay tarihi üzerinden geçen süre, olayın vehameti ve görülen zararlar dikkate alındığında düşük kaldığının bile görüleceğini, ayrıca müvekkili ...'nün ev eşyalarının bedelleri ile ilgili eskimeden dolayı %10 amortisman düşülmesi yönünde karar verilerek alacaklarının kısmen kabul edildiğini, ancak talep konusu eşyaların değerinin olay tarihinden hemen birkaç gün sonra yapılan İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/69 D.İş sayılı dosyasının tespit ve raporuna dayandığını, bu bilirkişilerin evin ve eşyaların durumunu bizzat gördüklerini, yeni oldukları için o ana kadarki kullanım eskimesini de göz önüne alarak 31.750,00 TL alacak tespit ettiklerini, tüm ev eşyası değerlerini, fatura bedelleri üzerinden değerlendirmeyip, bunları o tarihteki ikinci el rayiç değerleri üzerinden hesapladıklarını, ancak karara esas bilirkişi raporunda görüş bildiren bilirkişilerin olaydan 8 yıl sonra, görmedikleri eşyalar hakkında sadece fotoğraf üzerinden kanaat belirterek eskimeden dolayı amortisman düşülmesi şeklinde görüş açıkladıklarını, İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi tespitinin eşya değerine ilişkin görüşünün bizzat eşyalar görülerek daha objektif ve somut esaslara dayandığını, bu nedenle güncel ve hakkaniyetli olduğunu, ayrıca, müvekkilinin olay tarihi olan 06/12/2013 tarihinden yaklaşık bir yıl önce evlenerek söz konusu dairede oturmaya başlamış olup eşyalarının çoğunun 7-8 aylık mallar olduğunu, çoğunun faturalarının da sunulduğunu, bu sebeplerle 31.750,00 TL eşya bedeli alacaklarının kısmen kabul edilmesine dair kararın kaldırılarak, bu taleplerinin tamamının kabul edilmesine karar verilmesini, mahkemenin davalarının kısmen kabulüne karar vererek, olayda kusuru bulunmadığını tespit ettiği davalılar lehine vekalet ücreti ödenmesine de karar verdiğini, ancak davalarının 01/12/2014 tarihinde açılmış olup bu tarihte ne tespit dosyasında, ne savcılık veya ceza dosyasında ne de emsal başka mahkeme dosyalarında, olaydan dolayı kusurun tamamının davalı ... A.Ş' de olduğu ve şirketin mali mesuliyet sigortalısı ... A.Ş'nin de maddi alacaklardan sorumlu olduğunun belirlenemediğini, alınan bilirkişi raporlarından ancak tespit edilebildiğini, bu nedenle ... A.Ş ve ... A.Ş dışındaki davalılar adına dava açılmasına kendileri tarafından sebebiyet verilmediğinden, davalılar lehine hem maddi hem de manevi tazminat taleplerinin reddi gerekçesiyle vekalet ücreti verilmesinin hakkaniyetsiz olduğunu, yine maddi tazminatlardan sorumlu tutulan ... A.Ş adına manevi tazminat taleplerinin reddi gerekçesiyle ayrıca 5.100,00 TL vekalet ücreti tespit edilmesinin hatalı olduğunu, davalıların tamamı adına 1/4 oranında değil ... A.Ş lehine de manevi tazminat talebi reddedildiği için 1/5 oranında paylaştırılarak verilmesi gerektiğini....\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DAVALI ... SİGORTA ŞİRKETİ VEKİLİ TARAFINDAN; \"....Kusur tespitinin hatalı olduğunu, somut olaya uygun olmayan, gerekçeler barındırmayan dolayısıyla denetime elverişli olmayan bir bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verildiğini, bilirkişilerin kanaatlerinin tamamının varsayımsal olduğunu,  bilimsel olmadığını, sonraki tüm görüş ve kusura ilişkin tespitlerin de bu ihtimal olarak belirtilen kanaat üzerinden yapıldığını, gaz sızıntısının rögar kapaklarından sızarak patlama meydana getirdiğine ilişkin bir belge veya kanıt bulunmadığını, patlamanın olduğu sokaktan çok daha yoğun şekilde şikayet gelmesinin bekleneceğini, ayrıca böyle bir arızanın hem eve kontrole gelen acil durum görevlisi hem de bu konuyla ilgilenen diğer birimlerce tespit edileceğini, ancak olaya ilişkin bir şikayet olmadığını, kombi üreticisi ve tesisatı yapan firmanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı konusunda yeterli araştırma yapılmadığını, ... A.Ş çalışanının ihbar hattından alınan ihbar üzerine, patlamanın yaşandığı eve gittiğinde uymakla yükümlü olduğu tüm mevzuat hükümleri ve yerleşik uygulamalarını yerine getirdiğini, acil müdahale elemanı tarafından gerekli kontrollerin yapıldığını, herhangi bir gaz kaçağı olmadığının tespit edildiğini, olay sonrası polis tarafından bomba uzmanları ile yapılan ölçüm ve kontrollerde de gaz kaçağı olmadığının görüldüğünü, yine de güvenlik amaçlı olarak daireye gaz akışını sağlayan sayaç vanasının kapatıldığını, gerekli tüm tedbirlerin alındığını, ayrıca ...'e iç tesisat ve kombi firmasıyla yapılan görüşmelerden sonra arıza giderilince vananın açılıp tekrar gaz akışının sağlanması ve doğalgazın kullanılabilir hale gelmesi için kendilerini tekrar arayıp durumu bildirmelerinin ve gerekli işlemlerin yapılması için kendilerini çağırmalarının söylendiğini, ancak ... ile yapılan görüşme üzerine dava dışı ... tarafından vana hiçbir görevli çağırılmaksızın ve açıldıktan sonra da haber verilmeksizin açıldığını, kullanılmaya devam edildiğini, ...'a ve vanayı açılması talimatı veren ... çalışanı ...'e hiçbir kusur yüklenmemesinin anlaşılamadığını, illiyet bağının çok açık olduğunu, kaldı ki, kabul anlamına gelmemekle beraber ortamda gaz ölçümü yapılmamış olması ve doğal gaz saatinin mühürlenmemiş olmasının patlamanın nedeni sayılamayacağını, alarm kablosu kesilmemiş olsaydı zaten alarm çalışmaya başlayacağından doğal gazın otomatik olarak kesileceğini ve patlamanın meydana gelmeyeceğini, eğer ...'in talimatıyla ... tarafından gaz vanası geri açılmış olmasaydı gaz akışının olmaması sebebiyle patlamanın olmayacağının ortada olduğunu, kombide bir sorun olup olmadığının kontrol edilmediğini, ... ile ...'in kusurlu hareketlerinin, ...'in kusuru ile patlama arasındaki illiyet bağını kestiğini, patlamanın meydana geldiği sokakta tespit edilen bir gaz sızıntı olmadığını, tüm bu sebeplerle, sigortalı ... A.Ş çalışanlarının bir kusuru bulunmaması sebebiyle sigortacı konumundaki müvekkili şirketin de çıkan zarardan sorumluluğunun bulunmadığını, hükmedilen hasar tutarlarının da fahiş olduğunu, rapora itirazlarının değerlendirilmeden, ek veya yeni bir bilirkişi raporu alınmadan doğrudan alınan rapor ile karar verildiğini, dosyanın oldukça kapsamlı bir dosya olduğunu, hakkaniyetli ve adaletli bir karar verildiğini söylemenin zor olduğunu....\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DAVALI ... TİCARET VE TAAHHÜT A.Ş VEKİLİ TARAFINDAN; \"....Davanın görevsiz mahkemede açılmış olması sebebiyle usulden reddi gerektiğini, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davası olup ticari dava olmadığı ve genel mahkemelerde görülmesi gerektiğinin açık olduğunu, bu sebeple, Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılmış olması gerektiğini, hükme esas alınan 06/09/2021 tarihli bilirkişi ek raporunun 04/05/2021 tarihli bilirkişi kök raporu gibi eksik ve yetersiz inceleme sonucu tanzim edilmiş olup hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bilirkişi kök raporuna karşı ileri sürdükleri itirazlarının karşılanmadığını, müvekkili şirketin meydana gelen olayla ve zararla herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, olayın ... ve ...'ın müvekkili şirket çalışanı tarafından yapılan kontrol neticesi uyarılarına rağmen, tedbirsiz ve ihmalkar davranışları sonucunda gerçekleştiğini, müvekkili şirket personeli vasıtasıyla tüm kontrollerini yaptığını, gerekli uyarılarda bulunmuş olup müvekkili şirkete sorumluluk yüklenmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, olay günü yapılan test sonucu kaçağın tespit edilmediği, ancak güvenlikleri açısından daireye gaz akışının kesildiğinin ...'e açık bir şekilde izah edildiğini, akabinde, arıza ile ilgili olarak iç tesisat firmalarına başvurmaları, iç tesisat firmaları tarafından cihazın çalışır duruma getirildiğinde yine haber verilmesi durumunda tesisatta gerekli kontrollerin yapılarak, doğal gazın yeniden aktif hale getirileceği bilgisi verilerek ayrılındığını, ihbar kayıt formu ile de durumun kayıt altına alındığını, müvekkili şirketin uymakla yükümlü olduğu mevzuat hükümleri gereği tüm edimlerini yerine getirmiş olup herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla, iddia edildiği gibi böyle bir sızıntı olsaydı binadaki diğer dairelerin giderleri ortak olduğundan binadaki diğer dairelerde de gaz birikmesi gerektiğini, oysa ki herhangi bir ihbar bulunmadığını, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18/04/2014 tarihli bilirkişi raporunda ve bizzat ocak incelenerek düzenlenmiş önceki bilirkişi raporunda, alev olmadığı halde açık beklerden hava akışının olduğunun belirtildiğini, yine savcılık dosyasına sunulan 02/03/2015 tarihli bilirkişi raporunda benzer tespitlere yer verildiğini, öte yandan, mahkemenin 2016/50 Esas sayılı dava dosyasına sunulan 12/08/2016 tarihli bilirkişi heyet raporunda ...'ın vana düzeneğini tamir ettirmeden yetkisi dışında tesisata müdahale edilmesi ve set üstü ocak gözünü açık bırakıp patlamaya sebep olan gaz birikmesi olayında asli kusurlu olduğu tespitine yer verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirketin %100 asli tam kusurlu olduğu yönünde bir tespite yer verilmesinin büyük bir çelişki oluşturduğunu, kaldı ki kabul anlamına gelmemesi kaydıyla, bilirkişi raporunda, dava konusu patlamanın meydana geldiği binada doğalgaz sızıntısının nereden kaynaklandığı hususunda yeterli inceleme ve değerlendirmeye yer verilmemiş olup buna rağmen müvekkili şirketin %100 kusurlu olduğu sonucuna varılmasının da bilirkişi raporunun hatalı ve çelişkili olduğunu ortaya koyduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla başka bir bilirkişi heyetinden, itirazları karşılanarak denetime elverişli ve şüpheye yer vermeyecek şekilde yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini, öte yandan dava konusu patlamanın, davalılardan ...'ın dairesinde gerçekleştiğini, bu durumda zarar davalı ...'ın bina maliki olduğu binadan sirayet ettiğinden TBK'nın 69.maddesi gereğince kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, mahkeme kararında değerlendirilmemesinin de büyük bir eksiklik olduğunu, hasar bedeline ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporunda ne tür bir araştırma yapıldığı, hesaplamaya esas alınan bedellerin hangi kriterlere göre tespit edildiği, emsal olarak hangi satıcılara danışıldığı, emsal ürün ve işçilik ücretlerinin neler olduğu gibi hususların irdelenip açıklanmaksızın yapılan tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, bu itibarla savunma haklarını kısıtlayan, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, eşyaların tamir edilip edilemeyeceği konusunda yeterli inceleme yapılmadığını, İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/69 D.İş sayılı dosyasında tek taraflı tespit edilen hususların huzurdaki davada delil niteliği taşımadığını, hesaplamalarda gerçek zarar ilkesinin dikkate alınmasının zorunlu olduğunu, eşyaların eskime/yıpranma paylarının hesaplamaya dahil edilmemiş olmasının gerçek zarar ilkesine aykırı olduğunu, bilirkişi heyeti tarafından %10 olarak belirlenen bu oranın olması gerekenden çok daha düşük olup gerekçesinin açık olmadığını, hem hesaplama yöntem ve tekniklerine hem de hesaplanan nihai tutara itiraz ettiklerini, olayda davacıların herhangi bir yaralanması ve cismani zarara uğraması söz konusu olmadığı halde manevi tazminata hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, manevi zararın, kişinin değerlerinde oluşan objektif eksilme olduğunu, mahkemece fahiş miktarda manevi tazminata hükmolunmakla kararın kaldırılması gerektiğini, faize, faiz türüne ve başlangıç tarihine ilişkin olarak yer verilen tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, hukuki değerlendirmenin mahkemece yapılması gerektiğini, bilirkişi heyeti tarafından kanaat bildirilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, öte yandan, davacı taraf tacir olmadığı gibi, uyuşmazlık tarafların ticari işletmesine de ilişkin olmadığından ticari faize hükmolunmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, istinafa konu kararın harç, yargılama giderlerinin hesaplanması, vekalet ücretinin takdiri yönlerinden de hatalı olup kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesini usul ve yasaya aykırı olduğunu...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, komşu dairedeki doğalgaz patlaması sonucunda meydana gelen maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; yukarıda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili ve davalı ... Ticaret ve Taahhüt A.Ş. vekili  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>1-Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacıların komşu dairesinde meydana gelen doğalgaz patlaması sonucunda davacılara ait dairenin ve ev eşyalarının kullanılamaz hale geldiği, olay ile ilgili ceza davası da yürütüldüğü ve ... Tic.ve Taah. A.Ş. görevlileri hakkında verilen mahkumiyet ve diğer sanıklar hakkında verilmiş olan beraat kararlarının istinaf aşamasından geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.<br>2-Mahkemece de keşif yapılarak alınan bilirkişi heyet raporları uyarınca, olaydan sorumluluğu bulunanların belirlendiği, buna göre; olaya konu yerde sokak altından geçen borulardan kaynaklı sızıntı olduğu, olayın akabinde kazı çalışmaları ile tesisatın yapıldığının anlaşılmakta olduğu, davalı .... Dağ.Tic.Taah.AŞ'nin ekibince ihbar üzerine olaydan önce gelindiği halde kaçak olup olmadığının net olarak belirlenememiş olduğu, tüm bina içinde ölçüm yapılmadan gaz alarm dedektöründe sorun olduğunun bildirilmesi suretiyle yanlış yönlendirme yapıldığı, anılan davalının gerek öncesindeki bakım yükümlülüğünü ve gerekse olay günü ihbara rağmen alması gereken önlemleri alma ve etkin çözüm sunma yükümlülüğünü yerine getirmediğinin anlaşıldığı, mahkemece alınan bilirkişi raporlarının ceza dosyasında ve diğer dosyalarda alınmış olan ayrıntılı diğer heyet raporları ile uyumlu bulunduğu, hüküm kurmaya ve denetime elverişsiz tek bilirkişilik sair raporların, sonradan alınan ayrıntılı heyet raporlarındaki ayrıntılı açıklamalar karşısında çelişki teşkil etmeyeceğinin görüldüğü, tarafların kusur durumlarının ayrıntılı olarak irdelendiği, davalı .... Dağ. Tic. Taah. A.Ş.'nin olayın meydana gelmesindeki ağır ve tam kusuru karşısında, diğer davalılara eylemleri ile olay arasındaki değerlendirmede kusur izafesinin mümkün görülmediği, raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, kusura dair yapılan tüm istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.<br>3-Hasar hesaplamasına dair yapılan itirazların incelenmesinde; meydana gelen büyük patlama neticesinde davacılara ait dairenin duvarlarının yıkıldığı, ev içerisindeki eşyaların onarılmaz şekilde zarar gördüğü, buna dair olaydan kısa süre sonra yapılan tespit üzerine düzenlenen bilirkişi raporu, fotoğraflar ve tüm dosya kapsamına göre zarar hesaplaması yapıldığı, tespit raporunda her ne kadar eşyaların yeni olduğu ve bu nedenle yıpranma payı düşülmediği belirtilmiş ise de, davacı tarafın beyanlarında belirttiği üzere 7-8 aylık yeni evli çiftin eşyaları olduğunun anlaşılmasına göre, kullanım süresine uygun bir amortisman payı ayrıldığı görülmekte olup, hiç kullanılmamış eşya fiyatlandırması yapılamayacağının açık olduğu, bu husustaki davacı taraf itirazlarının ve aksi yöndeki davalı taraf itirazlarının kabulünün mümkün bulunmadığı anlaşılmıştır.<br>4-Manevi tazminata dair davacı ve davalı tarafın itirazları değerlendirildiğinde;  bilindiği üzere kural olarak, mala verilen zararlar nedeniyle manevi tazminat istenilemez. Gerek TBK 56. maddesi gerekse TMK 24. maddesinde, kişilik haklarının zarara uğratılması durumunda manevi tazminat istenilebileceği öngörülmüştür. Bu düzenlemeler, mal varlığına ilişkin zararları içermez. Şüphesiz, mal varlığına yönelik eylemler de kişiyi az veya çok üzüntüye düşürebilir. Ancak, böyle bir nedenden kaynaklanan ihlaller, manevi tazminat yolu ile giderim kapsamında düşünülemez. Bununla birlikte, ruh bütünlüğünün ihlalinin de cismani zarar kavramına dahil bulunduğu ise şüphesizdir. Somut uyuşmazlıkta; davacılar ... ve ...'nün manevi tazminat istemi ev eşyalarının zarar görmesinden dolayı değil, güvende hissettikleri evlerinde iken komşu dairede meydana gelen büyük bir doğalgaz patlaması sonucunda, kendilerinin ve küçük bebeklerinin yaşamı konusunda duydukları korku ve endişeden kaynaklanmakta olup, olay nedeniyle oluşan hasarın tüm mahalledeki evlerin  ve araçların zarar görecek boyutta olmasına, komşu dairedeki davalı ve ailesinin ağır yaralanmış olmasına göre sözkonusu doğalgaz patlaması nedeniyle hayati korku ve endişe duyulması ruhsal bütünlüğün ihlali niteliğinde olduğundan, mahkemece manevi tazminata hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği gibi (benzer yönde bknz. Yargıtay 4. HD 2022/9613 E.-2024/5900 K), olayın sonuçlarına ve dosya kapsamına göre hükmedilen tutarların da az olmadığı kanaatine varılmakla, bu husustaki her iki taraf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir.<br>5-Davalılar arasında sigorta şirketleri de bulunmasına göre, davalı tarafın göreve dair itirazlarının kabulü mümkün görülmemiştir.<br>6-Bununla birlikte, davalı .... Dağ. Tic. Taah. A.Ş. vekilinin faiz türüne dair istinaf itirazının ise kabulü gerekmiştir. Zira uyuşmazlık; komşu dairedeki doğalgaz patlamasından kaynaklanmakta olup, haksız fiile dayalı olmasına ve bizzat davacılar ile davalı taraf arasındaki ticari/tüketici iş/ilişki kapsamında bulunmamasına göre, yasal faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakta olup, bu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Dairemizce HMK 353/1-b-2.madde uyarınca anılan davalı bakımından  hükmün yasal faiz olarak düzeltilmesi gerekmiş, bununla birlikte diğer davalı sigorta şirketi ise bu hususu istinafa getirmemiş olduğundan -davacı taraf yararına oluşan müktesep hak gözetilerek- davalı sigorta şirketi açısından hüküm aynı şekilde bırakılmıştır.<br>7-Davalı ... Dağ. Tic. Taah. A.Ş. vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik itirazının ise; haksız fiil kaynaklı zararda bu davalının haksız fiil tarihi itibari ile sorumluluğunun doğması karşısında, mahkemece olay tarihinden itibaren faiz başlatılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, bu itirazın reddi gerekmiştir. <br>8-Davacılar vekilinin, davalı ... şirketi lehine, reddedilen manevi tazminat için hükmedilen vekalet ücretine dair itirazının değerlendirilmesinde; anılan davalı bakımından manevi tazminatın reddi sebebi poliçede bu yönde hüküm bulunmaması olup, diğer davalılar bakımından manevi tazminatın red sebebi ile bu sebep farklılık arz ettiğinden ayrıca vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yine davanın reddedildiği davalılara hakkaniyet gereği hiç vekalet ücreti verilmemesi gerektiğine dair davacılar vekili itirazının da kabulü mümkün görülmemiştir. Zira, her ne kadar bu davalıların kusurlu olmadıklarını yargılama sonucunda anladıkları davcı tarafça ifade edilse de, anılan davalılar aleyhine açılan işbu davada vekil ile temsil edilmek durumunda kalmalarına göre, red sebebi ortak olan bu davalılar (olayda kusur ve sorumluluklarının bulunmaması) yararına hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>9-Harç ve yargılama giderlerine dair davalı tarafça yapılan itiraz da yerinde olmamakla, bu itirazın da reddi gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacılar vekilinin ve davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-1.maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, davalı ... Ticaret ve Taahhüt A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>I-Davacılar vekilinin ve davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin istinaf itirazlarının HMK 353/1-b-1.maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>II-Davalı ... Ticaret ve Taahhüt A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ İLE; İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1572 Esas - 2021/968 Karar sayılı kararının HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,<br>1-Davalılar ..., ... A.Ş, ... Isı San ve Tic Ltd Şti, ... A.Ş aleyhindeki maddi ve manevi tazminat talepli DAVANIN REDDİNE,<br>2-a)Davalılar ... Tic. ve Taah. AŞ. İLE ... Sigorta Şirketi aleyhindeki DAVACI ...'NÜN MADDİ TAZMİNAT TALEBİNİN KABULÜNE, 16.336,21-TL maddi tazminatın 06/12/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle (davalı ... Sigorta şirketi dava tarihinden itibaren avans faizinden sorumlu olmak kaydıyla) bu davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine,<br>b)Davalılar ... Tic. ve Taah. AŞ ile ... Sigorta Şirketi aleyhindeki DAVACI ...'NÜN MADDİ TAZMİNAT TALEBİNİN KISMEN KABULÜNE, 28.575,00-TL maddi tazminatın 06/12/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle (davalı ... Sigorta Şirketi dava tarihinden itibaren avans faizinden sorumlu olmak kaydıyla) bu davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'ye verilmesine, ...'nün fazlaya dair maddi tazminat talebinin REDDİNE,<br>c)Davacılar ... ve ...'nün ... Dağ. Tic ve Taah. AŞ'ne karşı açtığı MANEVİ TAZMİNAT talepli davanın KISMEN KABULÜNE, ... için 10.000,00-TL, ... için 10.000,00-TL manevi tazminatın 06/12/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı ... Tic. ve Taah. A.Ş'den alınarak bu davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacılar ... ve ...'nün  ... Tic. ve Taah. A.Ş.'ne karşı fazlaya dair manevi tazminat taleplerinin REDDİNE,<br>d)Davacılar ... ve ...'nün ... Sigorta şirketi aleyhine olan manevi tazminat taleplerinin REDDİNE,<br>e)Davacıların delil tespit giderlerinin yargılama bölümünde takdirine,<br>3-Karar tarihi itibarı ile alınması gereken 4.434,08-TL harçtan peşin alınan 1.690,05-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.744,03-TL harcın davalılardan (davalı ... Dağ. Tic ve Taah. A.Ş'nin bu tutarın tamamından, ... Sigorta Şirketinin 1.898,55-TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>4-Davacılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine ve maddi tazminat davalarının kabul edilen kısmına göre davacı ... için 5.100,00-TL vekalet ücretinin, davacı ... için 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... Şirketi ve ... Şirketi'nden müteselsilen alınarak anılan davacıların her birine ayrı ayrı verilmesine,<br>5-Davalılar ... Şirketi ile ... Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine ve ...'nün talep ettiği maddi tazminat davasının reddolunan kısmına göre takdiren 3.175,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak, bu davalılara 1/2 oranında verilmesine,<br>6-Davacılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine ve manevi tazminat davalarının kabul edilen kısmına göre davacı ... için 5.100,00-TL vekalet ücretinin, davacı ... için 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalı ... Şirketinden alınarak bu davacıların her birine ayrı ayrı verilmesine,<br>7-Davalılar ... Şirketi ile ... Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine ve manevi tazminat davasının reddolunan kısmına göre davalı ... Şirketi için 5.100,00-TL vekalet ücretinin, ... AŞ için 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacı ... ile ...'den ayrı ayrı alınarak, bu davalılara 1/2 oranında verilmesine,<br>8-Davalılar ..., ... AŞ, ... Isı San ve Tic Ltd Şti, ... AŞ kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine ve aleyhlerine açılan maddi tazminat davasının reddi gereğince takdir olunan 5.100,00-TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak bu davalılara 1/4 oranında verilmesine,<br>9-Davalılar  ..., ... AŞ, ... San ve Tic Ltd Şti, ... AŞ kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine ve aleyhlerine açılan manevi tazminat davasının reddi gereğince takdir olunan 5.100,00-TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak bu davalılara 1/4 oranında verilmesine,<br>10-Davacı tarafından davalılar ... Dağ. Tic ve Taah. AŞ ile ... Sigorta AŞ yönünden bu davada sarf olunan 4.179,30-TL (davalılar ..., ... AŞ, ... Isı San ve Tic Ltd Şti, ... AŞ yönünden yapılan 176,50-TL masraf düşülmüştür) yargılama gideri ile 863,10-TL delil tespit gideri olmak üzere toplam 5.042,40-TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısmına göre takdiren 3.336,94-TL yargılama gideri ile 25,20-TL başvurma harcı, 1.690,05-TL peşin harç olmak üzere TOPLAM 5.052,19-TL YARGILAMA GİDERİNİN davalılar ... Şirketi ve ... Şirketinden alınarak davacılara verilmesine (davalı ... AŞ'nin 3.495,54-TL'den sorumlu olması kaydıyla), bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>11-Davalı ... AŞ tarafından sarf olunan 2.037,00-TL'nin davanın reddolunan kısmına göre takdiren 688,96-TL'sinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,<br>12-HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine\",<br>ŞEKLİNDE YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>III-Davalı ... Ticaret ve Taahhüt A.Ş vekilinin SAİR İSTİNAF İTİRAZLARININ REDDİNE,<br>IV-İSTİNAF AŞAMASINDA;<br>a-Davacılardan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacılar tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>b-Davalı ... Sigorta Şirketi'nden alınması gereken 3.067,88 TL istinaf karar harcından yatırılan 775,00 TL'nin mahsubu ile kalan 2.292,88 TL'nin bu davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>c-Davalı ... Ticaret ve Taahhüt A.Ş tarafından karşılanan 1.108,52 TL istinaf karar harcının istek halinde bu davalıya iadesine,<br>V-İSTİNAF AŞAMASINDA;<br>a-Davacılar ve davalı ... Sigorta Şirketi tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>b-Davalı ... Ticaret ve Taahhüt A.Ş tarafından karşılanan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcına ilişkin istinaf yargılama giderinin davacılardan tahsili ile bu davalıya verilmesine,<br>VI-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>VII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  20/11/2024<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8aaf7abbd8e2f852","SID":"6f140800251648ea"}}