{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/3577 <br>KARAR NO:2024/3467<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:18/10/2024<br>NUMARASI:2024/1173 E - 2024/1258 K<br>DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ:17/12/2024  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde; 02.08.2024 tarihinde borçluya ait mahalde müvekkili kurum kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrolde, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, borçlunun kaçak elektrik kullanım bedeline ilişkin borcunu ödememesi sebebiyle İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... E Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıl- dığını, borçlunun mal kaçıracağına ilişkin ciddi duyumlar alındığını, davalı borçlu tarafından bu güne kadar borca ilişkin her hangi bir ödeme, yapılandırma ve ifaya ilişkin herhangi bir işlem yapmayıp sessiz kaldığını, müvekkili şirketin alacağının yüksek miktarda ve muaccel olduğunu, rehin ile temin edilmediğini, borçlunun mal varlığını kaçırmasının kuvvetle muhtemel olduğunu beyanla ; borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkul- lerin muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce: \"ihtiyati haciz talep edenin iddiasının ancak yargılamayla be- lirlenebileceği, talep eden vekilinin sadece fatura suretini talep dilekçesine eklediği, tutanak, hesaplama yön- temi vs.başkaca bir delil sunulmadığı, mevcut delil durumu itibariyle davacı iddialarını doğrular şekilde yak- laşık ispat koşulunun gerçekleşmediği\" gerekçesiyle \"İHTİYATİ HACİZ İSTEMİNİN REDDİNE\" karar verilmiştir.İstinaf Başvurusu: Hüküm ihtiyati haciz talep eden tarafından istinaf edilmiştir.İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde; Yerel Mahkeme kaçak elektrik tespit tutanağı ile yaklaşık haklılığın ispatlanamadığı iddiasıyla ihtiyati haciz talebinin  reddedildiğini, ancak ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin ispatın aranmadığını, alacağın varlığı konusunda  yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, dava  dilekçesi ekinde sunulan kaçak elektrik tespit tutanağında da görüleceği üzere; somut olayda, 02.08.2024 tarihinde borçluya ait mahalde müvekkili kurum kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrolde  \"EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42.madde 1/a bendine göre ilgili perakende satış firması ile karşılıklı herhangi bir perakende satış sözleşmesi imzalamaksızın enerji kullanımı yaptığı\" tespiti yapılarak karşı taraf hakkında 02.08.2024 tarihli kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini,alacağın bu güne kadar ödenmediğini ,rehin ile temin edilmediğini, yaklaşık ispat ile diğer ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Alacaklı vekili;  kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanan alacağını teminat altına almak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiş,talebini değişik iş dosyası üzerinden ileri sürmüştür. Mahkemece talebin reddine karar verilmiş ve bu karar istinaf edilmiş  olmakla, istinafa gelen kararın niteliğine uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.  2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edil- memiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşı- nır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Mad- desi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin \"alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması\"ndan anlaşılması gere- ken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde tam kanaat değil, kuvvetle muh- temel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranma- yacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mah- keme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.\"Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fık- rasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E, 2021/10580 K; 2022/8164 E, 2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.).Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas oldu- ğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuş- mazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağı, koşullarının bulunması halinde, ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak, talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. Somut uyuşmazlıkta; ... şirketi olan ... çalışanları tarafından borçluya ait mahalde 02.08.2024 tarihinde yapılan denetimlerde EPTHY'nin 42/1-a md. gereğince sözleşmesiz elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edilmekle borçlu adına, dava dilekçesine eklenen tutanağın düzenlendiği, Tespit anında borçlu veya temsilcisinin hazır olup olmadığına ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği gibi ekte tahakkuk detayı, hesap bülteni ve fatura örneği sunulmadığı görülmüştür.İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı vekili iş bu tutanağa istinaden tahakkuk olunan  faturanın ödenmediğini ve takibe girişildiğini beyan etmiştir... sayılı dosyası UYAP orta- mından tetkikinde alacaklı ... tarafından borçlu aleyhine... Nolu hesaba ait 485.018.86 TL kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanan 485.018,86 TL asıl alacak + 30.556,19 TL işlemiş faiz + 6.111,24 TL KDV'den ibaret toplam 521.686,29 TL alacağın tahsili talebiyle icra takibine girişildiği, takibin itirazsız olarak kesinleştiği, buna bağlı olarak icrai /kesin haczin de müm- kün olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca ihtiyati haciz yönünden yaklaşık ispatın sağlanmadığı ve diğer koşul- ların oluşmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, ihtiyati haciz talep edenin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle; İhtiyati haciz talep eden (...) vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32c59638e2fd6b60","SID":"093b62a42afe9455"}}