{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T. C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1941 <br>KARAR NO: 2024/1945<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/07/2023<br>NUMARASI: 2021/9 Esas, 2023/684 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>DAVA TARİHİ: 05.01.2021<br>İSTİNAF KARARININ <br>VERİLDİĞİ TARİH: 19.12.2024<br>YAZILDIĞI TARİH: 19.12.2024<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/9 Esas, 2023/684 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle Dairemize gönderilmiş olmakla inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın ... tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ağır yaralandığını, radius dital uç kırığı meydana geldiğini, müvekkilinin trafik kazası neticesinde yaralanması akabinde ameliyat olduğunu ve bir takım tedaviler gördüğünü, müvekkilinin yaralanma sonucu uğradığı kalıcı, geçici iş göremezlik ve yapmış olduğu tedavi giderlerinin müşterek ve müteselsilen sorumlu olan davalılardan alınmasını ve ayrıca meydana gelen kaza nedeniyle müvekkilinin manevi yönden de zarara uğramış olmasından dolayı manevi zararlarının karşılanması adına davalı ...'a işbu davayı açma zorunluluklarının hasıl olduğunu, müvekkili adına fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası niteliğinde ve ileride bilirkişi marifetiyle hesaplanacak bedel kadar tamamlanmak üzere, kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 200,00-TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 200,00-TL tedavi sebebi ile tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan ve yapılacak her türlü masraflar  (SGK tarafından karşılanmayan ya da SUT kapsamı dışında olan ve müvekkili tarafından karşılanan veya karşılanacak) için şimdilik 100,00-TL olmak üzere toplamda 500,00-TL maddi tazminatın müşterek ve müteselsilen sorumlu olan davalılardan (sigorta şirketi açısından poliçe limitleri dahilinde) alınarak müvekkiline ödenmesini, müvekkilinin yaşamış olduğu manevi zararların karşılanması adına 20.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'tan alınarak müvekkiline verilmesini, hükmedilecek maddi ve manevi tazminatlara olay tarihinden itibaren yasal faizin işletilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini, fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/45533 Soruşturma numaralı dosyasında davacı ...adına kesilmiş trafik idari para cezası karar tutanağının yer aldığını, 03/09/2020 tarihinde kesilen işbu tutanağın Karayolları Trafik Kanunu'nun 34/A(muayenesiz araç kullanma) ve 36/3-A(Sürücü belgesi olmadan araç kullanma) trafik kurallarının ihlali nedeni ile kesildiğini, bu hususun trafik kazasının gerçekleştiği ... tarihinde, davacının olay yerine neden trafik polisi çağırmadığı ve neden ambulans ile hastaneye gitmek yerine arkadaşını çağırdığı sorularına açık ve net bir şekilde cevap verdiğini, diğer bir anlatımla davacının...tarihinde muayenesiz motosikletini ehliyetsiz olarak sürmekte olduğunu, o halde davacının motosikletinin fren sisteminde veyahut motosikletin dengesini sağlayacak diğer aksam ve tertibatlarında herhangi bir arızanın olup olmadığının tespiti için inceleme yaptırılması, kaza tarihine yakın zamanda... plakalı motosikletin muayene istasyonunda düzenlenen raporlarında ağır ve hafif kusurlarını gösterir bilgi ve belgelerin ilgili yerlerden istenilmesi, motosikletin daha önce herhangi bir kazaya karışıp karışmadığının tespit edilmesi için ilgili birimlere müzekkere yazılması gerektiğini, böylelikle kaza tarihinde motosikletin muayenesiz oluşunun kazaya ne derece de etkisi olduğunun tespit edileceğini, kaza anında motosikletin fren sisteminde, direksiyon aksamında veyahut motosiklet dengesini bozacak, sürücünün kontrolü sağlamasını engelleyecek herhangi bir arızanın olması durumunda davanın tüm seyri değişeceğini, kimin ne derece kusurlu olduğunun tespiti bu hususların ortaya çıkması ile daha sağlıklı yapılacağını, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde motosikletin muayenesiz oluşunun etkisinin araştırılmasının zaruri olduğunu, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/45533 Soruşturma numaralı dosyasına sunulan 16/11/2020 tarihli denetime elverişsiz bilirkişi raporunun işbu tazminat davasında esas alınmasının mümkün olmadığını, davacının iddiasının aksine müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, zararın çok daha ağır neticelenmesinin davacının kusurlu davranışından, ihmalinden kaynaklandığını, ayrıca olaya ilişkin yeterli delillerin elde edilememesinin, trafik polis ekiplerince tutanak tutulamamasının davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, hükmedilecek tazminatın TBK'nun 52. maddesi gereğince tamamen kaldırılması, aksi halde tazminat miktarında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının olay tarihinde motosikleti ehliyetsiz olarak kullandığını, davacının bu kusurlu hareketi ile kazanın gerçekleşmesine neden olduğunu, hükmedilecek tazminattaTBK'nun 52. maddesinin uygulanmasının gerektiğini, davacının motosikletinin olay tarihinde muayenesiz oluşu ve sürücü belgesinin bulunmaması nedenleri ile olay yerine çağrılan ambulansın iptal edilmesini istediğini, ambulansı beklemeksizin arkadaşını olay yerine çağırarak arkadaşı ile hastaneye gittiğini, müvekkilinin davacıyı kazadan sonra aradığını, hastanede ziyaret ettiğini ve davacı ile yakından ilgilendiğini, kazanın gerçekleşmesine motosikletten kaynaklanan bir arızanın sebep olup olmadığını, kaza anında motosikletin muayenesiz olduğu için bu hususun daha çok önem arz ettiğini, davacının daha önce trafik kazası, iş kazası veya herhangi bir kaza geçirip geçirmediğinin tespit edilmesi, davacının daha önce herhangi bir ameliyat olup olmadığının tespit edilmesi, ameliyat olmuş ise bunun kazanın yaşanmasına veya kaza sonrası ortaya çıkan neticeye etkisinin tespit edilmesi gerektiğini, davacıya ait... plakalı motosiklete ait trafik kayıtları ile yine bu motosiklete ait muayene istasyon kayıtlarının, davacının motosiklet sürücü belgesini alıp almadığı, almış ise ne zaman aldığına ilişkin kayıtların istenilmesini, kazanın gerçekleştiği olay yerine keşif yapılarak trafik işaretlerinin tespiti, olayın anlatılış şekli ile gerçekleşme ihtimalinin olup olmadığının tespiti ve olayı aydınlatacak tüm hususların tespitinin sağlanması, özellikle davacının kamyonetin arkasında takip mesafesini koruyarak seyrine devam edip etmediğinin, böylece davacı ve müvekkilinin birbirlerini görüp göremeyeceklerinin tespitini, kazanın gerçekleştiği yer ile ilgili Trafik Şubesi'ne, Karayolları İdaresi'ne, Belediye'ye ve İl Trafik Komisyonu'na müzekkere yazılarak ... tarihi, öncesi ve sonrası için trafik işaretleri, yol durumu ve diğer hususlar için bilgi istenilmesini, mahkemece yapılacak diğer araştırmalar ile ilgili yerlere müzekkere yazılarak olayın aydınlatılmasını sağlayacak tüm delillerin dosyaya eklenmesini ve teknik bilgiler için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını istediklerini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile birlikte araç sürücüsü ve işletenine karşı açılmıştır.<br>Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca basit yargılama usulüne göre  yargılama tek hakim tarafından yürütülmüştür.<br>Taraflar arasında uyuşmazlık; ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında kusurun kimde olduğu, kusur oranının ne olduğu, söz konusu kaza nedeni ile davacının davalılardan talep edebileceği geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin olup olmadığı, davacının müterafık kusurunun olup olmadığı, mahkememizin yetkili olup olmadığı, KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının yerine gelip gelmediği, davacının davalı ...'tan talep edebileceği manevi tazminat alacağının olup olmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktalarında toplanmaktadır.<br>Kusur durumunun değerlendirmesinde;<br>... günü saat 08:30 sıralarında davacı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... Caddesi üzerinden ...Bulvarı istikametine seyir halinde iken olay mahalli... yoluna geldiğinde, karşı istikametten gelip... yoluna girmek üzere sola dönüş manevrası yapan davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile çarpmamak için motosikletini devirmesi sonucu, dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.<br> Dosyamız içindeki bilirkişi raporuna göre kazanın meskun mahalde, genişliği 7 metre olan, asfalt kaplama, kuru zeminli, iki yönlü yolda, gündüz meydana geldiği, kaza yerindeki azami hız sınırının 50 km/saat olduğu, 27/07/2021 tarihli keşfe binaen hazırlanan bilirkişi raporunda olay mahalli... Kavşağı olarak belirtilmiştir. Trafik idari para cezasında davacı sürücü ...'ın sürücü belgesi olmadan araç kullandığı belirtilmiştir. Davacı sürücü ...03/09/2020 tarihli ifade tutanağında:\"...yaklaşık 50 km hızla fakülte kavşağına doğru yolun sağ şeridinden gittiğim esnada karşı istikametimden gelmekte olan otomobil bana doğru yaklaştığı sırada aniden şerit ihlali yapıp benim şeridime geçti, araç bu hareketi çok yakınken yaptığı için fren yaptım ve duramayınca aracımı yatırmak zorunda kaldım, ... araçta yaklaşık bir metre kala durdu, çarpışmamız olmadı.\"şeklinde belirtmiştir. Davalı sürücü ... 04/09/2020 tarihli ifade tutanağında: \"... işyerim ... Caddesi üzerinde yolun sol kısmındadır, fakülte istikametinden geldiğim için sol tarafta bulunan iş yerime dönmeden önce sinyalimi verip iki şeritli yolun sağ kısmında durup karşı yönden gelen araçların geçmesini bekledim, karşı yönden gelen koyu renk bir kamyonet vardı, kamyonet geçtikten sonra ben sola dönüş yaptığım sırada bir motosikletlinin yolda düştüğünü gördüm, bu sırada ben dönüşümü yapmak üzereydim, kaza olduğunu görünce ben aracımı yol kenarında hemen durdurdum.\"şeklinde belirtmiştir. Dosyadaki, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan 16/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda, davalı sürücü ...'ın asli (tam) kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'ın kusur ve ihlalinin bulunmadığı belirtilmiştir. Dosyadaki,  mahkememize sunulan 27/07/2021 tarihli keşfe binaen hazırlanan bilirkişi raporunda, kaza yeri krokisinde olay mahallinin... Kavşağı olarak belirtildiği, davalı sürücü ...'ın K.T.K.'nun 53/b, 57/a ve 67. maddelerini ihlal ettiği, davacı sürücü ...'ın ise K.T.K.'nun 52/a ve 52/b maddelerini ihlal ettiğinin belirtildiği görülmüştür.<br> Adli Tıp Ankara Grup Başkanlığı'nca düzenlenen ... tarihli raporda özetle \"... Tüm dosya kapsamı kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, ifadeler, bilirkişi raporu ve diğer tüm veriler incelendiğinde; kazanın rapordaki \"olay\" kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiği anlaşılmış olup, sürücülerin kazanın oluşumundaki kusur durumları gözetilerek aşağıdaki şekilde rapor tanzim edilmiştir. Mevcut verilere göre; davacı sürücü ...sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında geldiği olay mahalli kavşağa daha tedbirli ve kontrollü şekilde hız azaltarak yaklaşmayıp seyir hızıyla tedbirsizce girdiği kavşakta, karşı istikametten gelerek sola dönüşe geçen otomobile çarpmamak için fren yapmasıyla motosikletini devirmesi sonucu meydana gelen kazanın oluşumunda, tali kusurludur. Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında geldiği kavşakta, dönüş yapan sürücülerin doğru geçmekte olan araçlara ilk geçiş hakkını vermesi kural gereği iken ve karşı istikametten düz seyirle gelen motosikletin geçmesinden sonra kavşağa kontrollü şekilde girmesi gerekirken bunlara riayet etmeyip, yolu etkin şekilde kontrol etmeden sola dönüşe geçtiği sırada, karşı istikametten düz seyirle gelen davacı sürücü idaresindeki motosikletin seyir durumunu bozarak mevcut kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda, asli kusurludur. Buna göre olayda; davacı sürücü ...'ın %25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü ...'ın %75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu\" şeklinde açıklama yapılmıştır. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı'ndan alınan bu rapor, trafik kaza tespit tutanağı, ceza mahkemesi dosyası, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. <br>Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede;<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun \"tazminatın belirlenmesi\" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; \"tazminatın indirilmesi\" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.<br>Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) <br>Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.<br>Adli Tıp Uzmanı Uzmanı Bilirkişi Dr. ... tarafından düzenlenen ... tarihli raporunda özetle; \"... Tıbbi evrak tetkiki ile tüm dosya kapsamı, yaralanmasının ağırlığı ve lokalizasyonu ile birlikte değerlendirildiğinde, ...'ın ... tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (radius distal uç) kırığı, median sinir hasarı ve sol üst ekstremitede mevcut (eklem hareket kısıtlılığı, el bileğinde ankiloz, atrofi, kuvvet ve duyu kaybı) patolojileri nedeniyle; kask, dizlik ve benzeri koruyucu ekipman kullanılmaması ile maluliyetine neden olan kemik (radius distal uç) kırığı, median sinir hasarı ve sol üst ekstremitede mevcut (eklem hareket kısıtlılığı, el bileğinde ankiloz, atrofi, kuvvet ve duyu kaybı) patolojileri arasında direk ya da dolaylı bir ilişki bulunmadığı, dolayısıyla kask/koruyucu ekipman kullanılmamasının maluliyetine etkisi bulunmadığı, ...\" bildirilmiştir.<br>Eldeki uyuşmazlıkta mahkememizce davacının mütefarik kusuruna ilişkin kanaat oluşturmaya yeterli delil ve neden bulunmadığından mütefarik kusur indirimi yapılmaması gerektiği değerlendirilmiştir.<br>Geçici ve sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri zararına ilişkin değerlendirmede;<br>Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir. <br>\"Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan\" başlığı altında düzenlenen TBK'nun 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. <br>Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008  ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.<br> Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca n ... tarihli ve ... sayılı raporunda özetle; \"Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, ...'in 10.08.2020 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (ulma koronoid) kırığı ile sol üst ekstremitede mevcut (vida tespitli ulna kırığı, hareket kısıtlılığı) patolojileri nedeniyle; 1-İki (2) ay süreyle iş görmezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 2 (İki) ay olduğu), 2-Geçici ya da sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığı, 3-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının % 5 (yüzde beş) olduğu, 4-Mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafı tespit edilmediği, bu hususta ek bilgi, belge (makbuz, fatura, dekont, ayrıntılı hastane hasta hizmeti, fiyat, tutar dökümü, ilave ücreti gösterir belge vb.) sunulması ve talep edilmesi halinde bu hususun tekrar değerlendirilebileceği \" bildirilmiştir. <br>Eldeki davada, mahkememizce, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nden alınmış olan ...tarihli \"Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik\" kapsamında alınmış olan rapor mevzuata uygun kuruluşlardan ve maluliyet yönünden mevzuata uygun yönetmelik uygulanarak alınmış, olup maluliyet raporunun usul ve yasaya aykırı olup, hüküm vermeye yeterli olmadığı yönündeki davalı tarafının itirazları yerinde görülmemiştir.<br> SGK ödeme kapsamında olmayan ve belgelendirilemeyen tedavi gideri zararı yönünden ise adli tıp uzmanı bilirkişiden ayrıca 17/05/2023 tarihli rapor alınmıştır. <br>Bu raporlar, dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve bu raporlar mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. <br>Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;<br>Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde \"genel şartlara\" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar ... tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. H.D.'nin 22/12/2020 tarihli, 2019/5206 Esas ve 2020/8874 Karar sayılı emsal ilamı).<br>Mahkememizce görevlendirilen Adli Tıp Uzmanı Uzmanı Bilirkişi Dr. ... ve Aktüerya Bilirkişisi ...'den  oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 17/05/2023 tarihli raporunda özetle; \"Tıbbi evrak tetkiki ile tüm dosya kapsamı, yaralanmasının ağırlığı ve lokalizasyonu ile birlikte değerlendirildiğinde, ...'ın ... tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (radius distal uç) kırığı, median sinir hasarı ve sol üst ekstremitede mevcut (eklem hareket kısıtlılığı, el bileğinde ankiloz, atrofi, kuvvet ve duyu kaybı) patolojileri nedeniyle; kask, dizlik ve benzeri koruyucu ekipman kullanılmaması ile maluliyetine neden olan kemik (radius distal uç) kırığı, median sinir hasarı ve sol üst ekstremitede mevcut (eklem hareket kısıtlılığı, el bileğinde ankiloz, atrofi, kuvvet ve duyu kaybı) patolojileri arasında direk ya da dolaylı bir ilişki bulunmadığı, dolayısıyla kask/koruyucu ekipman kullanılmamasının maluliyetine etkisi bulunmadığı, <br> SGK kapsamında olmayan belgelendirilen tedavi giderlerinin 24.153,99-TL, belgelendirilmeyen tedavi giderlerinin 10.000,00 (On bin) TL civarında, toplam tedavi giderinin 34.153,99-TL (otuz dört bin yüz elli üç virgül doksan dokuz) olduğu, davalı araç sürücüsünün kusur oranına göre sorumlu olunan tutarın ise; 34.153,99-TL x 0,75= 25.615,49-TL olduğu hesaplanmıştır. Netice itibarı ile davacının dava konusu kaza sonrasında; 1-Kask, dizlik vb.koruyucu ekipman kullanılmaması ile maluliyetine neden olan kemik (radius distal uç) kırığı, median sinir hasarı ve sol üst ekstremitede mevcut (eklem hareket kısıtlılığı, el bileğinde ankiloz, atrofi, kuvvet ve duyu kaybı) patolojileri arasında direk ya da dolaylı bir ilişki bulunmadığı, dolayısıyla kask/koruyucu ekipman kullanılmamasının maluliyetine etkisi bulunmadığı, bu sebeple davacının hesaplanan maddi zararından bu yöne ilişkin bir indirim yapılmadığı, 2- Davaya konu kaza sonrasında davacının; - Geçici iş göremezlik zararının 11.191,52-TL (Talep 200,0- TL), - Tedavi giderleri zararının 25.615,49-TL (Talep 100,00-TL), Toplam (geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri) zararının 36.807,01-TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık / tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 410.000,00-TL) kapsamında kaldığı, - Sürekli iş göremezlik zararının 663.709,10-TL (Talep 200,00-TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 410.000,00-TL) aştığı, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğu kanaatinde olduğumuz hususlarında hazırlanan raporumuzu Mahkemenin takdirlerine saygı ile sunarız.\" şeklinde tespit ve hesaplama yapılmıştır. \" belirtilmiştir. Aktüer bilirkişi  ... tarafından düzenlenen bu raporda, zararın belirlenmesi bakımından TRH yaşam tablosu ve %10 arttırma %10 iskonto uygulanmak sureti ile hesaplama yapıldığı görülmekle davalı ... A.Ş. vekilinin yaşam tablosu ve teknik faize ilişkin aksi yöndeki itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Tedavi gideri zararına yönelik tazminat istemine ilişkin değerlendirmede;<br>Davacının tedavi giderlerine yönelik dava ve talepleri yönünden;... tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 13/02/2011 tarihli 6111 sayılı Yasa’nın 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre \"trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı\", Yasanın geçici 1. maddesi ile de \"Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı'nın yükümlülüklerinin sona ereceği\" öngörülmüştür.<br>Davacı vekili tarafından açılan dava 6111 Sayılı Yasa ile yapılan düzenlemenin yürürlükte tarihinden sonra açılmıştır. Davacı vekili tarafından bir kısım faturalı tedavi giderlerini açıklayarak davalılardan talep ettiği anlaşılmaktadır. Dava tarihi itibariyle, davalıların her türlü tedavi giderlerinden sorumluluğu bulunmakta ise de, yapılan yasal düzenleme ile davalıların yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ile SGK'nın sorumluluğunda bulunan tedavi giderlerine ilişkin sorumlulukları sona erdiğinden davacı tarafın, davalı sigorta şirketi yönünden SGK kapsamında kalan faturalı tedavi giderlerine yönelik olan taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>Faturalandırılamayan tedavi giderine ilişkin olarak, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarında belirtildiği üzere olayın niteliği gereği bütün giderlerin belgelendirilmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Yalanmaya bağlı olarak yapılması olanaklı bulunan fatura edilemeyen tedavi giderleri yönünden davacının tüm tedavi evrakları incelenerek yaralanma derecesi ve iyileşme süreci de gözetilerek uzman doktor bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre fatura edilmeyen tedavi giderleri hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir (Yargıtay 17. H.D'nin 11.06.2020 tarih 2019/2585 Esas- 2020/3385 Karar, 28.02.2019 tarih 2016/4476 Esas- 2019/2293 Karar, 27.09.2017 tarih 2015/1535 Esas- 2017/8273 Karar, 09.04.2015 tarih 2015/1134 Esas - 2015/5600 Karar ve 12.11.2012 tarih 2012/32523 Esas-2012/12417Karar). Somut olayda, mahkememizce adli tıp uzmanı doktor bilirkişiden bu konuda rapor alınmış ve alınan rapor usul ve yasaya uygun olduğundan mahkememizce hükme esas alınarak faturalandırılamayan tedavi gideri zararına ilişkin davacının tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. <br>Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;<br>Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, \"İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.\"; 85/1. maddesinde, \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\"; 85/son. maddesinde ise, \"İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.\" hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.<br>6098 sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararlarının da bu kapsamda olmasına, sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince, sigortanın sorumluluğu da TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, davacının geçici iş göremezlik tazminatını, davalı sigorta şirketinden talep edebilmesine, her ne kadar davalı tarafından ZMSS yeni genel şartları ve 6111 Sayılı Yasa ile değişiklik yapılan 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi gereğince geçici iş görmezlik zararlarının tedavi giderleri kapsamında olduğundan bahisle, SGK'nın sorumluluğunda olduğu iddia edilmiş ise de, genel şartlara atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmayıp, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nın sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenlemenin de yer almamasına göre mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmış olup, davalı ... A.Ş. vekilinin bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı tespit edilmiştir. <br> Buna göre davacının trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik zararından haksız fiil hükümlerine göre... plaka sayılı aracın  sürücüsü, maliki ve işleteni olan davalı ...'tan ve yine bu aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ... A.Ş.'nden talep etmesinin mümkün olduğu, adı geçen davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ZMMS poliçesi  sağlık / tedavi giderleri ve sakatlık / ölüm teminatı olarak ayrı ayrı  teminat limiti olan 410.000,00'er TL ile sınırlı olduğu değerlendirilmiştir. <br>Bilindiği üzere, trafik kazasında sürücünün kusurlu olması halinde zarar gören maddi ve manevi zararını kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 49. ve 54 ile 56. maddeleri uyarınca sürücüden (somut olayımızda davalı ...'tan) isteyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesinin bir kişinin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zararına sebep olması halinde motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi bu zarardan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Aynı Kanun'un 3. maddesi uyarınca aracın maliki işleten sayıldığından araç malikinden (somut olayımızda davalı ...'tan) de zararın tazmini talep edilebilir. <br>Davacının talep arttırım istemi;<br> Davacı vekili 22/05/2023 tarihli talep arttırım dilekçesinde özetle \"... HMK m.107/2 gereği; “Karşı tarafın verdiği bilgi ve tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini arttırabilir.” açmış olduğumuz belirsiz alacak davasında bedel belirlenebilir hale geldiğinden dolayı arttırmış olduğumuz alacak miktarı (700.016,11-TL) dikkate alınmak suretiyle; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla müvekkil için arttırılan bedeller de dikkate alınarak geçici iş göremezlik için 11.191,52-TL, tedavi giderleri için 25.615,49-TL ve kalıcı iş göremezlik için 663.709,10-TL  olmak üzere toplamda  700.516,11-TL 'nın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle (HMK'nun 107. maddesi gereği ve Yargıtay içtihatları gereği maddi tazminat açısından belirsiz alacak davası olması nedeniyle davalılardan tazminat miktarına olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi ve ancak sayın mahkeme aksi kanaatte ise sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebimizdir.) davalılar ... A.Ş. (poliçe limitleri dahilinde) ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ve manevi tazminatın da  davalı  ...'tan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle alınarak ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılar tarafından ödenmesine ve bu suretle davamızın kabulüne karar verilmesinin saygıyla vekaleten arz ve talep ederiz.\" şeklinde beyan ve talepte bulunmuştur.<br> Davacı vekili talep arttırım dilekçesi ile birlikte ilgili tamamlama harcını da yatırmıştır. Bu dilekçe, davalılara usulünce tebliğ edilmiştir.<br>Manevi tazminat istemine ilişkin değerlendirmede;<br>6098 sayılı TBK'nun 56. hükümlerine göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. <br>Somut olayda, meydana gelen trafik kazasının oluş şekli, olay tarihi, kazanın oluşumundaki kusur durumu, bu kaza neticesi davacının yaralanması, yaralanmanın ve maluliyetin mahiyeti, ağırlığı ve derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü ile yukarıda ilkeler birlikte değerlendirildiğinde davacının manevi tazminat davasının kabulü ile davasının kabulü ile 20.000,00-TL manevi tazminatın 18/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>Davalıların temerrütüne ve faiz türüne ilişkin değerlendirmede;<br>Trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkin tazminat davasında, alacak haksız fiilin yani kazanın meydana gelmiş olduğu tarihte muaccel olduğundan, alacağa kaza tarihinden itibaren araç sürücüsü ve işleten malikten faiz istenebilecek, sigortadan ise sigortaya başvuru tarihinden itibaren 2918 sayılı KTK'nun 99. maddesi uyarınca 8 işgünü içerisinde tazminatın ödenmemesi halinde temerrüte uğradığı tarihten itibaren, dava açılmadan sigortanın temerrüte uğratılmamış olması halinde ise dava tarihinden itibaren faiz istenebilecektir. <br>Eldeki davada, davalı ...'ın  kazaya karışan aracın sürücüsü, maliki ve işleteni olması nedeniyle haksız fiil hükümleri uyarınca bu davalılar yönünden tazminat alacağı kaza tarihinde muaccel olmuştur. Davalı ... A.Ş. ise, kazaya karışan ve davacının zarara uğramasına neden olan aracın trafik sigortacısı olup 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlıkta davalı ...'ın trafik kaza tarihi olan ... tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, davalı ... A.Ş.'ne davacının başvurusunun bulunduğu, ancak davacı tarafça eksik belge ile başvuru yapıldığı görülmekle davalı  ... A.Ş.'nin arabuluculuk tarihi itibarı ile temerrüde düştüğü tespit edilmiş ve arabuluculuk başvuru tarihi olan 19/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesi gerekmiştir.<br>Davaya konu... tarihli trafik kazasına karışan ve davacının yaralanmasına kusuru ile sebebiyet veren... plakalı aracın davalı ...'a ait hususi kullanıma tahsis edilmiş otomobil olduğu ve davacının talebinin de yasal faiz işletilmesi şeklinde olduğu anlaşılmakla yukarıda anılan davalılar aleyhine hükmolunan tüm maddi tazminata yukarıda belirlenen temerrüt tarihinden  yasal faiz işletilmesi gerektiği değerlendirilmiştir .<br>Dava dilekçesinde davacının manevi tazminat istemine yasal faiz işletilmesi talep edilmiştir. Mahkememizce az yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde hükmedilen manevi tazminata yasal faiz işletilmesi uygun bulunmuştur.<br>Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;  <br>Davacının davalı ... hakkındaki maddi tazminat davasının kabulü, davalı ... A.Ş. hakkındaki maddi tazminat davasının ise kısmen kabulü ile 11.191,52-TL geçici iş göremezlik zararı, 663.709,10-TL sürekli iş göremezlik zararı ve 25.615,49-TL tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 700.516,11-TL maddi tazminattan davalı ... A.Ş.'nin tedavi giderlerinin yalnızca belgesiz olan 7.500,00-TL'lik kısmından ve 11.191,52-TL geçici iş göremezlik zararından ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi giderleri teminatı olan 410.000,00-TL'lık poliçe limitinden karşılanması, 663.709,10-TL sürekli iş göremezlik zararının ise ZMMS poliçesi sağlık/ölüm teminatı limiti olan 410.000,00-TL'lık poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olarak karşılanması sureti ile toplam 682.400,62-TL maddi tazminattan temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 19/11/2020 den itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması, davalı ...'ın ise 700.516,11-TL'nin tamamından trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... A.Ş. yönünden fazlaya ilişkin tedavi giderlerine (18.115,49-TL belgelendirilen yani faturalı tedavi giderlerine) ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davalı ... A.Ş. yönünden hükmedilen maddi tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin davacı isteminin reddine, davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 20.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, dair karar verildiği görülmüştür. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı ... vekili süresi içerisinde sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki kusur ve maluliyet oranlarını kabul etmediklerini, dosya kapsamında mevcut kusur ve maluliyet değerlendirmelerinin hatalı olduğunu, dolayısıyla hatalı kusur oranına göre hesaplama yapılarak topyekun yanlış bir sonuca ulaşıldığını, bilirkişi raporunda hesaplanan miktarların kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın maluliyet nedeni ile SGK'dan emekli olduğunu, buradan elde etmiş oldukları ve emeklilik tarihinden sonrası dönemde elde edeceği gelirlerin hükmedilen tazminat miktarından mahsup edilmediğini, ilk derece mahkemesince yapılan müterafik kusur indirimi uygulanmamasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınmak suretiyle yapılan incelemede;<br>Dava, trafik kazasından kaynaklı maluliyet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre davacı motosiklet sürücüsü ...'ın meydana gelen kazada %25 oranında, davalı sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu anlaşılmış, davalının kusura ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>Yargıtay kararlarına uygun şekilde ERÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından kaza tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen raporda davacının kaza nedeniyle 9 ay süre ile geçici iş göremezliğinin mevcut olduğu, %26 oranında sürekli maluliyetin bulunduğu tespit edilmiş, aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen raporun yine Yargıtay kararlarına uygun şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve %10 iskonto yöntemine göre hazırlandığı, yine Adli Tıp Uzmanı Dr. ... tarafından düzenlenen raporda davacının maluliyetine sebep olan yaralanmaları ve kemik kırıklarının kask, dizlik vb. koruyucu ekipman kullanılmaması halinde dahi meydana gelebileceği ve maluliyetine etkisinin bulunmadığı, SGK kapsamında olmayan belgelendirilen tedavi giderlerinin 24.153,99 TL, belgelendirilmeyen tedavi giderlerinin 10.000,00 TL civarında olacağı, toplam tedavi giderlerinin 34.153,99 TL olacağı, davalı araç sürücüsünün kusur oranlarına göre talep edilebilecek miktarın 25.615,49 TL olacağı belirlenmiş, ilk derece mahkemesince de müterafik kusur indirim yapılmamış, ilk derece mahkemesinin bu hususa ilişkin gerekçesinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. <br>İlk derece mahkemesince davacının manevi tazminat talebinin tam kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle dairemizce istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>1-) Davalı ...'ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi  gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-) İstinaf başvurusu nedeniyle maddi ve manevi tazminat yönünden alınması gereken toplam 49.218,45 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan toplam 12.304,63 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 36.913,82 TL istinaf karar  harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>4-) Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin bu davalı üzerinde bırakılmasına,<br>5-) İstinaf yargılaması bakımından davalı ... tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,<br>6-)  Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca Yargıtay yolu AÇIK olmak üzere oybirliği ile karar verildi. <br>19/12/2024<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"585bde6e80bc2552","SID":"e8dc184cb3475d39"}}