{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1861 <br>KARAR NO: 2024/1905<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/10/2024 tarihli değişik iş kararı. <br>NUMARASI: 2024/520 D.İ. - 2024/519 K. <br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz <br>Taraflar arasında görülen değişik iş dosyasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilince yapılan itirazın reddine dair 17.10.2024 tarihli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş  dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın İstanbul Trakya Kurumsal Şubesince dava dışı ... San. ve Tic. AŞ'ye kullandırılan kredi borçlarının ödenmediğini, aleyhine ihtiyati haciz istenen borçluların bu sözleşmelerin müteselsil kefili olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine Büyükçekmece ... Noterliğinin 22.04.2024 tarihli ihtarı ile hesabın kat edildiğini, kat  ihtarının kefillere tebliğine rağmen kredi borcunun ödenmediğini ileri sürerek, borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının 727.564.262,79 TL kısmının ihtiyaten haczine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 20.08.2024 tarihli değişik iş kararında; İİK'nın 257.maddesi uyarınca koşulları oluştuğundan ve TBK'nın 586. maddesi koşullarının kefiller yönünden yerine getirilmesi nedeniyle talebinin kabulü ile 727.564.262,79 TL alacağı teminen borçluların borca yetecek miktardaki menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, alacaklının 6741 sayılı Kanun uyarınca teminattan muaf olması nedeniyle teminat alınmasına yer olmadığına karar vermiştir. Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili, itiraz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından uygulanarak takip başlatıldığını, ihtiyati haciz kararının yetkisiz mahkemece verildiğini ve İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, kat ihtarına süresinde itiraz edilmesi nedeniyle kefiller yönünden borcun muaccel olmadığını, kat ihtarında faizin yanlış hesaplandığını, asıl borçlunun konkordato müddetinde olması nedeniyle bu sürede faiz işletilemeyeceğini, ihtiyati haczi talep eden alacaklıya yeterli teminat verildiğini, mahkemenin yanıltılarak alınan teminatların mahkemeye sunulmadığını, asıl kredi borçlusunun ihtiyati haciz talebinde ve takip talebinde borçlu olarak gösterilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, ihtiyati haczin kaldırılmasını istemiştir. İhtiyati haciz talep eden vekili, itiraza karşı sunduğu beyanında özetle; borçlunun ihtiyati haczin dayandığı sebepler, mahkemenin yetkisi ve teminat yönünden ihtiyati haciz kararına itiraz edilebileceğini, itiraz sebeplerinin sınırlı olup, yasada yer almayan sebeplere dayanarak itiraz edilemeyeceğini, İstanbul Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunun belirtilmesine karşın buna ilişkin kanıt sunulmadığını, borçlunun ihtarnameye karşı cevap verilerek itiraz etmesinin alacağın muaccel olmasına etki etmeyeceğini belirterek, reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ  EK KARARI ÖZETİ İlk Derece Mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 17.10.2024 tarihli ek kararında; \"...İş bu talep, İ.İ.K. 265 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına itiraza ilişkindir. İhtiyati haciz müessesesine itiraz İİK nun 265. Maddesinde düzenlenmiş olup; 'Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Mahkeme gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.' hükmünü amirdir. Bu hükümler uyarınca taraflar duruşmaya davet edilmiş, beyan ve itirazları alınmıştır. Borçlu taraf öncelikle  ihtiyati haciz kararının yetkisiz mahkeme tarafından verilmiş olduğunu iddia etmiştir. HMK'nın 6. Maddesi uyarınca Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Borçluların yerleşim yerleri itibariyle yetkili ve görevli mahkeme Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğu için davalı tarafın yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. İtiraz eden borçlunun sair itirazlarının İİK 265 de sayılan hallerden olmadığı, bu itirazlarının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle ihtiyati haciz aşamasında mahkememizce incelenmesinin ve bu iddiaların dinlenmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından borçlunun itirazlarının bu yönden de...\" gerekçesiyle, mahkemenin 2024/520-519 Değişik iş sayılı ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın reddine, karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; İhtiyati hacze dayanak Büyükçekmece ... Noterliğinden keşide edilen 22.04.2024 tarihli kat ihtarına müvekkillerince 26.04.2024 tarihinde Büyükçekmece ... Noterliğinden keşide edilen ihtarla itiraz edildiğini, asıl borçlu ... Anonim Şirketi hakkında konkordato geçici mühlet kararı verilmişken hukuka aykırı şekilde hatalı faiz işletilerek düzenlenen kat ihtarına itiraz edildiğini, hatalı hesaplama içeren muacceliyet kazanmamış kat ihtarına dayanılarak ihtiyati haciz uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, bunun üzerine yeni bir kat ihtarının tebliği gerekirken, hatalı ihtarla ihtiyati hacze karar verildiğini, İhtiyati haciz talep eden alacaklıya yeterli ipotek verilmesine rağmen, teminatların mahkemeden gizlenerek ihtiyati haciz talep edildiğini, bu teminatlarla İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü ... Esas numaralı dosyanda ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla aynı alacak için takip başlatıldığını, kesin mühlet süresi içinde olan borçlunun da başka teminatlar gösterdiğini, asıl borçlunun ihtiyati haciz talebinde  ve takip talebinde taraf olarak gösterilmemesinin hatalı olduğunu, zira müteselsil kefalette müteselsil kefiller ile borçlular arasından zaruri takip arkadaşlığı bulunduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, itirazlarının kabul edilerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE zTalep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf ise ihtiyati hacze borçluların  yaptığı itirazın reddini dair ek karara ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlular vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, borçlular vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Borçlu ... San.ve Tic AŞ ile ihtiyati haciz isteyen banka arasında düzenlenen genel kredi sözleşmelerine, ihtiyati hacze itiraz edenler müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak katılmışlardır. Kefaletin geçersizliğine ilişkin herhangi bir savunma  bulunmamaktadır. Kredi borcunun ödenmemesi üzerine bankaca, Büyükçekmece ... Noterliğinin 26.04.2024 tarihli ihtarıyla hesap kat edilerek borçlulara tebliğ edilmiştir. Kat ihtarının tebliğ edildiğine ilişkin uyuşmazlık da bulunmamaktadır. Kefil ve asıl borçlular  tebliğ edilen kat ihtarına karşı Büyükçekmece ... Noterliğinin 26.04.2024 tarihli ihtarı ile itiraz etmiş ve borçlu hakkında Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/292 Esas sayılı dosyasından verilen geçici mühlet kararı nedeniyle faiz işletilemeyeceğinden ihtarın yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir.İtiraz eden kefillerin, kendi kefalet limitleri ile borçtan sorumlu olmaları karşısında ihtara itiraz edilmesinin TBK'nın 586. maddesine göre borcun muaccel olmasını etkilemeyeceği anlaşılmıştır. İtiraz eden borçluların müteselsil kefil olması nedeniyle TBK'nın 585. maddesi gereğince önce borçluya başvurulmasına gerek bulunmamaktadır. TBK'nın 586. maddesinde doğrudan kefile başvurulabileceği kabul edilmiştir. Müteselsil kefalette kefiller ile asıl borçlular arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunmamaktadır. Kefile karşı başvuru şartlarının sağlanması koşulu ile tahsilde tekerrür olmamak üzere tek başına kefile karşı takip başlatılması mümkündür.Kredi hesabının kat edilmesi, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın muacceliyeti için yeterli olup ayrıca kefillere ihtarın tebliği şartı aranmaz. Asıl borçluya gönderilen ihtar, borçlunun temerrüdünün yanı sıra, TBK’nın 586. maddesinde öngörülen müteselsil kefilin takibi koşullarının gerçekleşmesi bakımından gerekli bir unsurdur. TBK'nın 586. maddesine göre asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehni paraya çevrilmeden  kefil aleyhine takip yapılması mümkün değilse de, borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması halinde kefil  aleyhine de takip yapılabilir. Kefile ihtarın tebliği ise aynı şekilde kefilin temerrütü için gerekli olup, tebliğ edilmemiş olması halinde takip tarihi itibariyle kefilin temerrüte düştüğü kabul edilir. Bankaca hesabın kat edilmesi ve borçlu şirket ile davalıya gönderilen kat ihtarının sonuçsuz kalması nedeniyle anılan madde kapsamında kefile karşı talepte bulunulması yerindedir.Kredi sözleşmesi kapsamında ipotek verilmiş olması halinde İİK'nın 45. maddesi gereğince, kendi borcu için teminat vermeyen kefiller ile ipoteği aşan kısım yönünden asıl borçlu ve kefiller hakkında iflas veya haciz yoluyla takip başlatılması mümkündür. Yapılacak tahsilde tekerrür olamayacağı ilkesinin göz önüne alınarak işlem yapılacağından, borçlu kefiller vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.Yapılan incelemede kat ihtarına itiraz edilmesinin muacceliyeti etkilemeyeceği, ipotek teminatını aşan kısım için kefiller hakkında takip yapılabileceği, müteselsil kefalette asıl borçluya takip başlatılmadan sadece kefile karşı takip başlatılabileceği anlaşıldığından, borçlular vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, borçlular vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular  vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilince yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlular tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 19.12.2024<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f  ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ec54229d9675222","SID":"a2bbb11ef926e381"}}