{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2024/556 <br>KARAR NO:2024/3327<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A   K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:21/11/2023<br>NUMARASI:2021/318 E - 2023/729 K<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:05/12/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Ana dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı .... Şti.'nin davacı Çorlu Deri İhtisas Ve Karma Organize Sanayi Bölgesinin vermiş olduğu hizmetlerden yararlandığını, fakat bu hizmetler karşılığı düzenlenmiş 11.03.2021 tarihli  586.227,07 TL tutarlı 2017-2018-2019 ve 2020 yılı eksik kesilen faturalarına ilişkin fark faturasının ödemesini yapmadığını, söz konusu fatura, usulsüz kesilen faturalarla mağdur edilen ...'nin şikayeti üzerine soruşturma başlatan Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi doğrultusunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı müfettişleri tarafından düzenlenen rapor nazara alınarak kesilmiş olup davalı firmanın...'nin ilgili hizmetlerden yararlandığı hususu raporla da sabit olduğunu, ilgili fiyat farkı faturasının davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin 17.03.2021 tarihinde kep adresi üzerinden gönderdiği yazı ile faturalara itiraz ettiğini ve faturaları iade ettiğini belirttiğini, fatura bedellerinin tahsili için yasal yollara başvurma zorunluluğu doğmakla davalı hakkında ... İcra sayılı dosyasıyla fiyat farkı faturasına dayalı olarak 586.227,07 TL asıl alacak ve 5.649,46 TL işlemiş faiz toplamı 591.876,53 TL'nin tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, icra dosyasında yaptıkları incelemede davalı vekili olduğunu beyan eden Av. ... tarafından 2 ayrı borca itiraz dilekçesi sunmak suretiyle borca itiraz edildiğini ve icra takibini durdurduğunu öğrenmekle usulüne uygun olmayan borca itiraza rağmen verilmiş durdurma kararına itiraz edildiğini,  süresi içerisinde usulüne uygun yapılmış bir borca itiraz bulunmadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, borçlunun icra takibine yaptığı itirazların iptaline, takibin devamına karar verilmesini, borçlunun takip konusu ana parayı temerrüt tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte ödemesine ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dava dosyasında davacı dava dilekçesinde özetle; davalı... Şti.'nin davacı  Çorlu Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi'nin vermiş olduğu hizmetlerden yararlandığını, fakat bu hizmetler karşılığı düzenlenmiş hepsi 27.11.2020 tarihli olmak üzere 20.616,96 TL tutarlı Ocak 2020- 17.671,68 TL tutarlı Şubat 2020- 16.199,04 TL tutarlı Mart 2020- 14.726,40 TL tutarlı Nisan 2020-14.726,40 TL tutarlı Mayıs 2020- 29.452,80 TL tutarlı Haziran 2020- 27.980,16 TL tutarlı Temmuz 2020 fark faturalarının ödemesinin yapılmadığını, ilgili fark faturaları davalı şirkete tebliğ edilmiş, davalı şirket 03.12.2020 tarihinde kep adresi üzerinden  gönderdiği yazı ile faturalara itiraz ettiğini ve faturaları iade ettiğini,  davalı hakkında ... sayılı dosyasıyla fark faturalara dayalı olarak 141.373,44 TL asıl alacak ve 6.405,37 TL işlemiş faiz toplamı 147.778,81 TL' nin tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, icra dosyasında yaptıkları incelemede davalı vekili olduğunu beyan eden Av. .. tarafından 2 ayrı borca itiraz dilekçesi sunmak suretiyle borca itiraz edildiğini ve icra takibini durdurduğunu öğrenmekle usulüne uygun olmayan borca itiraza rağmen verilmiş durdurma kararına itiraz edildiğini,  süresi içerisinde usulüne uygun yapılmış bir borca itiraz bulunmadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, borçlunun icra takibine yaptığı itirazların iptaline, takibin devamına karar verilmesini, borçlunun takip konusu ana parayı temerrüt tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte ödemesine ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Ana dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı firma tarafından davalıya 11.03.2021 tarihinde 586.227,07 TL bedelli fiyat farkı düzenlenmiş olup, fatura içeriğinde başkaca bir bildirimde bulunulmamış olup, iş bu faturaya süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacı vekili tarafından itiraz edilen fatura dayanak gösterilerek ... sayılı dosyası ile takip başlatılmış olup, iş bu takip dosyası içerisine de başkaca bir evrak sunulmadığını, bu sebeple ... sayılı dosyasına süresi içerisinde itirazda bulunulduğunu, davalı ile davacı arasında 2017 yılından beri devam eden sözleşme ilişkisi ve faturalaşma bulunduğunu, davacının bu süreçte hangi faturaların, ne sebeple eksik kesildiğine ilişkin hiç bir bildirimi bulunmadığını, bu sebeple ayrıntılı bir savunma yapma imkanlarının bulunmadığını, öncelikle eksik olarak kesildiği fatura edildiği iddia edilen fatura ve hizmetlerin kayıtları ile dosyaya sunulması gerektiğini,  01.06.2017 yılında .... Şti.’nin İşletmeden Kaynaklanan Endüstriyel ve Evsel Nitelikli Atıksularının Çorlu Deri İhtisas Ve Karma Organize Sanayi Bölgesinin Atıksu Arıtma Tesisine Deşarj Edilmesi ve Arıtılmasına Yönelik İşbirliği Protokolü imzalandığını, 1 yıllık süreli yapılan sözleşmesinin sona ermesi akabinde aynı isimli ve aynı süreli 01.06.2018 tarihli yeni bir sözleşme düzenlendiğini, sözleşme süresi devam ederken ... tarafından ... Bölge Müdürü'nün değişmesi ile sözleşmemizin feshedileceği baskısı ile 01.12.2018 tarihinde sözleşmenin farklı fiyat tarifesi ve süre ile yenilendiğini, taraflarına kesilen fatura rakamları % 500 arttırıldığını, sözleşme süreleri de yıllık değil 6 aylık olarak güncellendiğini, firmalarından çıkan ve...’ye gönderilen atıksuda hiçbir değişiklik olmamasına rağmen atıksu fiyatlarının beş kat artmış ve sözleşme yenileme süresi kısaltıldığını, 2020 yılının sonlarına doğru ... Yönetim Kurulu Başkanı ve ... Müdürünün değişmesiyle taraflarına yeniden sözleşmenin feshedileceği bildirimi geldiğini, akabinde 01.11.2020 tarihinde sözleşmenin yenilendiğini, süreçte taleplerin fazlaca büyümesi ile... Yönetim Kurulu yetkilileri bazı üyeleri ve çalışanları hakkında suç duyurusunda bulunmuş ve olaya müdahil olan Bakanlık Müfettişleri tarafından da ayrıca incelemeler yapıldığını, yapılan incelemeler neticesinde taraflarına iş bu faturanın düzenlendiği bildirilmişse de iş bu faturaların dayanağına ilişkin hiç bir kayıt davalıya bildirilmediğini, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dava dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı firma tarafından davalıya 27.11.2020 tarihi 20.616,96-TL Ocak 2020, 17.671,68 TL Şubat 2020, 16.199,04-TL Mart 2020, 14.726,40-TL Nisan 2020, 14.726,40 Mayıs 2020, 29.452,80-TL Haziran 2020, 27.980,16-TL Temmuz 2020 bedelli fatura düzenlenmiş olup, iş bu faturalara süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacı vekili tarafından itiraz edilen fatura dayanak gösterilerek ... sayılı dosyası ile takip başlatılmış olup, iş bu takip dosyası içerisine de başkaca bir evrak sunulmadığını, bu sebeple  ... sayılı dosyasına süresi içerisinde itirazda bulunulduğunu, davalı ile davacı arasında 2017 yılından beri devam eden sözleşme ilişkisi ve faturalaşma bulunduğunu, davacının bu süreçte hangi faturaların, ne sebeple eksik kesildiğine ilişkin hiç bir bildirimi bulunmadığını, bu sebeple ayrıntılı bir savunma yapma imkanlarının bulunmadığını, öncelikle eksik olarak kesildiği fatura edildiği iddia edilen fatura ve hizmetlerin kayıtları ile dosyaya sunulması gerektiğini,  01.06.2017 yılında ... Şti.’nin İşletmeden Kaynaklanan Endüstriyel ve Evsel Nitelikli Atıksularının Çorlu Deri İhtisas Ve Karma Organize Sanayi Bölgesinin Atıksu Arıtma Tesisine Deşarj Edilmesi ve Arıtılmasına Yönelik İşbirliği Protokolü imzalandığını, 1 yıllık süreli yapılan sözleşmesinin sona ermesi akabinde aynı isimli ve aynı süreli 01.06.2018 tarihli yeni bir sözleşme düzenlendiğini, sözleşme süresi devam ederken... tarafından ...Bölge Müdürü'nün değişmesi ile sözleşmemizin feshedileceği baskısı ile 01.12.2018 tarihinde sözleşmenin farklı fiyat tarifesi ve süre ile yenilendiğini, taraflarına kesilen fatura rakamları % 500 arttırıldığını, sözleşme süreleri de yıllık değil 6 aylık olarak güncellendiğini, firmalarından çıkan ve ...’ye gönderilen atıksuda hiçbir değişiklik olmamasına rağmen atıksu fiyatlarının beş kat artmış ve sözleşme yenileme süresi kısaltıldığını, 2020 yılının sonlarına doğru... Yönetim Kurulu Başkanı ve ... Müdürünün değişmesiyle taraflarına yeniden sözleşmenin feshedileceği bildirimi geldiğini, akabinde 01.11.2020 tarihinde sözleşmenin yenilendiğini, süreçte taleplerin fazlaca büyümesi ile ... Yönetim Kurulu yetkilileri bazı üyeleri ve çalışanları hakkında suç duyurusunda bulunmuş ve olaya müdahil olan Bakanlık Müfettişleri tarafından da ayrıca incelemeler yapıldığını, yapılan incelemeler neticesinde taraflarına iş bu faturanın düzenlendiği bildirilmişse de iş bu faturaların dayanağına ilişkin hiç bir kayıt davalıya bildirilmediğini, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"Taraflar arasında dosyaya sunulan bilirkişi kök ve ek raporunda da açıklandığı üzere sözleşme ilişkisi bulunmaktadır. Sözleşmelerin konusu ise atık suyun tarif edilen niteliklerdeki tankerler ile davalıdan davacının arıtma tesisine taşınacağı, aylık olarak kabul edilebilecek en az ve en fazla atık su hacmi, atık suyun kimyasal ve fiziksel özellikleri tarif edilerek buna göre bertaraf maliyetlerin belirlendiği anlaşılmıştır.Davaya konu alacak icra takibine dayanak faturalardan kaynaklanmakta olup, fatura konusu hizmetin verilip verilmediği konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Hizmete konu olan faturalar davacı tarafından davalıya gönderilmiş, davalı tarafından da iade edilmiştir. Ancak dosyaya sunulan dava dışı müfettiş tarafından hazırlanan raporda faturalara konu olan fark atık su bedeli hesap edilmiş olduğundan, yani müfettiş raporunda tespiti yapılan atık su miktarı ve analiz bedeli ile fiilen tahakkuk etmesi gerektiği belirtilen atık su bedeli ve analiz bedeli miktarının sözleşme bedelleri ile uyumlu olduğu ve dava dosyasına dayanak olan faturalardaki hizmetlerin verildiği müfettiş raporu ile tespit edildiğinden Mahkememizce faturalara dayanak olan hizmetlerin verildiği, faturaların da sözleşmeye uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Bu nedenle faturalara dayanak hizmetin verildiği anlaşıldığından yani dosya kapsamı itibariyle davalının davacıya dosyaya sunulan belgeler, müfettiş raporu ve bilirkişi raporu kapsamında 435.121,97 TL borcu olduğu sabit olduğundan davacının davasının kısmen kabulüne, itirazının kısmen iptali ile icra takibinin 435.121,97 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiştir.  Yine hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve müfettiş raporunda fark tutarı 338.157,21 TL olduğu, buna %18 KDV tutarının ilavesi ile asıl alacak miktarının 435.121,97 TL olduğu, ancak takip talebinde asıl alacak miktarının ise 586.227,07 TL olarak talep edildiği ve fatura düzenlendiği, ancak davacının müfettiş raporu ve dosya kapsamı itibariyle KDV dahil faturalar kapsamında 435.121,97 TL faturalara konu hizmeti verildiği anlaşıldığından ve bu suretle de davalının davacıya 435.121,97 TL borcu bulunduğu tespit edildiğinden davalının 435.121,97 TL yönünden borcu ödediği ispat edemediğinden bu miktar üzerinden icra takibinin devamına karar verilmiştir. Her ne kadar davalı taraf faturaya konu olan hizmet bedellerinin elden ödendiğini iddia etmiş ise de söz konusu tarafların tacir olması, fatura miktarları ve sözleşme konusu dikkate alındığında davalı tarafın ödeme hususunu yazılı deliller ile ispat etmesi gerektiğinden bu husustaki şahıslara yapılan elden ödeme hususu Mahkememizce faturalar kapsamındaki borcun ödemesi olarak kabul edilmemiştir. Davalı taraf icra dosyasına yapmış olduğu itirazda faiz yönünden de itirazda bulunmuştur. Davacı, sözleşmeye konu alacağı yönünden davalıyı icra takibi tarihinden önce faturaları göndererek temerrüde düşürdüğü, bu kapsamda da dosyaya sunulan  bilirkişi heyetinin 30/11/2022 tarihli kök rapor ve 18/09/2023 havale tarihli ek raporunda asıl alacak miktarı üzerinden temerrüt faizi hesabı yapıldığı, yapılan hesabında dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanan 4.193,26 TL tutarında işlemiş temerrüt faizi alacağının bulunduğu anlaşıldığından davalının icra takibine yapmış olduğu işlemiş temerrüt faizi yönünden itirazının kısmen iptali ile 4.193,26 TL üzerinden işlemiş temerrüt faizi üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.Davalının icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında icra dosyasına uygulanan faiz oranına da itiraz etmiştir. İcra takibinde davacı vekili tarafından yıllık %16,75 faiz oranının uygulandığı, uygulanan faiz oranının 3095 sayılı Kanun kapsamına uygun olduğu, tarafların tacir olduğundan taraflar arasında ticari reeskont faizinin uygulanabileceği anlaşıldığından davalının icra dosyasında uygulanan faiz oranına yapmış olduğu  itirazının reddine karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesiyle beraber icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. İcra inkar tazminatı verilebilmesi için geçerli bir ilamsız genel icra takibinin olması, borçlunun 7 günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması, dava dilekçesiyle beraber icra inkar tazminatında bulunulması, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi gerekmektedir. Dava dosyamız kapsamında ... sayılı dosyasında yapılan takip, genel haciz yoluyla takip olup davalı süresi içerisinde icra takibine itiraz ederek takibi durdurmuş, davacı da süresinde itirazın iptali davasını açmıştır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için mahkemece borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi gerekmektedir. Haksızlık unsurun tespiti alacağın likid olup olmamasına göre belirlenmektedir. Likid alacak demek, alacağın miktarının belli olması demektir. Likit alacaklara örnek olarak kambiyo senedinden kaynaklanan alacaklar, satış bedelinin alacağı, elektrik, su ve telefon aboneliğinin sözleşmesine dayanan alacaklar örnek olarak verilebilir.  Likit olmayan alacaklara ise haksız fiilden kaynaklanan alacakları ve işçi alacakları örnek olarak gösterilebilir. Davacının alacağı hizmet sözleşmesinden kaynaklandığından ve sözleşme kapsamında belirlenebilir olduğundan davaya konu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Birleşen dava dosyası olan Mahkememizin 2021/319 Esas 2022/681 Karar sayılı dava dosyasında; Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, bilirkişi raporları, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde davacı, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince düzenlenen faturaların ödenmemesi nedeni ile  icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz etmesinden dolayı itirazın iptali davası açmıştır. Davalı taraf ise  faturaların dayanağına ilişkin hiç bir kayıt davalıya bildirilmediğini ve faturalar kapsamında hizmetin verilmediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İcra dosyasındaki borcun tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi heyetinin 30/11/2022 tarihli kök rapor ve 18/09/2023 havale tarihli ek raporu neticesinde davalının davacıya hangi miktarda borcunun olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda dosya kapsamı itibariyle yapılan incelemede; davalının davacıya 138.477,52 TL borcu olduğu tespit edilmiştir. Birleşen dava dosyasında uyuşmazlık davacının davalıya sunmuş olduğu arıtma hizmetine karşılık bir kısım eksik bedellerin olduğu ve bu hususun müfettişlerce tespit edilmesinden dolayı farkların fatura edilerek davalıdan talep edilmesine rağmen davalı tarafından ödenmemesi nedeniyle yapılan takibe itirazın iptalinden kaynaklanmaktadır. Davalı taraf yukarıda da ifade edildiği üzere kendisine böyle bir hizmetin verilmediğini, faturadaki hizmetleri kabul etmediğini iddia etmektedir. Taraflar arasında dosyaya sunulan bilirkişi kök ve ek raporunda da açıklandığı üzere sözleşme ilişkisi bulunmaktadır.Sözleşmelerin konusu ise atık suyun tarif edilen niteliklerdeki tankerler ile davalıdan davacının arıtma tesisine taşınacağı, aylık olarak kabul edilebilecek en az ve en fazla atık su hacmi, atık suyun kimyasal ve fiziksel özellikleri tarif edilerek buna göre bertaraf maliyetlerin belirlendiği anlaşılmıştır. Birleşen davaya konu alacak icra takibine dayanak faturalardan kaynaklanmakta olup, fatura konusu hizmetin verilip verilmediği konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Hizmete konu olan faturalar davacı tarafından davalıya gönderilmiş, davalı tarafından da iade edilmiştir. Ancak dosyaya sunulan dava dışı müfettiş tarafından hazırlanan raporda faturalara konu olan fark atık su bedeli hesap edilmiş olduğundan, yani müfettiş raporunda tespiti yapılan atık su miktarı ve analiz bedeli ile fiilen tahakkuk etmesi gerektiği belirtilen atık su bedeli ve analiz bedeli miktarının sözleşme bedelleri ile uyumlu olduğu ve dava dosyasına dayanak olan faturalardaki hizmetlerin verildiği müfettiş raporu ile tespit edildiğinden Mahkememizce faturalara dayanak olan hizmetlerin verildiği, faturaların da sözleşmeye uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Bu nedenle faturalara dayanak hizmetin verildiği anlaşıldığından yani dosya kapsamı itibariyle davalının davacıya dosyaya sunulan belgeler, müfettiş raporu ve bilirkişi raporu kapsamında 138.477,52 TL borcu olduğu sabit olduğundan davacının davasının kısmen kabulüne, itirazının kısmen iptali ile icra takibinin 138.477,52TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiştir.  Yine hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve müfettiş raporunda fark tutarı 138.477,52 TL olduğu, buna %18 KDV tutarının ilavesi ile asıl alacak miktarının 138.477,52TL olduğu, ancak takip talebinde asıl alacak miktarının ise 141.373,44 TL olarak talep edildiği ve fatura düzenlendiği, ancak davacının müfettiş raporu ve dosya kapsamı itibariyle KDV dahil faturalar kapsamında 138.477,52 TL faturalara konu hizmeti verildiği anlaşıldığından ve bu suretle de davalının davacıya 138.477,52 TL borcu bulunduğu tespit edildiğinden davalının 138.477,52 TL yönünden borcu ödediği ispat edemediğinden bu miktar üzerinden icra takibinin devamına karar verilmiştir. Her ne kadar davalı taraf faturaya konu olan hizmet bedellerinin elden ödendiğini iddia etmiş ise de söz konusu tarafların tacir olması, fatura miktarları ve sözleşme konusu dikkate alındığında davalı tarafın ödeme hususunu yazılı deliller ile ispat etmesi gerektiğinden bu husustaki şahıslara yapılan elden ödeme hususu Mahkememizce faturalar kapsamındaki borcun ödemesi olarak kabul edilmemiştir. Davalı taraf icra dosyasına yapmış olduğu itirazda faiz yönünden de itirazda bulunmuştur. Davacı, sözleşmeye konu alacağı yönünden davalıyı icra takibi tarihinden önce faturaları göndererek temerrüde düşürdüğü, bu kapsamda da dosyaya sunulan  bilirkişi heyetinin 30/11/2022 tarihli kök rapor ve 18/09/2023 havale tarihli ek raporunda asıl alacak miktarı üzerinden temerrüt faizi hesabı yapıldığı, yapılan hesabında dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından asıl alacak miktarı üzerinden talep edilen 6.405,37 TL tutarında işlemiş temerrüt faizi alacağının bulunduğu anlaşıldığından davalının icra takibine yapmış olduğu işlemiş temerrüt faizi yönünden itirazının iptali ile 6.405,37 TL üzerinden işlemiş temerrüt faizi üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.Davalının icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında icra dosyasına uygulanan faiz oranına da itiraz etmiştir. İcra takibinde davacı vekili tarafından yıllık % 16,75 faiz oranının uygulandığı, uygulanan faiz oranının 3095 sayılı Kanun kapsamına uygun olduğu, tarafların tacir olduğundan taraflar arasında ticari reeskont faizinin uygulanabileceği anlaşıldığından davalının icra dosyasında uygulanan faiz oranına yapmış olduğu  itirazının reddine karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesiyle beraber icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. İcra inkar tazminatı verilebilmesi için geçerli bir ilamsız genel icra takibinin olması, borçlunun 7 günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde açılması, dava dilekçesiyle beraber icra inkar tazminatında bulunulması, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi gerekmektedir. Dava dosyamız kapsamında ... sayılı dosyasında yapılan takip, genel haciz yoluyla takip olup davalı süresi içerisinde icra takibine itiraz ederek takibi durdurmuş, davacı da süresinde itirazın iptali davasını açmıştır. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için mahkemece borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi gerekmektedir. Haksızlık unsurun tespiti alacağın likid olup olmamasına göre belirlenmektedir. Likid alacak demek, alacağın miktarının belli olması demektir. Likit alacaklara örnek olarak kambiyo senedinden kaynaklanan alacaklar, satış bedelinin alacağı, elektrik, su ve telefon aboneliğinin sözleşmesine dayanan alacaklar örnek olarak verilebilir.  Likit olmayan alacaklara ise haksız fiilden kaynaklanan alacakları ve işçi alacakları örnek olarak gösterilebilir. Davacının alacağı hizmet sözleşmesinden kaynaklandığından ve sözleşme kapsamında belirlenebilir olduğundan davaya konu alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir:\" gerekçeleriyle A-) Mahkememizin 2021/318 Esas sayılı dava dosyasında; 1-)  Davacının davasının  KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, Davalının... sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile icra takibinin 435.121,97 TL asıl alacak, 4.193,26 TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam  439.315,23 TL üzerinden devamına, Davalının icra dosyasında uygulanan faiz oranına yapmış olduğu itirazının reddine, 2-) İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen asıl alacak miktarının %20'si oranında (87.024,39 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, B-) Birleşen dava dosyası olan Mahkememizin 2021/319 Esas 2022/681 Karar sayılı dava dosyasında;1-)  Davacının davasının  KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, Davalının ... sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının  kısmen iptali ile icra takibinin 138.477,52 TL asıl alacak, 6.405,37 TL işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam  144.882,89 TL üzerinden devamına,<br>Davalının icra dosyasında uygulanan faiz oranına yapmış olduğu itirazının reddine,2-) İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen asıl alacak miktarının %20'si oranında (27.695,50 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; faturalara süresi içerisinde itiraz edildiğini, icra dosyasına  başkaca bir evrak sunulmadığını, sözleşme imzalanmasının müvekkili açısından zorunlu hale gelmesi nedeniyle sözleşmenin imzalandığını, devam eden süreçte davacının müvekkilinin zorunluluğundan faydalanma süreci devam ettiğini, sözleşmenin feshi baskısıyla afaki talepleri yerine getirmek zorunda kaldığını,  yargılama sürecinde de talep konusu alacaklara ilişkin hizmetlerin yerine getirildiğine dair delil niteliği taşıyan hiç bir belge sunulmadığını, müvekkilinin davacı firmaya atık su göndermekte, davacı karşılığında atık su bedeli ve analiz bedeline ilişkin faturalar düzenlemekte olduğunu, davacı ile müvekkili  arasında imzalanan sözleşme gereği atıksuyun miktarının tespiti için davacının kantarının kullanıldığını ve atıksu analizinin davacının akredite laboratuvarında yapılması hususunda anlaşılmışsa da bu işlemlere ilişkin kantar fişleri laboratuvar analiz raporlarının teslim edilmediğini, bu evrakların dosyaya da sunulmadığını, davacının hatalı ve eksik fatura edildiğine ilişkin iddiaları dayanak gösterilerek atıksu ve analiz bedellerine ilişkin fark faturaları kesildiğini, davacı firmanın aynı döneme ilişkin üç ayrı fiyat farkı faturası düzenlemesi, her seferinde başkaca bir hesaplama ve rakam tespit etmesi ticari hayatın kaidelerine uygun olmadığı gibi basiretli tacir olmanın ilkelerine de uygun olmadığını, müvekkiline kesilen ilk fiyat farkı faturasını sözleşme sürecinin sekteye uğramaması adına kabul etmişse de devamında hiç bir veri ve evrak paylaşmadan fiyat farkı faturaları kesmeye devam ettiğini, müvekkiline sürekli olarak ekte sunulan tablolar paylaşılarak faturalar kesilmişse de iş bu faturaya konu işlemlerin yapıldığına ilişkin paylaşılan hiç bir veri olmadığını, davacının  faturanın neden yada nasıl yıllarca hatalı kesildiğine ilişkin hiç bir beyanı olmadığını, davacının sözleşme içeriğine uymadığı hem yazılı olarak hem de tanık beyanlarıyla ispatlandığını, sözleşme içeriğinde yer alan ve müvekkilinin taahhüt ettiği alt ve üst atıksu limitinin ... tarafından sözleşmeye aykırı olarak değiştirildiği, ... tarafından ayrıca bir gönderim takvimi oluşturduğu mail içerikleri ile ve tanık beyanlarının ifadeleri ile sabit olduğunu, analiz bedelinin faturalandırılmasına ilişkin sözleşme şartlarının uygulanmadığının,  davacının mail olarak gönderdiği ek1 de sunulan hesaplama tablosunda ve tanık beyanlarında açıkça ortada olduğunu, müvekkiline kesilen sözde eksik faturaların dayanağının T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rehberlik ve Teşvik Başkanlığının incelemesine dayandığını, bilirkişilerin bu rapora göre inceleme yaptığını, mahkemece de  rapor esas alınarak karar verildiğini, bakanlık incelemesinin sadece sözleşme üzerinden yapıldığını,  hangi deliller üzerinden yapıldığına ilişkin iş bu raporda hiç bir bilgi yer almadığını, dolayısıyla bu incelemenin dosyada delil niteliği taşımasının mümkün olmadığını, Çorlu Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi Atıksu Laboratuvarı akredite bir laboratuvar olduğunu, bu nitelikte bir laboratuvarda yapılan analizlere ilişkin resmi analiz evrakları bulunması gerektiğini,  yapıldığı iddia edilen analizlere ilişkin resmi bir analiz sonucu dosya içerisinde bulunmadığını,  müvekkilinin davacı firmaya atıksu gönderdiği hususunda herhangi bir itirazı bulunmadığını, fakat gönderilen atıksuyun miktarına ilişkin müvekkili ile herhangi bir bilgi paylaşımında bulunulmadığını, bilirkişilerce de tespit ediliği üzere dosya içerisinde bir tane bile kantar fişi bulunmadığını, aynı analiz sonuçlarında olduğu gibi a4 üzerinde bir takım sayısal verilerin yer aldığı ve yine kimin imzasını taşıdığı belli olmayan ve hiç bir delil niteliği taşımayan evrak üzerinden inceleme yapıldığını,  imzalanan sözleşmelerde atıksuya ilişkin minimum ve maksimum değerler belirtilmişse de iş bu değerler ...'nin mail ile yaptığı yazılı bildirimlerle değiştirildiği ve iş bu taahhütlere müvekkili  hiçbir kusuru olmaksızın uyamadığı dosya içeriği ile sabit olduğunu, bu durumun tanık beyanları ile de sabit olduğunu, 30.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda: \"dosya içeriğinde fatura konusu hizmet verildiğine ilişkin hesap yapmaya yarar teslim fişi, kantar fişi, irsaliye gibi yazılı belge tespit edilemediği\" tespit edildiğini, 16.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda: dosya içeriğine kazandırılan belgeler ile müfettiş raporundaki tespitlerin yerinde olduğu, fatura konusu hizmetin geçmişte verildiğini gösterir yeni bir belge ve bilgi bulunmadığı, tarafların sözleşmedeki minimum hizmet bedeli ve analiz bedeli hakkındaki kararlaştırdıkları hükümler ve Müfettiş raporu ile davacı alacaklının alacağını ispat edip edemediği mahiyeti itibari ile Sayın Mahkeme’nin taktirinde olduğunun\" tespit edildiğini, mahkemece bakanlık raporunun  delil olarak kabul edildiğini, dava dosyası incelenene ve dayanak bakanlık inceleme raporunun tespitine kadar tam olarak hangi gerekçelerle fatura edildiğinin tespiti mümkün olmadığından alacağın likit olmadığını, sözleşmelerin 11. Maddesinde Taahhuk ve Tahsilat hükmü 11.1.  Bendinde gecikme cezasına ilişkin hükmü yer  aldığını, buna rağmen yasal temerrüt faizinin uygulanmasının da hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. <br>Dava, taraflar arasında imzalanan arıtma hizmetine ilişkin sözleşme gereği eksik bedeller ile fark faturaların tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı,  faturaların, usulsüz kesilen faturalarla mağdur edilen ...'nin şikayeti üzerine soruşturma başlatan Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talebi doğrultusunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı müfettişleri tarafından düzenlenen rapora göre düzenlendiğini ileri sürmektedir Davalı ise kendisine böyle bir hizmetin verilmediğini, faturadaki hizmetleri kabul etmediğini, davacı tarafça kantar fişi veya analiz raporlarının sunulmadığını savunmaktadır.Mahkemesince gösterilen tanıklar dinlenerek ve taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler asıl ve birleşen dosya üzerinden yaptıkları niceleme sonunda; \"  tarafların beyanları doğrultusunda 2020 yılı Ocak-Temmuz döneminde toplam 409 tanker sevkiyatına ilişkin hizmet bedelinin davacı tarafından eksik fatura edilmiş olduğu ancak davalının beyanlarına göre de bu eksik fatura edilen atık su bertaraf hizmetleri bedelleri için elden davacının yetkililerine ödeme yapılmış olduğu, davacı nezdinde bir kısım çalışanları tarafından usulsüzlük yapıldığı ortaya çıkınca eksik faturalandırılan hizmet bedelinin hesabı için davalının da yardımcı olmasıyla eksik tahakkuk edilen hizmet bedelinin yeniden hesaplandığı, hizmet verilen aylarda faturalanmamış KDV dahil 471.476,22 TL'lik hizmet bedelinin davalıya 15/10/2020 tarihinde fatura edilmiş olduğu, ancak hala 141.373,46 TL KDV dahil fatura edilmesi gereken hizmet bedeli olduğu, eksik hesaplanan hizmet bedelinin hesabında sadece davacının sunduğu kayıtların kullanıldığı, fatura edilmesi gereken 141.373,46 TL KDV dahil bedelin itirazın iptali talep edilen icra dosyasına konu asıl borç tutarı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede davacıya yapılacak ödemelerin fatura karşılığında ve davacının banka hesabına yapılacağının belirlemiş olduğu, davalının elden ödeme yaparak sözleşmelerin ödeme maddesine aykırı davranmış olduğunu, .... davacının müfettiş raporu kapsamında davalı adına düzenlemiş olduğu 586.227,07TL tutarlı fatura yerine tarafımızdan tespit edilen 435.121,97 TL tutar kadar davacının davalıdan alacaklı olduğunun kabulü halinde 01.04.2021 takip tarihi itibariyle 435.121,97 TL asıl, ticari faiz oranı üzerinden 4.193,26TL işlemiş faiz olmak üzere 439.315.23 TL davalıdan alacağı olduğunu, davacı ve davalının yerinde inceleme anında ibraz edilen 2021 yılı yasal defterlerinin elektronik ortamda tutulduğu, beratlar yönünden ocak ayı açılış tasdiki aralık ayı kapanış tasdiki yerine geçmekte olup, değişmez tekil nolarının mevcut olduğu, dolayısıyla tarafların yasal defterlerinin kanunun aradığı şartlara haiz olduğu, birleşen dava dosyasında davacının yasal defterleri yerinde inceleme anında kontrol edildiğinde, davalı adına düzenlenen 141.373,44 TL toplam tutarlı 7 adet faturanın davacının yasal defterlerine kayıtlı olduğu ve bedellerinin tahsil edilmediği  Sanayi Ve Teknoloji Bakanlığı Rehberlik Ve Teftiş Başkanlığına bağlı müfettişler ... ve ... tarafından 08.04.2021 tarih ve 2021/1 sayılı rapor tanzim edildiği ve bu raporda davalı şirket yönünden incelemelere yer verilerek, farklar tespit edildiği, müfettişler tarafından düzenlenen raporda fark tutarının KDV hariç 124.919,15TL olduğu, %18 KDV tutarının ilavesi ile suretiyle 147.404,60 TL tutar olması gerekirken 141.373,44TL tutarında fatura düzenlendiği, davacı tarafından takibin ay bazında açıkça her bir fatura yönünden kalem kalem talep edildiği, her bir fatura yönünden talebi gözetilerek talebi aşılamayacağından müfettiş raporundaki tutarlar ile karşılaştırılmış olup, müfettiş raporuna göre daha fazla fatura düzenleyerek talep etmesi gerekli olanlar yönünden takipteki fatura tutarlı talebin aşılamayacağından takip talebindeki tutarlar kabul edilmiş, müfettiş raporunda belirtilen tutarları aşanlar yönünden ise müfettiş raporundaki tutarlar kabul edilerek hazırlanan tabloya göre KDV dahil 138.477,52 TL davalıdan alacaklı olduğu, davalının yerinde yapılan incelemelerde davacının takibe konu ettiği 7 adet senaryosu temel fatura olan KDV dahil 141.373,44 TL tutarlı faturaların defter kayıtlarında mevcut olmadığı tespit edildiği, Kasım 2020 döneminde kayıtlı olan 1 adet fatura olduğu bu faturanın numarasının ... nolu KDV dahil 60.313,61TL olduğu tespit edildiği, ayrıca 13.11.2020 tarihinde 50.000,00 TL ödemenin davacı firmaya davalı firma tarafından yapıldığı, bu ödemenin diğer faturalar için yapıldığı tespit edilmiştir. Bu tespite göre davalının ihtilaf konusu faturalar haricinde davacı kurum ile çalıştığı ve çalışma karşılığı hizmet faturalarını defter kayıtlarına alarak bunların bedellerini ödediği davacının müfettiş raporu kapsamında davalı adına düzenlemiş olduğu 147.404,60 TL tutarlı farklara rağmen tarafımızdan tespit edilen 138.477,52TL fatura tutarı kadar davacının davalıdan alacaklı olduğu ve bu faturaların davacının yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, ödendiğine dair bir tahsilat olmadığı dikkate alınarak davacının davalıdan 138.477,52 TL alacaklı olduğunun kabulü halinde ... tarihi itibariyle 138.477,52 TL asıl, ticari faiz oranı üzerinden 9.925,80TL işlemiş faiz hesaplanmasına karşın takipteki 6.405,37TL işlemiş faizle sınırlı olarak 6.405,37 TL işlemiş faiz olmak üzere 144.882,89 TL davalıdan alacağı, davacının ve davalının yerinde inceleme anında heyetimizdeki ...'e yerinde inceleme anında ibraz edilen 2020 yılı yasal defterlerinin elektronik ortamda tutulduğu, beratlar yönünden ocak ayı açılış tasdiki aralık ayı kapanış tasdiki yerine geçmekte olup, değişmez tekil nolarının mevcut olduğu, dolayısıyla tarafların yasal defterlerinin kanunun aradığı şartlara haiz olduğu, her iki dava yönünden dava konusu alacak faturadan kaynaklanmakta olup fatura konusu hizmetin  verilip verilmediğinin ispat yükü davacı alacaklıda olduğu, davacı alacaklı tarafından düzenlenen fatura davalı tarafından kabul edilmeyip iade edilmek ve deftere işlenmemek ile dava konusu alacağın davalının ticari defterlerinden tespiti mümkün olmadığı, Müfettiş raporunda tespiti yapılan atık su miktarı ve analiz bedeli ile fiilen tahakkuk etmesi gerektiği belirtilen atık su bedeli ve analiz bedeli miktarı taraflar arasındaki sözleşme bedelleri ile uyumlu olduğu, müfettiş raporunda tespiti yapılan atık su miktarı ve tahakkuk etmesi gerektiği belirtilen atık su bedeli, taraflar arasındaki sözleşme bedelleri ile uyumlu olduğu, Müfettiş raporu ile davacı alacaklının alacağını ispat edip edemediği mahiyeti itibari ile Mahkeme'nin taktirinde olduğu, dosya içeriğinde fatura konusu hizmet verildiğine ilişkin hesap yapmaya yarar teslim fişi, kantar fişi, irsaliye gibi yazılı belge tespit edilemediği, sözleşmede kararlaştırılan fiyat atık suyun tonajına / metrekübüne göre değişmekte olup hangi aracın hangi tarihte ne kadarlık kapasitesi ile ne miktarda atık su teslim ettiğinin bu konuda uzman çevre mühendisi bilirkişi marifeti ile tespiti gerektiğini\" belirtmişlerdir. Çevre mühendisi bilirkişisi 23/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda; yapılan analizler incelendiğinde neredeyse tüm analizlerin...'nin deşarj kriterlerinin misli oranında üzerinde atıksu karakterinin olduğu görüldüğü, örneğin 2020 yılının Mayıs ayında atıksu karakteri 10.000KOİ ile 16.000 ... arasında seyrettiği, oysa ki ...'nin arıtma tesisine kabul edeceği limit değerin 4.000 KOİ olarak belirlendiği görüldüğü, bu durum söz konusu kirliliğin arıtılabilmesi için daha fazla enerji ve maliyet gerektiğini, genelleme yapılacak olunur ise Atıksu Atırma Tesisleri'nin işletme maliyetlerinin %60'ı elektrik enerjisi maliyeti olduğu, dolayısı ile atıksu birim arıtma maliyetinin attığını bildirmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan 18/09/2023 havale tarihli ek bilirkişi raporunda; \".... fatura konusu hizmetin  verilip verilmediğinin ispat yükü davacı alacaklıda olduğu, davacı alacaklı tarafından düzenlenen faturanın davalı tarafından kabul edilmeyip iade edilmek ve deftere işlenmemek ile dava konusu alacağın davalının ticari defterlerinden tespitinin mümkün olmadığı, Müfettiş raporunda tespiti yapılan atık su miktarı ve analiz bedeli ile fiilen tahakkuk etmesi gerektiği belirtilen atık su bedeli ve analiz bedeli miktarı taraflar arasındaki sözleşme bedelleri ile uyumlu olduğu, ... dosya içeriğine kazandırılan belgeler ile müfettiş raporundaki tespitlerin yerinde olduğu, fatura konusu hizmetin geçmişte verildiğini gösterir yeni bir belge ve bilgi bulunmadığı, tarafların sözleşmedeki minimum hizmet bedeli ve analiz bedeli hakkındaki kararlaştırdıkları hükümler ve müfettiş raporu ile davacı alacaklının alacağını ispat edemediği mahiyeti itibari ile Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı fatura içeriği denetilebilir olmadığından içeriği ve fark faturaya konu hizmet bedelinin fazla olduğunu, sözleşmelerde kararlaştırılan miktarda atık su verilmediğini, haftalık atık su alımı hakkında davacı tarafından mail ile bildirilen alım sayısı ile faturaya konu edilen alım sayısının uyumlu olmadığı yönünde savunması varsa da, hizmet bedelinin elden davacı yetkilerine ödendiğini iddia etmek ile kısmen de olsa hizmetin verildiğini inkar etmediği, davalının ne kadarlık hizmet bedeli ödendiği konusunda taraflardan yahut davacının yetkililerinden sadır açıkça bedel ve tarih içeren makbuz, ödeme dekontu gibi yazılı belge tespit edilemediğinden, keza taraf ticari defterlerinden de bu hususta tespit yapılmadığından davalı savunması kapsamında tespit ve değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı\" yönünde görüş bildirilmiştir.Buna göre taraflar arasındaki sözleşme ve kapsamı noktasında ihtilaf bulunmamaktadır.Tüm bunlara göre yapılan değerlendirmede bakanlık teftiş raporunda liste halinde analiz raporları ile kantar fişlerinin değerlendirilmiş ise de mahkemece bu belgeler getirtilerek bilirkişilerden belgeler üzerinde inceleme yapılarak rapor alınmadan eksik incelemeye dayalı hazırlanan rapor esas alınmak suretiyle karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, teftiş raporuna esas kantar fişi ve analiz raporlarının sunulması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan belgelerin savcılık dosyasında bulunması halinde bu dosyadan celbi sağlanarak  aralarında sektör bilirkişisinin de bulunduğu konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek  gerekmiştir.<br>K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"774597c75cff7c9f","SID":"a5c3b8ad27968a96"}}