{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1782 <br>KARAR NO: 2024/1846<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/09/2024 (Ara Karar) <br>NUMARASI: 2024/700 Esas <br>TALEP: İhtiyati Tedbir <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2024<br>İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA VE TALEP:Davacılar vekili ; davalı şirketin azlık payına sahip olan davacının 28/11/2023 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, 08/05/2024 tarihli genel kurulu toplantıya bu tarihde seçilen yönetim kurulunun toplantıya çağırdığını bu genel kurul hakkında iptal davası açtıklarını, davanın kabulüne karar verilmesi halinde çağrıyı yapan yönetim kurulunun yetkisiz çağrı yaptığından genel kurulun geçersiz olacağını,yapılan genel kurulda  oy yasağına uyulmadığını, yönetim kurulu üyesi ortakların borçlarına faiz işletmez iken davacının borçları için icra takibi başlattıklarını ileri sürerek alınan kararların tamamının yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>ARA KARAR: Mahkemece; somut olayda davacı vekili davalı şirketin 08/05/2024 tarihli genel kurulda alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de; ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup davacı vekili tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uymaması nedeniyle davacı vekilinin, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı ihtiyati tedbir isteyen vekili; bilgi alma talepli Bakırköy 5. ATM nezdinde 2023/518 esas sayılı dosyasında bilgi alma taleplerinin kabulü ile 2021-2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi konusunda yetki verildiğini, yetkilendirilen YMM tarafından verilen raporda, yönetim kurulu tarafından genel kurul kararı olmadan önemli miktarda şirket malvarlığının, genel kurul kararı alınmaksızın satılması nedeniyle şirket zarara uğradığını, bu zarara sebebiyet veren yönetim kurulu üyelerine, 08/05/2024 Tarihli Genel Kurulda, TTKnın395 madde  kapsamında şirketle işlem yapma izni verildiğini, şirketin üretim faaliyetleri sona ermiş olup malvarlığının önemli bir kısmını söz konusu sözleşme uyarınca iktisap ettiği taşınmazlar oluşturduğunu, bu taşınmazlardan 47 tanesinin genel kurul kararı olmaksızın dava dışı ... Gayrimenkul’e satıldığını, şirket ortağı yönetim kurulu üyelerine ait cari hesaplarda hukuka aykırı düzeltme işlemleri yapıldığı ve şirket alacakları azaltılmak suretiyle şirketin zarara uğratıldığını,  şirketi zarara uğratan yönetim kurulu üyelerinin hukuka aykırı şekilde ibrasına karar verilmesi ve bu kişilerin tekrar yönetime seçilmesi hukuka aykırı olup, genel kurulda bu yönde alınan kararların icrasının geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi elzem olduğunu, hukuka aykırı işlemler neticesinde şirketin uğradığı zarar kesin şekilde tespit edilmemişse de zararın varlığı ispat edildiğini, kasa mevcudunda 14.033.820,85- TL açık bulunması nedeniyle 7440 Sayılı Kanun uyarınca düzeltme işlemi yapıldığını, borçların kayden azaltıldığını, toplam 47 adet şirket taşınmaz satışı gerçekleştirilmişken kar dağıtımı olmadığı ve söz konusu karın Şirket aktifinde yer almıyor olması, oluşan zararın ve kar dağıtılmaması yönünde alınan kararın yürütülmesinin geri bırakılması gerektiğinin ispatı için yeterli olduğunu, 4.nolu karar ile yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiğini, ibra kararı verilen ... ve ...’ın şirkete olan borçları için şirketin faiz gelirinden mahrum bırakıldığını, şirketin tek gelir kaynağı taşınmaz satışı olup başkaca faaliyet göstermiyor olması nedeniyle zarar kalemi bulunmadığı, şirketin faaliyet göstermiyor olması nedeniyle dağıtılmayan karın, şirket aktifinde yer alması gerektiği sabit olup finansal tablolarının hukuka aykırı hazırlandığını ve bu finansal tablolar uyarınca açıklanan şirket karının kabul edilebilir olmadığını ortaya koyduğunu, 5. maddesi ile yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi yapılmış 8. maddesi ile yönetim kurulu üyelerine TTK madde 395 ve 396 uyarınca işlem yapma yetkisi verildiğini, ara kararın kaldırılmasına, alınan kararların tamamının yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep, TTK'nın 449. maddesi uyarınca genel kurul kararının butlanı veya  iptali istemli davada, genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılması istemine ilişkindir. TTK nun 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine  iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan madde de hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 389. maddesi, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda iddia, savunma ve dosya kapsamında mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin icrası durdurulması talep olunan kararları olağan genel kurulu gündeminden ibaret olup kararların niteliği itibariyle    ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacının haklarını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden bahsedilmesi mümkün görülmemiştir. Genel kurulda alınan kararlar iptal edildiğinde geçmişe yönelik olarak ortadan kalkacakları gibi, davacı tarafça ileri sürülen iptal sebeblerinin mevcut olup olmadığının bir tahkikatı ,bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirdiği, yargılamanın bu aşamasında davanın esası bakımından yaklaşık ispatın sağlanmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d48b7ac5b7efcbd","SID":"ba3b0f9e6df5e0e6"}}