{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1944 <br>KARAR NO: 2024/1860<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/10/2024<br>NUMARASI: 2024/603 Esas - 2024/813 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, ... Sanayi Ticaret LtdŞti'nin  24.02.2015 tarihinde münfesih olduğunu,müvekkil banka ile şirket arasında imzalanan genel ticari kredi sözleşmesine istinaden borçlu şirkete kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile taşıt rehininin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, İstanbul ili, Pendik İlçesi, ... Mah. ... Sok. ... parsel 3452'deki 4.115 m2'lik kat mülkiyetli ... arsa paylı ... Blok ... Kat ... numaralı bağımsız bölümdeki taşınmaz, şirket kefili dava dışı ... tarafından kullandırılan kredilere teminat olarak müvekkil davacı banka lehine 1. Derece ipotek verildiğini, yine kullandırılan kredilere teminat olarak ..., ... ve ... plakalı araçlarda davacı müvekkil banka lehine rehin mevcut olduğunu,müvekkilinin şirketten alacağının devam ettiğini, derdest icra dosyalarından işlemlere devam edildiğini, müvekkil bankanın hak ve alacaklarının tahsili amacıyla borçlu şirketin ek tasfiye yapılmak üzere yeniden  ticaret sicil müdürlüğüne tescil edilip şirketin ihyasını talep  etmiştir.<br>CEVAP: Davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili, TTK nın 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34 madde çerçevesinde işlem yapıldığını, Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkil davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan etmiştir.Davalı tasfiye memuru ... vekili, davada husumet itirazlarının olduğunu, dahili davalı müvekkilin şirketin tasfiye edilmeden önceki yetkililerinden olduğunu, tasfiye memuru sıfatına haiz olmadığını bu nedenle davanın husumet yokluğundan reddini, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, zaman aşımı itirazında kabulüne karar verilmesini,  davalı şirket adına herhangi bir taşınmaz ve araç bulunmadığını, şirket re’sen terkin edilmeden önce üzerinde tasfiye edilmemiş araç, taşınmaz vb. bulunması durumunda 10 yıllık sürenin geçmesiyle bu mal varlığı değerleri hazineye devredildiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, eldeki davada ihyanın dayanağı şirketin tasfiyesi talep edilmiş olup, davayı açmakta davacının hukuki yararı bulunduğu, bu nedenle davanın kabulü ile; ihyası istenen şirketin \"İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... Esas (Eski Pendik ... İcra Dairesi ... Esas) sayılı dosyası ve İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... Esas (Eski Pendik ... İcra Dairesi ... Esas) sayılı dosyasındaki yargılamanın ve icra takibinin sonuçlandırılması\" ile sınırlı olarak TTK 547. maddesi uyarınca işlemler sonuçlanıncaya kadar Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden tesciline, şirketin ek tasfiyesi için Ticaret Sicil'ine tesciline, bu işlemleri yapması için dahili davalı ...ün tasfiye memuru olarak atanmasına, yasal hasım konumunda bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı tasfiye memuru ... vekili, davada husumet itirazlarının değerlendirilmediğini, müvekkilinin şirketin tasfiye edilmeden önceki yetkilisi olduğunu, tasfiye memuru sıfatına haiz olmadığını, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, zamanaşımı itirazlarının incelenmediğini, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesinin 15. Fıkrası uyarınca beş yıllık bir hak düşürücü süre bulunduğunu, davacı bankanın davalı şirket adına taşınmaz ve araç olduğunu iddia ettiğini, davalı şirket adına herhangi bir taşınmaz ve araç bulunmadığını, şirket resen terkin edilmeden önce üzerinde tasfiye edilmemiş araç, taşınmaz vb. Bulunması durumunda 10 yıllık süre sonunda bu mal varlıklarının Hazine'ye devredildiğini, Yargıtay 11. HD.'nin 2021/2714 esas, 2022/2352 karar sayılı kararının da bu yönde olduğunu, davacının bu davaya açmakta hukuki yararının bulunmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, 6102 sayılı TTK.'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen terkin edilen şirketin ihyası davasıdır. 6102 sayılı TTK'nın  geçici 7.maddesi gereğince; 01/07/2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılacak olup anonim ve limited şirketler 559 sayılı TTK'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 sayılı TTK'nun yürürlük tarihinden önce veya 01/07/2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurala tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle re'sen terkin edilebilecektir. Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderilecek olup bu şirketler tasfiye memuru bildirmeleri halinde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirilmediği taktirde şirketlerin unvanı ise ticaret sicilden re'sen silineceği, ancak şirketin devam eden davasının bulunması halinde bu madde hükmünün uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını talep edebilecektir. Anayasa Mahkemesi’nin,6102 sayılı TTK’na 26/6/2012 tarihli ve 6335 sayılı Kanun’un 38. maddesiyle eklenen geçici 7. maddenin (15) numaralı fıkrasında yer alan “...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline dair, 15/09/2023 tarihli ve 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2023/33 Esas, 2023/117 Karar sayılı ve 22/06/2023 tarihli karar ile \"İptal\" edilmiştir.Buna göre ; davaya katılan şirket yetkilisinin hakdüşürücü ve zamanaşımına ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. TTK'nın 547. maddesinde \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru  atayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarası ile sicile kayıtlı olan ...Şti.'nin geçici 7. Maddesi uyarınca 5174 sayılı kanun 10.md uyarınca re'sen 18/02/2015 tarihinde terkin edildiği, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... Esas (Eski Pendik ... İcra Dairesi ... Esas) sayılı dosyası ve İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi ... Esas (Eski Pendik ... İcra Dairesi ... Esas) sayılı derdest icra dosyalarında işlemlere devam edilerek takiplerin sonlandırılabilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. Tasfiye memuru olarak atanan şirket yetkilisinin tasfiye memuru olmadığına ilişkin beyanı doğru ise de resen terkin edilen şirkete tasfiye memuru atanması gerekmesine göre , şirketin %99 pay sahibinin tasfiye memuru olarak atanması tarafların yararına olduğundan bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davaya sonradan katılan şirket temsilcisi aleyhine yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemiştir.Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden tasfiye memuru ...vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Kararı istinaf eden tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ba08accde7045921","SID":"a170052912099721"}}