{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1952 <br>KARAR NO: 2024/1861<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/11/2021<br>NUMARASI: 2020/299 Esas - 2021/1297 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin panel sistemleri üreten bir tesise sahip olduğunu,taraflar arasında palet alım satım ticareti yapıldığını, davalının müvekkilinden almış olduğu bedeli ödenmemiş 16.340,33-TL ticari hesap alacağı bulunduğunu,alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası ile başlattıkları takibe borçlunun itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davalı şirkete yapılan polis operasyonu neticesinde 6758 sayılı Kanunun 19/2 maddesi hükmü uyarınca ve CMK'nın 133.maddesi gereğince İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 07.06.2018 tarihli 2018/2802 D.İş sayılı kararı ile el konulduğunu ve TMSF nin kayyum olarak atandığını, şirket yönetiminin TMSF'ye geçtiğini, şirkete kayyum atandığından ve şirketin eski sahiplerince şirket kayıtlarının tahrif veya yok edilmiş bulunduğundan dava konusu ile ilgili yeterli bilgi elde edilemediğini, davacı tarafça düzenlenen fatura ve sevk irsaliyelerinin davalı şirket yetkilisine teslim edilip edilmediğinin belirtilmediğini ayrıca talep edilen faizin hukuka aykırı olduğunu, temerrüt faizi talep edilebilmesi için özellikle borcun konusu faturaların usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olması gerektiğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine alacığın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar  verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafın 2018 senesi ticari defterlerinin incelendiği, incelenen defterlerin kanuna uygun tutulup sahibi lehine delil  teşkil ettiği, davalı şirketin ticari defterlerini bulamadığından dolayı sunmadığı,davacı kayıtlarına göre davalıdan icra takip tarihi itibariyle 16.340,33-TL alacaklı olduğu,  davacı taraf ticari defterleri ile davalı tarafın vergi dairesi kayıtlarının 38.222,00-TL (45.101,96-TL) miktar yönünden uyumlu olduğunu, bazı malların irsaliye ile bazı malların ise kargo yoluyla davalıya teslim edildiği, davacı tarafın düzenlediği faturalar, davalı tarafça bağlı olduğu vergi dairesine bildirilmekle fatura içeriği kabul edildiği,  fatura konusu mal veya hizmetin davalı tarafa teslimine karine teşkil ettiği,takip konusu tutarın ödendiğine ilişkin davalı tarafça bir delil getirilmediği gerekçesiyle takibe itirazın iptaline %20 oranda icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; bilirkişi raporunda ''Faturalar ekindeki evraklar ile, bazı malların irsaliye ile bazı malların kargo suretiyle teslim edilmiş olduğu'' belirtildiğini, ancak söz konusu malların teslim edilip edilmediğine dair bir inceleme yapılmadığını,  mal teslimine ilişkin irsaliye veya kargo fişi varsa bunların üzerinde teslim alanın imzası olması ve üstelik de müvekkil firma çalışanı tarafından teslim edilmesi gerektiğini, müvekkil şirkete kayyum atandığı, şirketin eski sahiplerince şirket kayıtları tahrif veya yok edilmiş olduğunu,Ümraniye Vergi Dairesinden müvekkile ait BA-BS formları temin edildiğini, işbu formların resmi belge niteliğine haiz olduğunu, aksi kanaatte ise, BA-BS formları ile, davacı yan ticari defterleri arasındaki fark kadar (4.035,25 TL) borçlu olduklarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini, itirazın iptali davalarında alacaklı, icra takibinin dayanağı olan belgeler dışında başka belgelere dayanamayacağını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava; ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan  icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmediğinde içeriği kesinleşir ise de, akdi ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.Davalı şirkete el konulması nedeniyle kayıtları ibraz edilememiş, davacının kanuna uygun tutulan ticari defter ve kayıtlarında 2018 yılı içinde davacı şirketin 12 adet belge ili 55.138,20-TL tutarında faturalar düzenlediği, karşılığında yapılan 38.797,97-TL ödeme neticesinde bakiyenin 16.340,33-TL alacak kaldığı, 5.000-TL'yi aşan miktarda ki alımların davalı tarafından vergi dairesine BA bildirimi verildiği belirlenmiştir.Vergi Dairesine bildirilen alımlar nedeniyle  teslimin kanıtlandığının  kabulü gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle; davacının HMK'nın 222 maddesi uyarınca davacının kanuna uygun tutulan defterlerinde alacağın varlığı ve miktarının tespit edildiği, ayrıca teslim için belge aranmasına gerek olmadığından davalının takibe itirazının iptali ile likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.116,21-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 846,36‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5d73fe208d0d74ae","SID":"48f8f29eeb2379b9"}}