{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1196 - 2024/1587<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1196 <br>KARAR NO\t: 2024/1587<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/302 Esas - 2023/446 Karar<br><br>DAVACILAR\t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 12/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 13/12/2024<br><br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların işleten, sürücü ve sigortacısı olduğu ... plaka sayılı araç ile davacıların ölen yakınları ...'ın yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı aracın 22/01/2021 tarihinde neden oldukları kaza sonucu ...'ın öldüğünü, ölüm olayı nedeni ile davacılardan ...'in ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek, her bir davacı için 100,00 TL destekten yoksun kalma alacağının tüm davalılardan, yine ölüm olayı nedeni ile acı ve üzüntü duyan tüm davacılardan kardeş olanlar ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL, eş ve çocuklardan oluşan diğer davalı gurubunun her biri için 50.000,00 TL, davacı anne-baba için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; şirket merkezi itibarı ile İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün olayda kusuru bulunmadığını, maddi tazminatın belirsiz alacak şeklinde talep edilemeyeceğini, olay haksız fiil şeklinde gerçekleştiği için dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalılar ... Belediyesi Başkanlığı ve ... vekili cevap dilekçesinde; ölenin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün olayda kusurlu olduğunu, ölenin emniyet kemeri kullanmadığını, davalı ...'ın da olayda yaralandığını, ölüm olayı nedeniyle ölenin yakınlarına ziyarette bulunduklarını, manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, kusur bilirkişi raporu ve ceza yargılamasının yapıldığı Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesinde ATK'dan alınan 14/04/2022 tarihli bilirkişi raporlarında da belirtildiği gibi, sigortalı araç sürücüsünün tali yoldan ana yola çıkar iken kendisine hitap eden DUR işaretine uyup ana yolu kullanan araç olup olmadığını kontrol edip, yol boş ise ana yola çıkması gerektiğine ilişkin trafik kuralına aykırı davranarak asli ve %75 oranında kusurlu olacak şekilde, sürücü ...'in ise kavşağa yaklaştığında hızını azaltması gerektiği ve az ilerisinde tali yoldan ana yola çıkmak isteyen aracı dikkate alması gerekir iken bu dikkati göstermediği için tali ve %25 oranında kusurlu olacak şekilde ölüm ve yaralanma ile sonuçlanan trafik kazasına neden oldukları, araçta yolcu olarak bulunan ...'ın ise olaya etkin ve trafik kuralı ihlali yaptığı ileri sürülmediği için olayda kusurunun bulunmadığının kabul edildiği, temin edilen aile nüfus kaydı incelendiğinde, ölen ...'ın destekten yoksun kalma nedeni ile talepte bulunan davacılardan ...'in eşi, ...ve ...'nin çocukları, ... ve ...'ın ise babaları olduğu, bu hali ile ölenin bu davacılar yönünden destek sıfatı bulunduğu, destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacılar yönünden talep edilebilir tazminat miktarının belirlenmesi için bilirkişiden değişik tarihlerde hesap raporu alındığı, hükme esas alınan, sigorta şirketi yönünden garame yönteminin de kullanıldığı rapora göre; ölenin eşi ... ... için 746.897,71 TL, ölenin babası davacı ... için 42.747,44 TL, ölenin annesi olan davacı ... için 133.185,35 TL, ölenin oğlu ... ... için 10.583,76 TL ve ölenin diğer oğlu davacı ... ... için 53.678,14 TL destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketi yönünden olay tarihindeki poliçe limiti ve garame yöntemiyle belirlenen miktarlar dikkate alınmak suretiyle her üç davalıdan tahsili gerektiği, davalı sigorta şirketinin ancak kendisine yapılan başvuru ile temerrüde düşeceği, davadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmakla birlikte başvurunun eksik belge ile yapıldığı, davanın da kısmi dava niteliğinde olduğu görülmekle, dava dilekçesindeki miktar yönünden dava tarihinden itibaren, ıslah işlemine konu miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren sigorta şirketinden faiz talep edilebileceği, sigortalı aracın trafikte hususi nitelikli olarak kayıtlı olması nedeniyle de faizin türünün yasal faiz olması gerektiği gerekçesiyle; \"1-Destekten yoksun kalma talebi ile ilgili olarak; davacı eş ... ... için 746.897,71 TL, davacı baba ... için 42.747,44 TL, davacı anne ... için 133.185,35 TL, davacı oğul ... ... için 10.583,76 TL, davacı oğul ... ... için 53.678,14TL olmak üzere toplam 987.092,40 TL'nin her üç davalıdan (davalı sigorta şirketi 430.000,00 TL ile sınırlı olacak şekilde sorumlu olmak kaydıyla) müteselsilen alınıp adı geçen davacılara ödenmesine, davacıların alacaklarının tamamına haksız fiil nedeniyle sorumlu olan davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığı yönünden 22/01/2021 kaza tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz uygulanmasına, davacıların alacakları için davalı sigorta şirketi yönünden 500,00 TL için 24/05/2021 dava tarihinden, kalan 429.500,00 TL için 29/05/2022 ıslah tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz uygulanmasına, 2-Manevi tazminat talebi ile ilgili olarak; talebin kısmen kabulüne, davacı eş ... ... için 25.000,00 TL, davacı çocuk ... için 20.000,00 TL, davacı çocuk ... için 20.000,00 TL, davacı oğul ... ... için 20.000,00TL, davacı oğul ... ... için 20.000,00TL, davacı anne ... için 10.000,00 TL, davacı baba ... için 10.000,00 TL, davacı kardeş ... için 5.000,00 TL, davacı kardeş ... için 5.000,00 TL, davacı kardeş ... için 5.000,00 TL, davacı kardeş ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 145.000,00 TL manevi tazminatın 22/01/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ...'den müteselsilen alınıp adı geçen davacılara ödenmesine, fazla istemin REDDİNE,\" karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde; faizin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi yerine bedel artırım tarihinden itibaren işletilmesinin doğru olmadığını, yerel mahkeme gerekçeli kararının 7. sayfasının ilk paragrafında; \"Davalı sigorta şirketi ancak kendisine yapılan başvuru ile temerrüte düşecektir. Davadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmakla birlikte başvurunun eksik belge ile yapıldığı, davanın da kısmi dava niteliğinde olduğu görülmekle; dava dilekçesindeki miktar yönünden dava tarihinden itibaren, ıslah işlemine konu miktar yönünden ise ıslah tarihinden itibaren sigorta şirketinden faiz talep edilebileceği, sigortalı aracın trafikte hususi nitelikli olarak kayıtlı olması nedeniyle de faizin türünün yasal faiz olması gerektiği kabul edilmiştir.\" denildiğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/09/2018 tarihli ve 2015/15313 E.-2018/7381 K. sayılı kararında; \"Sigorta şirketi yönünden ise, 2918 sayılı KTK'nın 98/1, 99/1.maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2-b.maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Mahkemece anılan düzenleme uyarınca, davalı... şirketine yapılmış bir ihbar bulunup bulunmadığı araştırılarak, davadan önce temerrüde düştüğünün kanıtlanması halinde temerrüt tarihinden, aksi halde dava tarihinde temerrüte düştüğünün kabulü ile, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir.\" denildiğini, Bu kapsamda rizikonun Karayolları Trafik Kanununun 97. maddesi gereğince bilgi ve belgeleri ile birlikte davalı sigorta şirketine 10/02/2021 tarihinde ihbar edildiğini, ancak sigorta şirketi tarafından başvuruyu karşılar nitelikte cevap verilmediğini, bu sebeple davalı sigorta şirketinin başvuru tarihi olan 10/02/2021 tarihinde temerrüde düştüğünü, yerel mahkemenin temerrüt tarihi yerine ıslah tarihinden faiz işletilmesine karar vermiş olmasının doğru olmadığını, ayrıca uygulamada, madde metninde geçmekte olan bilgi ve belgeler ile birlikte müracaat hususu, sigorta şirketleri tarafından kötüye kullanılmakta olup, kazazedeler tarafından başvuru aşamasında temini mümkün olmayan bilgi ve belge taleplerinin söz konusu olduğunu, vefat eden desteğin gelirinin asgari ücret olarak kabul edilmesinin hatalı ve hakkaniyete uygun olmadığını, müvekkili ... ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda iken vefat eden muris ... ...'nun aylık geliri en az  7.000 TL olup, destek ... ...’nun yıllardır engelli eşi ... ...’ya baktığını ve destek olduğunu, yine yıllardır kayınvalidesine baktığını ve bakım parası aldığını, büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarına bakarak bu hayvanlardan elde ettiği süt ile peynir, yağ ve benzeri mamuller yaparak sattığını, destek ... ...'nun gelirinin asgari ücret olarak kabul edilmesinin ve bu tutar üzerinden hesaplama yapılmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilleri lehine hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatı tutarlarının az olduğunu, müvekkilleri lehine takdir olunan manevi tazminat tutarlarının az olduğunu, reddine karar verilen manevi tazminat tutarları nedeni ile davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretleri hakkaniyete aykırı olduğu gibi müvekkillerinin adalet duygusunu da zedelediğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacılar vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tGelire ilişkin olarak, davacılar desteğinin ev hanımı olduğu ve asgari ücret üzerinde geliri bulunduğu ispat edilememiş olmakla, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması yerinde bulunmuştur.<br>\tHükmedilen manevi tazminat miktarına ilişkin olarak, <br>\tTBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”, aynı Yasa'nın 51. maddesinde ise; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.<br>\tTürk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmü uyarınca, Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı kanunun 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür. Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. <br>\tSomut olayda; kaza tarihi, olayın gerçekleşme biçimi, davalının kusur oranı, müteveffanın, davacıların evlat, kardeş ve eşi olması, davacılara yakınlığı, davalı tarafın sosyal ve ekonomik durumu, davacıların yaşadığı ve ömür boyu yaşayacağı üzüntü, elem ve ıstırabın ağırlığı, manevi tazminatın davacılar için zenginleştirici, davalılar yönünden fakirleştirici olmaması gerektiği ilkesi, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik koşulları, hakkaniyet ilkesi ve tüm dosya kapsamı birlikte gözetildiğinde, hükmolunan manevi tazminat hakkaniyete uygun bulunmuştur.<br>\tFaiz başlangıcına ilişkin olarak, davacının talebi haksız fiil nedeniyle maddi tazminat olup, haksız fiil failinin temerrüdü haksız fiil hükümlerine göre, davalı sigorta şirketinin temerrüdü ise sigortanın temerrüdüne ilişkin hükümler çerçevesinde belirlenmelidir. Davaya konu kaza 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönemde gerçeklemiş olup, HGK'nın 2017/1015 E. 2020/222 K. sayılı ilamında da değinildiği üzere, \"Belirtilmelidir ki, haksız fiilde ve sebepsiz zenginleşmede temerrüt için ihtarın gerekmediği yolunda açık bir yasa hükmü yoktur. Ne var ki, müşterek hukukun “Gasp eden daima temerrüt hâlindedir.” şeklindeki genel ilkesi, günümüzde de uygulama alanı bulmaktadır. Bu ilkeye göre, haksız fiilin faili ve sebepsiz zenginleşen daima temerrüt hâlinde bulunduğu için, zaten gerçekleşmiş olan temerrüdü sağlamak üzere alacaklının bunlara ayrıca bir ihtarda bulunması gerekmez. Buna göre, kaza tarihinde haksız fiil sorumlusunun temerrüdü gerçekleştiğinden haksız fiil tarihinden itibaren, zarar gören zararının faizi ile karşılanmasını talep edebilir. Nitekim kaza tarihinde sonra yürürlüğe giren 6098 sayılı Yasanın 117/2. maddesinde, \"Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.\" düzenlemesine yer verilerek, haksız fiilde temerrütte uygulamada düşülebilecek tereddütler giderilmiştir. <br>\tSigorta şirketinin temerrüdü yönünden ise, 2918 sayılı KTK'nın 99/1. maddesinde, “Madde 99 - Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.<br>\tÖdemeyi yapan sigortacı, ödenen miktarın sorumluluk oranlarında paylaşılmasını diğer sigortacılardan yazılı olarak talep eder. Diğer sigortacılar talep tarihinden itibaren sekiz iş günü içinde kendilerine düşen miktarı talepte bulunana öder.” hükmü yer almakta olup, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt tarihinden itibaren faizden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.<br>\tİlk derece mahkemesi tarafından davacının eksik evrak ile sigorta şirketine müracaatı nedeniyle KTK'nın 99. maddesi gereğince başvuru ile temerrüdün oluşmadığı kabul edilmiştir. Mahkemenin bu yöndeki değerlendirmesi isabetli ise de, eldeki dava zorunlu (dava şartı) arabuluculuk hükümleri çerçevesinde arabuluculuğa müracaat ile açılmış olup, davacı tarafın davaya konu edilen tazminatların ödenmesini sağlamak amacıyla, 30/03/2021 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğu görülmektedir. Alternatif başvuru yolu olan arabulucuya başvurulması ile davalının davaya konu edilen tazminat talepleri bakımından, dava şartı arabuluculuğa başvuru tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğünün kabulü gerektiğinden, yazılı şekilde dava tarihinden itibaren temerrüdün gerçekleştiğinin kabul edilmesi doğru görülmemiştir. (Yargıtay 4. H.D. 2021/18933 E- 2021/4438 K.) Belirtilen nedenlerle davacılar vekilinin faiz başlangıcına ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.<br>\tYukarıda açıklanan sebeplerle; davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi ile, faiz başlangıcına ilişkin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmaması nedeniyle, kararın davacı lehine olacak şekilde HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararında \"500,00 TL için 24/05/2021 dava tarihinden, kalan 429.500,00 TL için 29/05/2022 ıslah tarihinden itibaren\" olarak kabul edilen faiz başlangıcının \"430.000 TL için 30/03/2021 arabuluculuğa başvuru tarihinden itibaren\" şeklinde düzeltilmesine karar verilerek, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davacılar vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 19.06.2023 tarihli, 2021/302 Esas - 2023/446 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>\tHMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br><br><br>\t1-Destekten yoksun kalma talebi ile ilgili olarak;<br>\tDavacı Eş ... ... için 746.897,71 TL,<br>\tDavacı Baba ... için 42.747,44 TL,<br>\tDavacı Anne ... için 133.185,35 TL,<br>\tDavacı Oğul ... ... için 10.583,76 TL,<br>\tDavacı Oğul ... ... için 53.678,14TL, olmak üzere toplam 987.092,40 TL'nin her üç davalıdan (davalı sigorta şirketi 430.000,00 TL ile sınırlı olacak şekilde sorumlu olmak kaydıyla) müteselsilen alınıp adı geçen davacılara ödenmesine,<br>\tDavacıların alacaklarının tamamına haksız fiil nedeniyle sorumlu olan davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığı yönünden 22/01/2021 kaza tarihinden itibaren değişen oranlı yasal faiz uygulanmasına,<br>\tDavacıların alacakları için davalı sigorta şirketi yönünden 430.000,00 TL için 30/03/2021 arabuluculuğa başvuru tarihinden değişen oranlı yasal faiz uygulanmasına,<br>\t2-Manevi tazminat talebi ile ilgili olarak;<br>\tTalebin kısmen kabulüne,<br>\tDavacı Eş ... ... için 25.000,00 TL,<br>\tDavacı Çocuk ... için 20.000,00 TL<br>\tDavacı Çocuk ... için 20.000,00 TL<br>\tDavacı Oğul ... ... için 20.000,00TL,<br>\tDavacı Oğul ... ... için 20.000,00TL,<br>\tDavacı Anne ... için 10.000,00 TL,<br>\tDavacı Baba ... için 10.000,00 TL,<br>\tDavacı Kardeş ... için 5.000,00 TL,<br>\tDavacı Kardeş ... için 5.000,00 TL,<br>\tDavacı Kardeş ... için 5.000,00 TL,<br>\tDavacı Kardeş ... için 5.000,00 TL, \tolmak üzere toplam 145.000,00 TL manevi tazminatın 22/01/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ...'den müteselsilen alınıp adı geçen davacılara ödenmesine,<br>\tFazla istemin REDDİNE,<br>\tMaddi tazminat davası yönünden alınması gereken 179,90 TL başvurma harcı ile 67.428,28 TL karar ve ilam harcı toplamı 67.608,18 TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketi 29.451,67 TL ile sınırlı olacak şekilde sorumlu olmak kaydıyla) müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE ÖDENMESİNE,<br>\tSuçüstü ödeneğinden karşılanan 2.750,00 TL bilirkişi ücreti, 435,40 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 3.185,40 TL'nin davalılardan (davalı sigorta şirketi 1.387,63 TL ile sınırlı olacak şekilde sorumlu olmak kaydıyla) müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE ÖDENMESİNE,<br>\tMaddi tazminat davası yönünden davacı Eş ... ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 100.168,65 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketi 43.635,75 TL ile sınırlı olacak şekilde sorumlu olmak kaydıyla) müteselsilen alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,<br>\tMaddi tazminat davası yönünden davacı Baba ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketi 4.007,73 TL ile sınırlı olacak şekilde sorumlu olmak kaydıyla) müteselsilen alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,<br>\tMaddi tazminat davası yönünden davacı Anne ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 20.977,80 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketi 9.138,41 TL ile sınırlı olacak şekilde sorumlu olmak kaydıyla) müteselsilen alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,<br><br>\tMaddi tazminat davası yönünden davacı Oğul ... ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketi 4.007,73 TL ile sınırlı olacak şekilde sorumlu olmak kaydıyla) müteselsilen alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,<br>\tMaddi tazminat davası yönünden davacı Oğul ... ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı sigorta şirketi 4.007,73 TL ile sınırlı olacak şekilde sorumlu olmak kaydıyla) müteselsilen alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,<br>\tManevi tazminat davası yönünden alınması gereken 9.904,95 TL karar ve ilam harcının davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ...'den müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE ÖDENMESİNE,<br>\tManevi tazminat davası yönünden davacı Eş ... ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ...'den müteselsilen alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,<br>\tRet edilen miktar yönünden davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara VERİLMESİNE,<br>\tManevi tazminat davası yönünden davacı Çocuk ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ...'den müteselsilen alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,<br>\tRet edilen miktar yönünden davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara VERİLMESİNE,<br>\tManevi tazminat davası yönünden davacı Çocuk ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ...'den müteselsilen alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,<br>\tRet edilen miktar yönünden davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara VERİLMESİNE,<br>\tManevi tazminat davası yönünden davacı Oğul ... ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ...'den müteselsilen alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,<br>\tRet edilen miktar yönünde davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara VERİLMESİNE,<br>\tManevi tazminat davası yönünden davacı Oğul ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ...'den müteselsilen alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,<br>\tRet edilen miktar yönünden davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara VERİLMESİNE,<br>\tManevi tazminat davası yönünden davacı Anne ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ...'den müteselsilen alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,<br>\tRet edilen miktar yönünden davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara VERİLMESİNE,<br>\tManevi tazminat davası yönünden davacı Baba ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ...'den müteselsilen alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,<br>\tRet edilen miktar yönünden davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara VERİLMESİNE,<br>\tManevi tazminat davası yönünden davacı Kardeş ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ...'den müteselsilen alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,<br>\tRet edilen miktar yönünden davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara VERİLMESİNE,<br>\tManevi tazminat davası yönünden davacı Kardeş ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ...'den müteselsilen alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,<br>\tRet edilen miktar yönünden davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara VERİLMESİNE,<br>\tManevi tazminat davası yönünden davacı Kardeş ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ...'den müteselsilen alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,<br>\tRet edilen miktar yönünden davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara VERİLMESİNE,<br>\tManevi tazminat davası yönünden davacı Kardeş ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ...'den müteselsilen alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE,<br>\tRet edilen miktar yönünden davalılar ... Belediye Başkanlığı ile ... lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara VERİLMESİNE,<br>\tArabuluculuk için ödenen 1.440,00 TL nin 6325 sayılı yasanın 18/A (11) (13) maddesi uyarınca davalılardan (davalı sigorta şirketi 627,30 TL ile sınırlı olacak şekilde sorumlu olmak kaydıyla) müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE ÖDENMESİNE,<br>\tKarar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa İADESİNE,<br>\tİSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>\tII-Davacılar tarafından karar adli yardım talepli olarak istinaf edildiğinden ve harç yatırılmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, <br>\tIII-Davacılar tarafından karar adli yardım talepli olarak istinaf edildiğinden, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HMK'nın 339. maddesi gereğince davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>\tIV-Davacılar tarafından karar adli yardım talepli olarak istinaf edildiğinden ve suç üstü ödeneğinden karşılanan tebligat ve posta giderleri toplamı 167,00 TL istinaf yargılama giderinin HMK'nın 339. maddesi gereğince davalılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, <br>\tV-Başvuran tarafından yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tVI-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,<br><br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 12/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12447843717f3a14","SID":"f0a574d231057fed"}}