{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2021/1218 <br>KARAR NO:2024/1908<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:20/01/2021<br>NUMARASI:2016/1126 Esas - 2021/17 Karar<br>DAVANIN KONUSU:ZMM Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:28/11/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirkete zorunlu trafik sigortalı davalının maliki olduğu aracın dava dışı alkollü sürücü ...'nın sevk ve idaresinde iken meydana gelen trafik kazasında araç sürücüsünün vefat ettiğini ve destekten yoksun kalan hak sahipleri tarafından açılan davanın Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/227 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılaması neticesinde müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmolunduğunu, mahkeme ilamının ... sayılı dosyası ile takibe konulduğunu ve müvekkili tarafından ferileri dahil olmak üzere 10.08.2015 tarihinde 226.853,94-TL tazminat ödemesi yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kaza anında alkollü olması nedeniyle müvekkilinin rücu hakkı bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 226.853,94-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; mahkemenin görevsiz olduğunu, dava konusu kazaya karışan aracın 23.06.2009 harici satış sözleşmesi ile dava dışı ... A.Ş'ye satıldığını, kazanın da aracı satın alan şirket yetkilisinin damadının sevk ve idaresinde iken gerçekleştiğini, aracı satın alan şirket yetkilisi ...'ın her türlü hukuki ve mali sorumluluğun üzerinde olduğuna dair beyan dilekçesi verdiğini, müvekkili şirketin işleten olmaması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğini,  davaya dayanak sigorta poliçesinin Adana ilinde müvekkili tarafından verilen vekaletname kullanılmak sureti ile aracın haricen satıldığı dava dışı...şirketi ile davacı arasında imzalandığını ve 06.12.2010 tarihinde adı geçen şirket tarafından davacıya gönderildiğini, aracın sigorta primlerinin ve motorlu taşıtlar vergisinin dava dışı şirket tarafından ödendiğini, araç sürücü alkollü ise de kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediğinin tespiti gerektiğini, ancak gerçek zararın rücu edilebileceğini, ferilere ilişkin rücu talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında, sigorta poliçesinin davacı ile dava dışı şirket arasında tanzim edildiğini, dava dışı şirkete verilen vekaletnamede poliçe tanzimine ilişkin yetki verilmediğini, kazada vefat eden araç sürücüsünün poliçeyi düzenlenen acentanın çalışanı olup olmadığının tespiti gerektiğini, poliçenin ıslak imzalı halinin celbedilmesi halinde imzanın kimin tarafından atıldığının tespit edilebileceğini, poliçenin prim ödemesinin kim tarafından yapıldığının davacı şirketten sorulması gerektiğini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; dosya kapsamına alınan bilirkişi heyet raporu ile kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği, davalı tarafça aracın tescil maliki ise de işleteni olmadığının savunulduğu, kazaya karışan sigortalı aracın 23.06.2009 tarihinde harici satım sözleşmesi ile dava dışı...Limited Şirketi'ne satıldığı, satış bedelinin davalı şirkete ödendiği, kaza anında aracı kullanan sürücü ...'nın aracı devralan dava dışı ...şirketinin yetkilisinin damadı olduğu, sigortalı davalı olarak görünmekte ise de sigorta sözleşmesinin davacı tarafından dava dışı şirkete fax çekildiği, sözleşmenin bu hali ile davacı ile dava dışı şirket arasında yapıldığı, sigorta primlerinin ve aracın vergilerinin davalı tarafından ödendiği, daha önce vergiler İstanbul ilinden ödenmekte iken devir işleminden sonra Adana ilinden ödenmeye başlandığı, aracın bizzat devralan kişi tarafından kullanıldığı, aracın üzerinde davalının fiili hakimiyetinin kalmadığı ve ekonomik olarak yararlanma olanağının da bulunmadığı, dolayısıyla davalının aracın işleteni olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; sigortalı aracın devrine ilişkin işlemin harici satış şeklinde yapılmış olması nedeniyle geçersiz olmasına rağmen mahkemece davalının işleten olmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, kaza tarihinde aracın işleteninin değişmiş olması halinde dahi devir işlemini 15 gün içerisinde müvekkiline bildirmeyen davalının sorumluluğunun KTK'nın 94. maddesi gereğince devam ettiği, Genel Şartların C.3. Maddesi gereğince davalının zarardan sorumlu olduğunu, sigortalı aracı alkollü sürücü ...'ya teslim ederek mevcut durumu ağırlaştırdığı ve tazminat tutarını etkileyen davranışlarda bulunduğu, dosya kapsamı itibariyle kazanın araç sürücüsünün alkollü olmasından kaynaklandığının sübut bulduğu, davanın reddi nedeniyle davalı yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında dava dışı hak sahiplerine ödenen tazminatın, davalı sigortalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir.Eldeki davada, davacı tarafça, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında, dava dışı hak sahiplerine ödenen tazminatın, sigortalı araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle davalıdan rücuen tahsili talep edilmiş, davalı tarafça, taraflar arasında imzalanan sigorta poliçesi bulunmadığı, müvekkili tarafından davaya konu kazaya karışan aracın kaza tarihinden evvel haricen dava dışı...şirketine satıldığı, poliçenin adı geçen şirket tarafından yaptırıldığını ve sigorta primlerinin de söz konusu şirket tarafından ödendiğini savunmuştur. Uyuşmazlık, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulup kurulmadığı, davalının, davacı tarafın akidi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nin 1401. (6762 sayılı TTK'nin 1263.) maddesine göre, sigorta sözleşmesi hiçbir şekle tabi tutulmamıştır. Sigorta ilişkisinin doğması için sigortacı ile sigorta ettirenin sözleşmenin zorunlu unsurları üzerinde yazılı veya sözlü olarak anlaşmaları yeterlidir. Bütün sözleşmeler gibi sigorta sözleşmeleri de iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile oluşur. Sigorta poliçesi taraflar arasında bir sözleşmenin bulunduğunu ispata yarar. Poliçenin bulunmadığı hallerde ise 6100 sayılı HMK'nın 200.maddesi hükümlerine göre ticari defterler, tarafların beyanları vs. gibi  delillerden yararlanılarak sözleşmenin varlığı ispatlanabilir.6102 sayılı TTK'nun 1423/1. maddesinde \"sigortacı ile acentesinin sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildireceği\" düzenlenmiş, 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 11/3.maddesinde \"sigorta şirketleri ve sigorta acenteleri tarafından gerek sözleşmenin kurulması, gerekse sözleşmenin devamı sırasında sigorta ettiren, lehtar ve sigortalıya yapılacak bilgilendirmeye ilişkin hususların yönetmelikte düzenleneceği\" öngörülmüş anılan yasa hükmüne dayanılarak Hazine Müsteşarlığınca çıkarılan ve 28.10.2007 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliğin 5. maddesinde, \"sigortacının bilgilendirme yükümlülüğünün sigortacı tarafından  sigorta ettirene ve sigorta sözleşmesine taraf olmak isteyen kişilere karşı sözlü ve yazılı şekilde yerine getirileceği bilgilendirmenin yazılı yapılmasının esas olduğu, sigortacının asgari bilgilendirmenin yapıldığını ispatla yükümlü bulunduğu, bilgilendirme yükümlülüğünün sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce başlayacağı ve sözleşmenin geçerli olduğu süre içinde de devam edeceği, sigortacının dürüstlük ilkeleri çerçevesinde davranmak, sigorta ettireni yanıltıcı her türlü hal ve davranıştan kaçınmak zorunda bulunduğu\", Yönetmeliğin 7. maddesinde, \"bilgilendirme yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemiş, bilgilendirme formu gereği gibi teslim edilmemiş veya bilgiler gerçeğe aykırı düzenlenmiş ise bu hallerden herhangi birinin sigorta ettirenin kararına etkili olmuş ise sigorta ettirenin sigorta sözleşmesini feshedebileceği ve uğradığı zararının tazminini de talep edebileceği\", Yönetmeliğin 8. maddesinde, \"bilgilendirme formu içeriğinden aktedilecek sözleşmeye ilişkin genel uyarılar, sözleşme ile verilen teminatlar, sözleşmeye eklenebilecek özel hükümlür...vs. bulunacağı\", Yönetmeliğin 9.maddesinde \"bilgilendirme formunun en az 2 nüsha düzenlenerek sigortacı tarafından kaşelenip imzalandıktan sonra bir nüshasının sözleşmeye taraf olmak isteyen kişiye imza karşılığı verileceği, imzanın sigorta ettirenin sigorta sözleşmesi ve işleyişi hakkında bilgi sahibi olduğu hususunda aksi ispat edilebilir karine teşkil edeceği\" öngörülmüştür. Somut olaya dönüldüğünde; davalı vekili, poliçenin müvekkilinin iradesi dışında 3.kişi tarafından düzenlendiğini, müvekkili ile davacı arasında söz konusu poliçenin düzenlenmediğini savunmakta olup, davalının savunması, sigorta poliçesinin inkarını içermektedir. Sigorta akitlerinin şekle tabi olmaması, poliçenin sadece tarafların hak ve yükümlülüklerini gösteren bir ispat aracı olması karşısında, poliçenin davalı tarafından düzenlendiği hususunun davacı tarafça 6100 sayılı HMK'nın 200. (mülga 1086 sayılı HMK'nun 288) vd. maddesi uyarınca kesin delillerle ispatlanması gerekir. Bu durumda mahkemece, dosya içerisinde bulunan poliçe nüshasında davalı şirketin imzasının bulunmadığı göz önünde bulundurularak, davacıya, davalının imzasını içeren poliçe aslını veya poliçenin yönetmelik hükümlerine uygun düzenlendiğine ilişkin davalının imzasını içeren bilgilendirme formunu ibraz etmesi, davacının davalının poliçenin akidi olduğuna ilişkin tüm kesin delillerini sunması, gerekirse davacı ... şirketi ile poliçeyi düzenleyen acentenin tüm ticari defter ve kayıtlarında, poliçenin davalı tarafından düzenlenip düzenlenmediği hususunun da konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. Açıklanan nedenle, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, dosyanın, yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine karar verilmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile,  başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendilerine iadesine, 4/Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9c82991983611b60","SID":"bd5e112c229e7c8f"}}