{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1004 - 2024/1581<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1004 <br>KARAR NO\t: 2024/1581<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/61 Esas - 2023/271 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 12/12/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 12/12/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 09/10/2016 tarihinde müvekkili ...'ın yolcu olarak bulunduğu, sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki elektrik   bisikletle seyir sırasında marka ve modeli tespit edilemeyen bir aracın arkadan kendilerine hızla çarpıp kaçması nedeniyle meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, davalı ... 11/01/2017 tarihinde başvuruda bulunulduğunu ancak ödeme yapılmadığını belirterek ve artırım hakkını saklı tutarak 4.000,00-TL  kalıcı iş görmezlik, 900,00-TL  geçici iş görmezlik  ile 100,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00-TL maddi tazminatın 09/10/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini  talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartının yerine getirilmediğini, kuruma başvuru yapıldığını, 15 gün içerisinde kurum tarafından cevap verildiğini, verilen cevabi yazıda eksikliklerin giderilmesinin beklendiğini, 09/10/2016 tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı kazada davacının malul kaldığını, poliçeden doğan sorumluluğun kusur oranında olmak üzere sakatlık halinde olay tarihi itibariyle azami 310.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, teminat limiti bildirilmesinin davayı kabul anlamına gelmediğini, davacının verdiği ifadesinde kask takmadığına ilişkin beyanı bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, kaldırma kararı sonrasında yürütülen yargılama sürecinde, TRH-2010 yaşam tablosu esas alınarak ve dosyada mevcut gelir verisi üzerinden Progresif  Rant Tekniği üzerinden ve % 1,8 teknik faiz oranı uygulanmaksızın yapılan hesaplama sonucunda dosyada mevcut maluliyet raporuna göre, %26 oranında malul ve 18 ay süreyle geçici iş göremezlik  halinde kalan davacının sürekli iş göremezlik zararının 894.250,00-TL olduğu, davalı ...'nın ise sakatlık teminatı azami sorumluluğunun 310.000,00-TL teminat limiti ile sınırlı olduğu, trafik kazasının meydana gelmesinde dava dışı plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacı bisiklet sürücüsü ile yine kazada hasar gören park halindeki kamyonun ise, herhangi bir kusurunun bulunmadığının sabit olduğu, lise mezunu olan davacının kaza tarihinde ve bu tarihten önceki 3 aylık sürede herhangi bir çalışması olmadığı, ancak kaza tarihinden 4 ay öncesine ait SGK prim kayıtlarına göre çalıştığı söz konusu dönemde asgari ücretin bir miktar üzerinde gelir elde ettiğinin tespit edilebildiği, bu nedenle istinaf kaldırma ilamından sonra bu miktar esas alınarak ve istinaf ilamı doğrultusunda yapılan hesaplamayı içeren aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınmak gerektiği sonucuna varıldığı, ancak dava konusu trafik kazasının oluşumu sonrasında davacının sol ayak bileğinde ve alt ekstremide aksayarak yürüyüş arazının oluştuğu, kaza nedeni ile sol tibia ve fibula distal parçalı kırığı ile yaralanmalarının meydana geldiği, sözkonusu yaralanmaların niteliği ve oluştuğu vücut bölgesi nedeni ile davacının koruyucu ekipman takmaması sonucunda oluşan maluliyet zararları ile illiyet içerisinde olduğu dikkate alınarak 6098 sayılı TBK'nın 52.m. gereğince aktüer hesap bilirkişisinden alınan 21/02/2023 tarihi ek raporda hesaplanan 894.250,00-TL sürekli işgöremezlik zararından takdiren %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması sonrasında davacının davalıdan 715.400,00-TL, geçiçi işgöremezlik tazminat kalemi olarak hesaplanan 30.525,52-TL'den aynı oranda indirim yapılması sonrasında ise; 24.420,41-TL geçiçi işgöremezlik tazminatı talep edebileceğinin anlaşıldığı gerekçesiyle; \"Davanın bedel artırım talebi gözetilerek kısmen kabulüne; 900,00-TL geçici iş göremezlik, 309.100,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 310.000,00-TL'nin dava tarihi olan 06/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde, başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, belirtilen hükümlerin 02.08.2016 tarihi sonrasındaki hak sahiplerinin yapacağı başvuruların, ZMSS Genel Şartları Ek-6'daki sürekli sakatlık zararları için öngörülen belgelerle yapılması gerekliliğini doğurduğunu, nitekim somut olay incelendiğinde; davacı vekili tarafından, işbu Yasa ve Genel Şartlar değişiklikleri sonrası; dava açılmadan önce plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün sebebiyet verdiği trafik kazası için müvekkil kuruma usulüne uygun başvuru yapmadan doğrudan dava açılmış olmasının kabul edilemeyeceğini, plakası tespit edilemeyen aracın somut delillerle ispatlanamamış olması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, somut olayda davacının kazaya ilişkin somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getiremediğini, iddia haricinde, plakası tespit edilemeyen bir aracın kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğine ilişkin başkaca bir somut delil (mobese ve herhangi bir kamera kaydı, kaza tespit tutanağı vb.) bulunmadığından kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiği hususunun ispatlanamadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun 12.04.2019 tarihli 'Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Yönetmelik' hükümlerine uygun olması gerektiğini, ...’nın geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, davacı için son üç aylık gelire göre belge bulunmadığından hesaplamanın asgari ücret kullanılarak yapılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde, 21.02.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda asgari ücretin 1,19 katı üzerinden hesaplama yapıldığını, ancak müvekkilin aylık gelirinin daha yüksek olup, bu sebeple tazminatın eksik hesaplandığını, müvekkil davacının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığı gibi zararın artmasına sebebiyet verecek bir davranışı/kusuru da bulunmadığını, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasının oluşa ve hukuka aykırı olduğunu, kararda temerrüt tarihinin de hatalı olarak tespit edildiğini, işbu dava öncesi davalı tarafa başvuru yapılmış olup KTK gereğince başvurunun tebliğinden itibaren 8 iş günü sonra davalının temerrüde düştüğünü belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDavacı ve davalı ... vekillerinin HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tMaluliyet raporuna ilişkin olarak, davalı ... Sigorta AŞ. vekili istinaf dilekçesinde 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiğini iddia etmişse de, kaza tarihi itibarıyla belirtilen yönetmelik yürürlükte bulunmadığından bu yöne ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir.<br>\tTemerrüt tarihine ilişkin olarak ise, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince ihdas edilen ... Yönetmeliği'nin 15. maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte ihbar edildiği tarihte hesabın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Davalı ...'nın sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü gerekli belgelerle birlikte ...'na başvuru yapıldığı tarihte, böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise dava tarihinde doğmaktadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 08/07/2021 tarih ve 2021/16685 Esas, 2021/4341 Karar sayılı ilamı)<br>\tSomut olayda; gerekli belgeler ibraz edilmeden başvuruda bulunulduğu ve temerrüt tarihinin doğru olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.<br>\tDosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebeplere, müterafik kusur indiriminin yerinde olduğunun, davalı ... vekilinin ilk istinaf dilekçesinde maddi vakıaya ilişkin istinaf sebeplerini ileri sürmediğinin anlaşılmasına göre davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davavı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tHarçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 21.176,10 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.294,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.882,10 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf edenlerce yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12/12/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"848e09fb158e79cf","SID":"6d059ab15b4d0d76"}}