{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/1918 - 2024/1825<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/1918 <br>KARAR NO\t: 2024/1825<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/07/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/7 E.  -  2024/328 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t:  FSEK'e Dayalı Tespit ve Telif Tazminatı<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/07/2024 tarih ve 2024/7 E. - 2024/328 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin su, atık su, katı <br>atık, baca gazı, çamur ve koku arıtma sistemleri alanında faaliyet gösterdiğini, inşaat hizmetleri <br>alanında faaliyet gösteren davalı şirketin, dava dışı ... Holding Ltd.'ne <br>(“İşveren”) ait Irak’ın Besmaya şehrinde bir su arıtma merkezi, su alma yapısı ve boru hattı <br>inşa edilmesine ilişkin \"Nehir Suyu Artıma Tesisi\" işinin birlikte yüklenilmesi hususunda <br>müvekkiline başvurduğunu, taraflar arasında bu kapsamdaki <br>proses ünitelerinin elektrik ve mekanik ekipman temin ve montaj işlerinin tümünün müvekkili <br>şirketçe üstlenileceği bir iş ortaklığının meydana getirildiğini, taraflar arasında tam bir <br>iş paylaşımı modeli belirlenmiş olsa da davalı şirketin, dava dışı işveren ile yakın ilişkilerini <br>gerekçe göstererek, projenin doğrudan davalı şirketçe yüklenilmesi, müvekkili ile de ... Ltd. ve davalı şirket arasında akdedilen ana sözleşme hükümlerine uygun bir <br>başka sözleşme akdedilerek, davalı ile müvekkili şirket arasında bir yüklenici – alt <br>yüklenici ilişkisinin kurulmasını talep ettiğini, müvekkilinin taraflar arasındaki iyi niyet <br>esaslarına duymakta olduğu güven nedeniyle bu teklifi kabul ettiğini, sonuçta dava <br>dışı işveren ile davalı şirket arasında 54.000.000,00-Amerikan Doları değerindeki sözleşmenin 04.08.2019 tarihinde imzalandığını, müvekkili şirketin de imza sırasında katılım sağladığını, uzun revize süreçleri akabinde 15.01.2020 tarihinde işbu davanın tarafları arasında <br>sözleşmenin kurulabildiğini, bu tarihe kadar müvekkili şirket tarafından zaten arıtma tesisi işinin su alma yapısı ve proses dizaynına ilişkin <br>proje ve tasarım işlerinin neredeyse bitirilerek davalı firmaya tamamen sunulur hale geldiğini, <br>projenin uygulanması aşamasına geçildiğinde üstlenilmiş olan işlerin yürütülmeye devam edilebilmesi için müvekkilinin ihtiyaç duyduğu hiçbir finansman desteğinin sağlanmadığını, <br>davalı şirket tarafından müvekkili <br>şirkete gerçeği yansıtmayan beyan ve isnatlardan oluşan bir <br>ihtarname keşide edilerek, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, sözleşmenin feshinden sonra ise müvekkilinin projelerinin <br>kullanılarak dava dışı üçüncü kişilerle yola devam edildiğini, müvekkilinin bu iş ortaklığı çerçevesinde <br>üstlendiği mühendislik işlerine ilişkin bütünüyle kendi bünyesindeki yoğun emek ve Ar-Ge <br>çalışmaları neticesinde geniş kapsamlı bir su alma yapısı ve arıtma projesi meydana getirdiğini, <br>ancak davalı tarafın bütünüyle müvekkili şirketçe meydana getirilen bu proje ve detaylarına <br>hakim olması akabinde, müvekkili şirkete hiçbir hakkediş bedeli ödemeksizin, taraflar arasındaki ilişkiyi sonlandırarak, tüm hak ve yetkileri münhasıran müvekkili şirkete ait “eser” <br>niteliğindeki mühendislik tasarım ve projelerini hukuka aykırı bir şekilde ele geçirdiğini ve kullandığını ileri sürerek, müvekkili şirketçe ortaya çıkarılan mühendislik ve tasarım işlerinin 5846 sayılı FSEK kapsamında “eser” niteliğini, müvekkil şirketin ise “eser sahibi” sıfatını haiz olduğunun tespitine, olağan telif <br>bedelinin 3 katı tutarındaki telif tazminatının şimdilik 10.000,00-TL'nin FSEK 68. maddesi uyarınca <br>davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, müvekkili ile dava dışı ... ... Holding Ltd. (\"İşveren”) arasında Irak'ın Besmaya şehrinde su arıtma merkezi, su alma <br>yapısı ve boru hattı inşasına ilişkin \"Nehir Suyu Arıtma Tesisi\" işi konusunda ihale açıldığını, <br>ihale üzerine işveren tarafından sağlanan belgeler esas alınarak 04.08.2019 tarihinde ana sözleşmenin imzalandığını, sözleşme uyarınca projenin tasarımı, mühendisliği, tedariki, yapımı, testi ve devreye alınması işinin, anahtar teslimi olacak şekilde müvekkili tarafından üstlenildiğini, <br>söz konusu projenin su arıtma merkezi, su alma yapısı ve boru hattı kapsamında arıtma tesisinin <br>proses dizaynı ve bu kapsamdaki ünitelerin elektrik ve mekanik ekipman temini ve montajı <br>işleri konusunda 15.01.2020 tarihinde alt yüklenicinin davacı, müteahhidinin müvekkili olduğu <br>bir ana taşeron-alt taşeron sözleşmesinin imzalandığını, davacı şirketin kendi sorumluluğundaki işlerle ilgili ana sözleşmenin getirdiği tüm yükümlülükleri de kayıtsız şartsız kabul ettiğinin <br>hüküm altına alındığını, davacı şirket tarafından sözleşme kapsamında üstlenilen işlerin yapımının sürekli olarak geciktirildiğini, buna rağmen davalı müvekkilinin iyiniyetli ve <br>uzlaşmacı tavrı çerçevesinde sözleşmenin sürdürüldüğünü, ancak davacı şirket tarafından <br>yalnızca projeyle ilgili işlerin ifa edilip, sözleşme kapsamındaki tedarik, montaj gibi <br>diğer edimler bakımından ifaya dahi başlanılmamasının, ana sözleşmede belirlenen iş<br>programının kalınmasına sebep olduğunu, ana sözleşme uyarınca 14.02.2020 <br>tarihinde teslim edilmesi gereken proje, rapor vb. işlerin, davacı müvekkiline zamanında teslim <br>edilmemesi ve 13.06.2020 tarihine kadar tamamlanması kararlaştırılan tedarik ve montaj <br>işlerine davacı şirket tarafından başlanılmamış olması nedeniyle 10.04.2020 tarihinde <br>müvekkili tarafından davacı şirkete temerrüt ihtarında, 11.05.2020 tarihinde de <br>fesih ihbarında bulunulduğunu, hiçbir şekilde eser niteliğinde <br>olmayan çalışmalardan dolayı mali haklarının ihlal edildiğinden bahisle FSEK uyarınca tazmin talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, davacının huzurdaki dava kapsamında taraf <br>sıfatının bulunmadığını, ortada bir eser bulunduğunun kabulü durumunda dahi bu eserden dolayı mali hakları <br>talep hakkının davacıda değil, davalıda (veya ana işverende) olacağını, davacı ve müvekkili<br>arasında davacının bahsettiği şekilde bir iş ortaklığının, tüm aşamaların birlikte yönetilmesi gibi <br>bir durumun söz konusu olmadığını, müvekkiline teslim edilenlerin ise -mühendislik<br>açısından uygulamaya elverişli ve tamamlanmış olmayıp; ayrıca sözleşme gereğini yerine<br>getiremiyor olsa bile- açık rıza ile teslim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, Irak Ülkesi Besmeya şehrinde \"Nehir Suyu Arıtma Tesisi İşine ait Su Alma Yapısı ve Arıtma Projesi (Mühendislik Projesi ve Tasarımlar Yönünden Danışmanlık Hizmeti dahil)\" üzerinde davacı firma ile dava dışı ... Group firmasının bu proje üzerinde iştirak halinde eser sahipliği olunduğu; eser üzerinde davacı ile dava dışı firmanın iştirak halinde eser sahibi olmasına rağmen telif tazminatı davasını tek başına davacının açtığı, oysa ki bu davanın birlikte açılması veya diğer eser sahibinin buna rıza göstermesinin gerektiği, diğer yönden bu davanın sözleşmeye aykırılık davası değil telif tazminatı davası olduğu; 20/02/2023 tarihli duruşmada davacı firmaya dava dışı ... ... Firmasından açılan dava ile ilgili noter onaylı yazılı iznini sunması ya da bu firmaya açılan dava dolayısıyla temsilci atanması ve temsilcinin davaya dahil edilmesi için bir aylık kesin süre verildiği, aksi takdirde dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi konusunda karar verileceğinin ihtar edildiği, davacının talebi üzerine kendisine ek süre de verildiği, ancak, davacı vekilinin ikinci kez verilen kesin süreye de uymadığı ve HMK'nın 94/3 ve 115/2 maddesi gereği dava şartı eksikliğini gidermediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, Irak Ülkesi Besmeya şehrinde \"Nehir Suyu Arıtma Tesisi İşine ait Su Alma Yapısı ve Arıtma Projesi (Mühendislik Projesi ve Tasarımlar Yönünden Danışmanlık Hizmeti dahil)\" üzerinde davacı firma ile dava dışı ... Group firmasının bu proje üzerinde iştirak halinde eser sahipliği olunduğunun tespitine, diğer kısımlardan davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  müvekkil şirketin eser üzerinde tek başına eser sahibi olduğunu, dava dışı ... Group şirketinden işbu davaya ilişkin herhangi bir muvafakatname almasına gerek bulunmadığını, Yargıtay içtihatlarında da sırf yol gösterme veya yardım etmenin ortak eser için yeterli olmadığının açıkça belirtildiğini, eserin meydana getirilmesinde yaratıcı çaba, katkı ve nitelikli hiçbir etkisi olmayan dava dışı ... Group şirketinin esere iştirakinin söz konusu olmadığını, kaldı ki eserin iştirak halinde olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an FSEK 10. maddesi göz önüne alınacak olursa; eser sahiplerinden her birinin, birlik menfaatlerine tecavüz edildiği takdirde tek başına hareket edebileceğini, açıklanan sebeplerle davanın kabulünün gerektiğini; bilirkişi raporunda da müvekkilinin tek başına dava açabileceğinin açıkça belirtildiğini, öncelikle eserin tümü müvekkil şirkete ait olduğundan ve iştirak halinde eser bulunmadığından, mahkeme aksi kanaatte olacak ise bilirkişi raporundaki \"Bundan dolayı ...’ın açığı dava ehliyet açısından ... Group'un dahlini gerektirmemektedir.\" şeklinde görüş dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiğini; müvekkili şirketin davalı şirket tarafından tamamen haksız ve hukuka aykırı şekilde feshedilmeden önce davalı şirket ile akdedilmiş bulunan bir sözleşme ilişkisi çerçevesinde ürettiği tasarım ve projeleri davalı şirket ile paylaştığını, bu projeler de davalı şirket ile dava dışı İşveren arasında yapılan sözleşme hükümleri gereğince Irak’ın Besmaya şehrinde Nehir Suyu Arıtma Tesisi inşasında uygulandığını, davalı şirket tarafından müvekkili şirket ile akdetmiş bulunulan sözleşme haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildikten sonra müvekkil şirketin tasarladığı ve tamamen özgün olarak ortaya çıkardığı projeler kullanılarak yola dava dışı üçüncü kişilerle devam edildiğini ve anılan tesisin inşasına devam edildiğini, ekran görüntüleri kapsamında da görüleceği üzere proje açıklamasında projeye dâhil olan tüm firmalardan bahsedilmekte olup müvekkili şirketin  hiç anılmadığını, müvekkili şirkete ait proje ve tasarımlar aylar boyunca müvekkili şirketçe ortaya çıkarılmaya çalışıldıktan ve bu uğurda davalı şirketle bilfiil bir müzakere ve anlaşma çabası yürütülmesinden sonra müvekkili şirketin eser niteliğindeki proje ve tasarımlarının adeta çalındığını ve müvekkili şirket geride bırakılarak davalı şirketçe yola devam edildiğini, hal böyleyken müvekkili şirketin davalı tarafça ihlal edilen 5846 sayılı FSEK hükümleri kapsamındaki eser haklarının telif bedelinin müvekkili şirkete ödenmesinin gerektiği, zira, 5846 sayılı FSEK'in 68. maddesi hükmünün açıkça eser sahibinin izni bulunmaksızın üçüncü kişilerce kullanılması  veya kullandırılması halinde hak sahibince “sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebileceğini düzenlendiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, FSEK'e dayalı tespit ve telif tazminatı istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamındaki birbiriyle uyumlu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporlarına göre, dava dışı ana işveren ... Group tarafından 2018 Ocak ayında düzenlenmiş bir şartnamenin bulunduğu, bu şartnamede yapılacak işin koordinatları, ... nehir suyunun alınıp, taşınma hattı, Besmaya su arıtma tesisi, öne arıtma ve ileri arıtma üniteleri, nehir su seviyesi kotları, nehir suyuna ait analizler, arıtılmış su kalitesi sınır değerleri ile yapılacak işe  ait şemantik gösterimler, arıtma tesisinin üniteleri, kullanılacak mekanik ekipman, kullanılacak kimyasal arıtma formları, kurulacak ünite boyut ve koşulları ile ilgili teknik verilerin ve bilgilerin yer aldığı; davacının şartnamede belirtilen kapsam üzerinde çalışmalarını yaptığı, dava dışı firmanın sunduğu çizimlerin ön tasarım, 1. çalışma olduğu, bu durumda şartnamenin teknik hizmet veya teferruata ait yardım olarak değerlendirilemeyeceği, davacı firmanın çalışmalarının 1. çalışma olan ihale şartnamesi temel alınarak oluşturulduğu ve onun devamı niteliğinde bulunduğu, dolayısıyla davacı çalışmasının sıfırdan yaratılmadığı, bu şekilde dava dışı firma ile davacının çalışmalarının birbiri ile iç içe girdiği, ayrılmaz bir bütün halinde dava konusu eseri oluşturduğu, eser sahiplerinin yaptığı katkıların eserin bütünü içerisinde yer alıp eserin niteliği bozulmadan, eser tahrip edilmeden birbirinden ayrılamayacağı, somut uyuşmazlıkta tarafların eser üzerinde payı söz konusu olmayıp, iştirak halinde eser sahipliğinin mevcut olduğu, hem davacı şirketin hem de dava dışı ... Group'un eser sahibi oldukları, eldeki dava tespit ve telif tazminatı istemine ilişkin olup, davacının telif tazminatı talebinin FSEK'in 10/2. maddesi kapsamında olmadığı, davacının dava dışı eser sahibi ile birlikte hareket etmesi gerekmekte olup, verilen kesin süre içerisinde dava dışı  diğer eser sahibi firmadan yazılı izin sunmadığı veya bu firmaya temsilci atanması ve temsilcinin davaya dahil edilmesini sağlamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/12/2024\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"11f38a83efb8cb23","SID":"02760ea93659ff8d"}}