{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2024/1169 <br>KARAR NO:2024/1502<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:19/11/2020<br>NUMARASI:2016/1111 Esas - 2020/576 Karar<br>DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat), Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>DAVA TARİHİ:13/12/2016<br>BİRLEŞEN BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2018/335-378 EK SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;<br>DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>DAVA TARİHİ:02/04/2018<br>KARAR TARİHİ:20/11/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ...A.Ş. tarafından işyeri paket poliçesi yaptırılan dava dışı ...’in işyerine 29.12.2014 tarihinde hırsızlık olayının meydana geldiğini, alkollü içeceklerin toptan ticareti ile uğraşan sigortalıdan 4.365 şişe alkollü içecek çalınması sonucunda maddi zarara uğradığını, hasarla ilgili yapılan ekspertiz raporu sonucu, 09/04/2015 tarihinde sigortalıya 223.815,33-TL ödeme yapıldığını, işyerinin bulunduğu sitenin güvenlik firması .... Şti.nin sorumluluğunun bulunduğunu, siteye giriş yapan araçlara ne için girdiğinin sorulmadığını, aynı anda araç hırsızlığında meydana geldiği sitede, güvenliğin kayıt tutmadığını, giren aracın güvenliğin dikkatini çekmediğini, devriye gezilse, araç kontrolü yapılsa, akşam vakti yükleme yapan araç dikkatlerini çekse riziko gerçekleşmeyeceğini, bu nedenle meydana gelen hırsızlık olayında davalı güvenlik şirketinin kusurlu olduğunu, olayla ilgili Bakırköy 46. Asliye Ceza Mahkemesi 2016/473 E. numaralı dosyada yargılamaları süren failler ..., ... ve ...’ın da sorumlulukları bulunduğunu belirterek  T.T.K 1472 uyarınca sigortalısına yapılan ödemenin,  ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesi ile ;  müvekkil şirkete yöneltilen talebin haksız olduğunu, müvekkil şirket, dava dışı ... Yapı Kooperatifi ile ihale kapsamında akdetmiş olduğu \"Özel Güvenlik Hizmet Alımı Sözleşmesi\" uyarınca, İstanbul ili Esenler ilçesinde \"...\" isimli tesisin özel güvenlik işini yükümlendiğini, buna  karşın müvekkil şirket ile davacının sigortalısı arasında özel güvenlik hizmetine dair bir akdi ilişki bulunmadığını, sözleşmenin nispiliği ilkesi uyarınca müvekkil şirket yalnızca akdettiği sözleşmenin tarafı olan ... Yapı Kooperatifine karşı yükümlülük altında olup sözleşme dışı/davacı sigortalısına karşı güvenlik hizmetine dair bir taahhüdü, dolayısıyla da sorumluluğu bulunmadığını, davacının tazminat talebinin muhatabı işyerinin içinde bulunduğu tesisin yönetim ve idaresiyle görevli ve sorumlu olan dava dışı ... Kooperatifi olduğunu, bu cihetle sözleşme dışı sigortalının/dolayısıyla da davacının tazminat iddiasını müvekkile karşı ileri sürmesi hukuken mümkün olmadığını, bir an için aksi kabul edilse dahi, iddia konusu hırsızlıktan ve neticesinde meydana gelen zarardan müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, güvenlik hizmetinin verileceği ...Kooperatifin toplam alanı 40 dönümden fazla olup yaklaşık 4000'den fazla işyerini barındırdığını, beşi araç biri de yayalar için toplam 6 adet giriş -çıkış kapısı bulunduğunu, tesis ile yapılan sözleşme uyarınca kendisinden sadece 40 kişilik bir hizmet talebinde bulunulduğunu, müvekkil şirket de sözleşmeye uygun olarak sadece 40 kişilik bir hizmeti ifa ettiğini, söz konusu yerin güvenliğin sağlanması için çok daha fazla sayıya ihtiyaç duyulduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin kusurunun bulunmadığını, ayrıca zararın vukunda sigortalının ağır da müterafik kusuru bulunduğunu, davacının dava dilekçesinde yer verdiği tazminata ticari faiz yürütülmesi yönündeki talebi de hukuken mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılara dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>BİRLEŞEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; Asıl davaya konu hırsızlık olayı nedeniyle  asıl dosyada davalı güvenlik şirketinin asıl işvereni olan davalı kooperatif de hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusurlu olduğunu beyanla rücuen tazminat alacağına konu 223.815,33 TL'nin ödeme tarihi olan 09/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline, işbu davanın asıl dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVADA CEVAP:Davalı ... Kooperatifi vekili cevap dilekçesi ile; müvekkil kooperatifin, dava konusu olayda hukuki sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil Kooperatif, 3 binin üzerinde üyesi bulunan bir toplu işyeri ve konut yapı kooperatifi olup müvekkilin hukuki yapısı bir kooperatif olmakla, site yönetimi olmadığını, ... Kooperatifinin güvenlik işini, 01.07.2014 tarihli sözleşme ile diğer davalı ... Şirketine verdiğini, güvenliğin, güvenlik şirketi tarafından ifa edildiğini, müvekkil kooperatifin dava konusu olayda hiçbir kusuru olmadığını, davacı yan sigortalısı ..., işyerinde gerekli güvenlik tedbirlerini almayarak, alarm sistemi ve güvenlik kamera sistemi kurmayarak hırsızlık olayına kendi kusuru ile neden olduğunu,  davacı yan ve müvekkil kooperatifin taraf olduğu Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.02.2018 Tarih, 2016/1058 E. ve 2018/143 K. sayılı dosyası, konusu ve talepler yönünden huzurdaki davaya emsal teşkil ettiğini, söz konusu davada, müvekkilin hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini beyanla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, \" Davalılar  ... ve ... hakkında suç eşyasının satın alınması  veya kabul edilmesi  yönünde  iddianame düzenlendiği  ... hakkında  açılan kamu davasında beraat kararı verildiği görüldüğünden  davacı sigorta şirketinin iş bu davalılara rücunda isabet görülmediğinden davalılar ..., ..., ... yönünden açılan davanın REDDİNE,Yaptırılan bilirkişi ve keşif gözlemleri sonucunda dosyada bulunan davalılar Kooperatif  ve güvenlik firması arasında yapılan \"özel Güvenlik Hizmet Alımı Sözleşmesi\"nin incelenmesinde, iş tanımında  ilgili kooperatif sözleşme çerçevesinde  özel güvenlik hizmetlerinin sağlanması olduğu, kooperatif oturum alanı içinde  can, mal, kamu güvenliğinin sağlanması ve  kontrol edilmesi, üst araması  yapılması  hizmetin 7 gün 24 saat olduğu, işin lüzumu halinde %10 artırımın sağlanacağı görev kapsamında bulunduğundan, diğere davalı  Kooperatifi'nin de üyelerine karşı sorumluluğu nedeniyle  birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu oldukları anlaşıldığından  haklarında rücü talebi kabul edilmiştir.Her ne kadar  mali müşavir bilirkişi 189.674 Tl  sorumluluk zarar bedeli belirlemiş ise de, depoların 3 ayrı yerde toplandığı, mal giriş ve çıkışlarının tespit edilemediği, fiilen yapılan  sayım sonucu belirlenebilen hasar kalemleri ile zarar hesabının yapıldığı anlaşıldığından, her ne kadar davalı taraf zarar belirlenemediğinden davanın reddini savunmuş ise de bilirkişi  fiilen sayım sonucu yaptığı hesap da  hakkaniyete  uygun düşmeyeceği kanaati oluştuğundan, zarar belirlenememiş olsa da  olayın oluş şekli, sorumluluk hukuku ilkelerine göre zararın belirlenememesi halinde hakkaniyet gereğince hakimin takdir hakkı bulunduğundan mahkemece  talebin %30 indirimi ile takdir edilen kısım olan 156.815,00TL rücu tazminatının sorumlulukları gereği davalılar ... Şirketi  ve ...Kooperatifinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, tazminata 09/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi uygulanması yönünde\"  dava kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili yasal süresi içerisinde sunulan istinaf dilekçesinde özetle; Hasar miktarının incelemesinde  esasen iddiamız kanıtlanmış olmakla birlikte hasar kısmen eksik tespit edildiğini, sigortalımıza atfedilen %30'luk kusur fahiş olduğunu, sigortalı ... hırsızlık olayının asıl mağduru olup kusursuz olduğunu, gerekçeli kararda ise %30'luk hakkaniyet indirimi adı altında indirim yapıldığını, bu oranın kabulü mümkün olmadığını, ...'ın beraat ettiği belirtilerek ret kararı verildiğini, ancak bu hususta soru işareti yaratmayacak bir değerlendirme, ceza dosyası bilgileri bulunmadığını, ... ve ... yönünden davanın reddedilmesi ise gerekçesiz olup hiçbir açıklama bulunmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, talep gibi davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Kooperatifi vekili yasal süresinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle ; Davacı yan sigortalısı ...'in, işyerinde gerekli güvenlik tedbirlerini almadığı dosyada sabitken, raporlarda kendisine hiçbir kusur atfedilmemesi ve mahkemece talebe sadece %30 takdiri indirim uygulanması ve sigortalının malının çalınıp çalınmadığı, ne kadar ürünün hırsızlık sonucu çalındığı tespit edilmemişken, sadece davacının sigortalısının beyanlarına göre var olduğu iddia edilen emtianın davacının sigortalısının hangi deposunda olduğu dahi tespit edilememişken tamamen soyut iddialarla davanın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, dosyada alınan raporlarda, dava konusu alkollü içkilerin değeri, miktarı, iddia edilen zarar tutarı tam olarak tespit edilemediği halde, yorum yoluyla zarar hesaplaması yapılması ve mahkemece bu yönde karar alınması hatalı olduğunu, karara esas alınan 13.05.2019 tarihli raporda bilirkişiler, müvekkil kooperatifin T.B.K. md.116 gereğince kusursuz sorumlu olduğuna ilişkin tespitte bulunarak görev tanımı dışına çıkarak hukuki değerlendirmede bulunduklarını, müvekkil kooperatif, 3 binin üzerinde üyesi bulunan bir toplu işyeri ve konut yapı kooperatifi olup, iş kolu/faaliyet alanı güvenlik işi olmadığını, müvekkil kooperatif yapı işletme kooperatifi olup güvenlik ve temizlik işleri için aidat bedeli altında kiracılardan herhangi bir ücret almadığını, davacının sigortalısı da yerleşke içerisindeki bir iş yerinde kiracı olmakla kooperatif yönetimince aidat alınmadığını, hal böyle iken davacının sigortalısından güvenlik hizmeti için herhangi bir aidat almayan müvekkilinin, davacının sigortalısına ve halefiyet ilkeleri gereğince davacı yana karşı bir sorumluluğu olamayacağını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, “ İşyeri Sigorta Poliçesi “ kapsamında sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık sonucu ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.Dosya kapsamına göre,... Merkezi'nin içinde faaliyet gösteren dava dışı sigortalı ...'e ait  iş yerinin, davacı sigorta şirketi nezdinde 12/11/2014-2015 dönemini kapsar şekilde ... Poliçesi ile sigortalandığı, 30/12/2014 günü gece yarısında meydana gelen hırsızlık neticesinde oluşan hasar nedeniyle davacı sigorta şirketince sigortalısına 09/04/2015 tarihinde 223.815,33 TL hasar tazminatı ödendiği,  hasar bedelini ödeyen davacı sigorta şirketinin halefiyet ilkesi gereğince güvenlik hizmetini üstlenen güvenlik şirketi ile  sigortalı işyerinin bulunduğu sitenin yönetiminin gerekli güvenlik tedbirleri almadığı, hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusurlu oldukları, diğer davalıların hırsızlık olayına karışmaları iddiası ile  hasarın  rücuen tahsili amacı ili işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesinde, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.Hırsızlık olayına ilişkin Olay Yeri İnceleme Raporu'na göre;  işyerinin alüminyum doğrama giriş kapısının açık ve zorlanmış olduğu, kilit dilinin dışarıda olduğu gözlemlenmiştir. İş yeri sahibi ...'in 30/12/2014 tarihli kolluk ifadesinde  30/12/2014 günü saat 06:15 sıralarında iş yeri çalışanlarının kendisini arayarak iş yerinde hırsızlık olduğunu beyan etmeleri üzerine iş yerine gittiğini, işyerine gittiğinde işyerinin giriş kapısının açık olduğunu görünce polisleri aradığını ve olay yerine kolluk güçlerinin geldiğini yaptıkları kontrolde toplam 4.365 şişe çeşitli markalarda alkollerin çalınmış olduğunu fark ettiklerini, işyerinin içerisini gösteren kamera sisteminin var olduğunu kamera sisteminin kayıt yaptığı hard disklerin hırsızlar tarafından çalındığını, bunun için herhangi bir görüntünün mevcut olmadığını, olayı gören duyanın olmadığını beyan etmiştir.19/03/2015 tarihli ekspertiz raporuna göre; güvenlik tedbirleri bakımından; sigortalı binanın giriş katta, bina içine ve ana caddeye olmak üzere toplam iki kapı olduğu, kapılar, alüminyum ve camlı yapıda olup  kepenk bulunmadığı, alarma olmadığı, kamera bulunsa da olay anında DVR cihazı çalındığı için olmadığı, işletmeye ait bekçi/güvenlik personeli bulunmadığı, ... Sitesine ait giriş kapılarında özel güvenlik firması olduğu ancak sigortalı işletmeye uzak mesafede oldukları görüldüğü, siteye giriş ve çıkışlarda araç kaydı ve araç takibi de yapılmadığı görülmüş olup güvenlik firmasının olayı fark etmediği ifade edildiği, olay esnasında bazı komşu kameralarında, site güvenliğinin devriye gezmesine rağmen olaya müdahale etmediği anlaşıldığı, olay sonrasında, binaya açılan kapının iç kısmına kepenk taktırıldığı, alarm taktırıldığı, kameraların cihazı çalınsa da uydudan takip edilebilecek şekilde gelişmiş sisteme çevrildiği görüldüğü, sigortalı iş yerine yakın mahalde esnaflara ait kamera görüntüleri incelendiğinde; olay günü sigortalı firma kapandıktan sonra tahmini 20.30 sularında daha önce çalıntı olduğu anlaşılan beyaz ... marka bir aracın, sigortalıya ait olan beyaz ... marka aracın arkasından  olay yerine geldiği,10-15 dakika sonra olay yerinden ayrıldığı, ilerleyen zamanlarda... aracın olay yerine tekrar geldiği ve yaklaşık 15 dakika sonra işyerinden temin edilen anahtar ile  sigortalı işyerinin karşı sokağında park halinde bulunan sigortalıya ait... transit araç ile birlikte  olay yerinden ayrıldığı, bir daha geri gelmediği, sigortalı firmaya ait çalınan aracın 02/1/2015 günü Küçükçekmece taraflarında terk vaziyette bulunarak sigortalıya teslim edildiği, bahse konu ... marka aracın ise 12/01/2015 günü emniyet ekipleri ile girdiği kovalamaca sonrasında hasarlı vaziyette bulunduğu, bahse konu araçta eşya/mal taşınmasına bağlı olarak döşeme düzeylerinde deformasyonlar olduğu yönünde tespitte bulunmuştur.Davalılar ... şirketi arasında düzenlenen güvenlik hizmet alım sözleşmesinde; ...' de her vardiyada belirli güvenlik görevlisi olmak üzere toplam 40 güvenlik görevlisi ile aralıksız 7/24 saat hizmet verileceği ve gün içerisinde giriş kapısından ayrılmayacakları, yüklenici ...güvenlik şirketi vardiyalar halinde 24 saat kesintisiz olarak ...'in ortak alanlarını menkul ve gayri menkul malları ile çalışanlarını HırsızlıK ve bireysel terörden korumak amacı ile caydırıcı tedbirler almak ve korumak, ... yöneticilerinin yazılı talimatları doğrultusunda mesai başlangıcında ... giriş kapıları ile blok ana kapılarının açılmasından, mesai bitiminde ise bloklarda ve sınırlar içerisinde görevlilerden başkasının kalıp kalmadığını kontrol edilerek blok kapılarının ve tekstil kent giriş ve çıkış kapılarının kapatılarak kilitlenmesini sağlamakla konusunda yükümlülüğü bulunmaktadır.Hükme esas alınan, güvenlik uzmanı ile sigorta  uzmanı ve mali müşavirden oluşan heyetten alınan 13/05/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; \"Davalı ... şirketi koruma ve güvenlikle ilgili işe başlamadan veya başladıktan sonra projenin koruma ve güvenlik risk analizi yapmadığı, yaptığına dair dosyada belge bulunmadığı, mevcut özel güvenlik kadrosunun yetersizliğine rağmen site yönetimince gerek aydınlatma gerekse kör noktalarda güvenlik kamera sistemlerinin kurulması hususunda yönetime herhangi bir bildirimde bulunmadığı, geceleyin 6 giriş ve çıkış kapısı olmasına rağmen sözleşme hükümlerinde bildirilen geceleyin 1 kapının açık kaldığı ve bu kapıdan kooperatif alanına giren ve çıkan araçların yalnızca bu kapıdan çıktıkları bu kapıda özel güvenlik görevlisinin bulunmasına rağmen özel güvenlik görevlilerinin hırsızların kooperatif alanına girmelerini göremedikleri ve bunun için müdahale etmedikleri tespit edilmiş olup ayrıca çevre kameralarını izleyen otomasyon odasındaki görevlilerinde 30 dk içeride kalan hırsızların ve araçlarının kamera görüntüleri izlemesi halinde görevli arkadaşlarını uyarıp hırsızlık olayını önleyebilecek olmalarına rağmen ayrıca bir çift devriyenin 294 dönüm üzerinde bulunan alanın denetim ve gözetiminde hırsızlık olaylarını önleme bakımından yetersiz oldukları, davacının sigortalısının malik olduğu bölümde can ve mal emniyeti konusunda güven içerisinde bulunmak için güvenlik hizmeti sağlanması için davalı site yönetimine aidat ödediği aidat karşılığında etkin ve kaliteli hizmet almaya ve daha iyi bir korunma hakkı olduğu konusunda kuşku bulunmadığı, sınırları belli alanlarda sözleşme hükümlerine göre etkin bir güvenlik hizmeti sunulabilmesi için elektronik cihazlar ve kameraların mevcut olması ve bunların verimli kullanılması gerektiği, güvenlik şirketinin davacı sigortalının sigortalısının can ve mal güvenliğinin sağlanması bakımından görev alanında etkin bir hizmet sunması beklenirken davalı güvenlik şirketi bu hizmeti gereğince yerine getirmediği tespit edildiğinden bu nedenle davacının sigortalısının işyerinde hırsızlık olayının oluşumuna görevlerini titizlikle yapmadıklarından ve kameraları izlemedikleri anlaşıldığından ve önlenebilir bir hırsızlık olayını görevlerini titizlikle yapmamaları neticesinde hırsızlık olayının oluşumuna kendi kusurlu hareketleri sonucunda hırsızlık oluşmasına neden olduklarından... şirketinin hırsızlık olayında %100 (yüzde yüz) oranında sorumlu olduğu tespit edildiği, güvenlik şirketi ile sözleşme imzalayan diğer davalı ... Kooperatifi'nin meydana gelen hırsızlık olayında güvenlik hizmetinin gereği gibi yerine getirilememesinden dolayı ifa yardımcısının kusursuz sorumluluğu uyarınca üçüncü kişilere verilen zarardan güvenlik şirketi ile birlikte sorumlu olduğu, davacının sigortalısının bir kusurunun bulunmadığı,Hırsızlık olayı 30.12.2014 tarihinde meydan gelmiş olduğu ,... tarafından hazırlanan ekspertiz raporunda resmi kayıtların 2.799.756,92 TL olduğu, ancak üç ayrı depo arasında mal geçişleri olması ve fatura kesilerek de resmileştirilmediği görülmüş olduğundan, fiili sayım sonuçlarına göre yapılan sayım 3251 adet kabul edilerek 212.159,22 TL hasar tespit edildiği, olay sonrası bulunarak teslim alınan mallar toplamı olan 1.410,32 TL tutarı düşülmesi sonucu (212.159,22-1.410,32)  210.748,90 TL ulaşıldığı, % 10 muafiyet tutarı olan 21.074,89 TL düşüldükten sonra tazmini gereken tutar 189.674,01 TL olarak belirlenmiş olduğu görüldüğü \" tespiti yapılmıştır.Hasar tespiti konusunda esas alınan ekspertiz raporunda; Sigortalı ...; alkol satışı konusunda hem şahıs firması olarak hem de Limited şirket olarak faaliyet verdiği, şahıs işletmesinde market gibi bayilere satışın takip edildiği, şirket üzerinden ise gece kulüpleri ve otel gibi bayilere satışı yapıldığı, şahıs ve şirkete ait toplamda 3 adreste alkol satışı ve dağıtımı yapıldığı, şirket ile şahıs işletmelerine ait toplamda 3 adresin her biri için özel stok takip programından ayrı ayrı stok takibi yapıldığı, ancak yapılan görüşmelerde, sigortalının, şahıs firmasına ait adresleri ile şirkete ait adresler arasında mal geçişleri olabileceği öğrenildiği, yani adreslerdeki mallar karışık halde, hem şahıs firmasına hem şirkete ait olduğu, mal geçişleri yapıldığında gayri resmi stok programında, adresler arasında stok virmanları yapıldığı görüldüğü, ancak bu virmanların her zaman günü gününe yapılmadığı, ayda bir yada iki ayda bir yapıldığı, bazende yapılmasının atlandığı anlaşıldığı, su sebeple stoklarda eksi bakiyeye düşen ürünler olduğu gözlemlendiği, 3 adres arasındaki stok geçişlerinin, şirketten şahıs firmasına yada şahıs firmasından şirkete fatura kesilerek de resmileştirilmediği görüldüğü, bu çerçevede hasar adresinde hem sigortalı şahıs firmasına hem de şirkete ait mallar karışık halde bulunmakta olup hangi malın net olarak hangi işletmeye ait olduğunu tespit imkanı bulunmadığı ifade edilmiştir. Zarar hesabı konusunda konusunda birden fazla hesaplama yapılmış olup.. Programı verilerinden hareketle; Tablo 1'de ; sadece riziko adresinin olaydan bir önceki akşam (29/12/2014) son stok listesi verileri esas alınmış, ertesi gün sadece riziko adresindeki mal için ekspertizde yapılan sayım 29/12/2014 tarihli stoktan tenzil edilmiş, noksan adetle talep adedi kıyaslanarak 2847 adet kabul edilmiş ve 203.994,35 TL hasar tespit edilmiş, birim fiyatı olarak talep tablosunda belirlenen iskontolu net fatura alış fiyatı dikkate alınmıştır.Tablo 2'de ise hem şahıs ve işletmesi hem şirket bir arada düşünülerek iki firmanın toplam 3 adresindeki verilere göre Tablo 1'deki hesaplama yöntemine göre noksan adetle talep adedi kıyaslanarak 3407 adet kabul edilmiş ve 230.230,48 TL hasar tespit edilmiş, ancak ekpertizde yapılan incelemelerde olaydan önceki stok verileri gerçeği yansıtmadığı tespit edildiği,  bu sebeple tablo 1 ve 2 de yapılan her iki tespitte doğru veriyi vermediği, özellikle firmanın 3 adresi arasındaki şahıs ve şirket işletmesindeki mallar birbirine karışık halde tutulmasına rağmen, adres bazında ayrı ayrı yapılan stok takibinde adresler arasındaki bu geçişlerin düzenli virman takip edilememesi stok verilerinin gerçeği göstermediği. Bunların yanı sıra sigorta değerinde de gösterilen tablo verileri bir arada ele alındığında 3 adres toplamında fiili (çalınan hariç de olsa) 952.102,25 TL olmasına rağmen, stok takip verilerinin 1.744.134,17 TL,  sadece riziko adresi için fiili sayım (çalınan hariç de olsa) 591.490,61 olmasına rağmen, stok takip verilerinin 1.008.136,71 TL olarak yüksek görülmesi de tablo 1 ve tablo 2 de gayri resmi stok verilerine göre yapılan tespitlerin, gerçek değeri vermediği yönünde değerlendirilmiştir. 03/11/2014 tarihli olaydan önceki sayım envanter alınarak yapılan hasar tespitinde; Olaydan önceki son fiili sigortalı sayımı olan 03/11/2014 tarihli sayım doğru kabul edilerek değerlendirme yapıldığı,Tablo 3' de ; sadece şahıs işletmesine göre tespit yapılmış, 03/11/2014 sayımı envanter kabul edilerek 03/11/2014 sonrası hasar tarihine kadarki şahıs işletmesi alışları eklendiği, 03/11/2014 sonrası hasar tarihine kadarki şahıs işletme resmi satışları tenzil edildiği, noksan adetle, talep adeti kıyaslanarak 2355 adet  kabul edilmiş ve 165.777,96 TL hasar tespit edilmiş, birim fiyatı olarak talep tablosunda belirlenen iskontolu net fatura alış fiyatı dikkate alınmıştır. Tablo 4'de,  hem şahıs ve işletmesi hem şirket bir arada düşünülerek iki firmanın toplam 3 adresindeki verilere göre Tablo 3'deki hesaplama yöntemine göre noksan adetle talep adedi kıyaslanarak 3251 adet kabul edilmiş ve 212.159,22 TL hasar tespit  edilmiştir.Sigorta eksperi tarafından en doğru yöntemin olay öncesi son sayım (03/11/2014 tarihli) baz alınarak yapılan tespit olduğu kanaatine varılarak sigortalının 2 farklı işletmesine ait toplam 3 adresindeki mallar bir arada karışık bulunduğundan, hangi malın net olarak hangi işletmeye ait olduğu tespit imkanı bulunmadığından Tablo 4'deki veri esas alınmış, olay sonrası  yakalanan şüphelilerden teslim alınan 1.410,32 TL değerindeki mallar tenzil edildikten sonra poliçe kapsamı uyarınca %10 muafiyet uygulanmıştır.Öte yandan ekspertiz raporunda sigorta değeri ve hasar tutarı hesabında KDV dikkate alınmamış, sonradan bulunan bir kısım malların düşümü tespit edilen 210.748,90 TL net hasara %18 KDV eklendikten ve %10 muafiyet düşüldükten sonra davacı sigorta şirketi, sigortalısına 223.815,33 TL ödemede bulunmuştur.Tüm dosya kapsamına göre; 29/12/2014 günü gece yarısından sonra kimliği belirsiz şahıslarca çalıntı araç ile sigortalı işyerinin  kapı kilidinin kırılması suretiyle hırsızlık olayının gerçekleştiği anlaşılmıştır. Davalılar ... Kooperatifi ile  güvenlik şirketi arasında imzalanan güvenlik hizmet sözleşmesi kapsamında davalı güvenlik şirketinin ticaret merkezinin güvenliğin sağlanması konusunda koruma, gözetim, kontrol ve gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu bağlamda davalı güvenlik şirketinin hırsızlık olayına karşı kontrol, devriye ve kamera ile takip yönünden yükümlendiği önlemleri gereği gibi yerine getirmediği, davalının, sitenin yapısı, iş hacmi ve faaliyette bulunduğu saatler itibariyle olabilicek risklerin analizinin yapılarak alınması gereken tedbirler bakımından yetersiz kaldığı, davalı tarafından olaya zamanında müdahale edilmediği,  buna göre davalının ticaret merkezinin güvenliğin sağlanmasında zaafiyetin olduğu, diğer bir ifade ile güvenliğin sağlanmasında davalı güvenlik şirketinin kusurunun bulunduğu, üyelerine karşı ticaret merkezinin güvenliğinden sorumlu diğer davalı kooperatifin de davalı güvenlik şirketi ile birlikte sorumluluğu bulunmaktadır. Ancak, zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması durumlarında  6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenen müterafik kusurun uygulanması gerekmektedir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Müterafik kusur indiriminin tatbik edilebilmesi için, her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilmesi gerekir. Somut olayda, hırsızlık olayının gerçekleştiği... Merkezi içerisinde çok fazla sayıda işyeri bulunduğu ve çok geniş bir alanı kapsadığı, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünde bulunan dava dışı sigortalının da, sitenin konumunu dikkate alarak güvenlik şirketi tarafından verilen hizmetin yetersiz kalacağını öngörerek güvenliği artırıcı, ( alarm, kepenk kepenk gibi, etkili kamera sistemi vs ) ek tedbirlere başvurulmamış olması nedeniyle -ki olay sonrasında, binaya açılan kapının iç kısmına kepenk taktırıldığı, alarm taktırıldığı, kameraların cihazı çalınsa da uydudan takip edilebilecek şekilde gelişmiş sisteme çevrildiği görülmekle- hırsızlığın meydana geldiği zaman dilimi de dikkate alınarak dava dışı sigortalının %20 oranında müterafik kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.Zararın tespiti noktasında;  Sigorta eksperi tarafından en doğru yöntemin olay öncesi son sayım (03/11/2014 tarihli) baz alınarak,  sigortalının 2 farklı işletmesine ait toplam 3 adresindeki mallar bir arada karışık bulunduğu, hangi malın net olarak hangi işletmeye ait olduğu tespit imkanı bulunmadığı gerekçesiyle  hem şahıs ve işletmesi hem şirket bir arada düşünülerek iki firmanın toplam 3 adresindeki verilere göre yapılan hesaplamanın, riziko adresinde bulunmayan malların da dahil edilmesi nedeniyle  hatalı olmuştur. Raporda belirtildiği gibi sigortalı şahsın iki ayrı işletmesine ait malların 3 ayrı yerde karışık halde bulunduğu, dosyaya sunulan stok değerleri gerçeği yansıtmadığından sigortalı işyerinde hırsızlık öncesi ne kadar mal bulunduğunun tespiti yapılamamıştır.Türk Borçlar Kanunu 50. Maddesinde, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zarar miktarı hakkaniyete uygun olarak belirlemesi gerektiği ifade edilmiştir. O halde bu durumda, sadece riziko adresi için belirlenen olaydan önceki akşam stok kaydı ile olay sonrası sayım farkına göre tespit edilen tablo 1'deki hesaplamaya göre zarar miktarı belirlenmelidir. Ancak dava dışı sigortalı tarafından muhasebe kayıtların usulunu uygun tutulmaması nedeniyle  hangi malın net olarak hangi işletmeye ait olduğu tespit edilememesi, sigortalının şahıs firmasına ait adresleri (riziko adresi ile Suadiye adresi) şirkete ait adreslerde mal geçişleri olabilmesi nedeniyle bu duruma zarar görenin sebebiyet vermesi de dikkate alınarak TBK 50. Maddesi uyarınca  tablo 1'e göre belirlenen hasar miktarından %30 oranında hakkaniyet indirimine gidilmesi gerekmektedir. Buna dava dışı sigortalının tablo 1'e göre belirlenen  zarar miktarından KDV'siz hesaplanan  203.994,35 TL'den  %30 hakkaniyet indirimi uygulandıktan sonra  olay sonrası  yakalanan şüphelilerden teslim alınan 1.410,32 TL değerindeki mallar tenzili ile hesaplanan 141.385,72 TL'den poliçe kapsamında % 10 muafiyet düştükten sonra zarar miktarı KDV'siz 127.247,148 TL hesaplanmıştır. Bu durumda dava dışı sigortalının KDV dahil 150.151,63 TL hasar bedelinden,  % 20 müterafik  kusuruna isabet eden 30.030,32 TL'den  sorumlu olduğu gözetilerek bu miktarın mahsubu ile 120.121,30 TL bedel üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekirken  kusur tayininde ve zarar miktarının tespitinde hataya düşülerek hüküm tesis edilmesi  isabetli olmamıştır.Kabule göre de;  güvenlik hizmetini üstlenen güvenlik şirketi ile  sigortalı işyerinin bulunduğu sitenin yönetimi arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmamaktadır.  Her kadar aralarında irtibat olup biri hakkında verilecek karar diğerini etkilediğinden  davalı güvenlik şirketi ile diğer davalı site yönetimi hakkında açılan davalar birleştirilmiş ise de asıl ve birleşen dosya birbirinden bağımız ayrı davalar olduğundan her bir davalı hakkında ayrı ayrı karar verilmesi gerekirken davalar ayrıştırılmadan birlikte karar verilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilmesi cihetine gidilmiştir.Öte yandan, olayla ilgili olarak ceza dosyasında yargılamaları süren diğer davalılar ..., ..., ve ...'ın da zarardan sorumlu olduğu iddiası ile işbu dava yöneltilmiş ise de davalılar hakkında hırsızlık suçlaması ile değil suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlaması ile soruşturma ve kovuşturma başlatıldığı, ... hakkında yüklenen suçu işlediği sabit olmadığından beraat kararı verildiği, diğer davalılar hakkında soruşturma aşamasında  tefrik kararı verildiği, soruşturmanın akıbeti hakkında dosyada bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla davalıların, sigortalı işyerindeki malları çaldığı yada  çalınan malları satın aldığı yada kabul ettiği kanıtlanamadığından davalılar hakkında red kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan tüm bu nedenlerle davacı  vekilinin hem asıl hem birleşen dosya yönünden esasa ilişkin istinaf başvurusunun reddine, kamu düzenine ilişkin aykırılıklar dikkate alınarak asıl ve birleşen davanın ayrıştırılarak karar verilmesi gerektiği  gözetilerek bu husus yönünden  kabulüne, davalı ... Kooperatifi vekilinin birleşen dosya yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.b-2 madde uyarınca kazanılmış haklar gözetilerek asıl ve birleşen dava yönünden yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davacı vekilinin asıl ve birleşen dosya yönünden istinaf başvurusunun esasa ilişkin nedenlerden REDDİNE, asıl ve birleşen davanın ayrıştırılarak karar verilmesi gerektiği hususunda KABULÜ ile, Davalı ... Kooperatifi vekilinin birleşen dosya yönünden istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 bendi uyarınca Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2016/1111 Esas - 2020/576 Karar sayılı 19/11/2020 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE,<br>ASIL DAVA YÖNÜNDEN:1-Davalılar ..., ..., ... yönünden açılan davanın REDDİNE,2-Davalı... Şirketi yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; birleşen davada tahsilde tekerrür olmamak şartıyla 156.815,00 TL tazminatın 09/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı... Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Asıl davada yargılama giderleri yönünden a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli olan 10.712,03TL karar ilam harcından peşin alınan 3.822,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.889,82TL'nin davalı ... Şirketinden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,b-Davacı tarafından sarf edilen 29,20TL Başvuru Harcı, 3.822,21TL Peşin Harç olmak üzere toplam 3.851,41TL'nin davalı ... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,c-Davacı tarafından sarf edilen 2.300,00TL bilirkişi ücreti, 525,00TL posta masrafı,  221,80TL keşif harcı olmak üzere toplam 3.046,80 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 2.134,72TL'nin davalı ... Şirketinden alınarak davacıya verilmesine,ç-Davalı ... Şirketi tarafından sarf edilen 50,00TL posta masrafından kabul red oranına göre hesaplanan 14,96TL'nin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine, d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...Şirketinden alınarak davacıya verilmesine e- Davalılardan  ... Şirketi ile ... ve ... kendilerine vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar  ... Şirketi ile ... ve ...'a verilmesine f-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,<br>BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN:1- Davalı ... yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; asıl davada tahsilde tekerrür olmamak şartıyla 120.121,30 TL tazminatın 09/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...'nden  alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,3-Birleşen davada yargılama giderleri yönünden a-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli olan  8.205,48 TL karar ilam harcından peşin alınan 3.822,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.383,27‬ TL'nin davalı ...den alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, b-Davacı tarafından sarf edilen 35,90 TL Başvuru Harcı, 3.822,21TL Peşin Harç olmak üzere toplam 3.858,11TL'nin davalı ... Kooperatifinden  alınarak davacıya verilmesine, c-Davalı ... Kooperatifi tarafından sarf edilen 1.800,00TL bilirkişi ücreti ve 54,30TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.854,30 TL yargılama giderinden kabul red oranına göre hesaplanan 859,10 TL'nin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine, ç-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine d- Davalı  ... Kooperatifi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan  Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak daval . Kooperatifi'ne verilmesine e-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,İstinaf Yargılaması Giderleri Yönünden;1-Davacı vekilinin asıl ve birleşen dosya yönünden istinaf başvurusunun kabul sebebine göre başvurma harcının Hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 2-İstinaf başvurusunun kabul sebebine göre davacı vekilinin istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3- Davalı ...ı Kooperatifi tarafından birleşen dosya yönünden yatırılan 162,10 istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,4-Birleşen dosya yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının ... Kooperatifi tarafından yatırıl  2.738,00 TL'den mahsubu ile arta kalan kısmın davalıya iadesine 5-Davalı ... Kooperatifi tarafından sarf edilen 589,70, istinaf  başvuru ve karar harcı ile 60,50 TL posta masrafı olmak üzere toplamda 650,20 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c453049d6e9c1a2d","SID":"76631d2693d25c16"}}