{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/2195 <br>KARAR NO\t: 2024/1430 <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/317 Esas 2021/721 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 21/11/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 03/12/2024<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10.01.2017 tarihinde, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı özel halk otobüsünün, davacı idaresindeki elektrikli bisiklete çarparak davacının yaralanmasına ve malul kalmasına neden olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL daimi iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 06.11.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini geçici işgöremezlik tazminatı için 2.808,14 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 4.172,14 TL’ye yükseltmiş, 24.02.2021 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatının 36.172,04 TL olarak ıslah ettiğinin belirtmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru dava şartının usulüne uygun yerine getirilmediğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının elektrikli bisiklet kullanmak için ehliyeti bulunup bulunmadığını ve kask takmadığından mütefarik kusuru gereği tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %70, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça dosyaya sunulan Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden alınan raporda, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının %1, tıbbi iyileşme süresinin 4 ay olduğunun belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, hesap yönünden 16.08.2021 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunun hükme esas alındığı ancak hesaplamada %8.1 daimi maluliyet oranı kullanılmasının hatalı olduğu, %1 daimi maluliyet oranına göre resen hesaplama yapıldığı, davacının kaskı olmadığından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, birden fazla ıslah mümkün olmadığından ilk ıslahın dikkate alındığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 4.167,34 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı, 1.347,90 TL geçici işgöremezlik tazminatının 13.04.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının maluliyetinin Hacettepe Üniversitesinden alınan raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre %8.1 olduğunun belirlendiğini, bu oranın hesaplamada esas alınması gerektiğini, davacının kaskının bulunmaması ile yaralanması arasında illiyet bağı bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, kazanın oluşumunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı istemine ilişkindir.<br>1-Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi yönünden dört ayrı bilirkişi raporu alındığı; makine mühendisi bilirkişiden, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden ve üç makine mühendisinden oluşan bilirkişi kurulundan alınan üç raporda da, davacı ...'un, İstiklal caddesinden Şanlıurfa caddesine çıkışında ana yolu yeterince kontrol etmediği ve solundan gelerek durağa yanaşmak üzere olan otobüse gereken dikkati vermediği, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsü ...'in durağa yanaşırken aracın sağındaki trafiği yeterince kontrol etmediği belirlenerek kazanın oluşumunda davacının %70, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, üç raporun birbirini doğruladığı, belirlenen kusur oranının kaza tespit tutanağındaki bilgiler ve kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu görülmekle davacı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>2- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihe göre 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiği Yargıtay tarafından kabul edilmektedir. <br>Somut olayda, davacının dava konusu kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranı yönünden hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 10.12.2018 tarihli raporunda, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının daimi maluliyet oranının belirlendiği, raporun, kaza tarihi (10.01.2017) dikkate alındığında yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde tanzim edildiği anlaşılmakla davacı vekilinin, davacının maluliyetinin Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğine yönelik istinaf itirazının reddi gerekmiştir.<br>3- Borçlar Yasasının, \"Tazminatın belirlenmesi\" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.<br>Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. \"Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı\" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır.<br>Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. Davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.  <br>Mahkemece, davacının motosiklet sürücüsü olduğu ve kaza esnasında kaskının olmadığı, bu durumun zararın artmasına neden olduğu gerekçesi ile aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan zarardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; davacının kazada kolunun kırıldığı, davaya konu işgöremezlik zararının davacının kolunun kırılmasına dayandığı anlaşılmakla davacının kask, dizlik gibi güvenlik tertibatını alsa dahi bu tertibatın davacının kolunun kırılmasını engelleyici özelliğinin bulunmadığı, bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmasının isabetli olmadığı anlaşılmıştır. Bu husus, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 16.08.2021 tarihli aktüer bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak resen yapılan hesaplamada; davacının talep edebileceği sürekli işgöremezlik zararının 5.209,18 TL olduğu ( hesaplanan toplam 1.736.392,94 TL sürekli işgöremezlik zararı üzerinden, davacının %1 daimi maluliyet oranı ve davalının %30 kusur oranına göre), geçici işgöremezlik zararının ise 1.684,88 TL olarak raporda hesaplandığı; ne var ki, davacının, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak sürekli işgöremezlik tazminatı talebini ıslah dilekçesi ile 4.172,14 TL’ye artırdığı, taleple bağlılık ilkesi gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, müterafik kusur indirimi yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, sair istinaf sebeplerinin reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddine, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,<br>Buna göre;<br>a)DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 4.172,14 TL kalıcı işgöremezlik tazminatı, 1.684,88 TL geçici işgöremezlik tazminatının 13.04.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının kalıcı işgöremezlik tazminatı talebi yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, geçici işgöremezlik tazminatı talebi yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 400,09 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 169,40 TL karar harcının mahsubu ile bakiye 230,69 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına<br>3-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 5.857,02 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafça yapılan yargılama gideri; UYAP sisteminde kayıtlı 6.179,86 TL ile 1.140,00 TL maluliyet rapor ücreti, 323,00 TL ATK ücretinin toplamı 7.642,86 TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre belirlenen 6.343,57 TL'sinin ve davacı tarafça yatırılan 169,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Davacı tarafından yatırılan  istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,<br> 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 82,50 TL tebligat ve posta masrafı ile 162,10 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 244,60  TL istinaf yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>3-Davacı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde dava.. iadesine, <br>4-Kararın taraflara tebliğine, \t<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 21/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br>.<br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d44636e4085f3f21","SID":"a54af82fc0c81df7"}}