{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1215 <br>KARAR NO: 2024/1618<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/05/2023<br>NUMARASI: 2023/117 Esas -  2023/419 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ: 03/02/2023<br>DAVA TARİHİ: 27/02/2023<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/11/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının İstanbul ili Bahçelievler ilçesi ... Mah. ... Pafta ... Ada ... Parsel sayılı 919,00m² miktarlı 5 katlı 18 meskenli Kargir Apartmanın ... arsa paylı 1. Kat 10 nolu meskenin maliki olduğu, davacının ... Limited Şirketi'ni hasım göstererek Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde ki ipoteğin kaldırılması için cebri icra yoluna başvurduğunu, yapılan cebri icra sürecinde ... Dağıtım Limited Şirketi'nin resen terkin edildiğinin Ticaret Sicil Müdürlüğü kaydından anlaşıldığını ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla dava açmak için kendilerine yetki verildiğini, bu nedenle ... Limited Şirketinin ihyasının talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu yüzden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tüm bu nedenlerle müvekkili yönünden açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin diğer tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen dava dilekçesinde özetle; ticaret sicilinden terkin edilen ... Dağıtım Limited Şirketi'nin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca ihyasını talep etiği, işbu davanın taraf teşkilinin sağlanması amacıyla açıldığını, davanın Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/117 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...\"Dava dilekçesi içeriği ile Tasfiye Halinde ... Dağıtım Limited Şirketi'nin ihyası talep etmiş ise de ticaret sicil kaydı kapsamında şirketin tasfiye halinde olduğu ve sicilden terkin edilmediği, sicilden terkin edilmeyen şirketin tüzel kişiliğinin halen devam ettiği ve taraf ehliyetinin bulunduğu, bu nedenle davacının talebinde hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla HMK 114/h maddesi uyarınca davada davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması HMK nun 114/h maddesi gereğince dava şartlarından olmakla, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Dağıtım Limited Şirketi'nin tasfiye memurlarının şuanda geçerli bir yetki belgesi / vekaletnamesi bulunmadığından Ticaret Sicil Müdürlüğünce bildirilen tasfiye memurlarının söz konusu ipoteği kaldırmaya yetkileri de bulunmadığını, şirket adına yetkisi bulunmayan tasfiye memurlarının yerine yeniden tasfiye memuruda atanmadığını, söz konusu ipoteğin halen taşınmaz üzerinde devam ettiğini, tasfiye memurları ile yapılan şifai görüşmelerde kendilerinin geçerli bir vekaletname veya yetki belgesi bulunmadığını bildirdiklerini, müvekkilin taşınmazı üzerinde bulunan ipoteğin kaldırılması için tarafımızca son çare olarak ihya davası açıldığını, Yerel Mahkeme kararının yasaya ve usule aykırı olup eksik inceleme neticesinde verilmiş olduğunu ve bozulması gerektiğini,  davalı olan tasfiye memurlarının şirket adına işlem yapmaya yetkili olduklarını gösterir yetki belgesi ve vekaletnamalerinin geçerlilik tarihinin dolduğunu, şirket adına işlem yapmaya yetkisi bulunmayan tasfiye memurunun müvekkilin taşınmazında bulunan  150-TL bedelli ipoteğin kaldırılmasına ilişkin işlemleri yürütmesinin imkansız olduğunu; usul ve yasalara da aykırı olduğunu, sayın mahkemece yeterli inceleme yapılmadan hüküm oluşturulduğunu, bunun bir bozma sebebi olduğunu, tasfiye memurlarının yetki sürelerinin devam edip etmediği, devam ediyorsa buna ilişkin vekaletname veya yetki belgesinin dosya içerisine delil olarak alınması gerekirken buna ilişkin herhangi bir işlem yapılmadığını, dosya kapsamında tüm deliller toplanmadan asıl ve birleşen dava yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine ve ayrıca davalılar vekili lehine birleşen ve asıl dava yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi yönünde karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olup kabulünün mümkün olmadığını, Asıl ve birleşen davalar ihya davası olmasından sebeple ihya davası açılırken Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yöneltilmesi gerektiğinden taraflarınca bu şekilde başlatıldığını, asıl ve birleşen davada davalı sıfatı ile bulunan ticaret sicil müdürlüğü lehine dava reddedildiğinden tek vekalet ücretine taktir edilmesi gerektiğini, yerel  mahkeme kararının yasaya ve usule aykırı olup kararın bozularak açılan işbu davanın kabulü gerektiğini, dosyanın detaylı incelenerek kanaat oluşturulmasını, yerel mahkeme kararının istinaf edilen hususlarda bozulmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru  tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK'nın 547. maddesi gereğince \" (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde \" şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir\" hükümleri   düzenlenmiştir. Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda   bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına  olacaktır. Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına  imkan sağlayarak   tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir. Somut olayda ihyası talep edilen Tasfiye Halinde ... Dağıtım  S Ltd.Şti  'nin  İstanbul  Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde   kayıtlı iken  tasfiyeye girdiği, tasfiye kapanışı yapılmadığı ve şirketin ticaret sicilden kaydının terkin edilmediği anlaşılmakla  mahkemece davaya konu şirketin tasfiye sürece tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.(Y 11.H.D 'nin 04/11/2019 tarih ve E: 2018/5801 -K: 2019/6748) Dava hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmiş olup, davacı HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğundan  davalı sicil müdürlüğü lehine vekalet ücreti hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak AAÜT uyarınca  3. Maddesi uyarınca ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Buna göre Mahkemece asıl ve birleşen davanın ret sebebi ortak olduğu ve davalı sicil müdürlüğü lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, asıl dava  yanında ayrıca birleşen davada da vekalet ücreti takdir edilmesi doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile  dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından,kararın kaldırılmasına ve birleşen davada davalı sicil müdürlüğü lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinafa konu ilk derece mahkemesi kararının   HMK 353(1)b-2 uyarınca KALDIRILMASINA; 1-Asıl ve birleşen davaların hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Asıl davada; a-Alınması gereken harç peşin olarak alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, c- Yargılama sırasında davalı ... Sicil Müdürlüğü kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı sicil müdürlüğüne verilmesine, d-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, 3-Birleşen davada; a-Alınması gereken harç peşin olarak alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, c- AAÜT 3. Maddesi uyarınca davacı ... Sicil Müdürlüğü lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, d-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, 4-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı vekili tarafından istinaf aşamasında sarfedilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, c-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"07f10c6b448b48f3","SID":"e3a77dc2c5e3fa12"}}