{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2024/1774 <br>KARAR NO: 2024/1826<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: istanbul anadolu 3. asliye ticaret mahkemesi<br>TARİHİ: 30/4/2024<br>NUMARASI: 2017/530 (E) - 2024/331 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 17/12/2024<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ İstanbul 3'üncü Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/530 (E) sayılı asıl davasında; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye (eski unvanı ... Sigorta AŞ) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, davalı işleten ...'e ait sürücüsü davalı ...'nin yönetimindeki ... plakalı taksinin 14/5/2016 günü geri manevra yaptığı sırada müvekkili davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 99.000 TL manevi tazminatın  davalı sigorta şirketinin maddi tazminat bakımından poliçe teminat limitiyle sorumlu olması koşuluyla müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23/1/2018 günü yapılan ön inceleme duruşmasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 119'uncu maddesi uyarınca davanın konusunu açıklaması için süre verilen davacı vekili 1/2/2018 günü sunduğu dilekçe ile davaya konu trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde, davacının yaralanmasından kaynaklanan uğradığı zarar için 1.000 TL maddi tazminat ile 99.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta AŞ vekili ile ... cevap dilekçelerinde ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır. Birleşen İstanbul Anadolu 4'üncü Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/458 (E) sayılı davasında; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı, davalı işleten ...'e ait, sürücüsü davalı ...'nin yönetimindeki ... plakalı taksinin 14/5/2016 günü geri manevra yaptığı sırada müvekkili davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 1.000 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş;  23/1/2024 günü sunduğu dilekçe ile talep ettiği geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat tutarını 4.072,04 TL'ye yükseltmiştir. İlk derece mahkemesince, İstanbul 3'üncü Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/530 (E) sayılı asıl davasında maddi tazminat talebinin reddine, 5.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; davalı sigorta şirketine karşı açılan manevi tazminat davasının reddine; birleşen İstanbul Anadolu 4'üncü Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/458 (E) sayılı davasının kabulüne, 4.072,04 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) 2'nci İhtisas Dairesinin raporu ile buna bağlı düzenlenen hesap raporunun yerinde olmadığını, hangi gerekçelerle bu raporun hükme esas alındığının da gerekçede gösterilmediğini; 9/2/2021 tarihli oturumda Anayasa Mahkemesinin iptal kararı verdiği gözetilerek dava dosyasının yeniden ATK'ye gönderilerek Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre, olanağı bulunmaması durumunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre rapor düzenlenmesinin istenmesinin ardından ara kararı uyarınca alınan ATK 2'nci İhtisas Dairesinin 11/3/2021 tarihli raporunda davacının meslekte kazanma gücünü %5,1 oranında kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiğini, tüm bu açıklamalar ışığında 11/3/2021 tarihli raporda belirtilen %5,1 oranındaki maluliyete göre hesap raporu alınması gerekirken, engellilik oranının bulunmadığına ilişkin raporun esas alındığı hesap raporuna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu; hükmolunan manevi tazminatın tutarının da çok düşük olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. ATK Trafik İhtisas Dairesinin 25/11/2021 tarihli raporunda yönetimindeki otomobil ile olay yeri sokakta geri manevra yapmak istediği sırada, geri görüş alanını etkin biçimde gözlemlemesi ve geri manevrası boyunca da manevra alanını kontrolü altında bulundurması gerekirken geri manevra ile davacı yayaya çarpan davalı sürücü ...'nin %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54'üncü maddesi kapsamında açılan davalarda, maddede öngörülen meslekte kayıp oranının belirlenmesinde yargısal uygulamalarda, kaza tarihi itibarıyla ayırım yapılarak, kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü; 11/10/2008 tarihi ile 01/9/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği; 1/9/2013-1/6/2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği; 1/6/2015-20/2/2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri; 20/2/2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak maluliyet raporu alınması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak, eldeki dava gibi TBK'nin 54'üncü maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp nedeniyle açılan davalarda, beden ve ruh tamlığının bozulmasının, zarar görenin sanatına veya mesleğine etkisi ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 90'ıncı maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu belirtilmiş, ayrıca bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'deki haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür. Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) kaza tarihi itibarıyla yargısal uygulamalarda uygulanması kabul edilen  Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğu gibi,  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir. Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü  ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği) \"Dayanak\" başlıklı 3'üncü maddesinde; 5510 sayılı Kanunun 107'nci maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; \"Kapsam\" başlıklı 2'nci maddesinin (1) numaralı bendinde de yönetmeliğin, \"5510 sayılı Kanunun 4'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına, \" ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmiştir. Buna karşılık  Özürlülük Ölçütü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri  Yönetmeliğinin \"Dayanak\" başlıklı 3'üncü maddesinde bu Yönetmeliğin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5'inci maddesine dayanılarak hazırlandığı, yine anılan Yönetmeliğin  2'nci maddesinde Yönetmeliğin, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı düzenlenmiştir. Buna göre -adli tıp öğretisinde de kabul edildiği üzere- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerip haksız fiile maruz kalan  kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları,  iş kolları ve kişilerin  yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermekte ve bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak vermektedir. Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise, kişinin maruz kaldığı haksız fiil ve bunun sonucu olarak mesleğinde kazanma  gücünü hangi oranda kaybettiğini belirlemekte yeterli olmayıp daha ziyade kişide bulunan sistematik hastalıkları ön plana çıkarmakta, malulen emeklilik, vergi indirimi, bakım ücreti, özel eğitim  ve özel donanımlı araç kullanımına yönelik olup  tazminat hesabında  asıl önem arz eden yaş, sanat, meslek, meslek grubu gibi faktörlerin hesaplamada değerlendirilmemesinden dolayı  tazminatın unsurlarını ve hak edilen tazminatın belirlenmesinde yeterli ve gerekli  parametreleri içermediği için yeterli olmamaktadır. Diğer yandan ATK 2'nci İhtisas Kurulunun 24/8/2020 gün ve 11078 sayılı raporunda, davacı ...'ın 14/5/2016 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmesi dolayısıyla tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği belirtilmiş; 26/2/2021 gün ve 3768 sayılı raporunda ise, davacı ...'ın 14/5/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle \"grup 1\" kabul edilerek E cetveline göre meslekte kazanma gücünden %5,1 oranında kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği bildirilmiş; hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı bilirkişinin raporunda ise davacının  14/5/2016 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli sakatlığının bulunmadığı gerekçesiyle sürekli sakatlıktan kaynaklanan maddi tazminatın hesaplanmadığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, ATK 2'nci İhtisas Kurulunun  26/2/2021 gün ve 3768 sayılı raporuna göre davacının, 14/5/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre meslekte kazanma gücünden %5,1 oranında kaybettiği kabul edilerek, aktüerya hesap uzmanı bilirkişiden, davacının sürekli sakatlıktan kaynaklanan zararına ilişkin rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılmasında isabet görülmemiştir. Diğer yandan, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler ışığında değerlendirildiğinde; davacı ile davalılar ... ve ...'nun dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporundan anlaşılan kusur oranına ve olayın meydana geldiği tarihe göre davacı lehine hükmolunan manevi tazminat miktarının da yetersiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f3c5130129723e8d","SID":"800da75facbfdd6c"}}