{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br><br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/101 <br>KARAR NO\t: 2024/104<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t:<br>ÜYE\t:<br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI   : ...... E. - ........ K.<br>KARAR TARİHİ                 : 26/09/2024<br><br>DAVACI\t:<br>                                              <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVALI \t:<br>VEKİLİ            :<br>                                              <br>DAVA TÜRÜ                    : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ                   :  06/03/2024<br>KARAR TARİHİ                :  18/12/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ    :  19/12/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>TALEP;<br>Davacı vekili 06/03/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; sahte imzalar taşıyan bonolarla başlatılan icra takibine karşı menfi tespit davası açtıklarını, davacı aleyhine başlatılan icra takibinde ödeme emri tebliğ edilmediğinden takibin kesinleşmediğini, icra takibine konu bonolardaki imzaların davacıya ait olmadığını, takip alacaklısı ve temlik alanın, davacının borçlu olmadığını bilmesine rağmen takibe devam ettiğini, takip alacaklısının ve temlik edenin icra takibi başlatmak için kötü niyetli bir şekilde hareket ettiğini belirterek, icra takibinin iptaline, davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP<br>Usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.<br>Mahkemenin 26/09/2024 tarihli kararında; alınan bilirkişi raporu ile takibe dayanak senetlerdeki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edildiğinden, bu nedenle davacının söz konusu senetler nedeniyle borçlu olmadığına kanaat getirilmekle, icraya dayanak senetlerden ötürü davacının takibe ve senede dayalı borçlu olunmadığı yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davalının takibinde haksız ise de kötü niyetli olmadığı anlaşıldığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ; \t<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının icra dosyasını 2023 yılında noter senedi ile temlik aldığını, takip dosyasında alacaklının ......... adlı dava dışı 3. kişi olduğunu, davacının şikayetinin süre aşımından reddedildiğini, bunun üzerine takibe devam edildiğini, HMK gereği, görev hususu kamu düzeninden olduğundan re'sen dikkate alınması gerektiğini, somut olayda tarafların her ikisinin de tacir olmadığını, en azından davacının tacir olmadığını, davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde yürütülmesi gerektiğini, davacının takipten yeni haberi olduğunu iddiasının mantıklı olmadığını, gerek UYAP vatandaş portaldan gerekse de bonodaki asıl borçludan (davacı senette kefil) takibin varlığını öğrenmiş olabileceğini, bilirkişi raporunun tek uzman görüşüne dayalı olduğunu, bilirkişi adli tıp uzmanı olsa da kriminal daire ya da ATK raporu olmadığını, tek kişilik rapora dayanılıp heyet raporu alınmadan hüküm kurulmasının eksik inceleme olacağını, dava dilekçesi muhtara tebliğ edildiğinden davalı asilin cevap süresini, delil listesi ibrazını ve rapora itiraz süresini kaçırdığını, hiç olmazsa, eksik inceleme yönündeki itirazlarının karşılanması gerektiğini, davacının kamu davası ile irtibatı olmadığını, o dosyadaki olguların bu yargılamada delil niteliğinde olmadığını, davalının iyiniyetli hamil olduğunu, dosyayı temlik aldığını, senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilemeyeceğini, tarafların doğrudan sözleşmeden doğan bir ilişkisinin de bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davacı vekili 18/11/2024 tarihli istinafa cevap dilekçesinde; dava konusu üç adet senedin meblağları toplamının 25.750,00 TL olup, bu miktarın istinaf sınırının altında kaldığını, davalı ve vekilinin icra dosyasındaki davacıya gönderilen 11/11/2021 tarihli ödeme emrininin ve sahte senetleri içeren tebligatın iade olduğunu bildikleri halde Mahkemeye yalan beyanda bulunduklarını, icra dosyasındaki 11/11/2021 tarihli tebligat mazbatasının incelenmesini, ..........3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin .......... E. sayılı dosyasında senet borçlusu ..........'un senetlerdeki imzaların tamamını kendisinin attığını ve ......... adına da kendisinin imzaladığını beyan ettiğini, dosyadaki bilirkişi raporuyla imza ve yazıların davacı ..........' a ait olmadığının tespit edildiğini, kambiyo senetleri ticari evrak vasfında olup görev itirazının yerinde olmadığını, sahte senetlerin düzenlenmesinde.......'ın bizzat iştiraki olduğunu, tefecilikten sabıkalı davalı........'ın, icra dosyasındaki temlikname ile ............ adlı kişinin alacaklı olduğu icra dosyalarındaki alacaklarını kendisine ödeyip bu icra dosyalarını temlik almasının inandırıcı olmadığını, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu belirterek, karar hukuka uygun olduğundan istinaf talebinin reddini talep etmiştir.   <br>DELİLLER; .............  Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ........... E. - ......... K. sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ;<br>Dava, bonoya dayalı icra takibinden dolayı menfi tespit talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dava ve icra takibine konu 3 adet bononun tümünde alacaklı .........., borçlu ........., kefil ..........olduğu, 26/08/2020 ödeme tarihli 7.500 TL bedelli, 30/08/2020 ödeme tarihli 7.500 TL bedelli ve 30/08/2020 ödeme tarihli 10.750 TL bedelli oldukları, davanın bu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.<br>Her ne kadar davacı vekili, bono bedelleri toplamının 25.750 TL olduğundan bahisle istinaf inceleme sınırımın altında olduğundan incelenemeyeceğini ileri sürse de, dava değerinin  30.402,83TL takip talebindeki miktar olarak belirtilmesi, 2024 yılı istinaf sınırı olan 28.250 TL  olması dikkate alınarak incelemeye geçilmiştir.  <br>Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıdadır. Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıdadır. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya aittir. <br>Kambiyo senedindeki imzanın keşideciye ait olduğu yönündeki ispat yükü, senedi elinde bulundurup icra takibine girişen ve senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden davalı alacaklıya düşmektedir.<br>Somut olayda; yargılama aşamasında grafolog doktor bilirkişiden alınan raporda bonolardaki kefil davacı ..........adına atılı imzaların eli ürünü olmadığının tespit edildiği bu rapora istinaden hüküm kurulduğu, bilirkişi raporunun yeterli inceleme ve değerlendirme içerdiği, mukayeseye esas yeterli imza örneklerinin mahkemece usulünce toplandığı, bilirkişinin gerekli teknik incelemeyi yaparak raporunu düzenlediği, ceza dosyası sanığı takip borçlusu ............'un tüm imzaları kendisinin attığı yönündeki beyan da dikkate alınarak, bonodaki imza kendisinden doğmayan davacının takip borcundan sorumlu tutulamayacağı açık olup, mahkemenin bu yönlü kararı isabetli bulunarak, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde bulunmamıştır.  <br>Gerekçeli karar başlığında; mahkemenin adının altına \"2 Nolu Kalem\" ibaresinin yazılacağına ilişkin HMK'da hüküm bulunmamasına göre anılan ibarenin yer alması ve taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; dosya kapsamına göre kararın dayandığı bilgi- belge ve delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlerde isabetsizlik bulunmaması, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olması ile vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmaması, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken  2.076,81 TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken davalı tarafından yatırılan 519,20  TL harcın mahsubu ile; bakiye 1.557,61 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmın, HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin, ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>7-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca  KESİN olmak  üzere 18/12/2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi. 18/12/2024<br><br><br>Başkan<br>e-imzalıdır <br><br>Üye<br>e-imzalıdır<br><br>Üye<br>e-imzalıdır <br><br>Katip<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01092f762d8a8c0e","SID":"758159fc80bd8222"}}