{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/856 <br>KARAR NO:2024/1695<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET  MAHKEMESİ<br>TARİHİ:17/03/2021<br>NUMARASI:2018/145 Esas -  2021/190 Karar<br>DAVA:Denkleştirme akçesi(Ticari Şirket)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/11/2024<br>Taraflar arasındaki  denkleştirme akçesi(ticari şirket) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı ... AŞ kabulüne, davalı ... Şti. yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine  yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ortağı olduğu davalı .. Şti.'nin 28.12.2017 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında \"devrolan şirket\" sıfatı ile başka bir şirket olan ... A.Ş. ile birleşme kararı alarak uygulamaya koyduğunu ve resmi işlemlerin tamamlandığını, bu toplantının 5. Maddesi uyarınca davacının 118.020,46 TL devir akçesi ödenerek ortaklıktan çıkarılması ve devralan davalı ... A.Ş. bünyesinde yer almamasının oylanarak kabul edildiğini, davacının ayrılma akçesi verilerek ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin karara itirazlarının olmadığını, ancak ayrılma akçesinin hatalı olarak az belirlendiğini, bu nedenle ayrılma akçesi miktarının gerçek değere yükseltilerek uygun bir denkleştirme akçesi belirlenmesine, bedelin faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 09/02/2021 tarihli ıslah dilekçesince özetle; 118.020,46 TL ayrılma akçesi rakamının 303.485,25 TL'ye yükseltilmesine, önceden yapılan ödemeden sonra bakiye kalan 185.464,79 TL ayrılma akçesi alacağının davalı ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya ödenmesine, bu alacağa dava tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... Şti.'nin aktif ve pasifleri ile birlikte diğer davalı  ... A.Ş. tarafından devralındığını ve ... Şti.'nin ticaret sicilinden terkin edildiğini, bu nedenle davalı ... Şti.'nin şirketinin husumet ehliyetinin kalmadığını, bu şirket hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, genel kurul toplantısının 5 numaralı kararın ayrılma akçesi rakamına ilişkin kısmının iptalinin istenemeyeceğini, sadece ayrılma akçesinin tutarına itiraz edilebileceğini, ancak davacıya ödenen ayrılma akçesi payının gerçek değer olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ..Müsnet davada, birleşme işleminin tesciliyle  birlikte devralınan .... Şti. tasfiyesiz olarak sona sona ermiş ve ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmıştır(TTK m. 136/4). Bu durumda .... Şti’nin tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle davalı .. şirketinin bu davada pasif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Kaldı ki, TTK m. 191/4’de “Davanın giderleri devralana aittir” demek suretiyle pasif husumet ehliyetinin devralan şirkete ait olduğu açık bir şekilde düzenlenmiştir. Bu düzenleme, TTK m. 136/4’ün “Birleşmeyle, devralan şirket devrolunan şirketin malvarlığını bir bütün hâlinde devralır. Birleşmeyle devrolunan şirket sona erer ve ticaret sicilinden silinir” şeklindeki düzenlemenin doğal bir sonucudur. Zira, devralınan şirketin tüzel kişiliği sona ermiş olacağından, bu davanın açılabileceği tek hukuki kişilik devralan (somut olayda... A.Ş) şirkettir. Bu nedenle  davalı ... Şti.'ye karşı açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. 3-c)Davacının denkleştirme akçesi istemiyle ilgili inceleme ve değerlendirme: Yukarıda metni açıkça yazılan TTK'nin 191. Maddesi hükmü uyarınca birleşmede, bölünmede ve tür değiştirmede ortaklık paylarının ve ortaklık haklarının gereğince korunmamış veya ayrılma karşılığının uygun belirlenmemiş olması hâlinde, her ortak, birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren iki ay içinde, söz konusu işlemlere katılan şirketlerden birinin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, uygun bir denkleştirme akçesinin saptanmasını isteyebilir.Davacı vekili, bu madde hükmü uyarınca denkleştirme akçesinin hesaplanmasını ve tahsilini talep etmiştir. Bu nedenle mahkememizce konusunda uzman bilirkişi kurulundan kök ve ek raporlar alınarak uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi ..., motorlu araç değerleme konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ... ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi Dr. Öğ. Üyesi ...'dan oluşan üç kişilik bilirkişi heyetince, davacının hissesinin bulunduğu devrolan davalı .... Şti.’nin 31.08.2017 tarihli Kaydi ve Rayiç bilançosu çıkarılmış ve 06.04.2019 tarihli kök raporun 5 ilâ 9. Sayfaları arasında tablo şeklinde ayrıntılı olarak gösterilmiştir. Bilirkişi heyetince yapılan rayiç değer tespitinden sonra devrolan davalı .... Şti.’nin aktifinde kayıtlı olan taşıtların değeri toplam 4.016.000,00 TL olarak tespit edilmiş, devrolan davalı şirketin ... varlık tutarı ise 3.034.852,59 TL olduğu tespit edilmiştir.\tBuna göre, davacının hissedar olduğu dönemde hisse oranının % 10 olduğu göz önüne alındığında ise, devir akçesi bedelinin 31.08.2017 tarihi itibarı ile Rayicen ( x 0,10)= 303.485,25 TL tutarında olması gerektiği yönünde görüş bildirilmiştir.Davacı vekili, bilirkişi kök raporuna karşı sunduğu 22.05.2019 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; bilirkişi heyetinin yaptığı hesaplamanın müvekkilinin lehine olmasına rağmen Yargıtay’ın aradığı hesaplama yönteminin kullanılmadığını, işletmenin piyasa değerinin ne olduğu ve şirket ömrü hususlarında herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, dolayısı ile varılan sonuç ile salt şirketin varlıklarının değerinin ortaya çıktığını, ancak piyasa değeri hesaplamasına ilişkin hususun değerlendirme dışı kaldığını, oysa şirketin 3.kişiye satış değerinin de belirlenmesi gerektiğini, bilanço incelendiğinde 12 Ticari Alacaklar kaleminde 7.871.138,49 TL ve 13 Diğer Alacaklar kalemin de ise, 11.130.907,65 TL gibi büyük alacak kalemlerinin olduğunu, sadece var olan araç bedellerine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu iddia etmiştir.Davalılar vekili 21.05.2019 tarihli dilekçesinde özetle; araçların rayiç bedellerinin tespit ettirilmeye çalışmasının yerinde olmadığı gibi davanın çözümüne de etkisinin bulunmadığını, 6335 sayılı kanunla işlem denetçisine ilişkin hükümlerle birlikte 158.maddenin yürürlükten kalktığını, anılan maddenin yürürlükten kaldırılmasının amaçlarından birinin, birleşmeye taraf şirketlerin yönetim organlarının birleşmeye uygulanacak değerleme yöntemini belirlemek konusunda serbest kılınmaları olduğunu, bu çerçevede de en uygun değerleme yönteminin ... olduğunu, bilirkişi raporunda Kaydi olarak ödenmesi gereken ayrılma akçesi tutarının 118”020,46 TL olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin yaptığı hesaplama ile örtüştüğünü, bilirkişi raporundaki işbu tespitin hükme esas alınabileceğini beyan etmiştir. Taraf vekillerinin itirazları üzerine yapılan incelemede, bilirkişi heyetinin düzenlediği kök raporda çıkarılan Rayiç Değer Bilançosunda, davacı vekilinin itirazına konu olan 12 Ticari Alacaklar hesabında bulunan 7.871.138,49 TL ve 13 Diğer Alacaklar hesabında kayıtlı olan 11.130.907,65 TL’nin hesabı dahil edilerek Öz varlık tespiti yapıldığı, dolayısıyla davacının bu itirazının geçerli kabul edilemeyeceği, davalı vekilinin \"kaydi yönden tespit edilen 118.020,46 TL Öz varlık tutarının esas alınması gerektiği\" itirazıyla ilgili olarak da, şirketin rayicen öz varlık tespitinin yapılabilmesi için, Kaydi Bilançodan amortismanların çıkarılması, aktifinde yer alan varlıkların kayıtlı değeri ile, güncel satış değerlerinin tespit edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla kayıtlı değerler üzerinden çıkarılacak öz varlık tespitinin gerçekçi bir yaklaşım olmayacağı, davalı şirketin öz varlığının Rayiç Bilançoda tespit edilen tutarın güncel değeri gösterdiği ve hesaplamada rayiç tutarın dikkate alınması gerektiği görüşüne ulaşılmış, bu nedenle de, davalılar vekilinin 118.020,46 TL Kaydi Öz varlık tutarının esas alınması gerektiği yönündeki itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalılar vekili 10.11.2019 tarihli bilirkişi ek raporuna itiraz dilekçesinde özetle; ek raporda, kök raporda karşı itirazların değerlendirmeye alınmadığını, özellikle öz varlık yönteminin benimsenmesindeki haklı hukuki gerekçelerine “gerçekçi bir yaklaşım olmayacağı” yönündeki açıklama ile yetinildiğini, ancak bu noktada rapor içinde çelişkili bir durumun meydana geleceğini, zira bilirkişilerin rayiç öz varlık tutarını dikkate aldıklarını belirtmesine rağmen 21.05.2019 tarihli dilekçedeki diğer itirazların yanında birleşmeden sonra 148.05.2018 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe gire 7143 Sayılı Kanun’un 6/3 madde hükmen yararlanıldığına, buna göre bilançodaki 13-Diğer Alacaklar – Ortaklardan Alacaklar Hesabında yer alan “Fiktif” 11.130.907,63 TL’nin şirket hesaplarından çıkarıldığına, 7143 sayılı Kanun’un 6/3’üncü maddesine göre gider yazılan 11.130.907,63 TL ile birlikte diğer davalı ... Şti.’nin gerçek öz varlığının 10.000.000 TL olduğuna, bu durumun ise şirketin öz varlık hesabında dikkate alındığında ... için hesaplanan denkleştirme akçesinin gerçek değerinden fazla ödendiğine ilişkin itirazın değerlendirilmediğini ve sonuç olarak davacıya ödenmesi gereken ayrılma akçesi bedelinin 303.485,25 TL olduğunun hatalı şekilde tespit edildiğini, bununla beraber kök bilirkişi raporunda müvekkillerden... AŞ tarafından birleşmenin tescilini takiben davacının banka hesabına ödenen dekont örneğinin dosyada mübrez olduğunu, davacı tarafından da ödendiği kabul ve ikrar edilen 118.020,46 TL’den bahsedilmediğini, dolayısı ile ödenen kısmın mahsup edilmesinin zorunlu olduğunu beyan etmiş ise de, davalılar vekilinin bahsettiği hesaplama, kendilerinin de kabulünde olan “rayiç değerler” dikkate alınarak yapılmıştır. Ancak, davalı ...şirketinin davacıya yaptığı  118.020,46 TL ayrılma akçesi ödemesi,  bilirkişi heyetince hesap edilecek ve Mahkememizce kabul edilecek ayrılma akçesi tutarından mahsup edileceğinden şirketin kıymetinin ve davacının hak ettiği ayrılma akçesinin hesaplandığı, şirketin hissedarından olan cari alacak veya borcunun bu tutardan tenzilinin işletmenin günlük değişkenlik arz eden işlerinden olmakla hesaplanmadığı, başka bir ifade ile davacının şirketten olan cari alacağı veya borcunun anlık olarak değişme ihtimaline binaen tam olarak ödenecek tutarın hesaplanmadığı, şayet şirket kayıtlarında sonradan başka bir hareket mevcut değilse davacının davalıdan hesaplanan 303.485,25 TL ayrılma payından daha önce ödenen 118.020,46 TL’nin mahsup edilmesiyle kalan 185.464,79 TL bakiye alacağının mevcut olduğu kanaatine varılmıştır. Davalılar vekilinin itiraz dilekçesinde bahsettiği 7143 sayılı Kanunun kabul tarihi 11.05.2018 olup, işbu davanın açılış tarihi ise 02.02.2018'dir. Ayrıca belirtmek gerekir ki; davalılar vekilinin bahsettiği 7143 sayılı Kanunun 6.maddesinin 3.fıkrası “kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan kasa mevcudu ve ortaklardan alacakları” vergi mükelleflerinin nasıl düzelteceğine dair hükümleri düzenlemekte olup, somut olayda bilirkişi heyetince yapılan hesaplama dava tarihinden önceki en son mali tablolar üzerinden yapılmıştır. Sonuç olarak; davalılar vekilinin itirazına konu düzenlemelerin “rayiç değerlere göre çıkartılan bilanço” ile hiçbir ilgisi yoktur. Rayiç kıymetlere göre çıkartılan bilanço, şirketin vergi kanunlarına göre yapılan düzenlemeleri değil, TTK'nin 376. Madde hükmünde belirtilen hususlara göre hesaplanır. Bu nedenle davalılar vekilinin bu itirazının da reddi gerekmiştir. Buna göre, davacının ayrılma payı miktarının 303.485,25 TL olması gerektiği kanaatine varılmış, bu miktardan, davacıya, davadan önce ödenen 118.020,46 TL’nin mahsup edilmesiyle kalan 185.464,79 TL denkleştirme akçesinin dava tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı Yasanın 2/2. Maddesine göre avans esasına göre hesaplanan temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle dava dilekçesinde hiçbir dava değeri belirtilmeksizin davalı ... Şti 28/12/2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı 5 numaralı kararının ayrılma akçesi rakamına ilişkin kısmının iptaliyle ...'e verilmek üzere 118.020,46 TL olarak belirlenen ayrılma akçesi miktarının gerçek değere isabet edecek şekilde düzeltilerek /yükseltilerek uygun bir denkleştirme akçesinin belirlenmesine denkleştirilmesine belirlenen bedelin ayrıca faiziyle birlikte davalılar tarafından müvekkiline ödenmesine karar verilmesi taleplerinin yöneltildiğini, davacının dava açarken toplamda 77,00 TL tutarında maktu harç ödemesi yaptığını, dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesinden sonra gerek kök gerek ek raporlarda, ayrılma akçesinin 303.485,25 TL olarak tespit edildiğini, bu rakamdan müvekkillerinden... AŞ'nin  davanın ikamesinden önce davacıya banka aracılığıyla ödediği 118.020,46 TL'nin  mahsup edilmesi gerektiğinin  belirlendiğini,davacının  ıslah dilekçesinde harca tabi esas değerin 185.464,79 TL olduğunu belirterek ıslah harcını da bu rakam üzerinden yatırdığını, davacının ıslah dilekçesindeki taleplerini \"....Şti.'nin 28.12.2017 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı 5 numaralı kararında yazılı olan 118.020,46 TL ayrılma akçesi rakamının bilirkişilerce belirlenen 303.485,25 TL rakamına yükseltilmesine düzeltilmesine, önceden yapılan ödemeden sonra bakiye kalan 185.464,79 TL ayrılma akçesi alacağının davalılardan... A.Ş.'den tahsili ile müvekkiline ödenmesine, bu alacağa dava tarihinden geçerli olmak üzere ödeme tarihine kadar ayrıca  ticari avans faizi işletilmesine\" şeklinde değiştirdiğini, davacının ıslah dilekçesindeki ilk talebinin, toplam ayrılma akçesi rakamının \"303.485,25 TL'ye\" yükseltilmesi yönünde hüküm kurulması olduğunu, 6100 sayılı HMK’nın 26’ncı maddesinde hâkimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğunu, taleple bağlılık ilkesi Yerel Mahkemenin  öncelikle, davacının ıslah dilekçesindeki ilk talebi gereği toplam ayrılma akçesi karşılığının 303.485,25 TL'ye yükseltilmesi ile  ilgili hüküm fıkrasında  karar ihdas etmesi  ve davacının da ıslah harcını  değerinin toplam olarak \"303.485,25 TL'ye\" yükseltilmesini talep ettiği ayrılma akçesi rakamına göre ödemiş olması gerektiğini, bu hususlar dikkate alınmadan  Yerel Mahkemenin kararının hüküm fıkrasında olduğu gibi toplam ayrılma akçesinin tespitiyle ilgili hüküm kurulmadan doğrudan doğruya müvekkillerden ... AŞ'nin davanın ikamesinden önce yapmış olduğu 118.020,46 TL'nin 303.485,25 TL'den mahsup edilerek kalan 185.464,79 TL'nin -ıslah harcının da eksik yatırıldığı gözetilmeden- davacıya ödenmesine karar verilmesinin mevzuata aykırılık oluşturduğunu, davacının, ıslah dilekçesindeki 2. talebi \"2-önceden yapılan ödemeden sonra bakiye kalan 185.464,79 TL ayrılma akçesi alacağının  davalılardan .... A.Ş.'den tahsili ile müvekkilimize ödenmesi\" olmakla birlikte ıslah harcının 303.485,25 TL üzerinden yatırılmamış olması nedeniyle davacının 1. sırada yer alan \"toplam ayrılma akçesi miktarının 303.485,25 TL\" ye yükseltilmesi talebinin karşılanması ve müvekkilinin önceden ödemiş olduğu 118.020,46 TL'nin bu rakamdan mahsubu mümkün bulunmadığından, müvekkilinin yapmış olduğu ödemenin  185.464,79 TL'den mahsup edilmesi ve buna göre de azami 67.444,33 TL üzerinden hüküm kurulabilmesi gerekirken bu hususların dikkate alınmadan hüküm kurulmasının bozmayı gerektiğini beyanla İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/145 E. Ve 2021/90 K. Sayılı, 17/03/2021 Tarihli Kararının Kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava; Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 191.maddesi uyarınca,  denkleştirme akçesi  istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davalı .... Şti.'ye karşı açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, davalı .... A.Ş.'ye karşı açılan davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı .... A.Ş. Vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı, ayrılma akçesinin hatalı olarak az belirlendiğini, bu nedenle ayrılma akçesi miktarının gerçek değere yükseltilerek uygun bir denkleştirme akçesi belirlenmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır.TTK'nın 140/1.maddesine göre devrolunan şirketin ortaklarının, mevcut ortaklık paylarını ve haklarını  karşılayacak değerde, devralan şirketin payları ve hakları üzerinde istemde bulunma hakları vardır. Bu istem hakkı, birleşmeye katılan şirketlerin malvarlıklarının değeri, oy haklarının dağılımı ve önem taşıyan diğer hususlar dikkate alınarak hesaplanır. Anılan maddenin 2. fıkrasına göre ortaklık paylarının değişim oranları belirlenirken, devrolunan şirketin ortaklarına tahsis olunan ortaklık paylarının gerçek değerlerinin onda birini aşmaması şartıyla, bir denkleştirme ödenmesi öngörülebilir. TTK'nın 141/1.maddesinde birleşmeye katılan şirketlerin birleşme sözleşmesinde, ortaklara, devralan şirkette, pay ve ortaklık haklarının iktisabı ile iktisap olunacak şirket paylarının gerçek değerine denk gelen bir ayrılma akçesi arasında seçim yapma hakkı tanıyabilecekleri düzenlenmiştir. Şirket birleşmelerinde pay sahipleri için ayrılma akçesinin düzenlenmesinin amacı TTK'nın 141.madde  gerekçesinde \"Birleşmede ilke, ortak olma durumunun devamlılığıdır. Oysa, ilkeyi gerekçe göstererek, birleşmeye katılmak istemeyen, birleşmeyi kendi menfaatine aykırı gören devredilen şirketin ortaklarını zorla devralan şirkette tutmak doğru değildir.\"  şeklinde açıklanmıştır.TTK'nın 141/2.maddesinde de anonim şirkette yüzde doksan pay oranına sahip çoğunluğa, pay sahiplerini ayrılma akçesi ödeyerek  şirketten çıkarma hakkı tanınmıştır. TTK'nın 151/5.maddesine göre birleşme sözleşmesi bir ayrılma akçesini öngörüyorsa bunun devreden şirket şahıs şirketiyse oy hakkını haiz ortaklarının, sermaye şirketiyse şirkette mevcut oy haklarının yüzde doksanının olumlu oylarıyla onaylanması şarttır. TTK'nın \"ortak hükümler\" üst başlığı altında \"ortaklık paylarının ve ortaklık haklarının incelenmesi\" başlıklı 191. maddesine göre birleşmede, bölünmede ve tür değiştirmede ortaklık paylarının ve ortaklık haklarının gereğince korunmamış veya ayrılma karşılığının uygun belirlenmemiş olması hâlinde, her ortak, birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren iki ay içinde, söz konusu işlemlere katılan şirketlerden birinin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, uygun bir denkleştirme akçesinin saptanmasını isteyebilir. Denkleştirme akçesinin belirlenmesinde 140. maddenin ikinci fıkrası uygulanmaz. Davacı ile aynı hukuki durumda bulunmaları hâlinde, mahkeme kararı, birleşmeye, bölünmeye veya tür değiştirmeye katılan şirketlerin tüm ortakları hakkında da hüküm doğurur. Davanın giderleri devralan şirkete aittir. Özel durumların haklı göstermesi hâlinde, mahkeme giderleri kısmen veya tamamen davacıya yükletilebilir. Ortaklık paylarının veya ortaklık haklarının korunmasını inceleme davası birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının geçerliliğini etkilemez.Dosya kapsamından  davalı ... Şti.’nin % 10 oranında ortağı olduğu  davalı ... AŞ ile birleştiği, devrolunan davalı .... Şti.’nin 28.12.2017 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının 5 numaralı kararı ile davacıya 118.020,46 TL devir akçesi ödenerek davacının ortaklıktan çıkarılmasına ve devralan davalı .... AŞ bünyesinde yer almamasına karar verildiği, kararın Ticaret Sicil Gazetesinde 24.01.2018 tarihinde yayınlandığı anlaşılmaktadır. Dosyaya kazandırılan bilirkişi heyeti raporunda, davacının denkleştirme  akçesinin 31.08.2017 tarihli kaydi bilançoya göre belirlendiği, devrolan davalı ... Şti.’nin aktifinde kayıtlı olan taşıtların değerinin toplam 4.016.000,00 TL olarak tespit edildiği, devrolan davalı şirketin rayicen öz varlık tutarının  3.034.852,59 TL olduğu, davacının hissedar olduğu dönemde hisse oranının % 10 olduğu göz önüne alındığında denkleştirme akçesi bedelinin 31.08.2017 tarihi itibarı ile rayicen 303.485,25 TL olduğu belirtilmiştir.Davacı, ıslah dilekçesi  ile denkleştirme akçesinin miktarı yönünden tespit talebi ile birlikte denkleştirme istemine yönelik alacak isteminde bulunduğuna göre somut dava, eda davası niteliğinde olup, her eda davası aynı zamanda tespit talebini de içinde barındırmaktadır. Dolayısıyla davacının denkleştirme akçesinin tespitine yönelik talebi bir ön sorun olup, ayrı bir dava veya ayrı bir talep gibi değerlendirilmez. Eldeki uyuşmazlıkta Mahkemece bu doğrultuda inceleme yapılarak denkleştirme akçesi 303.485,25 TL olarak tespit  edilmiştir. Davacının istemi esasen, bilirkişi raporu ile belirlenen ve uyuşmazlık  konusu olmayan 303.485,25 TL ayrılma akçesinden, davadan önce ödendiği ihtilafsız olan 118.020,46 TL mahsup edildikten sonra bakiye kalan kısma yöneliktir. Bu nedenle mahkemece denkleştirme akçesinin miktarına yönelik tespit hükmü kurulmaksızın davanın 185.464,79 TL üzerinden kabulüne karar verilmesinde  isabetsizlik yoktur. Ancak, ilk derece mahkemesince gerekçeli kararda hükmedilen miktar üzerinden alınması gereken harç 3.167,30 TL olarak belirtilmiş ise de Harçlar Kanunu'nun 28.maddesinde yer alan \"karar ve ilam harcının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir\" hükmü gereği, esasen hükmedilen miktar üzerinden alınması gereken harcın 12.669,09 TL olduğu anlaşıldığından, kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken karar harcına yönelik olarak ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerekmektedir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun resen gözetilmesi gereken kamu düzenine ilişkin sebeplerden dolayı kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına hükmün kesinleşen yönleri tekrar edilmek suretiyle Dairemizce yeniden hüküm tesisine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1- Davalı .... Şti.'ye karşı açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, 2- Davalı ... A.Ş.'ye karşı açılan davanın KABULÜ ile, TTK'nin 191. Maddesi uyarınca taktir olunan 185.464,79 TL denkleştirme akçesinin  dava tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı Yasanın 2/2. Maddesine göre avans esasına göre hesaplanan temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 12.669,09 TL harcın, davacı tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç ile 3.168,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.203,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 9.465,19 TL harcın davalı ... A.Ş.'nden  alınarak Hazineye irat kaydına 4- Davacı tarafından peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan 3.203,90 TL harcın davalı .... A.Ş.'nden alınarak davacıya verilmesine, 5- TTK'nin 191/3. Maddesi uyarınca dava masrafları davalı tarafa ait olduğundan; ancak davalı  ... Şti. hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğinden; davalılar tarafından sarf edilen toplam 3.694,50 TL yargılama giderinin davalı  ... A.Ş. üzerinde bırakılmasına, 6- Pasif husumet yokluğu nedeniyle hakkındaki davanın reddine karar verilen davalı .... Şti. tarafından yapılan 19 TL  yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Şti.'ne verilmesine, 7- Davacı tarafından sarf edilen 100 TL yargılama giderinin davalı .... A.Ş.'nden alınarak davacıya verilmesine, 8- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 21.432,54 TL vekalet ücretinin davalı .... A.Ş.'nden alınarak davacıya verilmesine, 9- Davalı ... Şti.  kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.080 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Şti.'ne verilmesine, 10- Bakiye gider avansının karar kesin olduğundan  Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca ve gider avansı tarifesinin 5. Md. uyarınca yatıran tarafa iadesine 11-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davalı ... A.Ş. vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b- Davalı .... A.Ş.'nin istinaf başvurusu kabul edilmekle birlikte davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle istinaf başvuru harcının ve istinaf aşamasında yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1df809bb0cf5e664","SID":"ba6df6f2aabb7e77"}}