{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/564 Esas<br>KARAR NO: 2024/1898<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/11/2022<br>NUMARASI: 2017/596 Esas, 2022/218 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Patente Tecavüzün Tespiti, Meni, Refi, Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 06/12/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde  özetle; Müvekkilinin uluslararası faaliyette bulunan yenilikçi bir kimya şirketi olarak tekstil ve deri sanayinde sürdürülebilir çözümler sunan renklendirme uzmanı bir firma olduğunu, şirketin ana faaliyet alanlarının tekstil endüstrisi için renk ve etki kimyasalları, deri endüstrisi için renk kimyasalları, renk iletişim servisleri, tekstil ve ekoloji test servisleri, muhtelif endüstriler için fason üretim servisleri olarak gruplandırılabileceğini, Dünya çapında 50'den fazla şubesi olan ... firmasının üretim ve satış faaliyetlerini Çorlu'da yürüten ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. ünvanlı bir bağlı şirketi olduğunu, TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli “elyaf reaktif azo boyar madde karışımları ve bunların üretimi ve kullanımı\" başlıklı patentin sahibi olduğunu, patente konu olan buluşun söz konusu patentin 1 numaralı bağımsız isteminde formülleri verilen boyar maddeleri içeren boyar madde karışımları olduğunu müvekkiline ait “...” ticari isimli boyar maddelerin de bu patentin koruma kapsamı içerisinde bulunduğunu, davalıya ait 16.08.2017 tarih ve ... sayılı Serbest Dolaşıma giriş beyannamesi 5. kalem muhteviyatı olarak beyan edilmiş “reaktif boya” cinsi ve “...” ticari isimli ürünleri konu alan durdurma kararının tebliğ alındığını, davalı şirketin de aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, davalının ihlate konu olan ürününün temin edilerek analizinin yapıldığını ve davalıya noter kanalıyla ihtamame gönderildiğini dolayısıyla davalının patenti kasten ihlal ettiğini, Müvekkili şirketin patentinin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Fikri ve Sınai Haklar resmi veri tabanındaki tescil kaydına istinaden davalıya ait ticari eşyanın geçici olarak durdurulduğundan Gümrük Yönetmeliği gereğince bu toz boya cinsi eşyadan alınan numune üzerinde teknik analizler gerçekleştirildiğini, bu teknik analizlerin sonucunda patenti ihlal etmekte olduğunu, davaya konu patentin 1. isteminde açıklanan “...\" formül () bileşiğini ve “...\" isimli formül (Il) bileşiğini içeren bir karışımın davaya konu olan patentin koruma kapsamı içerisinde bulunduğunu, hakkında durdurma kararı alınan davalıya ait ... isimli ürünün formül (I) ve formül (ll) bileşiğini içerip içermediğinin TLC testiyle saptanmasının uygun olduğunu, Gebze Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü tarafından gerçekleştirilen testin sonucunda ilgili ürün örneğinin, iki referans maddeyi de (... ve ...) içerdiği ve ... isimli madde ile benzer birleşime sahip olduğunun tespit edildiğini, bu sonuçlar itibariyla da davalıya ait ürünün müvekkil şirketin tescilli patentinin 1 nolu ve devamı istemlerine tecavüz oluşturduğunu, ayrıca müvekkil şirkete ait laboratuvarlarda gerçekleştirilen TLC testinin de aynı sonuçları verdiğini, sonuç olarak, davalının fiillerinin davacıya ait tescilli patentten kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini talep ettiklerini, tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin durdurulması ve önlenmesini ve bu itibarla tescili patente tecavüz teşkil eden malların ithal-ihraç edilmesinin, üretilmesinin, pazarlanmasının, satılmasının ve her türlü ticaretinin durdurulmasını ve önlenmesini talep ettiklerini, tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlere ve tanıtım vasıtalarına el konularak imhasını talep ettiklerini, tescilli patente tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden dava tarihine kadarki süre içinde gerçekleşen fiiller sonucu zarar gören davacının fiili zararları ile yoksun kaldığı kazanç nedeniyle uğradığı maddi zararlarına karşılık şimdilik 2.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini tatep ettikterini, ürünün satışında müvekkil şirkete ait patentin ekonomik açıdan önemli bir katkısı olması nedeniyle 6769 sayılı SMK uyarınca kazancın hesaplanmasında makul bir payın daha eklenmesi suretiyle yoksun kalınan kazancın arttırılmasını talep ettiklerini, ayrıca davacının manevi zararlarına karşılık 10.000 TL tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini, kesinleşen kararın ülke çapında yayın yapan gazetelerinden birinde bir kez yayınlanmasını ve ilan masraflarının davalıdan tahsil edilmesini talep ettiklerini belirtmişlerdir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin olan 1977 yılında kurulmuş ...'in Hindistan'ın en büyük şirketlerinden biri olduğunu, aglomere edilmiş tahıllardan reaktif boyalar üreten son teknolojiyle çalışan tesislere sahip olduklarını, reaktif boyalarda özellikle Türkiye ve Hindistan'da yer edindiklerini, davacı tarafından ispatlar nitelikle bir delilin sunulmamasına ve ortada herhangi bir hak ve sebep olmamasına rağmen gerekçelendirilmiş tedbir kararının hukuka ve usule aykırı olduğunu, bu doğrultuda mahkemenin tedbir kararını kaldırması gerektiğini, ayrıca davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde delil olarak sunulan evrakların detil niteliğini haiz olmadığını, bulunan kimyasal formüllerin basit kimyasal formüllerden öteye gitmediğini, ekteki ... sayfasının herkes  tarafından değiştirilebildiğini, niteliği bulunduğundan delil kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin laboratuvarında yapılan testlerin bir anlam ifade etmediğini, Gebze Teknik Üniversitesi tarafından dosyaya sunulan raporun da teknik açıdan hatalı ve taraflı olduğunu, davacı tarafından tek taraflı bir şekilde alındığından delil niteliğinde olmadığını, davacı tarafından iddiaların: ispatlamak amacıyla dava dilekçesi ekinde sunulan yerel mahkeme kararlarının işbu dava ile doğrudan bağlantısı olmadığını, görsel bir öğenin tescile konu edilmesinin hatalı olduğunu,  her bir rengin milyonlarca tonunun doğada bulunduğunu, kimyasal olarak da bu renklerin elde edilmesi birçok rengin karışımı olarak ortaya kolayca çıkabileceğini, bu bağlamda bir rengi veya milyonlarca çeşit tonunu elde etmenin basitçe boya oranlarını değiştirmekten ibaret olduğunu, dolayısı ile; bir rengin olduğundan daha açık bir tonu elde edilmek istenilirse daha açık bir renk ile birleştirilerek veya bir rengin olduğundan daha koyu bir tonu elde edilmek  istenilmişse daha koyu bir renk ile birleştirilerek istenilen her türlü ton kolaylıkla elde edilebileceğini, bu işlem ister kimyasal maddeler ile ister piyasada bilinen karıştırılabilir boya çeşitleri ile olsun herkes tarafından elde edilebileceğini, her defasında aynı tonu elde etmenin de neredeyse imkânsız olduğunu, bu noktada; somut olay açısından düşünüldüğünde doğadaki temel renklerden biri olan kırmızının ticari amaçlar ile yapay olarak elde edilerek ve bir şirket adına tescil edilmesinin otomatik olarak doğadaki diğer renklerin de tescil edilip edilemeyeceği düşüncesini akıllara getireceğini, davacının patent için uyguladığı tekniğin ucu açık bir teknik olup kırmızının her tonuna uygulanabilir olduğunu ve haksız bir hak sahipliği yaratacağını, ancak bir rengin her daim aynı tonunu tutturmak mümkün bile değilken yani bir kesinlikten bir belirlilikten bahsedebilmek bile mümkün değil iken yazılı olarak ifade edilemeyen görsel bir öğenin tescile konu edilmesinin hukuken hatalı bir sonuç olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"...Tüm dosya kapsamı sunulan rapor içerikleri izahı yapılan mevzuat kapsamında bir arada değerlendirildiğinde; denetime elverişli bilirkişi raporunda ayrıntılı bir şekilde açıklandığı üzere dava dosyasında yer alan bilgi, belgeler, analiz raporları, kök rapora yönelik beyan ve itirazlar çerçevesinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; TLC ve HPLC testlerinde davacı tarafa ait ... ürünü ve davalı tarafa ait ... ürünlerinin karşılaştırıldığı, patent ihlali sonucuna varmak için bu testlerin yeterli olmadığı, davalı ürününün 1. istem kapsamında olduğu belirlenebilirse, patent ihlali sonucuna varılabileceği, dava konusu patentin ilk isteminde genel formül I ve genel formül II olarak belirtilen molekül yapılarına sahip boyar madde bileşenlerinden oluşan reaktif boyar madde karışımlarının tanımlandığı, davalı ürününde, formül I ve formül II olarak tanımlanan molekül yapılarının bulunup Bulunmadığının patente tecavüz yönünden tespit edilmesi gerektiği,  dava konusu patentin formül II yapısı ile örtüştüğü, Literatür araştırması sonucunda, ... bileşenine ait molekül yapısına ulaşılamadığı için bu bileşenin dava konusu patentin formül I yapısı ile örtüşüp örtüşmediğinin belirlenemediği,  dosya kapsamındaki analiz sonuçları ve literatür araştırmasının dava konusu patentin ihlal edildiği sonucuna varmak için yeterli olmadığı anlaşılmakla ispat yükünün davacıda olduğu sunmuş olduğu deliller kapsamında patente tecavüz iddiasının ispatlanmadığı anlaşılmakla davacının sübut bulmayan patente tecavüzün tespiti ve buna dayalı maddi manevi tazminat davalarının reddine,\" gerekçesi ile neticeten \"Davanın REDDİNE,\" Şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Dosyaya sunulan üç analiz raporu ile de davalı ürünlerinde Müvekkilinin patentinin isteminde tanımlanan formül (1) ve formül (1) molekül yapılarındaki referans maddelerin bulunduğu kanıtlandığını; Gebze Teknik Üniversitesi, Kimya Bölümü tarafından hazırlanan TLC analizi, Müvekkilinin Almanya'daki laboratuvarlarında gerçekleştirilen TLC testi ve analiz raporu , Almanya'daki laboratuvarlarda yapılan HPLC testi ve analiz raporunun dosyada olduğunu, Bunlara ek olarak TÜBİTAK nezdinde TLC ve HPLC testlerinin yapıldığını, bu test analizlerinde de Davalıya ait ... isimli ürün örneğinin, iki referans maddeyi de (“...” ile \"...”) içerdiği ve yine bu iki referans maddeyi içeren ... isimli madde ile aynı bileşime sahip olduğu tespit edildiğini, Mahkeme tarafından alınan ilk bilirkişi raporunun sonuç bölümünde açıkça Tübitak ve Gebze Teknik Üniversitesi Kimya Bölümünde yapılmış olan analiz sonuçlarına göre davalı ürünü ile müvekkiline ait referans  ürünün benzer olduğunun belirtildiğini, 12.09.2022 tarihli raporda da ... bileşenin molekül yapısının heyet tarafından yapılan literatür  araştırması sonucunda bulunduğu ve bu haliyle müvekkili patentindeki FORMUL II ile örtüştüğünün  tespit edildiğini, Tek tartışılan konunun; müvekkilinin ... bileşenin patentteki Formul I ile örtüşüp örtüşmediği konusu olduğunu, dosyaya ... tarafından düzenlenmiş referans maddelerin molekül yapılarının açıklandığı analiz sertifikalarının bilirkişi heyetinin somut gerekçe göstermeden dikkate almadığını, Raporun hükme esas alınamayacağını, ek inceleme talebinin reddinin yerinde olmadığını, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, Müvekkilinin 3.kişiye açtığı benzer bir davada İstanbul BAM 16 HD nin eksik incelemeye değinerek kararı kaldırdığını, Benzer davada İstanbul 44.HD kararında tedbire ilişkin istinaf incelemesinde TLC ve HPLC test sonuçlarının tebdir kararı verilemsi iç.in yeterli görüldüğünü, Mahkemenin literatür araştırması sonucunda ... referans maddesinin molekül yapısının istemdeki formül (1) ile örtüşüp örtüşmediğinin belirlenemediğine ve bu sebeple ihlal sonucuna varılamadığına karar vermişse de; karar verilirken, referans maddelerin molekül yapılarının açıklandığı analiz sertifikaları dikkate alınmadığını, ... Analiz Sertifikaları, referans ürünlerin istemdeki formül (1) ve formül (Il) kapsamında olduğunu kanıtladığını,| dosyaya her iki referans maddenin moleküler yapılarının açıklandığı analiz sertifikaları sunulduğunu, analiz sertifikaları ile  referans maddelerin  patent kapsamında olduğunun kanıtlandığını, Ayrıca referans maddelerden ...nin molekül yapısına literatürden ulaşılabildiğini, Dosyada 2 rapor olduğunu, ancak raporlardan  hiçbirinde kendilerince sunulan ve referans maddelerin  istemlerindeki formül I ve formül II  ile örtüştüğünü kanıtlayan analiz sertifikalarınım dikkate alınmadığını, ek rapor alınmadan itirazlar değerlendirilmeden eksin inceleme ile karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE Dava, patent belgesinden kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, meni refi ve tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; bilirkişi heyeti kök raporunda, Tübitak ve Gebze Üniversitesi Kimya bölümü analiz sonuçlarına göre  davalı tarafın ... ile davacı tarafın ... ve ... maddeleri benzer ise de, patent ihlalinin kabulü için ya davalı ürünün patent kapsamında olduğunun belirlenmesi yahut davacı ürünü ile davalı ürünü aynı içeriğe sahipse davacı ürünün patent koruma kapsamında olduğunun gösterilmesinin gerektiği, ürünlerin benzer içeriklere sahip olduğunun tek başına patent ihlalinin tespiti için yeterli olmadığı yönünde görüş belirtilmişlerdir. Davacı vekilinin itirazlarının da değerlendirildiği ek raporda ise; davacının talebi ile ... tarafından yapılan analiz sertifikalarına ilişkin delile de yer verildiği, neticeten sunulan TLC ve HPLC  test yöntemlerinin de patent ihlalin tespiti için yeterli olmadığı, literatür araştırması sonucunda ise ... bileşenine ait molekül yapısına ulaşılamadığı için  bu bileşenin dava konusu patentin formul I yapısı ile örtüşüp örtüşmediğinin belirlenemediğinin açıklandığı, bilirkişi heyetinde patent vekili ve kimya mühendislerinin yer aldığı, raporun yeterli ve hükme elverişli nitelikte olduğu anlaşılmakla neticeten istinaf sebepleri ile sınırlı ve kamu  düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60TL harçtan, peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/12/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"de030d781d51bf7e","SID":"79f64314b8f3dcbb"}}