{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1114 <br>KARAR NO:2024/1703<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET  MAHKEMESİ<br>TARİHİ:23/03/2021<br>NUMARASI:2015/214 Esas -  2021/275 Karar<br>DAVA:Tazminat <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/11/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün  asıl davada davalı ... Tic. Ltd. Şti. ve birleşen dosyalar davacıları vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:ASIL DAVADA: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 30/05/2014 tarihinde tescil edilmiş 3 ortaklı bir limited şirketi olduğunu, müvekkilinin davalı şirketin 3 ortaklığından biri ve aynı zamanda müdürü olduğunu, müvekkilinin müdür olarak özenle çalıştığını, şirketin menfaati için gerekli olan tüm faaliyetleri icra ettiğini, diğer ortakların şirketin büyümesi için katkı sağlayacak herhangi bir eylem ve işlerde bulunmadıklarını, müvekkili dışındaki diğer ortakların ortak amaca uluşmak için gösterilmesi gereken çabayı göstermediklerini, davalı şirket ortağı ...'ın Suriye vatandaşı olduğunu, Türkiye'ye çok nadiren geldiğini, bu ortağın şirket işlerinde eşit çaba ve gayreti göstereceğini beyan ettiğini ancak aradan geçen zaman gözetilerek bu ortağın ortak amaca uluşmak için hiçbir çaba göstermediğini, finansal kaynağın da bu nedenle sağlanmasının pek mümkün olmadığını, müvekkili ile ortaklar ... arasında yapılan ve diğer ortak  ...'e gönderilen hisse devri karşılığı mal paylaşımı sözleşmesi ortakların zaten ortaklığı kafalarında bitirdiği, kendilerine uygun birtakım şirket mallarını dahi kafalarında paylaştıkları hususları ortakların fiili olarak zaten daha fazla ortaklık yapmak istemediklerini açık bir şekilde gösterdiğini, ortaklık ilişkisinin müvekkili için çekilmez hale geldiğini, müvekkilinin diğer ortaklarla defalarca görüştüğünü, ilgili problemleri çözmeye çalıştığını, diğer ortakların problemleri çözmeye yanaşmadığını, hisse devri sözleşmesi yaptıkları halde hisselerini devretmek istemedikleri ve müşterek gayeye ulaşmak için çaba sarf edilmemesi gibi nedenlerden dolayı Türk Ticaret Kanunu'nun 638. maddesi uyarınca davalı şirketten çıkmasına karar verilmesini, öncelikle pay devri karşılığı mal paylaşımı sözleşmesinde yer alan ve davacı müvekkili ...'un diğer hissedarlara bırakmayı kabul ettiği, ..., ..., ... yazılım lisans ..., ... Marka ... model masa üstü bilgisayar, toplantı salonunda bulunan ... marka...\"...elevizyon, muhasebe odasındaki ... marka ... yazıcı, ... marka laser siyah beyaz yazıcı, öngirişte bulunan ... marka tarayıcı ve ... işlevi olarak kullanılan siyah, beyaz laser yazıcının 3. Kişilere satılmaması ve devredilmemesi için teminatsız olarak tedbir kararı verilmesine, esas sermaye payının gerçek değerine uygun bir şekilde hesaplanarak ödenmesi ve dava süresince ...'un davalı şirket adına yapılan ve yapılacak işlerden Türk Ticaret Kanunu'nun 638.maddesi uyarınca hak ve borçlarının dondurulması ve yine davacı vekil edenin dava süresince meydana gelecek olan borçlardan dolayı teminat altına alınmasını, müvekkilinin davalı şirketten çıkmasına, ayrılma akçesinin esas sermaye payının gerçek değerine uyacak şekilde hesaplanarak müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 26/11/2021 tarihli dilekçesi ile davasını ayrılma akçesi yönünden 57.862,00 TL olarak ıslah etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının soyut ve genel nitelikli ifadeler olup gerçekleri yansıtmadığını, davacının asıl amacının şirket aleyhine gerçekleştirmiş olduğu usulsüz işlemler nedeniyle sorumluluğunu ortadan kaldırmaya çalışma olduğunu, kötü niyetli açılmış olan davanın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, şirketin ilerlemesinde önemli katkıları olan ...'nın firmanın iflasına razı olmayıp 12/12/2014 tarihinde Kartal ... Noterliği'nin 12/12/2014 tarih ve ... yevmiye nolu sözleşmesi ile ...'un ... Şti.'deki paylarını tüm aktif ve pasifleriyle birlikte devralarak şirketin tek ortağı olarak ticari faaliyetine devam ettiğini, hisse devir sözleşmesinin hukuken hüküm ifade etmeyen ve herhangi bir bağlayıcılığı da olmayan bir sözleşme olduğunu, yazılı şekilde yapılmasının ve tarafların imzalarının noterce onanmasının şart olduğunu, ortaklar genel kurul onayının şartının gerektiğini, pay defterine kaydedilerek pay devirlerinin tescili için şirket müdürleri tarafından 30 gün içerisinde Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne başvurulmasının gerektiğini ve bu nedenle hisse devir sözleşmesinin hiçbir bağlayıcılığının bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine açılmış haksız davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 2.ATM 2017/1012 E. SAYILI DOSYADA:<br>DAVA :Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf ile müvekkili şirket ortağı ... arasında gerçekleştirilen ancak hüküm ifade etmeyen hisse devri karşılığı mal paylaşımına ilişkin sözleşmede davalıya devredileceği kararlaştırılan makine ve teçhizatın müvekkili şirkete iadesi ve iadenin mümkün olmaması halinde fazlaya ve faize ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmının tazmini  talep ve dava etmiştir.Birleşen dosya davacıları vekili 14/01/2021 tarihli dilekçesi ile talep sonucunu 90.386,00 TL olarak ıslah etmiştir.<br>BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 8.ATM 2015/1474 E. SAYILI DOSYADA:DAVA : Davacılar vekiline dava dilekçesinde özetle;... Ltd. Şti'nin 30/05/2014 tarihinde davalı ... ile davacılar ... ve ... adlı 3 ortak tarafından kurulduğunu, bu şirket kurulmadan önce davacı ... ve davalı ...'un ... Ltd. Şti isimli firmada ortaklıklarının bulunduğunu, davalı ...'un 12/12/2014 tarihinde bu şirketteki paylarının tamamımını davacı ...'ya devir ederek ortaklıktan ayrıldığını, sonrasında davalının davacı ile adi yazılı hisse devri sözleşmesi yaptığını, davacının söz konusu malları paylaşımına ilişkin sözleşmeyi diğer ortak ...'ninde kabulü ve gerekli tescil işlemlerini, yasal tescil ve ilan işlemlerinin gerçekleştirilmesi şartı ile kabul ettiğini, davalının Imperience ... Ltd. Şti'nin ana sözleşmesinin 9. Maddesine aykırı davranarak diğer ortağın rızası olmaksızın yalnızca ... ile adi yazılı bir hisse devri sözleşmesi yaptığını, bu sözleşmeye dayanarak bir kısım şirket adına kayıtlı makine ve teçhizatları alıp şirket merkezinden alıp başka bir yere naklettiğini, bir kısmını da sattığını belirterek söz konusu hisse devri sözleşmesinin gerekli yasal koşulları sağlamadığından geçersiz olduğunu belirterek mal paylaşımına ait sözleşme sonrasında davalının götürmüş olduğu 1 adet ... marka laptop, bir adet toplama masa üstü ..., bir adet ... yazılı, tarama bodly, titanbaseler, titanyum blokları, davacılara iadesine, bunun mümkün olmaması durumunda fazlaya dair hakların saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL bedelin tazmini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde davaya konu... makinesinin ... Şti'ye ait olduğunu, davacıların bu nedenle husumet ehliyetinin olmadığını, ... marka...ve masa üstü ...'nin götürülmediğin, Bostancı'daki işyerinde bırakıldığını, ... yazılımın ise zaten demo yazılım olduğunu ve kullanım süresinin dolduğunu, tarama bodyleri, titanbaseler, titanyum bloklar ve ...lerin de kendileri tarafından götürülmediğini, Bostancı'daki işyerinde bulunduğunu,  davacı ... ve ...'nin dava açma hakkının bulunmadığını, zira söz konusu makine ve parçaların dava dışı ....Şti'ye ait odluğunun davacı tarafından ikrar edildiğini, halen davacılar ile aralarında İstanbul Anadolu 1. ATM'de 2015/214 esas sayılı dosyasının devam ettiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Tüm bu tespitler ışığında; asıl dosyanın davacısı olan ... ile davalı ... Şti. ortakları arasında birden fazla dava bulunduğu, bu durumun ortaklar yönünden ortaklığı çekilmez hale getirdiğinin kabulünün gerektiği, buna göre davacının davalı şirket ortaklığından çıkma talebinin yerinde olduğu, yapılan bilirkişi incelemeleriyle davacının ayrılma akçesinin 57.862,00-TL olduğu anlaşıldığından asıl davanın bu şekilde kabulüne karar verilmiştir. Birleşen dosyada (İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1474 E.); davacılar ... Şti., ...  ve  ...'nın davalı ...'a karşı dava açarak, devir sözleşmesinin gerekli yasal koşulları sağlamadığından geçersiz olması nedeniyle, sözleşmedeki mal paylaşımına göre davalı ...'un aldığı makinelerin iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelinin iadesini istedikleri, davaya konu ... makinesinin dava dışı ... Şti.'ne ait olduğu, bu makine yönünden davacıların talep hakkının bulunmadığı anlaşılmış, iddia edilen diğer makinelerin davalıya teslim edildiğine dair kabule yeterli delil bulunmadığı görülmekle birleşen bu davanın reddine karar verilmiştir. Birleşen dosyada (İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1012 E.); davacılar .... Şti., ... ve ...'nın davalı ...'a karşı dava açarak, devir sözleşmesinin gerekli yasal koşulları sağlamadığından geçersiz olması nedeniyle, sözleşmedeki davalıya devredileceği belirtilen  makine ve teçhizatın iadesi, mümkün olmadığı takdirde bedelini istedikleri,  davaya konu söz konusu ürünlerin davalı ...'a teslim edildiğine ilişkin bir belgeye dosya kapsamında rastlanılamadığı anlaşıldığından birleşen bu davanın da reddine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Asıl davada davalı/ birleşen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ürünler olan ve faturaları dosyada mübrez haldeki;  8.088,60 € bedelli, 186 adet ..., 48 adet ..., 114 adet ...yine dava dışı ... adlı şirkete fatura edilmiş ve bu faturaya istinaden, biri 2950 €, diğeri 1650 € ve son olarak 1900 € ödemeyi yine ... teslim almış ve davalı müvekkil şirket hesabına hiçbir zaman aktarmadığını, kaldı ki bu ödemelere ilişkin banka kayıtların da dosyada mübrez olup; ... tarafından 1650 €'su 14.11.2014 tarihinde, 2.950 €'su 09.12.2014 tarihinde ... aracılığı ile 1.900 €'su 16.12.2014 tarihinde ... Bankası aracılığı ile ... hesabına geçtiği hususu banka kayıtları sabit olduğunu, bu hususta yerel mahkemede tanık sıfatı ile dinlenilen ... de ürünleri ...'tan teslim aldığını beyan ettiğini, ürünlerin ... tarafından 3. Şirkete faturalandırıldığı ve bedellerinin ...'un şahsi hesaplarına girdiği hususu; ticari defterlerle, banka kayırlarıyla, gümrük kayıtlarıyla ve bizzat dava dışı şirket yetkilisinin beyanı ile sabitken davaya konu mach 3 premium makinesinin ve ürünlerin ... tarafından satıldığı bizzat davacı-birleşen davalının da kabulünde olup mahkemece asıl davanın kabul sebebi olarak gösterilen \"birden çok davanın açılmış olması'daki\" kusurun kendilerine değil davacı-birleşen davalıya olduğunu, her ne kadar hakim bilirkişi raporu ile bağlı olmasa da; raporda eksiklik gördüğü hususları ek rapor aldırmalı veya denetime elverişli görmediği raporu reddederek yeni rapor düzenletmesi gerektiğini, mahkemenin \"ürünlerin ...'a teslim edildiğine ilişkin delil bulunmadığı\" değerlendirmesi; dosyanın eksik incelenmesi ve dosyadan alınan bilirkişi raporlarının yanlış değerlendirilmesi ile yapıldığını, zira; ilgili bilirkişi raporlarında belgeye rastlanılmadığı bildirilen ürünler, geçersiz pay devri sözleşmesinde gösterilen laptop, masaüstü bilgisayar, yazıcı ve yazılım olup bu hususta eşyalar gerçekte ... tarafından götürülmüş olmasına rağmen bilirkişilerce \"bu hususta delil olmadığı\" gerekçesi ile dikkate ve hesaplamalara dahil edilmediğini, bilirkişi raporunda yalnızca bedeli ...hesabına girdiği sabit olan ... 5 makinesinin ve ürünlerin dikkate alındığını, kaldı ki bu ürünler ve makine de vergi ve benzeri yükümlülüklerden kaçma gayesindeki ... tarafından gerçekte olduğundan çok daha düşük bedellerle satışmış gibi gösterildiğini bu yöndeki itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, dava konusu ürünlerin ve makinenin ... tarafından satıldığı yönünde bir kuşku bulunmadığını, bilirkişilerin işaret ettiği delil bulunmayan eşyalar pay devri sözleşmesindeki bilgisayar ve yazıcı gibi eşyalar olup ancak mahkemece bu hususta gerekli dikkat ve özen gösterilmeyerek kesin delille ... tarafından satıldığı sabit olan ürün ve makinenin ...'a teslim edilmediği gibi hayatın olağan akışına aykırı bir gerekçe olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve asıl davanın reddine birleşen davaların kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Asıl dava, haklı nedene dayalı olarak limited şirket ortaklığından çıkma; birleşen davalar ise şirkete ait malların iadesi, olmadığı takdirde bedelinin ödenmesi davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ortaklıktan çıkma için haklı neden bulunup bulunmadığı ve bir kısım şirket mallarının ... tarafından götürülüp götürülmediği noktasındadır... Şti.'nin ortaklarından ... ve ... arasında söz konusu şirketin hisselerinin ...'a devredilmesi ve bir kısım şirket mallarının paylaşılması konusunda sözleşme imzalanmıştır. Asıl dosya davacısı ... tarafından, diğer ortakların şirketle ilgilenmedikleri ve ortaklar arası güven ilişkisinin zedelendiği iddiasıyla ortaklıktan çıkmaya karar verilmesi istemiyle asıl dava; birleşen dosya davacıları Imperience... Şti., ... ve ... tarafından hisse devri karşılığında mal paylaşımına ait sözleşme sonrasında davalının götürdüğü iddia olunan malların iadesi, iadesinin mümkün olmaması halinde bedelinin ödenmesine karar verilmesi istemiyle birleşen dava;  Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1474 E. Sayılı dosyası davacıları .... Şti., ... ve ... tarafından hisse devri karşılığında mal paylaşımına ait sözleşme sonrasında davalının götürdüğü iddia olunan malların iadesi, iadesinin mümkün olmaması halinde bedelinin ödenmesine karar verilmesi istemiyle birleşen dava açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 638/2. Maddesi, her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir, şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre ortak, haklı bir sebebin varlığı hâlinde, diğer ortakların rıza ve muvafakatlerine lüzum olmaksızın şirketten çıkmasına müsaade edilmesini mahkemeden talep edebilmekte ve mahkeme kararı ile şirketten çıkabilmektedir. Böylece ortaklar, esas sözleşmede şirketten çıkma hususu düzenlenmiş olsun ya da olmasın şirketten çıkmalarını haklı gösterecek bir sebebin varlığı hâlinde her zaman bu hakkı kullanabileceklerdir.Kanun'da çıkma davası açılabilmesi için mevcut olması gereken haklı sebeplerin ne olduğu örnekseme yoluyla dahi olsa sayılmamıştır. Haklı sebepler somut olayın niteliğine göre belirlenecek olup bu sebepler şahsi yahut maddi nitelikte olabilir. Önemli arz eden husus, haklı sebeplerden dolayı ortaklık ilişkisinin çıkma isteyen ortak yönünden çekilmez hâle gelmiş olmasıdır. Zira hiç bir ortaktan haklı nedenlerle çekilmez hâle gelen bir ortaklık ilişkisini devam ettirmesi beklenemez (Ünal Tekinalp, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, İstanbul, 2015, s. 561). Aksi hâlde, ortak, onu ortak olmaya yönelten şartlar ortadan kalktığında şirkette kalmaya mahkum edildikten başka, şirketten ayrılmasını gerektiren sebepler doğduğu hâllerde de şirketten ayrılamaz duruma düşürülür (madde gerekçesi)Haklı sebep şirketin yönetimine, ticari faaliyetlere, şirketin ekonomik durumuna, ortağın diğer ortaklarla kişisel ilişkilerine ilişkin olabilir. Ayrıca haklı sebep ortağın kendisi yanında şirket tüzel kişiliğinden yahut diğer ortaklardan da kaynaklanmış olabilir. Ancak burada önemle belirtilmelidir ki; çıkma davası açan ortağın haklı sebeplerin oluşumuna bilerek ve isteyerek yahut ihmal suretiyle katkı sağlamış olması durumunda bu sebeplere dayalı çıkma davası açması 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine aykırılık teşkil eder.Burada önemli olan husus; ortaklık ilişkisinin ve şirket sözleşmesinin dürüstlük kuralına göre devam edebilmesinin çıkma isteyen ortak bakımından imkânsız hâle gelmesidir (Hasan Pulaşlı, Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt II, Ankara, 2014, s. 2247; Mustafa Yasan, Şirketler Hukuku Şerhi, Editör Kemal Şenocak, Cilt IV, Ankara, 2022, s. 4958, 4959; Fatih Bilgili, Ertan Demirkapı, Şirketler Hukuku, Bursa, 2013, s.765). Limited şirket ortağı tarafından açılan haklı sebebe dayalı çıkma davası ileriye etkili hüküm ifade eden bozucu yenilik doğuran bir dava olup, bu davada çıkmayı gerçekleştiren irade mahkeme kararıdır. Mahkemenin çıkmaya ilişkin kararı şirketle ortak arasındaki hukuki ilişkiyi sona erdirir ve sonuçlarını dava tarihinden değil kararın kesinleştiği tarihte doğurur. Hemen belirtilmelidir ki, ortak tarafından açılan haklı sebebe dayalı çıkma davasında davacının ortaklık sıfatının kararın kesinleştiği tarihe kadar devam etmesi gerekmektedir. Zira haklı sebebe dayalı çıkma davasında verilen çıkma kararı, sonuçlarını kararın kesinleştiği tarih itibariyle doğuracağından davacının bu tarihte ortak olması gerekmektedir(Yargıtay HGK'nın 05.07.2023 Tarih ve 2022/11-63 E. - 2023/722 K. sayılı kararı) Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1474 E. Sayılı dosyası davacıları .... Şti., ... ve ... tarafından sunulan dava dilekçesinde, aynı zamanda.... Şti.'nin ortağı olan ... ve ... arasında yaşanan sorunlar nedeniyle 12/12/2014 tarihinde ... bu şirketteki ortaklığını ...'ya devrettiği, daha sonra diğer ortak ...'nin kabulü ile geçerli olmak kaydıyla .... Şti.'nin ortakları ... ve ... arasında söz konusu şirketin hisselerinin ...'a devredilmesi ve bir kısım şirket mallarının paylaşılması konusunda sözleşme imzalandığı,  sözleşmede geçen malların ...'nın geçici muvafakati ile ... tarafından 05/01/2015 tarihinde götürüldüğü hususları beyan edilmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1012 E. Sayılı dosyası davacıları ... Şti., ... ve ... tarafından sunulan dava dilekçesinde, tarafların ortağı olduğu .... Şti.'ne ilişkin olarak gelen paralar ile şirket borçlarının ve davalının şahsi borçlarının ödendiği, ancak davalı ...'un bu duruma sinirlenerek artık bu şirkette işi olmayacağını bildirdiği, bu aşamadan sonra 12/12/2014 tarihinde ... bu şirketteki ortaklığını ...'ya devrettiği, daha sonra diğer ortak ...'nin kabulü ile geçerli olmak kaydıyla Imperience.... Şti.'nin ortakları ... ve ... arasında söz konusu şirketin hisselerinin ...'a devredilmesi ve bir kısım şirket mallarının paylaşılması konusunda sözleşme imzalandığı, sözleşmede geçen malların ...'nın geçici muvafakati ile ... tarafından 05/01/2015 tarihinde götürüldüğü hususları beyan edilmiştir. Bilirkişi heyetince, davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu replik dilekçesinde davalı şirketin kuruluşu için ortak ...'nin sermaye olarak 20.000 Euro'yu ve sonrasında 25.000-30.000 Euroyu getirdiğini, ancak diğer müdür ...'nın bu parayı davalı şirket yerine dava-dışı... şirketine yatırdığını belirttiğini, davacının bu işlemin yapıldığı sırada davalı şirkette “müdür” sıfatıyla görev yapmakta olup ortak ...'nin getirmiş olduğu sermayenin dava dışı bir şirkete yatırılmasına engel olmak veya iadesini sağlamak için herhangi bir müdahalede bulunmadığını, sermaye şirketlerinde sermayenin korunması ilkesi esas olup, davacı müdürün sermayenin korunması ilkesinin ihlali olan bu duruma herhangi bir ses çıkarmayıp müdahale etmediğini, bu nedenle, ortaklar arasında uyuşmazlıklar çıkmasında müdür olan davacının da kusurlu davrandığını belirtmiştir. Ancak davalı ... Tic. Ltd. Şti. ..., ... ve ... tarafından kurularak 30/05/2014 tarihinde tescil edilmiş ve eldeki ortaklıktan çıkma davası ise 09/02/2015 tarihinde açılmıştır. Bu süreç içerisinde tarafların ortaklığın sona erdirilmesi yönünde iradesinin ortaya çıkması üzerine adi yazılı şekilde yapılan ve resmi şekle uyulmadığından geçersiz olan hisse devrine ilişkin taahhüt sözleşmesi imzayarak tarafların ilkin uyuşmazlığın hisse devri yoluyla gidermeye çalıştıkları nazara alındığında bilirkişi heyetinin tespiti yerinde görülmemiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin ortakları ... ve ...'nin birleşen dosyadaki yukarıda anılan beyanları ile davacı tanığının taraflar arasında çok uyuşmazlık bulunduğu, ...'nın şirkete ait paraları uhdesinde tuttuğu ve bunlarla diğer şirketin borçlarını ödediğini iddia ettiğini, bunun bardağı taşıran son damla olduğu yönündeki davacı tanığı anlatımlarına göre şirket ortakları arasında güven ilişkisinin zedelendiği anlaşılmaktadır. Bu güven ilişkisinin zedelenmesinde davacı ortağın bilerek ve isteyerek yahut ihmal suretiyle katkı sağlamış olduğunun ispatlanamaması karşısında eldeki davada ortaklıktan çıkmaya ilişkin haklı sebeplerin bulunduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince asıl davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Birleşen İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1474 E. Sayılı dosyası yönünden ise, bu davaya konu edilen malların daha sonra ... Şti.'ne ait olduğunun belirtilmesi ve ... ile ... arasında yapılan hisse devir taahhüdüne ilişkin sözleşmede ...'de bulunan şeklinde belirtilen mallar olması ve ... isimli makinenin 08/07/2014 tarihinde  ... tarafından ... firmasına fatura edilmesi karşısında davacılar .... Şti., ... ve ... tarafından açılan bu davanın ilk derece mahkemesince reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1012 E. Sayılı dosyası davacıları Imperience .... Şti., ... ve ... tarafından sunulan dava dilekçesinde, davalı ile ... arasında imzalanan hisse devri karşılığı mal paylaşımına ait sözleşme sonrasında davalının götürmüş olduğu 1 adet ... makinesi, 1 adet ... marka 17” laptop, 1 adet toplama masa üstü pc, l adet ... yazılım, Tarama bodyleri, Premiledler, Titanbaseler, Titanyum blokların davacılara iadesi, olmadığı takdirde bedelinin tazmini talep edilmiştir. Bu mallar ... ve ... arasında yapılan hisse devir taahhüdüne ilişkin sözleşmede  Imperience firması içerisinde bulunduğu yazılı olan ve ...'a bırakılacağı belirtilen malllardır. Söz konusu bu malların birleşen dosya davacıları ... ve ...'ye ait olduğuna ilişkin bir iddia ve ispat bulunmaması nedeniyle ilk derece mahkemesince birleşen davanın bu davacılar yönünden reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Birleşen dosya davacısı .... Şti. tarafından ... işleme merkezi ve aksesuarlarının satışı ile ilgili olarak dava dışı ...firmasına 02/02/2015 tarihinde 15.000,00 Euro bedelli fatura düzenlenmiş ve yurt dışına ihracıyla ilgili 04/02/2015 tarihli gümrük beyannamesi düzenlenmiştir. Ödemeye ilişkin sunulan 05/03/2015 tarihli ...(fiş-makbuz) belgesine göre 15.000,00 Euronun nakit olarak alındığı belirtilmiştir. Birleşen dosya davalısı ... bu belgelerdeki adına atfen imzaları inkar etmekle birlikte söz konusu makinenin satışı birleşen dosya davacısı şirket üzerinden yapılmış olup bu haliyle birleşen dosya davalısı ...'un söz konusu makineyi kendi adına mal edip satması söz konusu değildir. Bu makine şirket adına satılmış olduğundan birleşen dosya davalısı ...'un bu makineyi şirketten götürdüğü iddiası ispatlanamamış olup, şirket adına satılan malın parasının şirkete ödenmediği iddiası ise eldeki davanın konusu değildir. Birleşen dosya davacısı .... Şti. tarafından ..., ... satışı ile ilgili olarak dava dışı ... firmasına 31/12/2014 tarihinde 8.088,60 Euro bedelli fatura düzenlenmiştir. Ödemeye ilişkin sunulan 12/12/2014 tarihli ... belgesine göre 1.900,00 Euronun; 14/11/2014 tarihli ... belgesine göre 1.650,00 Euronun; 09/12/2014 tarihli ... belgesine göre 2.950,00 Euronun nakit olarak alındığı belirtilmiştir. Ancak birleşen davada davalı ...'un dava konusu malları 05/01/2015 tarihinde götürdüğü ileri sürüldüğünden bahsi geçen bu belgeler birleşen dosya davacısının iddialarını ispata elverişli değildir.Talep konusu yapılan diğer malların da birleşen dosya davalısı ... tarafından götürüldüğü ispatlanamamıştır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince birleşen dosya davacısı .... Şti. Tarafından açılan davanın da reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... birleşen dosyalar davacıları vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davalı ... birleşen dosyalar davacıları vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,1-Asıl dava yönünden;Davalı şirket tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.705,67 TL harcın, alınması gerekli olan 3.952,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.246,88 TL istinaf karar harcının bu davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,2-Birleşen Davalar Yönünden (Anadolu 2. ATM 2017/1012 E.- Anadolu 8. ATM 2015/1474 E.); Birleşen dosyalar davacıları tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı ayrı ayrı ve peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı ... birleşen dosyalar davacıları tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, 4-Karardan sonda davacı ... gider hesabından yapılan posta ve tebligat gideri 76,00 TL'nin, davalı ... birleşen dosyalar davacılarından alınarak davacı ...'a verilmesine, 5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.21/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"594f74cd46cb6602","SID":"12ae3a8509c319f8"}}